Öncekiler Sonrakiler

TASLAKTA SADECE ÖĞRETMENLERE EK DERS YOK

Milli Eğitim Bakanlığı ek ders konusunda eğitimcilerimize cimri davranırken; eğitimciler hariç diğer personellerine cömertçe davranmaktadır.

14 Aralık 2010 Salı 16:15
Taslakta Sadece Öğretmenlere Ek Ders Yok

Milli Eğitim Bakanlığının yayımladığı taslağın 10. maddesine göre 40 saat ek ders ücreti alacaklar arasında kimler yok ki; eğitim uzmanı, mali hizmetler uzmanı, mali hizmetler uzman yardımcısı, savunma ve sivil savunma uzmanı, uzman, mimar, mühendis, araştırmacı, istatikçi, şef, rapor yazıcı, hukukçu… kısaca eğitimcilerimiz(öğretmen, eğitim kurumları müdür yardımcıları, eğitim kurumları müdürleri) hariç herkes… Taslak bu haliyle kabul edilirse görevi ders vermek olan, bunun eğitimini alan eğitimcilerimiz Milli Eğitim Bakanlığında en az ek ders ücretinden yararlanan kesim olacaktır. İşin ilginci, taslağın gerekçeleri arasında çalışma barışından bahsedilmektedir. Taslak bırakın çalışma barışını sağlamayı, çalışma barışına dinamit koymak demektir. Milli Eğitim Bakanlığının bu garabet taslağından sonra; öğretmenlerimizin girdikleri ya da girecekleri derslerden verim alınması nasıl mümkün olacaktır? Acaba, Milli Eğitim Bakanlığı bundan sonra okullarda derslere sivil savunma uzmanlarını, şefleri, mimar, mühendisleri (mi) sokmayı düşünmektedir? Taslağı gördükten sonra bunu düşünmemek elde değildir. Milli Eğitim Bakanlığı bu sorulara cevap vermelidir.

Milli Eğitim Bakanlığının yayımladığı taslağın şimdiki haliyle kabul edilmesi durumunda isminin değiştirilmesi gerekmektedir. Çünkü bu taslakta eğitimcilerimiz unutulmuştur. Taslağın isminin “Milli Eğitim Bakanlığı Bürokrat, Mühendis, Memur ve Şeflerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar” şeklinde olması kanımızca daha uygun olacaktır. Taslağa göre; hiçbir zaman derse girmemiş derse girmesi de mümkün olmayan memurlar eğitimcilerimizden neredeyse 3 kat daha fazla ek ders ücreti alacaklardır. Eğitimci olmayanlara ek ders verilmesinin başlı başına bir sorun olduğu muhakkaktır. Taslak bu haliyle eğitim camiasına yapılmış büyük bir hakaretten öte gitmeyecektir. Düşünün ki hastane de muayene yapan doktora döner sermaye verilmezken, aynı hastane de görevli memura döner sermaye verilmeye çalışılmaktadır.

Taslakta eğitimcilerimizin yılsonu ve başlarında yaptıkları seminer çalışmalarına ödenen ek ders sorununa çözüm getirilirken; Sınıf Öğretmenlerinin maaş karşılığının 15 saate düşürülmemesi de hala en büyük eşitsizlik dağı olarak durmaktadır. Sınıf Öğretmenlerimize “öğrenci sosyal ve kişilik hizmetleri” karşılığında 2 saat ek ders ödemesi öngörülmektedir. Eğitim kurumları Müdür Yardımcılarının genelde 18 saat olan ek ders ücretleri de 2 saat arttırılarak 20 saate çıkarılmıştır. Kısacası 2 şer saatle eğitimcilerimizin gözü boyanmaya çalışılmaktadır. Yani eğitimcilerimize sus payı verilmeye çalışılmaktadır. Heralde ağlayacak çocuğa şeker verme mantığıyla düşünülmektedir. Fakat 15 saat ücret alan ve eğitimci olmayan memurların ek dersleri tam 25 saat arttırılarak ya da hiç ek ders almayanlara 40 saat eklenerek ek dersleri 40 saat yapılmaya çalışılmaktadır. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi hayatında hiç derse girmedikleri ve giremeyecek oldukları halde! Anlaşılan o ki Milli Eğitim Bakanlığı bürokratları öğretmen ismini kullanarak kendilerinin ve memurların ek derslerini arttırmayı hedeflemektedirler.

Eğitimcilerimizin nöbet görevi gibi yorucu ve yıpratıcı bir işine dahi ek ders ücreti öngörülmemiştir. Hâlbuki taslağın gerekçelerinde bazı işlerin angarya olarak görüldüğünden bahsedilerek ek ders verilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Demek ki eğitimcilerimiz ücretsiz olarak sorumluluğu çok fazla olan nöbet görevini angarya olarak görmemektedirler. Sınav gözcülüğü görevinin ek dersi ücreti de 5 saatten 4 saate düşürülmüştür. Tam gün tam yıl eğitim uygulamalarından sorumlu Müdür Yardımcısı kavramına yasal düzenlemeler içinde maalesef biz rastlayamadık. Bir kurum tam gün tam yıl eğitim veriyorsa kurumun tüm personeli tam gün tam yıl eğitimden sorumludur. Böyle bir ifadenin kullanılmasının nedeni anlaşılamamıştır. Bu ifadenin kullanılması; perde arkasında başka niyetlerin bulunduğunu ya da taslağı hazırlayanların konu hakkında yetersiz olduklarını göstermektedir. Buda taslak çalışmasının ciddiyetten uzak olarak hazırlandığının göstergesidir. Ayrıca tüm Türkiye’de torpillilerin yeri olarak bilinen Ar-Ge birimlerindeki öğretmenlere 27 saat ek ders verilerek adam kayırmacılığın, torpilin önü açılmaya çalışılmaktadır. Çünkü buralarda çalışacak eğitimciler için hiçbir seçim kriteri bulunmamakta, tamamen kişisel tercihlerle görevlendirmeler yapılmaktadır.

Eğitim kurumları arasında ek ders farkı yaratılarak bazı eğitim kurumlarına atanmak için sergilenen ayak oyunlarının oranı arttırılmıştır. İş barışının sağlanması için eğitim kurumları arasında ayrım yapılmamalıdır. Bunun içinde önerimiz tüm eğitim kurumlarının eğitimci çalışanlarına(ikili eğitime 5 saat fazla olmak üzere) müdürlerine haftada 30 saat, müdür başyardımcılarına haftada 29 saat, müdür yardımcılarına haftada 28 saat, öğretmenlerine de 20 saat ücret verilmesidir. Aslında en doğrusu ek ders ücretlerinin kaldırılarak maaşa yansıtılması ve emekli olan/olacaklarında bu ücretten yararlanmasının sağlanmasıdır.

Görüldüğü gibi Milli Eğitim Bakanlığının taslağı eğitimcilerimiz açısından fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Bu arada Milli Eğitim Bakanlığı taslakta hizmetli personelimize haftada 40 saat ek ders ücreti vermeyi unutmuştur. Bizden hatırlatması.
 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET