Öncekiler Sonrakiler

HAKİM VE SAVCI OPERASYON HABERLERİNİN GELDİĞİ NOKTA

Polislerin ardından hâkim ve savcılara da operasyon yapılacağına ilişkin haberler üzerine HSYK 3. Daire Başkanı Ahmet Hamsici ‘kişisel görüşlerim’ adı altında yaptığı yazılı açıklama ile cevap verdi.

05 Ağustos 2014 Salı 07:09
HAKİM VE SAVCI OPERASYON HABERLERİNİN GELDİĞİ NOKTA

Polislerin ardından hâkim ve savcılara da operasyon yapılacağına ilişkin haberler üzerine HSYK 3. Daire Başkanı Ahmet Hamsici ‘kişisel görüşlerim’ adı altında yaptığı yazılı açıklama ile cevap verdi.


Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 3. Daire Başkanı Ahmet Hamsici, açıklamasında temel vurgular, 

1) Gerek sosyal gerekse yazılı ve görsel medyada hâkim ve savcılara yönelik operasyonların yapılacağı yönünde sıkça haberler yapılmakta, hâkim ve savcılar korkutulmaya, bu yolla yargının baskı altına alınmaya çalışıldığı görülmektedir.

2) Son zamanlarda yargının siyasi saik ve gayelerle yönlendirilmelere açık bir görüntü vermesi, yargıyı kontrol altına alma arayışları ile istediği kararları çıkarma adına ideolojik bir araç olarak kullanma niyet ve gayretlerinin toplumda yargıya olan güvenin azalmasına yol açtı.

3) Yargı kararları; yargıç ve savcıların kişilik ve kimlikleri üzerinden sorgulanır hale gelmiştir. HSYK da bu eleştirilerden nasibini almıştır. İfade etmek gerekir ki, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile hâkim-savcı teminatı gibi ilkeler demokrasi ve hukuk devletinin vazgeçilemez unsurlarıdır. Yargının yasama ve yürütmenin kontrolü ve etkisinde olduğu, bu organların yargıyı yönlendirdiği bir sistemde özgürlük adına her şeyden ama her şeyden korkmak gerekir.

4) Suçlara daha önce kanunla belirlenmiş mahkeme ve hâkimin bakması olarak tanımlanan tabii hâkim ilkesi, yargılama makamlarının suçun işlenmesinden sonra kurulmasına veya hâkimlerin atanmasına engel teşkil eder ve sanığa veya davanın taraflarına göre hâkim atanmasına imkân vermez. HSYK’nın da özellikle, hâkim ve savcı atamalarında ve yetkilendirmelerinde Anayasa’nın 138 ve 139. maddelerinde belirtilen yargı bağımsızlığı ile hâkimlik ve savcılık teminatına uygun bir şekilde yürütmesi tüm işlemlerinde yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının zedeleyen uygulamaların ortadan kaldırılması için azami çaba ve gayret gösterilmesi gereklidir. Yargı, belli kişi ve grupların hedeflerini gerçekleştirecekleri bir araç değildir.

5) Yargı, karşıtlarını sindirmek veya ortadan kaldırmak için silah olarak kullanılamayacağı gibi, hukuka aykırı eylem ve işlemlerin aklanması için de kalkan olarak kullanılamaz. Demokratik devletlerde ne parlamento ne de HSYK dahil idari organlar cumhuriyet savcıları tarafından yürütülen soruşturmanın nasıl yapılacağı veya soruşturma sonucunda verilecek kararı etkilemeye çalışmamalıdır. Yargı suç işleyene tolerans gösteremez, ama siyasi irade tarafından da bir silah olarak kullanılamaz. Hukuk devletinde soruşturma ve kovuşturma süreçleri medya üzerinden yürütülemez. Görülmektedir ki çeşitli operasyonlar önce yazılı ve görsel medyada ve sosyal medyada haber yapılmakta, adeta yargı unsurları psikolojik harekât uygulamalarına maruz bırakılmaktadır. Masumiyet karinesi ihlal edilerek isimler lekelenemez. Ne yazık ki medya üzerinden propagandaya dönüşen yayınlar ve açıklamalar, bu ilkeleri ihlal etmekte, soruşturmalara gölge düşürmektedir.

6) Gerek sosyal gerekse yazılı ve görsel medyada hâkim ve savcılara yönelik operasyonların yapılacağı yönünde sıkça haberler yapılmakta, hatta bir kısım hâkim ve savcıların isimleri de zikredilerek gözaltına alınacağı ve tutuklanacağı yönünde planlı ve organize bir şekilde kamuoyu oluşturularak hâkim ve savcılar korkutulmaya, bu yolla yargının baskı altına alınmaya çalışıldığı görülmektedir. Bir hâkim ve savcı hakkında disiplin ve ceza soruşturması başlatılabilmesi için ilgili HSYK dairesinden izin alınması şarttır. Bu düzenlemeler ortadayken, yargı mensuplarını yine birtakım yargı mensupları ve onun emrindeki adli kolluk görevlileri eliyle korkutmaya çalışmak, en basit ifadesiyle hukuk tanımamazlıktır.

Bu şekilde, ısrarla birtakım hâkim ve savcılar hakkında gözaltına alınacakları ve tutuklanacakları yönünde yapılan haberler, bilinçli ve maksatlı olup, yürütülmekte olan algı operasyonunun bir parçasıdır. Yargıya güven sarsıldığı takdirde telafisi yılları alacak zararların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Aksi halde hiç kimse kendisini hukuki güvencede hissetmeyecektir. Hâkim ve savcılarımızın, nereden ve kimden gelirse gelsin hiçbir baskıya boyun eğmeden anayasa ve yasalara uygun olarak görevlerini yerine getireceklerinden hiç kimsenin kuşkusunun olmaması gerekir.


Ahmet Hamsici'nin Başkanlığını yaptığı Üçüncü Dairenin görevleri şunlardır;
Hâkim ve savcı adaylarını mesleğe kabul etmek. Hâkim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgelere uygun olarak yapıp yapmadıklarına ilişkin denetleme işlemlerini Teftiş Kuruluna yaptırmak. Hâkim ve savcılar hakkındaki ihbar ve şikâyetleri inceleyip gereğini yapmak. Hâkim ve savcıların görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hâl ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını Teftiş Kurulu eliyle araştırmak ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemleri için Başkana teklifte bulunmak. Hâkimlik ve savcılık görevine tekrar atanma ile diğer hizmetlerden mesleğe atanma talepleri hakkında karar vermek. Meslekten çekilme, çekilmiş sayılma ve görevin sona ermesi hakkında karar vermek. İlgili kanunlarda verilen görevlerin yerine getirilmesi bakımından en yakın ağır ceza, bölge adliye ve bölge idare mahkemesini belirlemek.

Kamudan Haberler

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET