Öncekiler Sonrakiler

TÜRKİYE VE YUNANİSTAN DOĞU AKDENİZ'İN GELECEĞİ İÇİN PAKT ARAYIŞINDA

Türkiye ile sorun yaşayan ülkeler, yeni bir birlik kurma yolunda ilerliyor.

16 Kasım 2015 Pazartesi 09:43
TÜRKİYE VE YUNANİSTAN DOĞU AKDENİZ'İN GELECEĞİ İÇİN PAKT ARAYIŞINDA

Sputniknews'te Nikolaos Stelya köşesinde "AB'nin benzeri Doğu Akdeniz'de kuruluyor" isimli yazısında, Türkiye ile sorun yaşayan ülkeler, yeni bir birlik kurma yolunda ilerlediğini açıkladı. 

Yazıda dikkati çeken konular;


1- Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail'in öncülüğünde, Doğu Akdeniz'in beş önemli ülkesi ilişkilerini geliştirme kararı alıyor. Birlik diplomatik, askeri ve ekonomik işbirliğini kapsıyor.

2-  İşbirliği sürecinde üç zirve dikkati çekti. Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile Malta'nın başkenti Valetta'da bir araya gelen Kıbrıslı Rum lideri Nikos Anastasiadis görüşmesinde, Doğu Akdeniz'in geleceği görüşüldü. Bu toplantı sonrasında İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile bir araya gelen Anastasiadis, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail arasındaki temasların yoğunlaştırılması konuşuldu. Bu görüşme üzerine 2016 Ocak ayında Yunanistan-Güney Kıbrıs-İsrail zirvesinin toplanacağını açıklandı.

3- Doğu Akdeniz merkezli yeni bir birlik için Avrupa Birliği örnek alınıyor. Birlik çalışmaları İsrail-Mısır-Yunanistan-Güney Kıbrıs ekseninde ilerliyor. Ürdün'ün durumu gelecek görüşmelerle netleşecek. 

4- Bölgede enerji sahasındaki gelişmeler bu ülkeler arasındaki işbirliğini arttırıyor. Kızıl Deniz'den Ege'ye uzanan yeni bir stratejik eksen oluşturuluyor. Türkiye, Mısır, İsrail, Suriye, Lübnan ve Rumların hak talep ettiği Doğu Akdeniz'deki petrol ve doğalgaz yataklarında 100 trilyon dolarlık bir rezerv bulunuyor. Her ülkenin 12 mil karasu alanı var. Bunun dışında 188 mil de Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan edip yeraltı kaynağı arayabiliyor. Dolayısıyla ülkeler arasında sınır anlaşmazlıkların çözülmesi  gerekiyor.

5- Enerji ve politik tabana dayanan ilerlemeler Mısır-İsrail ilişkilerinin geliştirilmesine ve Kahire'nin Atina ile olan dostluğa hizmet ediyor.


6- Bu jeopolitik platformun arka planında ABD bulunduğu ileri sürülüyor. Irak işgalinden sonra ABD'nin bölgedeki imajı ve etkinliği sarsılması, Suriye'deki gelişmelerin ABD'nin umduğu gibi gitmemesi üzerine Yunanistan-Kıbrıs-İsrail eksenindeki yakınlaşma ABD'ye kendi itibarını bölgede hakim kılma adına yeni imkan sunabileceği ileri sürülüyor.

7- Yunanistan-Kıbrıs-İsrail-Mısır bloğu ile Türkiye'nin liderliğine soyunduğu blok arasındaki çekişme, Washington'da dış politika ile ilgili ortak bir çizginin var olmaması, İngiltere'nin kendi çıkarlarının peşinden koşması ve Filistin Sorununun doğurduğu tehlikeler.

Dr. Nejat Tarakçı TASAM'da köşesinde yayınlanan "Mesele Mısır ve Suriye Değil: Doğu Akdeniz" başlıklı yazısında, 2008 yılında, Kıbrıs’ın etrafı da dâhil olmak üzere Doğu Akdeniz havzasında önemli miktarda petrol ve doğal gaz yatakları keşfedildiğini, bu bağlamda bölgedeki kıyı devletlerinin her kilometrelik kıyı şeridi, son derece değerli binlerce mil kare deniz alanına dönüştüğünü, Mısır, Türkiye, Kıbrıs (GKRY ve KKTC), Lübnan, Suriye, İsrail ve Gazze Şeridi bölgedeki petrol ve doğal gazda hak sahibi olduğu belirtildi. Petrol ve doğal gaz rezervleri nedeniyle, Mısır’dan başlayarak Samandağ’daki Türkiye-Suriye deniz sınır noktasına kadar devam eden kıyı şeridinin kontrolü, Mısır, Suriye, Lübnan ve hatta Türkiye’de yaşanan ve yaşanması beklenen gelişmelerin en temel stratejik nedeni olduğu ifade etti.

ABD, İsrail ve İngiltere Doğu Akdeniz’de Türkiye Çin veya Rusya kontrolüne girmesi olasılığına karşı İsrail’in enerji ve güvenlik eksenini Türkiye’den vazgeçerek GKRY ve Yunanistan yönünde değiştirmesine neden olduğu tezinde bulundu.

Türkiye'nin 2007’den itibaren jeopolitik gerçeklik faktörlerine çok uygun olarak İran-Kuzey Irak- Suriye-Ürdün-Lübnan jeostratejik eksenini ekonomik ve ticari paydada birleştirmeye çalıştığını, Suriye’nin Türkiye ile yakınlaşmasının kendi güvenliğini tehdit ettiğini açıkça gördüğünü, bunun üzerine NATO Füze Kalkanı Projesinin Türk topraklarına konuşlandırılmasıyla Türkiye’nin Rusya, İran ve Suriye ile olan iyi ilişkileri yara aldığı ve bölgede güven kaybına uğradığını, İran - Irak-Suriye - Lübnan’ın oluşturduğu Şii zincirinden Suriye’nin çıkarılması ve Suriye’nin Batı ekonomik ve siyasi sistemi ile bütünleşmesi için Türkiye'nin çok çaba sarf ettiği, ancak bunu başaramadığı, Suriye yönetimi de eksen değişimini göze alacak cesareti gösteremediği tespitine yer verildi.


ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, İstanbul'da Başbakan Ahmet Davutoğlu ile birlikte Atlantik Konseyi Zirvesi’nin kapanış oturumuna katıldığında konuya her iki tarafta değinmişti.


Biden, Türkiye’nin Güney Kıbrıs ve Mısır’la ters düştüğü Doğu Akdeniz’deki enerji havzalarının önemine de dikkat çekti. Doğu Akdeniz’de İsrail, Türkiye, Mısır, Yunanistan, ve Kıbrıs’ın (gelecekte de Lübnan'ın katılımıyla) işbirliğiyle hem bölgenin hem de Avrupa’nın enerji güvenliğinin arttırılabileceğini ve enerji kaynaklarının çoğaltılabileceğini söyledi.


 


Biden’ın gündeme getirdiği Doğu Akdeniz’deki enerji havzaları Davutoğlu’nun da gündemindeydi. Güney Kıbrıs’ın tek taraflı yaptığı anlaşmalara atıfta bulunan Türkiye Başbakanı, “Kıbrıs Rum Yönetimi’ne çağrıda bulunuyorum. Tek taraflı olarak, sanki bu kaynak sadece onlara aitmiş gibi ihalelere çıkarak, Kıbrıs Türklerinin de hakkı olduğu o kaynakları tek taraflı olarak dünya piyasalarına sunmak isterse, biz de aynı yerde Kıbrıs Türkleri’yle beraber araştırma yapar ve orada biz de aynı hakkı kullanırız” dedi. Hiç kimsenin enerjiyi bir silah olarak kullanmaması gerektiğini söyleyen Davutoğlu , “Ben enerjiyi elde edeyim, karşı tarafa istediğimi empoze edeyim denirse bu Kıbrıs Müzakerelerine en büyük darbeyi vurur” sözleriyle de Kıbrıs Rum Yönetimi’ne enerjiyi silah olarak kullanılmaması uyarısında bulundu.


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, G20 Antalya zirvesinde, "Bir taraftan enerjimizi çeşitlendirmemiz gerekiyor bir taraftan da enerji aldığımız ülkeleri çeşitlendirmemiz gerekiyor. Bu anlamda Kuzey Irak’taki doğalgaz sahalarının geliştirilmesiyle Türkiye için yeni bir kapı açılacak. Özellikle Doğu Akdeniz’deki Mısır ve İsrail’in bulmuş olduğu doğalgaz yataklarının zaman içerisinde diplomatik sorunların çözülmesiyle ki şu an bizim bilgimiz ve gözetimimiz altında bazı özel şirketlerimiz bunlarla görüşmeler yapıyorlar ve devreye girmesiyle yeni bir enerji kaynağımız olacak." diyerek diplomatik sorunlara değindi. 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET