Öncekiler Sonrakiler

DAVUTOĞLU VE MERKEL GÖRÜŞTÜ SURİYELİ GÖÇMENLERE DEVAM

Almanya Başbakanı Merkel, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından Çankaya Köşkü'nde resmi törenle karşılandı. Merkel ve Davutoğlu sabah saatlerinde başlayan görüşmeyi takiben ortak basın açıklaması yaptı.

09 Şubat 2016 Salı 08:20
DAVUTOĞLU VE MERKEL GÖRÜŞTÜ SURİYELİ GÖÇMENLERE DEVAM

Almanya Başbakanı Merkel, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından Çankaya Köşkü'nde resmi törenle karşılandı. Merkel ve Davutoğlu sabah saatlerinde başlayan görüşmeyi takiben ortak basın açıklaması yaptı.


Suriyeli mülteci merkezli yapılan görüşmede taraflar eylem programı üzerinde ilerlemeye çalıştı. Suriyeli göçmen krizine "insan kaçakçılığı" kapsamında değerlendirildiği, göçün yasadışı değil, kontrollü, yasal ve devletlerin organize ettiğimiz biçimde gerçekleşmesi için yapılacak işler önümüzdeki günlerde somutlaşacak. Yapılan açıklamalardan son dönemde artan göç dalgası ile Avrupa arasına beklenen engeli oluşturması beklenmiyor. Sorunun sürece yayılması, karşılıklı taahhütlerin gerçekleştirilme şartına bağlanması izlenimi ön plana çıkıyor. Merkel'in ziyareti Almanya içerisindeki  Türkiye tartışmalarını da alevlendirdi. Anlaşılan önümüzdeki dönem bu görüşmeler artarak devam edecek. Şimdi görüşme sonrası açıklamalara bakalım;   


Davutoğlu "Kimse, 'Türkiye nasıl olsa Suriyeli mültecileri alıyor' diyerek açık bir etnik kıyım anlamına gelecek şekilde sürmekte olan Rus hava saldırılarını mazur göremez, ona tolerans gösteremez. Hiç kimse, 'Türkiye nasıl olsa Suriyeli mültecileri alıyor ve bütün yükü üstleniyor' diye Türkiye'den mülteciler konusunu tek başına üstlenmesini bekleyemez."

 
"İnsan kaçakçılığının her türlüsünü terörle eş bir suç olarak görüyoruz"
 
"Biz, insan kaçakçılığının her türlüsünü, her zaman insanlık suçu olarak, terörle eş bir suç olarak görüyoruz" diyen Başbakan Davutoğlu sözlerine şöyle devam etti:
 
"Masum insanların beklentilerini, ümitlerini istismar ederek onları bilinmez, meçhule doğru götürmek, olabilecek en büyük insanlık suçlarından biridir. Bugün dahi Edremit açıklarında yine acı bir insani trajediyle karşı karşıya kaldık."
 
Davutoğlu, insanlığın Suriye'de bir sınavla karşı karşı kaldığını ve bu sınavı hep beraber göğüslemek durumunda olduklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
 
"Bugün bir araya geldiğimizde bütün bunları göz önüne alarak, yaklaşık 10 önemli konuda birlikte hareket etme noktasında mutabakata vardık. Bunların bir kısmı daha öncede üzerinde mutabık kaldığımız hususlardı. Bunları bir eylem planı çerçevesinde Türkiye-Avrupa Birliği eylem planına uygun bir şekilde önümüzdeki dönemlerde takip ederek birlikte yürüteceğiz. İlgili devlet kurumları bu konularda yakın işbirliği içinde olacak.
 
Öncelikle Kuzey Suriye'de, Halep ve civarında son dönemde olan gelişmeler konusunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararına uygun bir şekilde bütün tarafların davranması, yani barış müzakerelerine giderken, bütün saldırıların durması, sivil halka karşı hiçbir operasyon yapılmaması konusunda birlikte bir diplomatik inisiyatif başlatma kararı aldık. Rusya'nın ve diğer güçlerin alanda sivillere yönelik olarak sürdürdüğü saldırılar konusunda BM ve ilgili aktörler nezdinde diplomatik girişimlerde bulunacağız. Halep'e yönelik olan bu gayri insani saldırı bir an önce bitmelidir, bu hepimizin ortak çabası ve hedefi olmalıdır."
 
"Önümüzdeki hafta içinde ilk projeler AB'ye iletilecek"
 
Başbakan Davutoğlu, Almanya ve Türkiye'nin Frontex'in (Avrupa Birliği Üye Ülkelerinin Dış Sınırlarının Yönetimi için Operasyonel İşbirliği Ajansı) daha etkin çalışması için çaba sarf edeceğini bildirdi.
 
Davutoğlu, "Perşembe günü NATO Savunma Bakanları Toplantısı var. Suriye'den gelen mülteci akınının bütün sonuçları konusunda NATO'nun da devreye girmesi hususunda Türkiye ve Almanya birlikte bunu bir gündem maddesi olarak NATO'ya tavsiye edecek ve özellikle de NATO'nun da izleme, gözetleme mekanizmalarının, sınırda ve Ege'de etkin şekilde kullanılması konusunda ortak çaba sarf edeceğiz" diye konuştu.
 
Davutoğlu, Suriyelilerin Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında yeniden yerleştirilmesi ve AB tarafından alınacak mülteciler konusunda etkin bir mekanizmayı birlikte çalışacaklarını dile getirdi. Davutoğlu, Suriyeli gençlerin eğitimi ve sağlık tesisleri konusunda hazır olan ve gelecek hafta AB'ye iletilecek projelerle, fonun kullanma sürecinin başlayacağını belirtti.

Rusya’nın Halep’teki hava saldırıları nedeniyle on binlerce Suriyelinin Türkiye sınırına yığıldığını kaydeden Almanya Başbakanı Angela Merkel “On binlerce insanı mağdur durumda bırakan hava saldırıları nedeniyle büyük kaygı ve endişe duyuyoruz" şeklinde konuştu. Rusya'nın tutumunu ağır bir dille eleştiren Merkel, Moskova'yı hava saldırılarına son vermeye çağırdı.


Merkel şu anki koşullar altında Cenevre'de Suriye barış görüşmelerinin devam etmesinin ise pek mümkün görünmediğine dikkat çekti. Suriye muhalefeti Rusya'nın saldırıları nedeniyle görüşmelere katılmayacağını açıklamıştı.


Almanya Başbakanı AB ülkelerinin kısa bir süre içinde belirli bir kontenjan uyarınca Türkiye'den Suriyeli mülteci kabulüne başlayacağını kaydetti. Merkel "Türkiye'nin Avrupa'ya ulaşmaya çalışan herkesi durdurmasını bekleyemeyiz ancak öte yandan söz konusu kontenjanla ilgili olarak bundan altı ay sonra konuşulacak" dedi.


Angela Merkel Türkiye ile birlikte bu konuda bir çalışma grubu oluşturulduğunu ve Suriyeli mülteci kabulünün hangi şartlara göre belirleneceğine önümüzdeki hafta karar verileceğini söyledi.


Merkel “Önemli olan Suriye’den göçün yasadışı değil, kontrollü, yasal ve bizim organize ettiğimiz biçimde gerçekleşmesi” diye konuştu.

Merkel'in ziyareti Almanya içerisindeki  Türkiye tartışmalarını da alevlendirdi. 

Avrupa Parlamentosu başkan yardımcısı Alexander Graf Lambsdorff, Deutschlandradio'ya yaptığı açıklamada Merkel'in Türkiye ziyaretini sert bir biçimde eleştirdi. ‘'Türkiye'ye sık sık gerçekleştirilen ziyaretler Federal Hükümetin kendi sığınmacı politikasına bir alternatif oluşturmuyor. Bunun eksikliği hala hissediliyor'' ifadelerini kullanan Lambsdorff, krizin Berlin'in kendi mücadelesi olduğunun ve Türkiye'ye yapılan bir ziyaretin bu anlamda hiçbir şeyi değiştirmeyeceğinin altını çizdi. Lambsdorff, bu ziyaretlerin yerine ortak bir Avrupa kıyı kontrolü ya da AB içinde ortak bir sığınmacı ve göçmen yasasına ilişkin soruların netleştirilmesi gerektiğini söyledi. Bunun için de Merkel'in 18 - 19 Şubat'ta gerçekleştirilmesi planlanan AB Zirvesi'ni üye devletlerle ortak bir çözüm bulmak için değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.

‘'Vize kolaylığı örnek olabilir''

Yeşiller Partisi Meclis Grup Başkanı Katrin Göring - Eckardt ise AB'nin Türkiye için planlanan vize kolaylığının bir model fonksiyonu görebileceğini söyledi. Göring - Eckardt ARD'ye yaptığı açıklamada ‘'Türkiye'nin demokrasi yoluna geri dönmesi isteniyorsa vize serbestisi sağlanmalı'' diye konuştu. Göring – Eckardt'a göre bu, özellikle genç insanların başka şekilde bir yaşamın da mümkün olduğunu görmeleri açısından önem teşkil ediyor. Öte yandan Yeşiller milletvekili insan hakları konusunda taviz verilmemesi gerektiğini savundu.

''İnsan hakları ihlallerine göz yumulmamalı''

Almanya Türk Toplumu da Merkel'in Türkiye ziyaretinde insan haklarına ilişkin güncel durumu gündeme getirmesini talep etti. Örgütün Genel Başkanı Gökay Sofuoğlu Rheinische Post'a yaptığı açıklamada, ‘'Merkel ve AB, Türkiye'nin özellikle de Kürtlere ve basın özgürlüğüne ilişkin insan haklarının ayaklar altına almasına göz yummamalı'' ifadelerini kullandı. Sofuoğlu, Türkiye'nin sığınmacı krizinde AB'yle gerçekleştirdiği işbirliğini koz olarak kullandığını ancak Merkel'in Türkiye'ye ziyaretinde buna rağmen Türkiye'deki olumsuz koşullara da dikkat çekmesi gerektiğini söyledi.

K;TRT Haber, Deutsche Welle Türkçe

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET