Öncekiler Sonrakiler

BEN BURANIN ADAMI DEĞİLİM METİN ALPER

Devlette ya da özel sektörde her kademede çalışanlardan sıklıkla duyduğumuz cümlelerdendir. Kişiler belirli bir göreve atanırlar bu görev yerlerinden bazıları bir çok kesime göre aktif bazıları ise pasif görev olarak nitelendirilir.

22 Şubat 2012 Çarşamba 16:09

 Devlette  ya da özel sektörde her kademede çalışanlardan sıklıkla duyduğumuz cümlelerdendir. Kişiler belirli bir göreve atanırlar bu görev yerlerinden bazıları bir çok kesime göre aktif bazıları ise pasif görev olarak nitelendirilir.

 

Aktif! görev pasif! görev tanımlamasını şimdilik bir yere bırakarak asıl konumuza gelecek olursak sorun görevlilerin görev yeri değişikliğinde ortaya çıkar.

 

Aktif diye nitelendirilen-ki kime göre aktif orası da meçhul- görevden bir şekilde alınarak başka bir göreve atanan kişilerin büyük bir çoğunluğu yeni görevine başlamamak adına her türlü yola başvururlar. Bunun içerisinde yüksek mevkilerde bulunan  tanıdığı insanları devreye sokmak, atama kararına yargı nezdinde itiraz etmek hatta rapor alıp uzunca bir süre direnmekte bu yollardan sayılabilir.

 

Bu çabaların hiçbirisi sonuç vermeyince de yeni görev yerine yani pasif! göreve-ki bu da kime göre pasiftir bu da pek bilinmez- başlanır.

 

İşte tam bu noktada başlıktaki cümle devreye girer.

“Ben buranın adamı değilim.”

 

Nedense yeni görev benimsenmez. Yeni görev yerindeki masa sandalye oda hatta personel pek iğreti durur eski aktif! görev sahibine.

 

Yeni görev yerinde yapılması gereken onlarca iş olmasına rağmen nedense kendisini buranın adamı olarak görmeyen kişi tarafından hiç ama hiçbir gayret sarf edilmez. Aslında kendine göre çok maharetli, bilgili, elinden her iş gelen, tecrübeli, deneyimli kişimiz nedense kendisini ait hissetmediği yerde elini taşın altına sokmak istemez. Madem bunca kabiliyet sende toplanmış neden bu kabiliyetini bilgi becerini yeni yerinde göstermiyorsun? Diye sorular gelince de yine aynı terane baş gösterir aynı cümle dökülür dudaklarından;

 

 “Ben buranın adamı değilim.”

 

Yine buna paralel ilk başladığı görev yerini de pasif! Görev olarak gören ve gözünü aktif! Diye nitelediği yerlerden alamadığı için halihazırda bulunduğu göreve hiçbir katkısı bulunmayan kişiler de azımsanmayacak kadar çoktur. Bunlar da görevlerini layıkıyla yapıp mevcut işlerinde gösterdikleri başarılar atılımlar neticesinde daha kritik görevlere bileğinin hakkıyla gelmek yerine sağa sola ona buna bel bağlamak. Siyasi torpil arayarak amiyane tabirle adamını bularak ya da araya adam koyarak zıplamaya çalışırlar. Aslında bu tür gayretlere sarf ettikleri enerjileri ile işlerine odaklanmış olsalar kendiliklerinden keşfedilmemeleri imkansızdır.

Maaş günü geldiğinde bankamatikten maaş alan herkesin aldığı maaşı ne kadar hak ettiği üzerinde uzun uzun düşünmesi yerine, parayı alırken ben buranın adamıyım göreve gelince ben buranın adamı değilim çelişkisi yaman bir çelişki değil midir?

 

Yine bir yerlerde görev almak için birilerinin adamı bile olmayı göze alan kişiler neden bütün görevlerin aynı öneme haiz olduğu konusuna katılmazlar?

 Oradan oraya atlayarak çok şey yapıyor görünürken aslında hiçbir şey yapmadıklarının neden farkında olmazlar?

Bir çok kritik görevin kendilerinden başkaları tarafından da fevkalade yerine getiriliyor olması gerçeğinden ne zamana kadar kaçacaklardır?

 

 

 

Oysa bizim;

 

”Görev bana burada tevcih edildiyse,

 

“Ben buranın adamıyım.”

 

Bu görev benim görevim.

 

Bu oda, bu masa, bu sandalye, bu personel benim ve ben burada bulunduğum sürede  elimden gelenin en iyisini yapmakla mükellefim.

 

Benim görev anlayışım budur diyen kişilere ne çok ihtiyacımız var.

 

İster kamu isterse özel sektörde en alt kademeden en üst kademeye kadar görevli bulunan  kişilerden beklenen budur. Bize hangi görev verilirse verilsin amaç hizmet olmalı bulunduğumuz pozisyona  ne gibi katkılar yapabiliriz hangi eksiklikleri düzeltir ne gibi yenilikler getiririz çabasında olmalıyız. Kısacası hiç ama hiç kimse bulunmaz bursa kumaşı değildir.

 

“Mezarlıklar kendini vazgeçilmez sananlarla doludur.”

Metin ALPER

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET