Öncekiler Sonrakiler

EŞ DURUM ATAMA MAĞDURİYETİ ÖNLENSİN

Türkiye Kamu Sen ve Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı M. Hanefi Bostan, özür grubu tayinlerinin yılda bir kez yapılmasına ilişkin alınan kararı eleştirsi ve kararın öğretmenlerin hakkını gasp etmek anlamına geldiğini savundu.

08 Aralık 2011 Perşembe 02:17
Eş durum atama mağduriyeti önlensin

  Türkiye Kamu Sen ve Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı M. Hanefi Bostan, özür grubu tayinlerinin yılda bir kez yapılmasına ilişkin alınan kararı eleştirsi ve kararın öğretmenlerin hakkını gasp etmek anlamına geldiğini savundu.

Bostan açıklamasında, eş durumu atama mağduriyetinin de önlenmesini istedi. Yazılı bir açıklama yapan Bostan, "Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle, özür grubu öğretmen tayinlerinin yılda bir kez yapılmasına karar verildi. Buna gerekçe olarak da, eğitim-öğretimin aksamaması gösterildi. Bilindiği gibi özür grubu tayinleri daha önce yılda iki kez yapılıyordu. Dolayısıyla özür grubu tayinlerinin yılda bir kez yapılmasına karar verilme?si, öncelikle öğretmenlerin hakkını gasp etmek anlamına gelmektedir. MEB kazanılmış bir hakkı öğretmenlerin elinden alarak, büyük bir suç işlemektedir" dedi. Binlerce öğretmen infial halinde olduğunu söyleyen Bostan, "Özür grubu tayinleri; sağlık, eş durumu ya da eğitim gibi nedenler dolayısıyla yapılmaktadır. Öğretmenlerimiz için ailelerinden bir gün bile ayrı kalmak büyük bir zulümken, aylarca, yıllarca ayrı kalmak büyük bir yıkımdır. Sağlık sorunları ya da eğitim nedeniyle özür grubu tayini isteyen bir öğretmenin dört ay daha beklemeye zamanı dahi yokken, ona 'bekleyeceksin' demek adeta işkenceyle eşdeğerdir. Moral ve motivasyonu bozulan öğretmenlerden verimli bir çalışma beklenmesi ise imkânsız hale gelmektedir. Özür grubu tayinin ne anlama geldiğini bilmeyenler ya da bilmesine rağmen işine gelmeyenler büyük bir vebalin altına girmektedir. Öğretmenlerimizin elinde olmayan nedenlerden dolayı özür grubu tayini istemesi kadar insani bir durum söz konusu olamaz. Ancak Bakanlık bunu bile öğretmenlere çok görmekte, aileleri birer birer parçalamaktadır. Oysa aile bütünlüğünün korunmasının çok önemli olduğu düşünüldüğünde ya da öğretmenlerin eğitim ve sağlık gibi nedenlerle tayin istemesinin keyfi değil, haklı gerekçeleri olduğu göz önüne alındığında, Milli Eğitim Bakanlığı'nın çok daha hassas davranması gerekmektedir. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in bu noktada empati kurmasını istiyoruz. Sayın Bakan kendisini ailesinden ayrı kalan, sağlık sorunları ile boğuşan, yüksek lisans ya da doktora yaparak eğitimini sürdürmek isteyen öğretmenlerin yerine koymalı ve ne hissettiğini bizlere anlatmalıdır. Özür grubu tayinlerinin yılda bir kez yapılması kararı, Ulusal Öğr&tmen Stratejisi Çalıştayı'nda da ele alınmış, bu Çalıştay'da tayinlerin yılda iki kez yapılması kararı alınmıştır. Sayın Bakan Dinçer, Çalıştay sonuçlarını dikkate almayacaksa, o halde bu Çalıştay için neden bu kadar emek, zaman ve enerji harcanmıştır? Her şeyi sadece Sayın Bakan biliyorsa, o zaman bu konu ile ilgili eğitimcilerin görüşlerinin alınmasının anlamı neydi? Bakan Dinçer'in bir an önce bu inatçı tutumundan vazgeçmesi ve öğretmenlerin çığlıklarına kulak vererek, özür grubu tayinlerini yılda iki kez yapması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

Bostan sözlerini şöyle sürdürdü: "Öte yandan Bakan Dinçer, özür grubu ataması bekleyenlerin sayısının 'topu topu 300 kişi' olduğunu söylemiştir. Bakan'ın bu beyanın dayanağını gerçekten merak ediyoruz. Bugün 300 değil, binlerce öğretmen özür grubu tayini beklemektedir. Ayrıca sorunları sayı üstünlüğüne göre değerlendirmek son derece yanlıştır. Özür grubu mağduru bir kişi bile olsa, Bakanlık gereken duyarlılığı göstermelidir. Özür grubu öğretmen tayinleri, eğitimcilerin özel hayatlarını doğrudan etkileyen son derece hassas ve önemli bir konudur. Bu kadar çok sayıda öğretmeni çaresiz ve yalnız bırakmak adil değildir, onların yaralarını daha da deşmek, acılarını daha da derinleştirmek anlamına gelmektedir. Özür grubu tayinlerine üç ay kala, tayinlerin yılda bir kez yapılacağının açıklanması öğretmenlerin heyecanlarını, umutlarını kursaklarında bırakmıştır. Eşlerinden, çocuklarından ayrı kalan, ailelerine kavuşacakları günü heyecanla bekleyen öğretmenler, MEB'in eziyetinin bir an önce son bulmasını istemektedir." Tayin açıklamasının yapılmaması durumunda bakanlık önünde eylem yapacaklarını ifade eden Bostan, "Bu noktada Milli Eğitim Bakanlığı, 10 Aralık tarihine kadar özür grubu tayinlerinin yılda iki kez yapılacağını açıklamazsa, Türk Eğitim-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yapacağız. Sendikamız, özür grubu mağduru öğretmenler, eşleri ve çocuklarıyla birlikte Bakanlık önünde Bakan Dinçer'i protesto edecek ve özür grubu tayinlerinin yılda iki kez yapılmasını isteyecektir. 10 Aralık 2011 tarihinde saat 12.30'da MEB önünde yüzlerce öğretmen ve aileleriyle büyük bir eylem yapacak olan Türk Eğitim-Sen, bu sorun çözülünceye kadar Bakanlık kapılarını aşındıracak ve mücadelesini sürdürecektir" dedi.

Bizim Anadolu

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET