• 23 Ekim 2014 Perşembe
Öncekiler Sonrakiler

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI 2012 BÜTÇE ÇERÇEVE VE HEDEFLERİ

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlıkla ilgili bütçe görüşmelerinde bir konuşma yaptı.

İçişleri Bakanlığı 2012 Bütçe Çerçeve ve Hedefleri

 İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim Şahin’in konuşması şöyle:

"Sayın Başkan,

Plan ve Bütçe Komisyonunun Değerli Üyeleri,

İçişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının 2012 yılı Bütçe Tasarılarının, Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi amacıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz.

Sözlerimin başında hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Yoğun çalışma temposu içinde bulunan Plan ve Bütçe Komisyonunun siz değerli başkan ve üyelerine kolaylıklar ve başarılar diliyorum.

Bakanlığım bütçesiyle ilgili olarak burada yapacağınız eleştiri, öneri ve değerlendirmeler ile bize yardımcı olacağınıza inanıyorum. 

İÇİŞLERİ BAKANLIĞININ GÖREV VE YETKİLERİ

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Bildiğiniz gibi İçişleri Bakanlığı, devlet ve toplum yaşamında çok önemli görevler üstlenmiş temel bakanlıklardan biridir.

İçişleri Bakanlığı, ülkemizin her köşesinde geniş bir şekilde örgütlenerek vatandaşlarımıza hizmet sunmaktadır.

3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve ilgili diğer mevzuatla İçişleri Bakanlığına verilen önemli görevler;

Ø                      Anayasa ve yasalarımıza uygun olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü, güvenlik ve asayişi, kamu düzeni ve genel ahlâkı, Anayasamızda yazılı hak ve hürriyetleri korumak, suç işlenmesini önlemek ve suçluları takip edip yakalamak, her türlü terörle, kaçakçılıkla ve organize suçlarla mücadele etmek,

Ø                     Sınır, kıyı ve deniz yetki alanlarımızın muhafaza ve emniyetini sağlamak,

Ø                     İllerin genel idare alanındaki hizmet esaslarının belirlenmesi, mahalli idarelerin idarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde, verimli ve etkin bir biçimde hizmet yürütebilmesi amacıyla standartlar oluşturmak ve yol göstermek, dernekler, nüfus ve vatandaşlık hizmetlerini yürütmek,

Ø                     Belediyeler, il özel idareleri, mahalli idare birlikleri ve köy muhtarlıkları ile ilgili olarak, mevzuatla verilen vesayet yetkisini kullanmak ve bu mahalli idarelerin merkezi idare ile ilişkilerini düzenlemek,

Ø                     Mahallin en büyük mülki idare amiri olan vali ve kaymakamlar aracılığıyla, il ve ilçelerdeki kamu kurum ve kuruluşlarının koordinasyon içinde çalışmasını sağlamak.

            Bakanlığımız, kendisine tevdi edilen bu görevleri, merkezde (6) ana hizmet birimi, (7) danışma ve denetim birimi, (5) yardımcı hizmet birimi ile (3) bağlı kuruluşu, taşrada ise (81) il valiliği, (892) ilçe kaymakamlığı ve bunlara bağlı alt birimleri vasıtasıyla yürütmektedir.

            17 Ağustos 2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname ile Bakanlığımız ana hizmet birimleri içerisinde,“Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı”,  yardımcı birimleri arasında ise “Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı” yer almıştır.

Bakanlık olarak görevli ve sorumlu olduğumuz alanlarda yaptığımız çalışmalar ve aldığımız sonuçlar hakkında siz değerli milletvekillerimizi bilgilendirmek istiyorum.

İÇ GÜVENLİK HİZMETLERİ

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Bakanlığımız, güvenlik hizmetlerini, Bakanlığımızın bağlı kuruluşları olan Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı vasıtasıyla yürütmektedir.

Ülkemizin toplam nüfusunun % 78’i polis görev ve sorumluluk bölgesinde, geri kalan % 22’si ise jandarma bölgesinde yaşamaktadır.

Buna mukabil, ülkemiz yüzölçümünün % 87’si jandarma sorumluluğunda bulunmaktadır.

Diğer taraftan, ülkemizin toplam 8.484 km uzunluğundaki kıyı ve karasularımızın güvenliği de Sahil Güvenlik Komutanlığı’nca sağlanmaktadır.

Kara sınırlarımızın 174 km’lik kısmı Jandarma genel Komutanlığı vasıtasıyla korunmaktadır.

Bugün itibariyle, Jandarma Genel Komutanlığında 211.950, Emniyet Genel Müdürlüğü’nde 240.357 ve Sahil Güvenlik Komutanlığında 5.498 personel görev yapmaktadır.

Güvenlik hizmetlerinde ve suçların önlenmesinde, son dönemde vatandaş odaklı hizmet anlayışını, vatandaş katılımını ve teknolojik imkânları da kullanarak hizmet kalitesini ön plana çıkaran çalışmalar yaptık.

Bu yaklaşım çerçevesinde; güvenliğin yasal altyapısının oluşturulması ve güvenlik güçlerinin etkinliğinin artırılmasına yönelik önemli adımlar attık ve atmaya devam ediyoruz. 

Ø                     Her şeyden önce, suçla mücadelede önleyici tedbirlere ağırlık verdik.

Ø                     Suç soruşturmasına ilişkin teknik ve idari kapasiteyi geliştirdik, her türlü teknolojik imkâna sahip, modern kriminal lâboratuvarları oluşturduk.

Ø                     Suçla mücadelede oldukça önemli katkı sağlayan mobil iletişim teknolojisinden (MOBESE) azami oranda yararlanıyoruz.İllerimizin ve büyük ilçelerimizin tamamında bu altyapıyı kurduk ve çalıştırıyoruz.

Ø                     Organize suç örgütlerine yönelik planlı operasyonlarda, toplumsal huzuru derinden etkileyerek bozan suç örgütleri etkisiz hale getirilerek, vatandaşın devlete olan güveni pekiştirilmiştir.

Ø                     Ulusal ve uluslararası alanda polis eğitimlerinin verileceği, dünya standartlarında bir hizmet içi eğitim ve uygulama geliştirme merkezinin kurulması amacıyla, “Uluslararası Polis Eğitim Merkezi (UPEM) Projesi” başarıyla yürütülmektedir.

Ø                              Aile içi şiddetle mücadeleye ilişkin olarak Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde “Aile İçi Şiddet İle Mücadele Şube Müdürlüğü” kurularak faaliyete geçirilmiştir.

 

Suçla Mücadelede Önleyici Tedbirler

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Bakanlık olarak suçla mücadelede önceliğimiz, suç işlenmesini önleyecek mekanizmaları geliştirmeye yöneliktir.

Suçu önlemek, suçu soruşturmaktan daha az maliyetlidir. Öte yandan işlenmiş suçların toplumsal maliyetinin parasal değerle ifade edilmesi, çoğu zaman mümkün bile değildir.

Bu yaklaşımımız doğrultusunda;

 -Suçu önlemeye yönelik mekanizmaları asayiş alanına uyarlamak,

-Vatandaşla yakın irtibata girilerek toplum destekli polislik anlayışını yurt düzeyine yaygınlaştırmak,

-Suçların soruşturulmasında, delilden sanığa gidilecek teknoloji destekli bilgi sistem altyapısına dayanan yeni bir model oluşturmak,

-Devriyeleri artırarak, sokağa daha çok güvenlik görevlisi çıkarmak,

-MOBESE’yi etkin kullanmak, 

-Güvenlik personelinin sayısını ve niteliğini artırmak,

-İstihbarat destekli projeli çalışma anlayışını hakim kılmak, suretiyle önemli başarılar elde edilmiştir.

Suçun önlenmesini esas alan anlayış çerçevesinde “Sosyal İçerikli Suç Önleme Projeleri”, hayata geçirilmiş, bu kapsamda, 2006yılından bu güne kadar yaklaşık 1.750 proje uygulamaya konulmuştur.

Örneğin "Suçlu Çocuk Yoktur, Çevresel ve Sosyal Şartların Suça Sürüklediği Çocuk Vardır" anlayışından hareketle uygulamaya koyduğumuz "Umut Yıldızı Projesi" ile, 10.175 çocuk, proje kapsamına alınmıştır.

Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından, ülkemiz denizlerinde suçu önlemek maksadıyla, denizlerimizde faaliyet gösteren balıkçılar, balık çiftlikleri ve deniz turizmi sektörü temsilcileri ile bilgilendirme toplantıları icra edilmektedir.

 Bu kapsamda, 2011 yılı ilk on ayında toplam 192 adet bilgilendirme toplantısı düzenlenmiştir.

Karadeniz’de suçun önlenmesi amacıyla, Sahil Güvenlik Komutanlığımızın öncülüğünde kurulan ve her türlü yasa dışı faaliyetle mücadelede önemli bir işlevi olan “Karadeniz’e Sahildar Ülkeler Sınır/Sahil Güvenlik İş Birliği Forumu” sayesinde, Karadeniz, yasa dışı suçlarla mücadelede, dünyanın diğer bölgelerine örnek olmaktadır.

  Jandarma Genel Komutanlığında da, AB uyum sürecinde, ulusal programda yer alan yasa dışı göç ve organize suçlarla mücadele gibi konulardaki taahhütlerin yerine getirilmesi konusunda önemli çalışmalar yapılmıştır.

Bu kapsamda, kapasitenin yükseltilmesi maksadıyla;

 “Kolluk Hizmetlerinde Profesyonelliğin Artırılması”,

 “Türkiye’deki Çocuklar İçin İyi Bir Yönetim, Koruma ve Adaletin Güçlendirilmesi”,

“Jandarma Personelinin Avrupa İnsan Hakları Standartları Alanında Bilgi ve Yeteneklerinin Artırılması”,

“Kadınlara Yönelik Aile İçi Şiddetin Önlenmesi Projesi”  gibi, tamamlanan veya çalışmalarına hâlen devam edilen toplam (14) AB projesi uygulanmaktadır.

Bütün bu çalışmalarımız, iç güvenlik hizmetlerinde son dönemde yaşanan en önemli dönüşümlerdir ve karşılıkları da zaman içerisinde alınmaktadır.

Huzurlarınıza getirilen ve desteğinizi istediğimiz bu bütçe ile, güvenlik alanındaki projelerimizi artırmayı ve uygulama alanlarını geliştirmeyi öngörüyoruz.

Şimdi izninizle çalışmalarımızın bazılarını ve elde ettiğimiz sonuçları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Toplum Destekli Polislik

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Genel anlamda suçla mücadeleyi etkin kılmanın ve güvenli bir ortam sağlamanın yolu,  güvenlik hizmetlerine toplumun katılımı ve desteğinden geçmektedir.

Güvenlik güçleriyle vatandaş arasında rahatça irtibat kurulmasını sağlamak ve bu suretle toplumun desteğini almak, suçla mücadelede başarının çok önemli bir anahtarıdır.

Bu amaçla, başarılı sonuçlar alınan "Toplum Destekli Polislik Projesi” 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.

Toplum destekli polislik uygulamasının vatandaşlarımızın büyük ilgisine ve desteğine mazhar olduğu, genel anlamda toplum tarafından benimsendiği, halkın güvenlik hizmetlerinden memnuniyetini artırdığı gözlenmiştir.

Bu çerçevede, Toplum Destekli Polislerin görev bölgelerinde elde ettikleri bilgiler sonucunda, 5.031 adli olay aydınlatılmış ve adli makamlara intikal ettirilmiştir.

İç Güvenlik Personel Politikası ve Eğitimi

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Hükümet olarak kolluk eğitimini çok önemsiyoruz. Son yıllarda bu konuda çok önemli adımlar attık ve atmaya devam ediyoruz.

Attığımız adımlarla Polis Akademisi’ni dünyanın en iyi ve en kaliteli güvenlik üniversitelerinden birisi haline getirdik.

Polis Akademisi, Güvenlik Bilimleri Fakültesi, Polis Meslek Yüksek Okulları, Güvenlik Bilimleri Enstitüsü ve Araştırma Merkezleri ile güvenlik alanında ülkemizdeki tek üniversite olma özelliğini kazanmıştır.

Polis Akademisine bağlı olarak, vatandaşlarımızın beklentilerine yönelik polis memurları yetiştirmek amacı ile 29 Polis Meslek Yüksekokulu bulunmaktadır. 

Bu okullarımızda toplam 16.103 öğrenci öğrenim görmektedir. 

Polis Akademisi, ulusal ve uluslararası düzeyde polis eğitimi sunmanın yanında, güvenlik alanında araştırmalar, projeler ve bilimsel sempozyumlar yapan bir yükseköğretim kurumu haline gelmiştir.

Yine, her yıl, Emniyet personelimizin yaklaşık yarısı, hizmet içi eğitimden geçirilmektedir.

2012 yılındaki hedefimiz, 100 binin üzerinde personelin hizmet içi eğitime tabi tutulmasıdır.

Diğer taraftan, Polis memurlarımızın mesleki motivasyonunu artırmak amacıyla, yapılan sınavlar sonucunda başarılı olan polislerimize dokuz aylık bir eğitimden sonra komiser yardımcısı olma imkanı sağlanmaktadır.

Ayrıca, “Başpolislik” ve “Kıdemli Başpolislik” uygulaması getirilerek, özellikle asayiş timlerinde ve polis merkezlerinde rütbeli personel ihtiyacı giderilmiştir.

Yine bu dönemde, polislerin emeklilik yaşı da, 52 den 55’e çıkarılmıştır.

Bütün bu yeni düzenlemelerle, polislerimizin mesleki motivasyonlarının artırılması amaçlanmıştır.

Bilindiği üzere, AK PARTİ iktidarı olarak, üniversite mezunu gençlerimize polis olmanın yolunu açtık.

3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununda yapılan değişiklik ile üniversite mezunu gençlerimize yeni bir fırsat verilerek, sınavlara girme yaşı bir yaş arttırılmıştır.

Polis Meslek Yüksek Okulları ve Polis Meslek Eğitim Merkezleri aracılığıyla, son 7 yılda toplam; 78.310 gencimizi polis teşkilatına kazandırdık.

Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüklerimizden bugüne kadar, toplam 32.551 polis adayı mezun olmuştur.

2012 yılında ise, 7.400’ü Polis Meslek Yüksek Okullarında, 5.000 üniversite mezunu da, Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde olmak üzere toplam 12.400 Polis Memuru yetiştirilerek Emniyet Teşkilatına kazandırılacaktır.

 Bu çabalarımız sonucunda, iktidara geldiğimizde Emniyet Teşkilatında % 21 olan yüksekokul ve üniversite mezunu polis oranı, % 86’ya çıkarılmıştır.

Ayrıca, Afgan Polisine eğitim verilmesi için, Sivas Polis Meslek Eğitim Merkezi tahsis edilmiş olup, 2011 Temmuz ayı itibarıyla ilk etapta 492 Afgan öğrenciye eğitim verilmektedir.

Bu okul, 3 Ocak 2012 tarihinde ilk mezunlarını verecektir. Bu öğrenciler, nitelikli ve rütbeli birer polis amiri olarak Afganistanlı kardeşlerimize hizmet vereceklerdir.

          Jandarma Genel Komutanlığı da, bu kapsamda eğitim çalışmalarını etkin bir şekilde sürdürmektedir.

          Jandarmamızın subay/astsubay ihtiyacını karşılamak maksadıyla, 2002 yılı içerisinde başlanan sözleşmeli subay/astsubay temini devam etmekte olup, şu ana kadar 675 sözleşmeli subay temin edilmiştir.

        Teknolojik gelişmelere paralel olarak, nitelik ve nicelik değiştiren suç ve suçlular karşısında, tecrübesi ve uzmanlık özelliği olan, daha iyi eğitilmiş, görevde uzun süre kalacak, müstâkil karar verme yeteneğine sahip personelin teşkilâta alınması temel hedefimizdir.

        Bu kapsamda, Uzman Jandarma Okulunda yetiştirilen 24.665 uzman jandarma hâlen göreve devam etmektedir.

         Jandarma personelinin eğitim seviyesinin asgarî ön lisans düzeyine yükseltilmesi kapsamında, “Jandarma Meslek Eğitimi Ön Lisans Programı”ndan bugüne kadar 17.950 personel mezun olmuş, hâlen 4.300 personelin eğitimi devam etmektedir.

          Ayrıca, dünyanın çeşitli kriz bölgelerinde barışı destekleme harekâtlarına katkılar sağlamaktadır.

          Barışı destekleme harekâtı kapsamında, hâlen Bosna Hersek, Kosova ve Afganistan’da 207 Jandarma personeli görev yapmaktadır.

          Bunun yanında, Azerbaycan başta olmak üzere yurt dışında yerinde eğitim faaliyetleri, başarılı bir şekilde sürdürülmekte, 7 ülkeden76 Misafir Askerî Personel de, Jandarma eğitim kurumlarında öğrenim görmektedirler.

Sahil Güvenlik Komutanlığımızda ise, 2010 yılı içerisinde 9 personel yurt dışında, 868 personel yut içinde; 2011 yılı Ekim ayına kadar ise 8 personel yurtdışında, 727 personel yurt içinde, görev etkinliğini arttıran çeşitli kurslardan geçirilmişlerdir.

İç Güvenlik Birimlerinin Bina, Araç, Gereç Durumu

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Hükümet olarak, güvenlik hizmetlerinin daha etkin ve verimli sunulması amacıyla, iç güvenlik birimlerimizin her türlü bina, araç, gereç ve diğer ihtiyaçlarının zamanında karşılanmasına özel önem veriyoruz.

Gelişmiş ülkelerde güvenlik güçleri hangi fiziki şartlarda, hangi imkânlara sahiplerse, biz de aynı imkânları güvenlik güçlerine sağlamak konusunda azimli ve kararlıyız. 

            AK PARTİ Hükümetleri döneminde 19.080 binek, 626 zırhlı araç olmak üzere toplam 19.706 araç, Emniyet Teşkilatımıza kazandırılmıştır.

Geçmişte, polisimiz devriye gezecek araç bulamaz ve tasarruf tedbirleri nedeniyle de aracına yakıt koyamazdı.

Bugün ise polisimiz en iyi araçlara sahip bulunmaktadır. Yapılan alımlarla, ekonomik ömrünü tamamlamış araçların büyük bir kısmı polisin envanterinden düşülmüştür.

Emniyet Genel Müdürlüğü’ne, 2011 yılı Eylül ayı sonu itibariyle genel bütçe aracılığıyla toplam 1.405 adet taşıt alınmıştır.

Ayrıca, 1993 – 1996 model aralığında bulunan toplam 253 adet zırhlı personel taşıyıcı araç modernize edilerek yenilenmesi çalışmaları devam etmektedir.

Diğer yandan, Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile yıllara sari olarak; 20 adet Çift Motorlu Orta Büyük Tip Genel Maksat Helikopteri,15 adet Çift Motorlu Orta Hafif Tip Helikopter Alım projeleri yürütülmektedir. 

15 adet Çift Motorlu Orta Hafif Tip Helikopter Alım projesi sözleşmesinin yakın bir gelecek içerisinde imzalanarak yürürlüğe girmesi ve teslimatlarının 2012 Mali Yılı içerisinde başlaması beklenmektedir.

Bununla birlikte, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde, İnsansız Hava Araçları (İHA) birimi kurulmuştur.

            Yakın gelecekte, Emniyet Teşkilatında İnsansız Hava Araçlarının (İHA) yaygın kullanımını hedeflemekteyiz.

 Diğer taraftan, 2011 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki mevcut 3534 hizmet binasının 494’ü yenilenmiş, bakım ve onarımdan geçirilmiştir.

Ayrıca; Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri öncelikli olmak üzere, ülke genelinde bulunan polis kontrol noktalarının iyileştirilmesi, zırhlı nöbet kulübeleri ile Çevik Kuvvet ve Özel Harekât birimlerinde görev yapan personelin faydalanabileceği barınma merkezlerinin yapımları ile ilgili gerekli çalışmalara başlanılmıştır. 

       Jandarma Genel Komutanlığı

        Jandarma hizmet binalarının yenilenmesi doğrultusunda, 2010 yılında, toplam 33 inşaat tamamlanarak hizmete açılmıştır.

2011 yılında ise, toplam 15 inşaat tamamlanarak hizmete açılmıştır.

        Ayrıca, Jandarma birliklerinin eğitim ve iskân sorunlarının çözümlenmesi maksadıyla, 397.892  arsa ve arazi kamulaştırması gerçekleştirilmiştir.

       Hâlen inşaatı devam eden; 186 tesisin inşaat seviyeleri yükseltilmiştir.

Diğer taraftan, TOKİ Başkanlığı kanalıyla toplam 75 hizmet binası inşaatı planlanmış olup, ihale çalışmaları devam etmektedir.

           
        
 Sahil Güvenlik Komutanlığı

         Denizdeki yetki alanlarımızda can ve mal emniyetine verdiğimiz önem kapsamında, 2011 yılında Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterine, 2 adet 80 Sınıfı Sahil Güvenlik Botu girmiştir.

Ayrıca, 1 adet Arama Kurtarma Gemisinin Aralık 2011 yılı sonunda hizmete girmesi planlanmıştır.

2012 yılında ise, 3 adet Arama Kurtarma Gemisi, 4 adet Sahil Güvenlik Botu ve 4 adet Lastik Dolgu Botunun Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterine girmesi hedeflenmiştir.

         Diğer taraftan; 6 adet Genel Maksat Helikopterinin, başta, denizlerdeki arama-kurtarma faaliyetleri olmak üzere her türlü kanunsuz eylemlere engel olmak üzere, Sahil Güvenlik Komutanlığına kazandırılması planlanmıştır.

Polis Merkezleri ve Jandarma Karakolları

Değerli milletvekilleri,

Polis Merkezlerinin yeniden yapılandırılarak modernize edilmesi, sunulan hizmet kalitesinin arttırılması ve vatandaş memnuniyetinin sağlanması amacıyla, 2009 yılında başlatılan ve 2010 yılında sürdürülen, Polis Merkezlerinin iyileştirilmesi ve yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalara, 2011 yılında da devam edilmektedir.

Bu çerçevede, hizmet binalarının iyileştirilmesi yanında, polis merkezlerinde bulunan nezarethane ve ifade alma odaları, standartlara uygun hale getirilmiş, ses ve görüntü sistemleriyle donatılmışlardır.

 Vatandaşlarımıza daha kaliteli hizmet sunumu için, polis merkezlerinde görev yapan 40.000 personelin tamamı hizmet içi eğitimden geçirilmiştir.

Aynı şekilde, kırsal kesimde vatandaşlarımıza güvenlik hizmeti sunan jandarma karakollarımızın tamamında da, benzeri iyileştirme çalışmaları yapılmıştır.

Güvenlik Alanında Teknoloji Kullanımı

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Bakanlık olarak iç güvenlik birimlerimizin en yeni teknoloji ile çalışmasına özel önem veriyoruz.

Suç işlenmesinin önlenmesi ve işlenen suçların faillerinin yakalanması konusunda büyük yararlılıklarını gördüğümüz, MOBESE sistemini, bütün ülkeye yaygınlaştırıyoruz.

Ekim 2011 itibariyle, Kocaeli İli ihale aşamasında olup, 80 il merkezinde MOBESE kurulumu tamamlanarak faaliyete geçmiştir.

Ayrıca il merkezlerinin yanı sıra 35 büyük ilçemizde sistemin kurulumu tamamlanmış, 21 ilçemizde ise kurulum tamamlanmak üzeredir.

İlerleyen süreçte nüfus ve asayiş gibi bazı kriterler de dikkate alınarak, bu sistem, tüm ilçelerimize yaygınlaştırılacaktır.

Suçun önlenmesi ve faillerin yakalanmasında önemli rolü olan MOBESE sistemi, çok kısa bir süre içerisinde, bütün ülkeye yaygınlaştırılmıştır. Bu gerçekten önemli bir başarıdır.

2007 yılından bu yana MOBESE sistem kurulumları için Genel Bütçeden 148 milyon 193 bin TL harcanmıştır. Ayrıca bu rakama yakın bir kaynakta, il özel idareleri başta olmak üzere yerel imkânlardan sağlanmıştır.

Belediye sınırları dışında ve polis teşkilatının bulunmadığı yerleşim birimlerinde büyük bir özveri ile kolluk hizmetini yürüten jandarmamızın, teknolojik yeniliklerden azami derecede yararlanmaları için de, aynı hassasiyeti göstermekteyiz.

            Jandarma Genel Komutanlığınca, haberleşme ve bilgi sistem teknolojilerinin sunduğu en ileri seviyedeki imkân/kabiliyetleri kazandırmak amacıyla kısa adı JEMUS olan “Jandarma Entegre Muhabere ve Bilgi Sistemi” çalışmaları yürütülmektedir.

            JEMUS Projesi, halen 35 ilde kurularak faaliyete geçirilmiş olup, 15 ilde kurulum ve montaj çalışmalarına devam edilmektedir.

JEMUS Projesinin 2016 yılı sonuna kadar ülke genelinde tamamlanması planlanmaktadır.

Denizlerimizin MOBESE’si olacak Sahil Gözetleme Radar Sistemi Projesi ise Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yürütülmektedir.

Suçla Mücadelede Delilden Sanığa Ulaşma

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

İnsan hakları ihlallerinin ortadan kaldırılması, modern bilimsel metot ve tekniklere uygun olarak delilden sanığa ulaşılarak, meydana gelen suçların hızlı bir şekilde aydınlatılmasının sağlanması, üzerinde önemle durduğumuz bir soruşturma yöntemidir.

  Suç ve sanık arasındaki ilişkinin kurulmasında ve irtibatın modern yaklaşımlar ekseninde ortaya konulmasında özellikle delillerin incelenmesi ve adli makamların kararlarına esas teşkil etmesi bakımından Kriminal Laboratuarları ile Olay Yeri İnceleme birimlerinin teknik çalışmaları büyük önem taşımaktadır.

  Halen ülke genelinde, Emniyet Genel Müdürlüğüne ait 11, Jandarma Genel Komutanlığına ait 4 adet Kriminal Laboratuarı faaliyet göstermektedir.

            Asayiş Suçları İle Mücadele

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Devlet olarak, vatandaşlarımızın korku ve endişeden uzak, huzur ve güven içinde bir yaşam sürmesini sağlamak en temel görevimizdir.

Hepimizin bildiği gibi, toplumun huzurunu bozan, korku ve endişeye sebep olan suçların başında asayiş suçları gelmektedir.

Bu suçlarla etkin mücadele etmek ve toplum gündeminden çıkarmak için hazırladığımız çalışmalarımızı 81 ilimizde yürütüyoruz.

 Bu kapsamda kurulan Güven Timleri ve Yıldırım Ekiplerinin çalışmaları ile önemli başarılar elde ettik.

Vatandaşımızın yoğun olarak bulunduğu mahallerde sivil kıyafetli görevlilerimizin sayısını artırdık.

Özellikle sokak suçlarından kapkaça yönelik yürürlüğe koyulan Güven Timi-Yıldırım Ekibi uygulamasıyla, kapkaç suçu, toplumun gündeminden çıkartılmıştır.

2011 yılının ilk 9 ayında yapılan 318 planlı operasyonda, 1984 şahıs yakalanarak haklarında adli işlem yapılmıştır.

Sokak suç çetelerine karşı planlı asayiş operasyonlarımız, aynı kararlılıkla devam edecektir.

Güvenli Okul, Güvenli Eğitim Projesi

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Ülkemizin geleceği ve teminatı olan, nüfusumuzun üçte birini oluşturan gençlerimiz ve çocuklarımızın, güvenli ve sağlıklı bir ortamda eğitim alarak üretken bireyler olarak topluma kazandırılmaları konusunda hepimize sorumluluklar düşmektedir.

Bakanlığımız ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan “Okullarda Güvenli Ortamların Sağlanmasına Yönelik İşbirliği Protokolü” çerçevesinde hazırladığımız, “Güvenli Okul Güvenli Eğitim Projesi”, ülke genelinde başarıyla uygulanmaktadır.

Süreç içerisinde başarılı sonuçlar aldığımız bu proje, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında da devam ettirilecektir.

            Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele

 Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

 Hükümet olarak, göreve geldiğimiz günden bugüne, bütün karanlık odakların üstüne hiç çekinmeden gittik.

Her türlü organize suç örgütlerinin ortaya çıkarılması ve bunlarla kararlı bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğine inandık.

Bütün gayret ve çalışmalarımız, “karanlık odakların ve alanların olmadığı; şeffaf, demokratik bir toplum ve devlet yapısı, aydınlık bir ülke” olmamız içindir.

Suç örgütleriyle mücadele edebilmek için yasal boşlukları gidermeye yönelik olarak, başta TCK olmak üzere mevzuat düzenlemeleri yapılmıştır. Ağır cezalar ve caydırıcı hükümler getirilmiştir. 

Organize suçlarla mücadeleyi sistematik ve etkin kılmak için ilgili birimlerin/kurumların katılımıyla “Organize Suçlarla Mücadele Ulusal Strateji Belgesi” güncellenmiş olup, söz konusu strateji belgesinin uygulanmasına ilişkin eylem planı hazırlanarak yürürlüğe konmuştur.

Bu çerçevede yaptığımız çalışmalarla toplum yapısını çürüten her türlü illegal yapılanmaların cesareti kırılmış; kamu düzenini bozmaya yönelik pek çok suç, yapılan operasyonlar sayesinde işlenmeden önlenmiştir.

Organize suç örgütlerine yönelik planlı operasyonlarda, toplumsal huzuru bozan suç örgütleri etkisiz hâle getirilmiş, vatandaşın devlete olan güveni pekiştirilmiştir.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nce kamuoyu tarafından mafya veya çete diye bilinen suç örgütleri ile mücadele kapsamında;

2010 yılında 112 operasyonda, 2.252 şüpheli adli mercilere sevk edilmiş, 2011 yılının ilk 9 ayında ise; 79 operasyonda 1689 şüpheli şahıs hakkında yasal işlem yapılmıştır.

            Jandarma Genel Komutanlığınca ise, 2010 yılı içerisinde, Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında, 19.629kaçakçılık, 2.673 yasadışı göç, 13 insan ticareti, 225 organize ve 74 bilişim suçu olayına,

 

2011 yılının ilk dokuz ayında ise, 14.741 kaçakçılık, 2.617 yasa dışı göç, 4 insan ticareti, 144 organize ve 61 bilişim suçu olayına müdahale edilmiştir.

Uyuşturucu İle Mücadele

Değerli Arkadaşlarım; Organize suç örgütleriyle mücadele kapsamında, uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç örgütleriyle mücadeleye özel bir önem ve öncelik verilmektedir.

Son yıllarda, polisimiz, jandarmamız ve sahil güvenliğimiz, özellikle uyuşturucu kaçakçılığı, konusunda faaliyet gösteren suç şebekelerine karşı da büyük başarılar elde etmiştir.

Aynı şekilde gençlerimizi uyuşturucu kullanımına yönelten, okul çevrelerinde yuvalanan uyuşturucu sokak şebekelerine karşı da özel mücadele yöntemleri geliştirilmiş ve uygulanmıştır.

Emniyet Genel Müdürlüğünce 2011 yılının ilk 9 ayında uyuşturucu suçlarıyla mücadele kapsamında yapılan 12.187 operasyonla 26.112 şüpheli yakalanarak adli mercilere sevk edilmiştir.

Bu şahıslarla birlikte; 30 ton 961 kilo esrar, 4 ton 703 kilo eroin, 485 kilo kokain, 760.310 adet captagon ve 538.040 adet ecstasy maddesi ele geçirilmiştir.

            Jandarma Genel Komutanlığınca, 2011 yılının dokuz aylık döneminde 1.836 narkotik ve psikotrop madde kaçakçılığı suç olayına müdahale edilmiş, bu olaylarda 2.796 şüpheli yakalanmıştır.

2011 yılının dokuz aylık dönem içerisinde yapılan bu operasyonlarda; 15 ton esrar, 342 kg eroin, 51 kg metamfetamin, 3.650 tablet ecstacy ve 20.037 tablet captagon hap ele geçirilmiştir.

            Bir önceki döneme göre, narkotik ve psikotrop madde kaçakçılığı olay sayısında % 12, yakalanan şüpheli sayısında ise % 11 azalış meydana gelmiştir.

            Ayrıca, bu rakamlara ilave olarak, Van ve Diyarbakır illerinde, Ekim ayı içinde iç güvenlik birimlerimizce yapılan operasyonlarda, 63 Kg. eroin, 4889 Kg. toz esrar, 8874 Kg. kubar esrar yakalanmıştır.

Birleşmiş Milletler 2011 Dünya Uyuşturucu Raporunda; 2009 yılında Avrupa genelinde gerçekleştirilen eroin yakalamalarının dünya geneli yakalamaların % 38’ini teşkil ettiği, bu rakamların Türkiye’nin etkin mücadelesi sonucu elde edilen başarı olduğu hususuna yer verilmiştir.
            Bahse konu raporda, ayrıca, 2006 yılından itibaren Türkiye ve İran’ın eroin yakalamalarında ilk iki sırayı aldığı ifade edilmiştir. 
                                         Uyuşturucuyla yaptığımız yoğun mücadele sonucunda doğudan batıya, batıdan doğuya olan uyuşturucu trafiği yön değiştirmiş, Türkiye transit ülke konumundan çıkarılmıştır.

 Nitekim Birleşmiş Milletler’in 2011 Dünya Uyuşturucu Raporunda, 2005 yılından itibaren Balkan Rotasının kısmen önemini yitirdiği, Karadeniz Rotası ile deniz yolunun alternatif olarak kullanılmaya başlandığı belirtilmektedir.

 Yapılan yasal düzenlemeler, ihtisaslaşma, kapsamlı ve yoğun eğitim programları, özverili çalışmalar, ilgili kurumlarla ulusal seviyede, diğer ülke ve kuruluşlarla uluslararası seviyede yapılan müşterek çalışmalar ve ileri düzeyde işbirliği neticesinde, Türkiye’de kolluk kuvvetlerinin uyuşturucu ile mücadele etkinliği her yıl artmaktadır.

Türkiye’nin bu mücadelesi, uluslararası platformlarda takdirle karşılanmaktadır.

Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele

Ülkemizi sosyal ve ekonomik yönden olumsuz etkileyen kaçakçılık suçları niteliği itibariyle, doğrudan sınır ihlali yapılmak suretiyle ya da temel gümrük işlemlerine aykırı hareket edilerek gerçekleştirilmektedir.

Bu noktada; kaçakçılığa konu edilen eşya ve ürünlere ülkeye giriş aşamasında müdahale edilmesi, kaçakçılıkla mücadelenin etkili yürütülmesi açısından önemli bir zorunluluktur.

Nitekim aynı durum yasa dışı göç ve insan ticareti ile mücadele açısından da geçerlidir.

Bu bağlamda; işleniş yöntemleri ve çeşitliliği ile ülkelerin ticari faaliyetlerini ve ekonomik gelişimini olumsuz yönde etkileyen kaçakçılık suçları ile mücadele çerçevesinde ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak önemli operasyonlar gerçekleştirilmiştir.

Sigara Kaçakçılığı ile mücadele kapsamında, son yıllarda artış gösteren ve örgütlü bir şekilde işlenmeye başlayan, sebep olduğu vergi kaybı ve toplum sağlığına zararı nedenleriyle doğrudan ve dolaylı olarak ülke ekonomisine büyük zarar veren sigara kaçakçılığıyla mücadele çalışmalarına başarılı bir şekilde devam edilmektedir.

 Emniyet teşkilatınca son dört yılda ele geçirilen kaçak sigaraların piyasa değeri yaklaşık 500 milyon TL’dir.

            Jandarma sorumluluk bölgesinde ise, 2011 yılının dokuz aylık döneminde, 4.988 olayda, 6.235 şüpheli yakalanmış, bir önceki yılın aynı dönemine göre olay sayısında % 7, yakalanan şüpheli sayısında % 9 azalış meydana gelmiştir.

Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından 2011 Yılının ilk dokuz ayında 2.400 denetim gerçekleştirilmiş olup, 26 olayda 737.486 litrekaçak akaryakıt ele geçirilmiştir.

Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti

Son yıllarda önemi gittikçe artan göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti suç faaliyetleri ile mücadelede, uluslararası alanda faaliyet gösteren suç organizasyonlarının deşifre edilebilmesine yönelik operasyonel çalışmalara ağırlık verilmiştir.

Bu kapsamda, göçmen kaçakçılığı suç organizasyonlarına yönelik İtalya, Almanya, Yunanistan ve Bulgaristan makamları ile gerçekleştirilen işbirliği neticesinde, 850 kaçak göçmenin yakalanarak 45 organizatörün tutuklanması sağlanmıştır.

 İtalya ve Yunanistan makamlarına verilen istihbari bilgiler çerçevesinde, 1 adet gemi ve 4 adet teknenin yakalanması sağlanmış, ayrıca, İtalyan makamlarınca uluslararası alanda aranan bir organizatör, ülkemizde düzenlenen operasyonda yakalanmıştır.

Diğer yandan, 2010 yılında Türk Ceza Kanununda yapılan değişiklik ile göçmen kaçakçılığı suçunda cezaların ağırlaştırılması suçla mücadelede etkinliği arttırmıştır.

KOM Daire Başkanlığı tarafından göçmen kaçakçılığı ile yapılan mücadele kapsamında; 2011 yılının ilk 9 ayında gerçekleştirilen 174operasyonda, 355 organizatör şahıs yakalanarak haklarında yasal işlem yapılmıştır.

            Jandarma Genel Komutanlığınca, 2011 yılının dokuz aylık döneminde, 2.617 yasa dışı göç ve 4 insan ticareti olayında, toplam18.842 yasa dışı göçmen, 460 organizatör ile 17 insan taciri yakalanmıştır.

            Bir önceki döneme göre, yasa dışı göç olaylarında % 36, yakalanan göçmen sayısında % 65 artış olurken, insan ticareti olayında % 67, yakalanan insan taciri sayısında % 35 azalış meydana gelmiştir.

Sahil Güvenlik Komutanlığınca ise; 2011 yılı 9 aylık dönemde itibariyle; 12 yasadışı göç olayında Filistin, Afganistan, Burma, Somali ve Suriye uyruklular başta olmak üzere çeşitli uyruklarda toplam 207 yasa dışı göçmen ile 10 organizatör yakalanmıştır.

Söz konusu yasa dışı göç olayları Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından icra edilen görevler, planlanan devriyeler ve alınan önlemler kapsamında, geçen yıla nazaran % 58 azalmıştır.

Yasa Dışı Göç          

Bilindiği üzere ülkemiz, Avrupa göç yolları üzerinde jeo-politik ve coğrafi açıdan son derece hassas bir konumdadır.

Ülkemizin coğrafi açıdan bulunduğu durum ve her geçen gün bir yenisi eklenen iç karışıklıklar ve siyasi çalkantıların yaşandığı bir bölgenin merkezi konumunda bulunması sebebiyle yasa dışı göç hareketlerine maruz kalmaktadır.

Bu hassas konumu sebebiyle batılı ülkelerde yaşanan yasa dışı göç olumsuzluklarından çok daha farklı etkilendiği gözden kaçırılmamalıdır.

Ülkemiz, yasa dışı göçe karşı ulusal düzeyde etkin tedbirler alarak bu konudaki kesin tavrını ortaya koymaktadır.

Yasa dışı göç ile mücadele kapsamında, 2010 yılında 32.667, 2011 yılında ise 20.120 yasadışı göçmen yakalanmıştır.

Yasa dışı göçle yapılan mücadelede, önemli unsurlardan biri de, yasa dışı göçü organize eden örgütlerin çökertilmesidir.

 Bu kapsamda kolluk kuvvetlerimizce yürütülen kapsamlı çalışmalar sonucunda 2010 yılında 750, 2011 yılında 387 şahsın göçmen kaçakçılığına karıştıkları belirlenerek haklarında adli işlem yapılmıştır.

Bilişim Suçları ile Mücadele

Bilişim teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişmeler, yaşamımızın her aşamasında getirdiği kolaylıkların yanında, suç işleyen kişiler için de yeni suç yöntemleri üretmede kolaylık sağlamaktadır.

Bilişim yolu ile işlenen asayiş suçlarının önlenmesi ve diğer suçların soruşturulması ve aydınlatılmasında bilişim teknolojisinin öneminin farkındayız.

Gelişen teknolojinin doğal sonucu olarak artan ve gün geçtikçe yaygınlaşan bilişim suçları ile mücadele ve diğer suçların soruşturulmasının etkin ve başarılı bir şekilde yürütülmesi için, Bilişim Suçlarıyla Mücadele Daire Başkanlığı oluşturulmuştur.

 Emniyet Genel Müdürlüğümüzce, bilişim suçlarıyla mücadele kapsamında, 2011 yılı ilk dokuz ayında toplam 2.612 operasyonda2.531 şüpheli şahıs hakkında işlem yapılmıştır.

            Jandarma Genel Komutanlığınca, 2010 yılının ilk dokuz aylık döneminde, 52 bilişim suçu olayına müdahale edilmiş, bu olaylarda 67şüpheli yakalanmıştır.

 

2011 yılının aynı döneminde ise, 61 olaya müdahale edilmiş, bu olaylarda 55 şüpheli yakalanmıştır.

 

2011 yılında müdahale edilen olay sayısında, bir önceki yılın aynı dönemine göre % 17 artış, yakalanan şüpheli sayısında % 18 azalış meydana gelmiştir.

Sonuç olarak, Hükümetimizin en başarılı olduğu alanlardan birisinin de, devlet ve vatandaş arasındaki güven bağını zedeleyen organize suç örgütleri, çeteler ve her türlü kaçakçılık suçları ile mücadele olduğunu vurgulamak istiyorum. 

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Uluslararası istatistik verilerine baktığımızda, Türkiye’nin güvenlik alanında gelişmiş birçok ülkeden ve AB ülkelerinin çoğundan daha iyi seviyede olduğu rahatlıkla söylenebilir.

AB İstatistik Kurumu (Eurostat) tarafından, en son 23 Eylül 2010 tarihinde güncellenen verilere göre; Uluslararası standart olan 100.000 kişiye düşen suç miktarı, Türkiye’de 1.339 iken bu sayı İsveç’te 14.442, İngiltere’de 8.123, Almanya’da 7.630 ve Fransa’da5.603’tür.

Bu veriler ışığında, ülkemiz, suçların nüfusa oranı yönüyle, birçok dünya ülkesinden daha güvenli bir ülkedir.

Yine, Ülkemiz suç aydınlatma oranları bakımından Avrupa’nın önde gelen birkaç ülkesinden birisidir. Mesela şahsa karşı işlenen suçlarda aydınlatma oranımız % 95'lere varmıştır.

Ülkemizde bir yıl içinde ele geçirilen uyuşturucu miktarı, bütün Avrupa ülkelerinde ele geçirilen uyuşturucu miktarından daha fazladır.

Türkiye’nin son yıllarda organize suç örgütlerine yönelik gerçekleştirdiği operasyonlar gerek ülkemizde, gerekse yurt dışında büyük takdir toplamıştır.

Son dönemde verilen büyük mücadele sayesinde kentlerimizde toplumun ve bireyin huzur ve güvenliğini tehdit eden organize suç örgütleri çökertilmiş, gasp, kapkaç gibi asayiş ve sokak suçları gündemden düşürülmüştür.

Dolayısıyla İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropol kentlerimiz başta olmak üzere, bugün şehirlerimiz daha güvenli ve daha huzurludur.

Son yıllardaki asayiş hizmetlerindeki kalite artışı ve iyileşmeden vatandaşlarımız da duydukları memnuniyeti her fırsatta dile getirmektedirler.

Mesela; TÜİK’in yaptığı “Yaşam Memnuniyeti Araştırması”nda vatandaşlarımızın en memnun olduğu hizmetlerin başında asayiş hizmetleri gelmektedir.

Bu başarı, hükümetimizin, bakanlığımızın ve mülki amirlerimizin, gece gündüz demeden fedakarca çalışan güvenlik güçlerimizin ortak başarısıdır.

Bu vesileyle, bu başarıda emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.

Terörle Mücadele

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Ülkemiz yıllardan beri devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, anayasal düzenine kasteden iç ve dış destekli terör örgütleriyle mücadele etmektedir.

AK PARTİ iktidarı olarak, milli birlik ve beraberliğimizi, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü, devletimizin bekasını ve üniter yapımızın korunmasını en büyük öncelik olarak görüyoruz. 

Biz, hiçbir şiddet ve terör odağının nüfuz edemeyeceği en büyük gücün milletimizin birlik ve beraberlik ruhu olduğunu iyi biliyoruz.

Huzur ve istikrarımıza hep birlikte sahip çıkacak, ortak gelecek hedeflerimiz etrafında kenetleneceğiz.

Demokrasi talebi de, kalkınma talebi de bütün milletimizin ortak talebidir.

Bütün meselemiz vatandaşlarımız arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin ülkemizin bütün insanlarını kucaklamaktır.

Sorunlarımız için çare, daha çok demokrasi ve daha çok özgürlüktür. Çare, daha çok yatırım, daha çok üretim, güven ve istikrardır.

Güven ve istikrarın olmadığı hiçbir yerde gelişme olmaz, terör ve şiddetin var olduğu hiçbir yerde de kalkınma olmaz, huzur ve refah olmaz.

Terörün beslendiği ortam ve koşullar ortadan kaldırılmadan terörle mücadelede kesin sonuca ulaşmak mümkün gözükmediğinden, devletimizin kararlı politikaları ve güvenlik güçlerimizin özverili çalışmaları doğrultusunda terörle mücadeleye büyük bir kararlılıkla devam edilmektedir.

Terörle mücadelede vizyonumuz; insan-odaklı güvenliğin özgürlükler, haklar ve demokrasi ekseninde sağlanmasıdır.

Bu bağlamda, demokrasiye ve insan haklarına çok önem veriyoruz.

Vatandaşlarımızı kazanmak, devlete olan güvenlerini artırmak ve terörün yıllardır istismar ettiği zemini ortadan kaldırmak için çaba sarf ediyoruz.

Meydana gelen üzüntü verici terör eylemleri karşısında dahi özgürlükleri daraltmak ya da demokrasiye aykırı düzenlemeler yapmak gibi bir düşüncemiz olmamıştır.

Çünkü demokratik hakların kısıtlanmasının terörün çözümüne katkı sağlamayacağı inancını taşımaktayız.

Vatandaşlarımızın bir takım yanlış uygulamalardan kaynaklanan kırgınlıklarını gidermek, devlete olan güvenlerini arttırmak, “adil, güçlü, müşfik devlet” olgusunu daha fazla yerleştirmek için her türlü sorunun çözümünde, “insanı yaşat ki, devlet yaşasın” bakışıyla insan odaklı bir yaklaşım içerisindeyiz.

Bize göre; karşı karşıya olduğumuz sorunların çözümünde daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük ve çoğulculuk en etkili yöntemdir.

Güvenlik için özgürlükten, özgürlük için de güvenlikten taviz verilemez.

Vatandaşlarla terörist ayrımının yapılması, vatandaşlarımızın gündelik yaşamlarının ve sivil toplumun önündeki engellerin kaldırılması, bölücü terör örgütünün siyasal ve toplumsal zeminlerini ortadan kaldıracak en önemli adımlardır.

Uluslararası hukuka uygun, temel hak ve özgürlüklerine saygılı, hukukun üstünlüğüne inanan, demokrasi kültürünü benimsemiş, çağdaş bir yönetim anlayışıyla teröre karşı yaptığımız mücadeleyi başarıyla sonuçlandıracağımıza inancım tamdır.

Bu vesileyle terörle mücadelede görev alan güvenlik birimlerimize bir kez daha teşekkür ediyor, şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi de minnetle anıyorum. 

Terörle Mücadelede Ekonomik ve Sosyal Tedbirler

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Terörle mücadelenin önemli diğer bir ayağını da, alınan ekonomik ve sosyal tedbirler oluşturmaktadır. 

AK PARTİ iktidarı olarak, konunun bu yönüne de büyük önem vermekteyiz ve gereklerini yerine getirmek için yoğun bir çaba içerisindeyiz.

            Bölgelerimiz arasında ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme farklarını ortadan kaldıracak, geri kalmışlığın getirdiği işsizlik ve göç gibi sorunlarda rahatlama sağlayacak projeler yürütüyoruz.

Bu kapsamda, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Doğu Anadolu Projesi ve Konya Ovası Projesi gibi projelerle, ülkemizin top yekûn kalkınması için ekonomiden sosyal hayata, eğitimden  sağlığa, altyapıdan enerjiye her alandaki yatırımlara ağırlık veriyoruz.

          Ülkemizde olduğu gibi, Doğu ve Güneydoğu Bölgelerimizde de KÖYDES ve BELDES Projeleri çerçevesinde, önemli yatırımlar yapılmıştır.

          2005-2011 döneminde ülke genelinde tahsis edilen toplam 7,3 milyar ödenekle yapılan çalışmalar sonucunda, sağlıklı içme suyu ve yolu olmayan köy ve bağlısı neredeyse kalmamıştır.

          Terör zararlarını karşılayacak hukuki altyapıyı oluşturarak, terör nedeniyle yerinden olmuş kişilerin istekleri halinde dönüşlerini kolaylaştıracak destek mekanizması kurulmuştur.

          Sosyal yardımlaşma ve dayanışma kapsamında eğitim, sağlık ve diğer alanlarda sosyal destek faaliyetleri ile eğitim ve sağlık altyapısı geliştirilmiştir.                 

          Ekonomik gelişmenin teşvik edilmesine, istihdamın artırılmasına yönelik önemli tedbirler alınmıştır.

            Halkımıza birinci elden hizmet götüren il özel idareleri ve belediyelerimiz, başta gelir kaynakları olmak üzere, her konuda siyasi parti ayrımı yapılmaksızın desteklenmiştir.

Tüm bu hususlar, sağduyu sahibi vatandaşlarımız tarafından bilinmekte ve takdir edilmektedir.

Bu tedbirler arasında Bakanlığımızca yürütülen birkaç konuda da kısaca sizleri bilgilendirmek isterim.

Vatandaşların Terörden Doğan Zararlarının Karşılanması

5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun çerçevesinde, terör ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören vatandaşlarımızın zararları karşılanmaktadır.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten Eylül 2011 sonuna kadar Zarar Tespit Komisyonlarına, toplam 358.768 başvuru yapılmış, Komisyonlarca 286.816 adedi sonuçlandırılmıştır.

Bugüne kadar, zarar gören vatandaşlarımıza 2 milyar 573 milyon 499 bin 811 TL ödenmiştir.

2011 yılı bütçesinden tahsis edilen 400 milyon TL ödeneğin, 336 milyon TL Eylül ayı sonu itibariyle kullanılmış olup, kalan 64 milyon TL ödenek serbest bırakıldığında, terör zararlarıyla ilgili karar verilen dosyaların ödenmesi yoluna gidilecektir.

2012 yılı için 428 milyon TL ödenek öngörülmektedir.

Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi (KDRP)

Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi,

Ø     Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde, terör ve güvenlik kaygılarıyla yaşadıkları yerlerden göç etmek zorunda kalan vatandaşlarımızdan gönüllü olarak geri dönmek isteyenlerin geri dönüşlerinin kolaylaştırılması,

Ø     Geri dönülen yerlerde gerekli sosyal ve ekonomik alt yapının tesisi ile sürdürülebilir yaşam koşullarının oluşturulması,

Ø     Geri dönmek istemeyenlerin ise mevcut yaşadıkları yerlerde şehir hayatına uyumlarının geliştirilmesi, ekonomik ve sosyal durumlarının iyileştirilmesini amaçlayan bir projedir.

Bu doğrultuda; 2011 yılında Valiliklerce teklif edilen 29 yeni proje ve 2009 ile 2010 yıllarından devam eden 5 proje ile birlikte, toplam34 projenin desteklenmesi uygun görülmüş ve 16 milyon 500 bin TL ödenek, valiliklerimize aktarılmıştır.

KDRP çerçevesinde desteklenen projeler ağırlıklı olarak, tarım ve hayvancılık, altyapı, meslek edindirme ve istihdam, öğrenci yurdu ile sosyal içerikli (toplum merkezi, gençlik merkezi, kadın ve çocuk eğitim merkezi vb.) projelerden oluşmaktadır.

Proje kapsamında 1999-2011 yılları arasında Bakanlığımız bütçesinden KDRP kapsamındaki illere toplam 128 milyon 360 bin TLödenek aktarılmıştır.

2012 Yılı Bütçesi için 17 milyon 655 bin TL ödenek öngörülmektedir.

Şehit Aileleri ve Gazilerle İlgili Yapılan Çalışmalar

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Şehit ailelerimiz ve gazilerimizin her türlü sorunları ile Bakanlık olarak yakından ilgileniyoruz.

Bu amaçla, 2006 yılında oluşturulan “Şehit ve Gaziler Bürosu”, Bakanlar Kurulu kararıyla 2009 yılında “Daire Başkanlığı”na dönüştürülmüştür.

Ayrıca, her ilimizde valilikler bünyesinde şehit ve gaziler bürosu kurulmuştur.

Köy korucuları dahil, bakanlığımız mensuplarından, terörle mücadelede şehit olanların yakınları ile yaralananlara tazminat ödenmektedir.

Öte yandan, terör nedeni ve etkisiyle şehit veya çalışamayacak derecede malul olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların eş, çocuk veya kardeşlerinden birisi ile çalışabilecek durumdaki malullere, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam imkânı sağlanmaktadır.

Bu atama işlemleri, Bakanlığımızca yürütülmektedir.

15 Mayıs 2008 tarihinde yapılan kanun değişikliği ile de, kamu kurum ve kuruluşlarının atama işlemleri için ayırması gereken kadro oranı, % 0.7 den % 1’e yükseltilmiştir.

Bugüne kadar, 11.142 şehit ve malul yakını ile çalışabilir durumdaki malul, kamu kuruluşlarında istihdam edilmiştir.

            2330 sayılı Nakdî Tazminat Kanunu gereği, 2010 yılı içerisinde şehit/yaralı personel için 4 milyon 102 bin 578 TL, 2011 yılı Eylül ayı sonuna kadar ise 5 milyon 331 bin 831 TL, nakdî tazminat ödenmiştir.

            2011 yılında, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında, 311 vazife malulü ve şehit ailesine kiralama yardımı yapılmıştır.

            2012 Yılı için, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında, vazife malulü ve şehit ailelerinin talepleri doğrultusunda konut kiraları karşılanacaktır.

Trafik Güvenliği

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Ülkemizde meydana gelen trafik kazalarında her yıl bir çok insanımız hayatını kaybetmekte, yaralanmakta veya sakat kalmaktadır. Bu da gösteriyor ki; trafik güvenliğinin sağlanması, ülkemizin en önemli sorunlarından birisidir.

Bu kayıpları asgariye indirmek ve kademeli olarak ortadan kaldırmak amacıyla, yeni yaklaşımlar, projeler ve çözümler üretilmesi bir zorunluluk haline gelmiştir.

Bu bağlamda vatandaşlarımızın kazasız ve güven içinde seyahat edebilmeleri için, trafikle ilgili bütün hususlar yeniden ele alınmıştır.

Bu alanda kısa, orta ve uzun vadede yapılacak eylem, faaliyet ve hedefler, “Trafik Güvenliğinde Yeni Açılımlar, Hedefler ve Çözüm Projeleri” adı altında birleştirilmiştir.

Bunu yaparken, büyük bir sorun olarak önümüzde duran trafik kazalarının önlenmesini, trafik kurallarına uyma alışkanlığının geliştirilmesini ve her yaştan vatandaşlarımızda trafik bilincinin oluşturulması önceliklerimiz arasına alınmıştır.

Öte yandan, AK PARTİ Hükümetleri döneminde, duble yol yapımına büyük önem verilmektedir.

Ülke genelinde toplam 19.050 km olan duble yol ağının 12.949 km’si AK Parti Hükümetleri döneminde yapılmıştır.

 Böylece göreve geldiğimizde 6.101 km olan duble yol ağı, 3 katına çıkarılmıştır. Dolayısıyla, karayollarımızda gerek altyapının iyileştirilmesi, gerekse duble yolların hizmete girmesiyle birlikte, son dönemde trafik kazalarında önemli oranda azalma meydana gelmiştir.

Araç sayısındaki meydana gelen artışlara rağmen, 2010’da 2007 yılına göre;

Ölümlü kaza sayısında                            % 18.7,

Ölü sayısında                                            % 19.2,

Azalma meydana gelmiştir.

 

Projenin aynı kararlılıkla devam ettirildiği 2011 yılının ilk 8 ayında 2007 yılının ilk 8 ayına göre ise;

Ölümlü kaza sayısında                            % 23.1,

Ölü sayısında                                            % 25.8,

Azalma meydana gelmiştir.

           

Diğer yandan, Jandarma Trafik Timleri tarafından müdahale edilen trafik kazalarında ise, % 3, yaralı sayısında % 11 artış, ölü sayısında ise % 7 azalış meydana gelmiştir.

            Trafik kontrol ve denetimlerinde, öncelikle kazaların önlenerek vatandaşlarımızın can ve mal kaybının asgarîye indirilmesi hedeflenmektedir.

Bunun yanında, toplumda trafik bilincinin yükselmesi, sürücülerin kurallara uyması ve diğer sürücülere karşı saygılı davranması yönünde, uyarıcı, eğitsel ve yönlendirici çalışmalara yoğun şekilde devam edilecektir.

Yeni Karayolları Trafik Kanunu Çalışmaları

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

   2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu günümüz ihtiyaçlarını karşılayamadığı gibi birçok hükmü temel ceza kanunlarıyla da çelişir hale gelmiştir.

Teknoloji ve bilişim alanındaki gelişmeler ile devam etmekte olan Avrupa Birliği müzakereleri nedeniyle, karayolları trafiği alanında yeni yasal düzenlemelere gidilmesi zorunluluğu doğmuştur.

Bazı üniversite öğretim üyeleri ile merkez ve taşra trafik kuruluşlarımızda görevli uzman ve yetkin personelin de katılımıyla oluşturulan komisyon tarafından üzerinde çalışılan Karayolları Trafik Kanunu ile ilgili olarak; İlgili kuruluşlardan görüş ve önerileri istenmiş,

 

Gelen görüş ve öneriler çalışma toplantısında değerlendirilmiş ve kayda değer görülenler belirlenerek;

Ø                     Trafik güvenliğinin etkinliğini sağlayarak insanların yaşam ve vücut bütünlüğünü korumak,

Ø                     Sürücü eğitimini, kalitesini ve standardını geliştirmek,

Ø                     Yayaların ve özürlülerin hukukunu gözetmek ve korumak,

Ø                     Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu Karayolu Trafiği Sözleşmesi ve Avrupa Birliği mevzuatına uyum sağlamak,

Ø                     Etkin denetim, adil uygulama ve caydırıcı yaptırımlar getirmek,

Ø                     Haksız kazanç ve yasa dışı oluşumları önlemek,

Ø                     Trafik kolluğunun, belediyelerin ve ilgili diğer kurum ve kuruluşların görev, yetki ve sorumluluklarını yeniden belirlemek,

Ø                     Belediye sınırları içinde ticari amaçla yapılan yolcu taşımacılığı hizmetlerini düzenlemek ve disiplin altına almak,

Ø                     Araç tescil ve sürücü belgesi işlemlerindeki bürokrasi, kırtasiyecilik, zaman ve maddi kayıpları en aza indirmek,

Ø                     Elektronik denetim sistemlerini yaygınlaştırmak,

Ø                     Havadan denetim faaliyetlerini artırmak ve yaygınlaştırmak,

Amaçlarıyla bir tasarı taslağı hazırlanmış ve son şekli verilen ve ek ve geçici maddelerle birlikte toplam 46 çerçeve maddeden oluşan “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Taslağı” yürürlük işlemleri başlatılmak üzere Başbakanlığa gönderilmiştir.

Trafik Hizmetleri Alanındaki e-Devlet Hizmetleri

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Araç tescil ve sürücü belgesi düzenleme sistemimizin güvenilir, Avrupa Birliği ve e-Devlet normlarına uygun bir yapıya kavuşturulması ve bu işlemlerin elektronik ortamda on-line olarak yapılması, tescil belgesi ve sürücü belgelerinin ilgililerin adreslerine gönderilmesi amacıyla “Araç Tescil ve Sürücü Belgesi İşlemlerinin Elektronik Ortamda Online Olarak Yapılması Projesi” başlatılmıştır.

Bu kapsamda; Emniyet Genel Müdürlüğümüz PolNet sistemi aracılığıyla; Maliye Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü (Mekansal Adres Kayıt Sistemi ve Çevirim içi Emlak İnşaat İzinleri Projesi),Türkiye Sigorta Ve Reasürans Şirketleri Birliği (TRAMER) ve Türkiye Noterler Birliği kurum ve kuruluşların bilgisayar veri tabanlarının güvenli bir şekilde on-line olarak birbirleriyle irtibatlandırılması  sağlanmıştır.

Noterde satış işlemi tamamlanan aracın tescil belgesi, vatandaşlarımızın talebine bağlı olarak PTT yoluyla ikamet adreslerine gönderilebildiği gibi, talebi halinde en yakın trafik tescil kuruluşundan elden de teslim alınabilmektedir.

Araç satış, devir ve tescil işlemleri önceki uygulamada ortalama 3 iş günü içerisinde tamamlanırken, bu yeni uygulamayla en fazla5 dakikada sonuçlandırılmaktadır.

Araç satın alacak vatandaşlarımızın önceki uygulamada, satış ve tescil işlemleri için birçok kurum ve kuruluşa gitmeleri gerekirken, bu yeni uygulama ile, başka bir kurum veya kuruluşa müracaat etmeksizin, e-devlet hizmetlerine uygun şekilde tek noktada, en az masrafla ve en kısa sürede sonuçlandırılması sağlanmıştır.

Bu sayede, satılan araçların devir işlemleri yapılabilir hale getirilerek, eskiden aylık ortalama 142.000 araç satışı ve tescili yapılırken, yeni uygulama ile, %114 lük bir artışla aylık ortalama 304.000 aracın satışı ve tescili yapılmaya başlanmıştır.

Bugün itibariyle ikinci el araçlarda uygulanan proje, birinci el araçlar için yakın zamanda Ankara ili pilot il olmak üzere başlayacaktır.

Emniyet Genel Müdürlüğümüz tarafından geliştirilen yeni sistem sayesinde, vatandaşlarımızın emniyet ve noter gibi değişik kurum ve kuruluşlara müracaat etmesi gerekmeksizin işlem yapılmasına imkân sağlanmıştır.

Otoyolların Denetimi

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Hükümetimiz döneminde yapılan yoğun çalışmalarla, 19 ilimizin sınırları içerisinde kalan otoyol uzunluğu 2.100 Km’ye ulaşmıştır.

 Yapımı devam eden yol kesimlerinin hizmete açılması ile birlikte, bu uzunluk 2.336 Km’ye ulaşacaktır.

Otoyollardaki denetimi artırmak amacıyla Bakanlık olarak 2009 yılı içinde kapsamlı bir çalışma başlatılmıştır.

Vatandaşımızın trafik kazalarındaki can ve mal kaybının en aza indirilmesine yönelik olarak Otoyol Polisi uygulamasına hız verilmiştir.

Böylece, Otoyol Polisi uygulamalarıyla trafik düzeninin sağlanması ve trafik kazalarının önlenmesi konusunda ciddi şekilde tedbirler alınmıştır.

İnsan Hakları İhlal İddiaları

Değerli arkadaşlarım, yapılan tüm mevzuat değişiklikleri, kurumsal ve fiziki düzenlemeler ve eğitim çalışmalarına rağmen, insan hakları ihlallerine konu olan kamu görevlileri az da olsa bulunabilmektedir.

Bu kamu görevlileri hakkında gerekli adli ve idari işlemler hiçbir müsamahaya yer vermeyecek şekilde yürütülmektedir.

 Bakanlığımız tarafından, kollukla ilgili şikâyetlerin daha etkili soruşturulması ve izlenmesi için Genel Kolluk Gözetim Komisyonukurulmasına ilişkin kanun tasarısı, Başbakanlığa gönderilmiştir.

Oluşturulması düşünülen bu mekanizmanın amacı, bir yandan vatandaşların insan hakları ihlalleri ile ilgili başvurularının bağımsız bir birim tarafından soruşturulmasının sağlanması, diğer taraftan güvenlik birimlerimiz hakkındaki yersiz iddiaların önüne geçilmesi, aynı zamanda vatandaşlarımızın kolluk birimlerine olan güveninin artırılmasıdır.

Hükümet olarak,  demokratik, çağdaş bir hukuk devletinde asla kabul edilemez olan insan hakları ihlallerinin üzerine şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da büyük bir kararlılıkla gideceğiz. 

Kamu güvenliği ve düzeninin sağlanmasında, güvenlik ve özgürlük dengesini hassasiyetle korumayı sürdüreceğiz.

Okunabilir e-Pasaportlar

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Ülkemiz namına verilen pasaportların uluslararası standartlara uygun olarak makinede okunabilir ve e-pasaport olarak tanzim edilmesi için yapılan çalışmalar tamamlanarak, günde 10.000 pasaport verilecek sistem kurulmuştur.

Yeni tip pasaportlarda sahteciliğe karşı alınan önlemlerin yanında tanziminin de daha güvenli hale getirilmesi için merkezi bir tanzim sistemi kurulmuştur.

Vatandaşlarımızın bulunduğu il/ilçe pasaport biriminde vermiş olduğu müracaat aynı gün içerisinde tanzim merkezi tarafından tanzim edilmekte ve vatandaşımızın müracaat sırasında verdiği adresine en geç 3-4 gün içerisinde teslim edilmektedir.

Vatandaşlarımızın bulunduğu yerleşim merkezinden pasaport başvurusunu yapabilmesi için 81 İl ve 302 İlçe olmak üzere toplam 383pasaport birimi aktif olarak hizmet vermeye başlamıştır.

Gerekli alt yapı ve hazırlıklar tamamlanarak diğer İlçelerimizde de Pasaport Birimi kurulmasına devam edilecektir.

Yeni tip pasaportların yürürlüğe konduğu 01 Haziran 2010 tarihinden bu güne kadar, 3.655.130 adet yeni tip pasaport tanzim edilmiştir.

Değerli arkadaşlarım,

5682 sayılı Pasaport Kanunda yapılan değişiklikle;

Yeni tip pasaportların uluslar arası dolaşıma girmesiyle yine uluslar arası kurallar gereği bu pasaportlarda refakat kayıt işlemi ve temdit işleminin kaldırılması yönünde yasal düzenlemeye gidilmiştir.

 Diğer yandan, Değerli Kâğıtlar Kanunu Genel Tebliği ve Harçlar Kanunu Genel Tebliğinde değişiklik yapılarak 20 Haziran 2010 tarihinden itibaren Pasaport Harçları ve Cüzdan bedellerinde ortalama % 50’ye yakın bir indirim sağlanmıştır.

  Ayrıca, önceden en fazla 5 yıl süreli pasaport alma imkânı var iken, bu süre 10 yıla çıkarılmak suretiyle hem vatandaşlarımızın daha uzun süreli pasaport alma imkanı sağlanmış, hem de pasaportların maliyeti ucuzlatılmıştır.

Yurt Dışı Çıkış Yasağı İle İlgili Son Düzenlemeler

12 Eylül 2010 tarihinde de yapılan halk oylaması ile kabul edilen Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla, vatandaşın yurtdışına çıkışları ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim/mahkeme kararına bağlı olarak sınırlandırılmıştır.

Anayasada yapılan bu değişikliğin ilk uygulayıcısı olarak Bakanlığımızca daha önce konulmuş, 528 yurt dışı çıkış yasağı 28 Eylül 2010 tarihinde kaldırılmıştır.

Bu tarihten itibaren hakim/mahkeme kararı olmadan, vatandaşlarımızın yurt dışına çıkışlarına yasak konulmamaktadır.

YEREL YÖNETİMLERİN GÜÇLENDİRİLMESİ

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Bugün itibariyle, Türkiye’de, 81 il özel idaresi, 2.950 belediye, 34.397 köyümüz bulunmaktadır.

2.950 belediyenin 16’sı büyükşehir belediyesi, 65’i il belediyesi, 143’ü büyükşehir ilçe belediyesi, 749’u ilçe belediyesi ve 1.977’si ise belde belediyesidir.

1924 yılında, Türkiye nüfusunun % 85’i köylerde, % 15’i şehirlerde yaşamaktaydı.

 Ancak bugün, ülkemizdeki nüfusun % 83,5’i belediye sınırları içerisinde, % 16,5’i belediye sınırları dışında yaşamaktadır.

 Zaman içinde ülkemizin sosyal, ekonomik, demografik ve kültürel yapısında köklü değişimler yaşanmıştır.

Bütün bu değişimlere bağlı olarak AK Parti iktidarı ile birlikte Türkiye’de kamu yönetiminde kapsamlı bir reform çalışması başlatılmıştır.

Bu reform çalışmalarının en önemli ayaklarından birisini de mahalli idarelerle ilgili olarak gerçekleştirilen yasal düzenlemeler oluşturmaktadır.

Yaptığımız bu çalışmalarla belediyeler ve il özel idarelerinin yetki alanları genişletilmiş, vesayet denetiminin kapsamı asgariye indirilmiş, gelirleri artırılmıştır.

Mahalli idarelerle ilgili olarak reform süreci içinde 2005 yılından bugüne;

Ø        5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu,

Ø        5393 sayılı Belediye Kanunu,

Ø        5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu,

 

Ø        5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu,

Ø        5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun, 

Ø        5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun,

Ø        5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun,

Çıkarılarak yürürlüğe konmuştur.

Yeni yasal düzenlemelerde; demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hak ve özgürlüklerine önem verme, katılımcılık ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliğinin ön plana çıkarılması; saydamlık, açıklık, hesap verme sorumluluğu, yerinden yönetim, yetki devri ve yerindelik prensipleri esas alınmıştır.

Yeni mevzuatla merkezi idarece yürütülen mahalli nitelikli kamusal hizmetlerin yerel yönetimlere devri sağlanmıştır.

 İl Özel İdaresi Kanunu ve Mahalli İdare Birlikleri Kanununda yapılan değişikliklerle de İl Özel İdareleri ve Mahalli İdare Birliklerinin hizmet alanları genişletilmiştir.

Özetle, mahalli idareler alanında yapılan bu değişikliklerle hem bu alanı düzenleyen temel mevzuat, çağdaş esaslara göre yenilenmiş, hem de mahalli idare sistemimizin uluslararası normlara ve özellikle de Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına uyumu sağlanmıştır.

Yerel yönetimlerin kaynaklarının artırılması, Hükümetimiz tarafından sürekli bir hedef olarak görülmüş ve bu konuda çıkardığımız kanunlarla, yerel yönetimlerin mali kapasiteleri önemli oranda artırılmıştır.

Bu kapsamda yerel yönetimlere 2002 yılında 4,7 milyar TL kaynak aktarılırken, 2010 yılında 20.5 milyar TL kaynak aktarılmıştır.

Ayrıca, pay dağıtımında nüfus kriterine ilave olarak gelişmişlik endeksi, kırsal alan nüfusu ve illerin yüzölçümü gibi yeni kriterler getirilmek suretiyle bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılması da sağlanmıştır.

Mahalli idarelerde personel istihdamı kolaylaştırılmış, nitelikli personel çalıştırılmasına imkân verilmiş ve mahalli idarelerde etkili hizmet sunumunu esas alan bir teşkilat sisteminin kurulması benimsenmiştir.

KÖYDES Projesi

Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı ve en önemli kırsal kalkınma projelerinden biri olan KÖYDES Projesi, kırsal kesimin yol ve içme suyu gibi en temel altyapı hizmetlerinin karşılanmasında çok önemli katkılar sağlamıştır.

KÖYDES Projesi çerçevesinde 2005-2011 döneminde sağlanan toplam 7.3 milyar TL ödenekle;

Ø                     39.886 yerleşim birimimize içme suyu getirilmiş,

Ø                     67.759 km stabilize yol yapılmış,

Ø                     86.587 km asfalt dökülmüş,

 

Ø                     1073 adet köprü ve 31.232 adet menfez yapılmış,

Ø                     7.627.751 metrekare parke taşı döşenmiştir.

Bu projelerle kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımızın hayat standardı yükseltilmiştir.

NÜFUS VE VATANDAŞLIK HİZMETLERİ

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

  Vatandaşımıza yönelik temel hizmetlerden birisi de nüfus ve vatandaşlık işlemleridir. Bu alanda son yıllarda Bakanlığımın yaptığı çalışmalarla; kamu hizmetlerinde önemli değişim ve dönüşüm gerçekleştirilmiştir. Bürokrasiyi azaltıcı tedbirleri uygulamaya konulmuş ve iş sürecini hızlandırarak vatandaş memnuniyetini artırılmıştır.

Bakanlığımca MERNİS,  Kimlik Paylaşımı Sistemi, T.C Kimlik Numarası uygulaması ve Adres Kayıt Sistemini başarıyla yürütülmektedir.

Bunun yanında Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına yönelik iş ve işlemlerde süratli bir şekilde yürütülmektedir.

Uygulamaya konulan projeler ile;

Ø      Nüfus sayımı ve tespitlerinde kesin sonuçlar her an ve ilave maliyet gerektirmeksizin alınmaktadır. Böylece

Ø      Vatandaşları evlerine hapsederek yapılan nüfus sayımları tarihe karışmıştır.

Ø      Kamu kurumlarınca kişi kayıtlarına ulaşılabileceğinden, tebligatlar zamanında ve hızlı bir şekilde yapılabilecek ve böylece vatandaşımızın mağduriyeti ortadan kaldırılacaktır.

Ø      Aile hekimliği uygulaması ve tedavi hizmetleri ile okul kayıtları gibi hizmetler Bakanlığımca yürütülen kimlik paylaşımı sisteminden elde edilen veriler ışığında yapılmaktadır.

Ø      Yüksek Seçim Kurulu, seçmen kütüklerinin güncellenmesi ve listelerin oluşturulmasında sistemden yararlanmaktadır.

Kimlik Paylaşımı Sistemi

E-devletin en önemli ayaklarından birisi olan Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) kapsamında çok önemli iki proje hayata geçirilmiştir. Bunlardan birisi Kimlik Paylaşım Sistemi diğeri ise Adres Kayıt Sistemidir.

Bakanlığımızca uygulamaya konulan Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi kapsamında başlatılan T.C. Kimlik Numarası uygulaması ile, birden çok numara kullanılmasına son verilmiş, kurumlar arasında mükerrer işlem yapılmasının önüne geçilmiştir.

Bu konuda artık vatandaşlardan Nüfus cüzdanı sureti ve ikametgah belgesi istenmesi uygulaması sona ermiştir. Artık her kurum bu belgeleri doğrudan sistemden temin edebilmektedir.

 Bugün itibariyle Kimlik Paylaşım Sistemi’ne bağlanarak hizmet yürüten kurum ve kuruluş sayısı 3462’dir.

Adres Kayıt Sistemi Projesi

2008 yılında adreslerin belli bir standarda kavuşturulması, bilgilerin elektronik ortamda merkezi bir yapı içerisinde güncel olarak tutulması, ilgili kurum ve kuruluşlar ile paylaşımın sağlanması amacıyla Adres Kayıt Sistemi Projesi uygulamaya geçirilmiştir.

Bu sistem ile, kişilerin yerleşim yeri ve diğer adresleri elektronik ortamda güncel olarak tutulmaktadır. Bu bilgiler Kimlik Paylaşımı Sistemi (KPS) ile kamu kurum ve kuruluşları ile bankaların istifadesine sunulmuştur.

Bu yeni sistem ile; kamu kurum ve kuruluşları iş ve işlemlerinde MERNİS veri tabanında bulunan adres bilgilerini kullanma zorunluluğu getirilmiştir.

İkamet belgesinin yerini “Yerleşim Yeri ve Diğer Adres Belgesi” almış, adres beyanları, nüfus müdürlüklerine, adrese dayalı hizmet veren kurumlara, dış temsilciliklere müracaat edilerek yapılır hale gelmiştir.

Muhtarların, Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden belge üretebilmelerine ilişkin çalışmalar sonucunda yaklaşık 23.998 muhtar sisteme dâhil edilmiştir. Teknik altyapısı uygun olan muhtarlıklarımızın da sisteme dahil edilmektedir.

Mekânsal Adres Kayıt Sistemi Oluşturulması ve    Çevrimiçi Emlak ve İnşaat İzinleri Projesi

Bu proje ile; adres bilgi sistemi ve coğrafi koordinatların birleştirilmesi ve oluşturulan altyapının diğer bilgi sistemlerine entegre edilmesi, ruhsat işlemlerinin tamamen elektronik ortamda yapılabilmesi ve tam anlamıyla denetim altına alınabilmesi hedeflenmiştir.

Adres Kayıt Sistemi ile oluşturulan Ulusal Adres Veri Tabanının yönetilebilirliği ve güncellenebilirliğini daha kolay hale getirmek öncelikli hedeflerimizdendir.

Bu kapsamda, dış kullanıcılarca yapılan işlemlerin takip ve denetimini sistem üzerinden yapabilmek ve sistemden yararlanan kurum ve kuruluşların hizmetlerinde etkinliği sağlamak amacı ile adres bileşenlerinin koordinat verisi kazandırarak veri tabanına mekansal nitelik kazandırılması planlanmıştır.

Proje ile metinsel adres bilgilerinin harita tabanlı olması sağlanarak adreslerin harita üzerinde koordinatlandırılması ile verilerin okul kayıtları, telefon, su, elektrik, gaz, 112 çağrı sistemi gibi çalışmaları da daha etkin ve verimli kullanabilmesi mümkün hale gelecektir.

Halihazırda inşaat ve yapı ruhsatları ile cins değişikliklerine ilişkin hususlar tapu daireleri ile yerel yönetimler arasında kağıt ortamında yürütülmektedir. 

Bu proje ile belediyeler, il özel idareleri,  organize sanayi bölge idareleri, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünde oluşturulacak olan veri tabanını kullanarak her türlü yapı belgesini elektronik ortamda düzenleyebilecek ve bu bilgiler ilgili kurumların paylaşımına açılacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı Projesi Pilot Uygulaması

Bakanlık olarak yürüttüğümüz önemli projelerimizden birisi de Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı Projesi’dir. Pilot uygulama Bolu İlinde üç aşamalı olarak yürütülmüş ve 1 Kasım 2010 tarihi itibarıyla tamamlanmıştır. 

Pilot uygulaması yapılan bu kartta biyometrik veri olarak “parmak izi” yer almıştır.  Pilot uygulamada 220.000 Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı dağıtılmıştır.

Pilot uygulamada elde edilen sonuçların değerlendirilmesine göre yaygınlaştırma hazırlık çalışmalarına başlanmıştır. Bu kapsamda, pilot uygulamada geliştirilen çözüm ve ürünlerinin mevcut sisteme entegrasyonu ile yaygınlaştırmaya ilişkin fizibilite ve yatırım çalışmaları ilgili kurumlarla işbirliği içerisinde devam etmektedir. Söz konusu çalışmalar, alınacak yaygınlaştırma kararı doğrultusunda süratle tamamlanacaktır.

 10 yıllık kullanım ömrüne sahip olacak ve ileri baskı teknikleriyle kişiselleştirilecek olan bu kartta, TÜBİTAK-UEKAE tarafından geliştirilen milli işletim sistemine sahip yonga (chip) bulunacaktır.

Kimlik kartı ile sağlanan hizmetlerde hizmetin özelliğine göre görsel ve elektronik kimlik doğrulama yöntemleri kullanılacaktır. (ICAO) Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü standartları ile Avrupa Birliği uygulamalarındaki görsel güvenlik unsurları kullanılacaktır.

Elektronik kimlik doğrulama yöntemi olarak da sertifika kontrolü, PİN kontrolü, parmak izi kontrolü kurumların ihtiyaçlarına göre kullanılabilecektir.

Yüksek güvenlik özellikleri içeren bu kart; taklit, tahrif ve sahteciliğe izin vermeyecek, şekli ve görüntüsü sayesinde kolay taşınabilecektir. Güvenli elektronik kimlik doğrulama sayesinde kimlik kartı e-devlet uygulamalarının temelini teşkil edecektir. Vatandaşlarımız birçok hizmeti bulundukları yerden kimlik kartı ile alabilir hale geleceklerdir.

Dijital Arşiv Projesi

Bakanlığım ile TÜBİTAK işbirliği içerisinde dijital arşiv konusunda Ar-Ge çalışmalarına başlanmıştır. Bu çalışma ile; Genel Müdürlük ve İl, İlçe Nüfus Müdürlüklerine değişik şekillerde ve standartlarda gelen nüfus dayanak belgelerini elektronik ortamda arşivlemek, kağıt ortamında bulunan belgeleri elektronik belge haline dönüştürmek, dönüştürülen belgelerin ve mevcut belgelerin tanımlanan iş akışları ile dolaşımını yönetmek, bu belgeleri güvenli bir şekilde saklamak ve belge ve bilgi kaynaklarına hızlı ve etkin ulaşım sağlanacaktır.

Böylece nüfus olaylarına ilişkin belgelerin sistem içerisinden elektronik ortamda anlık görülmesini sağlayarak bilginin güvenliği temin edilecek, zaman içerisinde aşınan, zarar gören ya da yok olan belgelerin elektronik ortamda güvenliği sağlanacaktır.

e-Vatandaşlık Projesi

Bu proje iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamada vatandaşlığa alınma ve kaybettirme işlemlerinin elektronik ortamda yürütülebilmesi çalışmaları 2010 yılı sonu itibarıyla tamamlanmıştır.

Projenin ikinci aşamasında ise, nüfus olaylarına ilişkin dayanak belgelerinin kurumlardan elektronik yolla alınması sağlanacaktır. Projenin uygulamaya geçmesi ile doğum, evlenme, boşanma ve ölüm gibi nüfus olayları ilgili kurumlardan doğrudan MERNİS’e tescil edilebilecektir.

 Böylece vatandaşımız açısından bürokratik işlemler en aza indirilecek, zaman ve emekten tasarruf edilerek, hizmette sürat ve etkinlik sağlanacaktır.

 DİĞER FAALİYETLERİMİZ

Sivil Toplum Örgütleri ve Örgütlenme Özgürlüğü

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

STK’lar sivil toplumun, katılımcılığın, çoğulculuk ve demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır.

Bu nedenle, Bakanlık olarak sivil toplum örgütlerine büyük önem veriyor ve onları destekliyoruz.

Sivil toplumun güçlenmesi ve örgütlenme özgürlüğünün sağlanması amacıyla, Dernekler Kanunu’nu çıkarıldı.

  Bu Kanunla, dernek kurma hakkı, genişletilerek, özel kanunlarında yasaklananlar dışında, çocuklar dahil herkesin dernek kurabilmesi sağlanmıştır.

Mevzuatta yapılan bu değişiklikler ve Derneklerle ilgili iş ve işlemlerin sivil birimlerce yürütülmeye başlanması, dernekleşmede ve derneklerin etkinliğinde çok olumlu gelişmeleri beraberinde getirmiştir.

Eylül 2011 sonu itibariyle ülkemizde toplam dernek sayısı 226.813 adettir. Faal dernek sayısı ise 88.899’dur.

Toplam faal derneklerin % 47’si; yani 41.360’ı, yeni Dernekler Kanunun çıkarılmasından sonra kurulmuştur.

Derneklerle ilgili önemli bir çalışmamız da, Dijital Arşiv Projemizdir.

Bu proje ile, Türkiye’nin Sivil Toplum hafızası (dernekler boyutuyla) elektronik ortama aktarılmaktadır.

Tamamlanma aşamasına gelen proje ile, arşivlerimizde yer alan, 226 bini aşkın faal ve gayri faal dernek dosyası içerisindeki yaklaşık 25 milyon evrak taranıp indekslenerek dijital ortama aktarılmıştır.

Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü arşivlerinde bulunan Osmanlıca metinlerin de aynı yöntemle elektronik ortama aktarılmasıyla, Osmanlı dönemi dahil “Sivil Toplum Hafızamız”, derneklerimizin ve bu konuda çalışma yapmak isteyen araştırmacılarımızın “bir tık mesafesinde” hizmetine sunulacaktır.

Entegre Sınır Yönetimi

Ülkemizin hem Avrupa Birliği üyeliği, hem de sınırlarımızın güvenliği açısından önem arz eden, entegre sınır yönetimi konusunda çok önemli çalışmalar gerçekleştirdik.

 Entegre Sınır Yönetimi, ülkemizin sınır ve iç güvenliği için fevkalade önemli bir konudur.

Kurulacak teşkilatın, sivil bir otoriteye bağlı olması ve bu işin uzman kişilerce yürütülmesi esas alınmaktadır.

2006 yılında sınırlarımızın İçişleri Bakanlığı’na bağlı, sivil ve profesyonel personele sahip yeni bir kolluk teşkilatı tarafından korunması ile ilgili yapılacak çalışmaları detaylandıran bir “Eylem Planı” hazırlanarak, Sayın Başbakanımızın onayıyla yürürlüğe girmiştir.

Entegre sınır yönetimiyle ilgili olarak, hedeflerin gerçekleştirilmesini sağlamak, strateji ve politika geliştirmek, kamu ve kurum ve kuruluşlarınca yerine getirilmesi gereken hususların uygulanmasını izlemek ve değerlendirmek, üst düzeyde koordinasyon ve işbirliğini gerçekleştirmek görevlerini yürütmek üzere, Başbakanlık Genelgesiyle Entegre Sınır Yönetimi Koordinasyon Kurulu oluşturulmuştur.

Bakanlar Kurulu kararı ile yayımlanan 2008 yılı Ulusal Programında “Türkiye’nin tüm sınır kapıları ile yeşil ve mavi sınırlarında görev yapmak üzere profesyonel bir sınır güvenlik teşkilatının kurulması ile ilgili çalışmalar yapılması” ve buna ilişkin yasal düzenlemelerin önümüzdeki dönemde tamamlanması öngörülmektedir.

İltica ve Göç

            Ülkemizin de yer aldığı coğrafyada meydana gelen ekonomik ve politik sıkıntılar, ülkeler arası çıkar çatışmaları, iç savaşlar, doğal afetler, kıtlık, açlık, salgın hastalıklar, yaygın insan hakları ihlâlleri gibi nedenler dolayısıyla, gün geçtikçe artan yasa dışı göç olayları konusunda Türkiye, transit ve hedef ülke konumundadır.

Ülkemize, 2010 yılında 8.825 yabancı iltica/sığınma başvurusunda bulunmuş iken,  2011 yılında bu sayı, Ekim ayı itibariyle itibarıyla10.756  kişiye ulaşmış ve ülkemizdeki toplam sığınmacı sayısı ise 26.807 kişiye ulaşmıştır.

Son 16 yılda 811.891 yasadışı göçmen, son 5 yılda da 4.943 yasadışı göç organizatörü yakalanmıştır.

Ülkemiz, uluslararası yükümlülüklerini gözeterek göç ve iltica alanındaki mevzuatı ve idari kapasitesini iyileştirme çabası içerisindedir.

Bu çerçevede yürürlükteki mevzuatta değişiklikler yapılmış ve 2005’te İltica ve Göç Ulusal Eylem Planı kabul edilmiştir.

Yine bu alanda uluslararası kuruluşlar ve AB ile, önemli projeler gerçekleştirilmiş, bir kısım projeleri de halen devam etmektedir.

AB Eşleştirme ve yatırım projelerinden olan 94.216.667 Avro bedelli “Kabul ve Barınma Merkezlerinin Oluşturulması Projesi” ve 19.500.000 bedelli “Geri Gönderme Merkezleri İnşa Projesi” devam etmektedir.

Bu projelerle, 7 ilimizde kabul ve barınma, (Ankara, İzmir, Kayseri, Gaziantep, Erzurum, Van ve Kırklareli), 2 ilimizde de geri gönderme merkezi (Ankara, Erzurum) inşa edilecektir.

Tüm bu çalışmalarımızın yanında, kapsamlı bir göç ve iltica mevzuatı ve bu alanda uzmanlaşmış bir kurumumuz bulunmaması nedeniyle, göç ve iltica alanında, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelere ve AB müktesebatına uyumlu bir gerekli hukuki ve kurumsal yapının oluşturulmasına yönelik çalışmaları yürütmek üzere, Bakanlığıma bağlı bir büro oluşturulmuştur.

Bu büro tarafından, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısı Taslağı hazırlanmıştır.

Tasarı,  yabancılar ve iltica konuları ile göç ve iltica alanında uzmanlaşmış bir birim oluşturulması konularını içermektedir.

Bu kanun tasarısıyla; ülkemizin göç ve iltica mevzuatı ile idari sistemi, uluslararası insan hakları normlarına ve AB müktesebatına uyumlu hale getirileceği gibi, göç ve iltica alanlarında ihtiyaç duyduğumuz hukuki, idari ve fiziki altyapıya kavuşmamız sağlanacaktır.

 e-İçişleri Projesi

Hizmetleri daha kaliteli ve hızlı sunabilmek, zamandan ve mekandan bağımsız hale getirmek, vatandaş odaklı hizmet anlayışını yaygınlaştırmak, katılımcı, şeffaf, etkin ve basit iş süreçlerine sahip olmak amacıyla, hayata geçirilen e-İçişleri Projesi, İçişleri Bakanlığının yürüttüğü MERNİS, Kimlik Paylaşımı Sistemi ve Adres Kayıt Sistemi gibi çok önemli diğer bilişim projeleri zincirine eklenmiş yeni bir halkadır.

2010 yılı başında pilot uygulaması başlayan proje ile, bugün itibariyle 21 merkez birimi ve 81 il Valiliği ile bunlara bağlı 892kaymakamlık, 81 il özel idaresi kendi aralarında tamamen elektronik ortamda e-imza kullanmak suretiyle evrakların kağıt ortamında gönderilmesine son verilmiştir.

Süreç içerisinde bütün mülki idare amirleri ve genel idare personelimize hizmet içi eğitim verilmiş ve bu sayede personelin yeni uygulamaya uyumu sağlanmıştır.

E-İçişleri Projesi Modül Yapısı

E-İçişleri Projesi, bugün, 2011’de değişen mevzuat ve gelişen ihtiyaçlar çerçevesinde 153 modüle ulaşmıştır.

Bunların 23 adedi ortak, 74 adedi merkez ve 49 adedi de taşra modüllerinden oluşmaktadır.

İl Özel İdareleri Mali Yaşam Döngüsünün bütün unsurlarını içeren 9 adet modül ise, 2012 proje planına dahil edilmiştir.

Proje sayesinde, bir yılda kağıt, zarf, toner, postalama maliyetlerinden yaklaşık olarak 20 Milyon TL tasarruf edilebileceği hesap edilmektedir.

Ayrıca, projenin diğer bakanlıklara bedelsiz olarak verilmesi ile, kurumların yaklaşık olarak 120 Milyon TL tasarruf edeceği değerlendirilmektedir.

Projenin kullanımı ve üretilen evrakın güvenilirliğini sağlamak için, yaklaşık 35.000 kullanıcıya elektronik imza temini için TÜBİTAK ile anlaşma yapılmıştır.

Bugün itibariyle başvuru sayısı 32.922 olup, 29.158 kullanıcıya elektronik imzaları teslim edilmiştir.

Bu tarihsel süreç içerisinde gerek teknolojideki hızlı değişim,   gerek ülkemizdeki değişen ve gelişen bilişim vizyonu ve gerekse Bakanlığımızın e-İçişlerine yönelik ihtiyaçları             e-İçişleri projesinin güncellenme çalışmalarının devamı ile sağlanmaktadır.

 E-İçişleri Modüllerinin Diğer Kamu Kurumları İle Paylaşımı

e-İçişleri Projesine ait kaynak kodları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Başbakanlık Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bedelsiz olarak verilmiştir.

Projeye ait kaynak kodları, kamu yararı düşünülerek talepte bulunan bütün Kamu Kurum ve Kuruluşları ile paylaşılmaya devam edilecektir.

Böylelikle Bakanlığımız diğer Bakanlıkların ve kurumların e-Devlet Dönüşüm faaliyetlerine de katkı sağlamaya devam edecektir.

e-Yazışma Pilot Çalışması

Bakanlığımız, Bilgi Toplumu Stratejisi Eylem Planı’nda yer verilen “Ortak Hizmetlerin Oluşturulması” kapsamında, Kalkınma Bakanlığı koordinesinde, resmi yazışmaların elektronik ortamda yürütülmesini sağlayacak ortak kurallar setinin geliştirilmesini amaçlayan e-Yazışma Projesinde aktif ve yönlendirici rol almaktadır.

Bunun sonucunda, bütün kamu kurumlarının elektronik ortamda yazışmasının önü açılmış olacaktır.

112 Acil Çağrı Merkezleri Projesi

Ülkemizde farklı acil çağrı durumları için (yangın, sağlık, güvenlik-asayiş) hâlihazırda farklı hizmet numaraları kullanılmakta, acil durum çağrısı yapma ihtiyacı halindeki  vatandaşlarımız, birden çok numarayı bilmek durumunda kalmaktadır.

Bu durum olaylara müdahaleyi geciktirmekte, zaman ve kaynak israfına yol açmaktadır.

Bu sakıncayı gidermek ve birden fazla olan acil çağrı numaralarının, Avrupa ülkelerinde de olduğu gibi tek numara 112 altında toplanması amacıyla Bakanlığımız koordinesinde 112 Acil Çağrı Merkezleri Projesi yürütülmektedir.

Yurt genelinde gerek güvenlik gerekse, acil durumlara müdahalede sürat ve etkinliği sağlamak amacıyla Bakanlığımız bünyesinde yürüttüğümüz 112 Acil Çağrı Merkezleri Projesi kapsamında, Antalya ve Isparta illerimizde sürdürülen pilot uygulaması tamamlanmıştır.

2012 yılında 11 ilimizde daha (Mersin, Konya, Burdur, Afyonkarahisar, Karaman, Aksaray, Niğde, Kırşehir, Kırıkkale, Nevşehir ve Denizli) uygulamanın yaygınlaştırılması planlanmaktadır.

Hükümet Konakları

Bakanlığımız, 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunuyla Hükümet Konaklarının yapım, bakım ve onarımına ilişkin iş ve işlemleri yürütmek için yetkili kılınmıştır.

25 Şubat 2011 tarihinde yayımlanan 6111 sayılı kanunun 130. maddesiyle “Hükümet konaklarının yapımını programlamak, satın alma ile kiralanması işlemlerini yürütmek ve bunların onarımlarını yapmak,”  görevi Bakanlığımıza verilmiştir.

Bakanlığımız öncülüğünde Vali ve Kaymakamlarımızla birlikte bütün il ve ilçelerimizde devlet hizmetlerinin vatandaşlarımıza en iyi şekilde sunulmasını sağlamak, bulundukları yörenin tarihi ve kültürel dokusuna uygun, yöresel mimariyi ön plana çıkartan, vatandaş odaklı hizmet anlayışını yansıtan tarzda, Hükümet Konaklarının yapılması noktasında yoğun bir gayret içine girilmiştir.

2011 yılı yatırım programında 65 hükümet konağı bulunmaktadır.

2010 yılında 16 hükümet konağı tamamlanmış olup, 2011 yılı sonu itibariyle 15 Hükümet Konağının bitirilmesi hedeflenmiştir.

2012 yılında tamamlanması planlanan 15 hükümet konağı ile birlikte, proje ve inşaat süreci devam edecek diğer hükümet konaklarımız ile  ilgili çalışmalarımız devam etmektedir.

 2012 BÜTÇE RAKAMLARI

Sayın Başkan ve değerli üyeler,

Şu ana kadar Bakanlığımızın 2011 yılı içerisinde yapmış olduğu ve önümüzdeki yıllarda yapacağı çalışmaları özet niteliğinde aktarmaya çalıştım.

 Şüphesiz, devletimizin halka dönük yüzü olarak, toplumsal alanın hemen her aşamasında sunulan hizmetler ve gerçekleştirilen çalışmalarda Bakanlığımıza önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir.

Sizlerin de malumunuz üzere, bu görev ve sorumlulukların layıkıyla yerine getirilebilmesi ancak yürütülecek faaliyetlerin finansman giderlerinin genel bütçe çerçevesinde karşılanmasıyla mümkündür.

Bu noktada İçişleri Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların 2012 yılı Bütçe Tasarısında öngörülen rakamlar hakkında bilgi vermek istiyorum.

2012 Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısında Bakanlığımıza 2 milyar 585 milyon 387 bin TL ödenek ayrılmıştır.

 Bu durumda 2011 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Bakanlığımıza tahsis edilen 2 milyar 362 milyon 416 bin TL ödeneğe göre % 9,44 artış vardır.

Emniyet Genel Müdürlüğümüzün bütçesi bir önceki yıla göre % 14,56 artışla 12 milyar 119 milyon 314 bin  TL,

Jandarma Genel Komutanlığımızın bütçesi bir önceki yıla göre % 7,61 artışla 4 milyar 913 milyon 982 bin  TL,

Sahil Güvenlik Komutanlığımızın bütçesi ise bir önceki yıla göre % 18,89 artışla 375 milyon 997 bin  TL,

Olarak öngörülmüştür.  

Bütçemiz değerli komisyonunuzun tasviplerine mazhar olduğu takdirde, bize tahsis edilecek olan kaynakların, Bakanlığımızın görev alanında bulunan hizmetleri yerine getirirken, en tasarruflu ve hizmete en uygun biçimde kullanılması yönünde her türlü gayret gösterilecektir.

Şahsım ve Bakanlığım adına hepinize teşekkür ediyorum.

2012 yılının ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum."

Kaynak: İçişleri Bakanlığı İnternet Sitesi

Konu İle ilgili diğer başlıklar

İçişleri Bakanlığı 2012 Bütçe Çerçeve ve Hedefleri

 Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2012 Bütçe Sunumu
Milli Eğitim Bakanlığının 2012 Bütçe Ayrıntıları
2012 Maliye Bakanlığı Bütçe Ayrıntıları
Dışişleri Bakanlığı’nın 2012 Mali Yılı Bütçe Vizyonu
 Adalet Bakanlığı 2012 Bütçe Hedefleri