Öncekiler Sonrakiler

MEB 2010’DA SÖZLEŞMELİ OLAN ÖĞRETMENLERİ MAĞDUR ETMEMELİ

MEB KPSS’nin iptali nedeniyle ertelemiş olduğu Sözleşmeli Öğretmenlerin Özür Grubu Yerdeğiştirme takvimini açıkladı. Kılavuzu da yayımladı.

09 Aralık 2010 Perşembe 09:57
MEB 2010’da sözleşmeli olan öğretmenleri mağdur etmemeli

Kılavuzda Kadrolu Öğretmenlere verilen İl Emri Uygulaması Sözleşmeli öğretmenlere yine verilmemektedir. Daha önce de defalarca söylediğimiz gibi Sözleşmeli Öğretmenler boş kadro yerine boş pozisyona tabi oldukları, pozisyonlarda esneme yapılmadığı sürece verilmesi mümkün değildir.

Sözleşmeli öğretmenler bu hafta yapılan kadrolu öğretmenlerden boşalan pozisyonlar ile başka nedenlerle boşalan pozisyonlara yer değiştirebilecekler. Yani sisteme yansıyacak olan kurum sayısı Sözleşmeli iken Kadroya geçen ve Sözleşmeli iken pozisyonu bir şekilde boşalan öğretmen sayısı ile sınırlı olacaktır.

Bir şekilde pozisyonun boşalması istifa nedeniyle olabileceği gibi 30 günden fazla rapor aldığı için sözleşmesi feshedilen ve geçen hafta yakalandığı Kanser Hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden rahmetle andığımız Metin Öğretmenlerden boşalan pozisyonlardır.

MEB’in bu özür grubunda öğretmenler adına gerçekleştirdiği olumlu bir yaklaşım atamalardan hemen sonra sözleşmeli öğretmen alımı yapmadan Özür Grubunu açması olmuştur. Böylece daha çok pozisyonun açık olması söz konusu olacaktır.

Öğretmenler 26.seçeneği işaretleyerek boşalacak pozisyonlara da atanmayı isteyebilecekler. Yani MEB başarabilirse örneğin A ilindeki bir öğretmen B iline gitmişse A ilini isteyen ve kontenjan yetersizliğinden gidemeyen öğretmenin o pozisyona ataması yapılabilecektir.

2010’da sözleşmeli olanlarda sorun var…

MEB, 2009 Aralık Ayında 6122 Sözleşmeli öğretmen görevlendirmesi yapmıştır. Bu öğretmenlerimizi 15 Ocak 2010’da göreve başlatılmışlardır.Yayımlanan kılavuzda;

"Göreve başlama tarihine göre başvuruların son günü itibarıyla en az bir yıllık çalışma süresinin tamamlayan/tamamlayacak olan sözleşmeli öğretmenler …… özrüne bağlı yer değiştirme isteğinde bulunabileceklerdir.”

İbaresi bulunmaktadır. Yani 17 Aralık 2010 itibari ile en az bir yıllık çalışma süresi aranacaktır.

Bu durum eş durumundan, sağlık durumundan ya da olağanüstü halden yer değiştirmek için bekleyen öğretmenleri mağdur edecektir.

İnsanları eşlerinden ya da çocuklarından ayırmak ne kadar doğrudur? Sağlık özründen başvuracak kişiyi ya da savcılıkça tespit edilmiş hayati tehlikesi olan bir kişiyi bulunduğu yerde tutmakta ısrar etmek ne kadar mantıklıdır?

Üstelik 1 ay gibi kısa bir süre için.

Bakanlığın bu konuda yakın zamanda kaybettiği bir davayı da hatırlatmak isteriz.

Eğitim-İş Sendikası tarafından kazanılan davada ;

Aynı konuda Danıştay şu kararı vermiştir: “Başvuruda Bulunacakların Dikkat Edeceği Hususlar başlıklı 2. maddesinde yer alan "göreve başlama tarihi itibariyle 31 Ağustos 2010 tarihine kadar fiilen bir yıllık çalışma süresini tamamlayan veya tamamlayacak olanlar" ibaresinin ve Genel Açıklamalar başlıklı 3.1. maddesinin sağlık özrünü de kapsaması ve bu haliyle dayanağı olan 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'na aykırı olması nedeniyle sağlık durumu özrü yönünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27/2. maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmiş olduğundan, yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne”

MEB bu kararı dahi göz ardı etmiştir. MEB’in yeni bir emir yayımlayarak 2009 Aralık ayında görevlendirilen sözleşmeli öğretmenlere de en azından sağlık özür grubu için yer değiştirme hakkı vermelidir. Aksi yaklaşım hakka, hakkaniyete uygun olmayacağı gibi belirttiğimiz gibi hukuka da uygun olmayacaktır. Kaldı ki bahsettiğimiz 6122 öğretmenin bir kısmı zaten kadroya geçmişlerdir. Kalan kısmın ise küçük bir bölümü özür grubundan başvuracaktır.
 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET