Öncekiler Sonrakiler

TÜRKİYE DOĞAL GAZ TİCARETİNDE MERKEZ OLMA ARAYIŞINDA

Doğal gaz konusunda Türkiye ve bölge yeni bir süreç yaşıyor. Türkiye dünyadaki doğal gaz çıkarılan ülkelerin merkezinde, dünyadaki gazın yüzde 60'tan fazlası bu bölgede bulunuyor. Yeni bulunan kaynaklar, rezervlerle birlikte bugün Türkiye gaz ticaretinde konum arayışında.

21 Nisan 2016 Perşembe 08:48
Türkiye Doğal Gaz Ticaretinde Merkez  Olma Arayışında

Türkiye Doğal Gaz Ticaretinde Merkez  Olma Arayışında

Doğal gaz konusunda Türkiye ve bölge yeni bir süreç yaşıyor. Türkiye dünyadaki doğal gaz çıkarılan ülkelerin merkezinde, dünyadaki gazın yüzde 60'tan fazlası bu bölgede bulunuyor. Yeni bulunan kaynaklar, rezervlerle birlikte bugün Türkiye gaz ticaretinde konum arayışında.


Kömür ve petrolden sonra temiz enerjinin ön plana çıkması, tercih edilmesi gaz üreten satan, tüketen ülkeler için yeni politikalar geliştirmesini zorunlu  hale getirmiştir.

 

Türkiye için gaz alanında kısa dönemde;
1- İran'a uygulanan ambargonun kalkması,
2- Azerbaycan'daki mevcut ve yeni kaynaklar
3- Irak gaz rezervi
4- İsrail gibi ülkelerin etkin bir piyasa oyunculuğu

Doğal gaz ticaretinde Türkiye'nin rolünü belirleyecek. 

Önümüzdeki dönemde bölgede barış ve istikrar sağlanabilirse bu kaynakların Türkiye merkezli ticaret kapasitesini arttırması bekleniyor. Ancak bu coğrafyanın istikrara kavuşamamasının başlıca sebeplerinden birisi enerji değil mi?


Azerbaycan ve Türkiye ortaklığındaki TANAP projesi, Azerbaycan Şah Deniz 2 sahasından çıkarılacak doğal gazın Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınmasını sağlayacak. BOTAŞ, TANAP boru hattında yüzde 30 payla doğal gazın transferinde söz sahibi, diğer taraftan TPAO Şahdeniz Projesi'ndeki kaynaklar üzerinde yüzde 19 pay oranıyla ortak. Böylece Türkiye, transit ülkeyi aşan merkez ülke olmak istediğini deklere ediyor.


İran Hazar Bölgesi'nde Türkmenistan ve kendi doğal gazını Asya pazarlarına satmak isterken, Türkiye AB ülkelerine taşınması üzerinde duruyor.


Önümüzdeki dönemde bu manada LNG terminalleri ve depolama öne çıkan konular arasında olacak. Yeni LNG terminallerin yapımı bekleniyor. Türkiye coğrafya avantajını fırsata dönüştürme konusunda politika arayışında.


Türkiye’nin enerjide merkez ülke olma durumunun bütün hatları ile analiz edilebilmesi adına, bölgedeki enerji arz eden seçilmiş bazı ülkelerle Türkiye’nin ilişkilerinin inceleyen SETA;

"Dünyanın zengin petrol ve doğalgaz rezervlerinin bulunduğu Ortadoğu, Asya ve Kafkasya bölgelerine komşu olan Türkiye, enerji alanında yıllar boyunca coğrafi konumunu avantaja çeviremeyen bir ülke olmuştur. Enerji kaynaklarına sahip ülkelere komşu olmasına rağmen Türkiye, jeopolitik konumundan faydalanmaktan ziyade içinde yaşadığı bölgenin maliyetini yüklenen bir pozisyonda kalmıştır. Enerji kaynaklarından yoksun olması nedeni ile kaynak ihtiyacını dış pazarlardan transfer eden Türkiye, büyüyen ekonomisi ile daha fazla enerji tüketmek durumunda kalmaktadır. Bu durum Türkiye’yi enerji konusunda dışa bağımlı bir ülke konumuna getirmiştir.

Türkiye’nin yüksek büyüme oranlarını yakaladığı son dönemlerde ortaya çıkan enerji ihtiyacını karşılamak adına enerji politikalarında da ciddi bir dönüşüm sürecine gidilmiştir. Bulunduğu bölgenin siyasi ve ekonomik karışıklıklarından kaynaklanan maliyetleri yüklenmek yerine, sahip olduğu coğrafi konumun avantajlarını fırsata çevirmeyi amaçlayan Türkiye, enerji politikalarının temel eksenini “enerji merkezi” olma hedefi üzerinden inşa etmeye başlamıştır. Bu bağlamda enerji ticaretinde işbirliklerin devam ettiği Rusya, Azerbaycan ve İran ile birlikte enerji kaynaklarını dış pazarlara transfer etmek isteyen Irak, Türkmenistan ve Doğu Akdeniz ülkeleri ile önemli proje ve işbirliklerine yönelik imzalar atılmıştır.

Türkiye’nin enerjide merkez ülke olma durumunun bütün hatları ile analiz edilebilmesi adına, bölgedeki enerji arz eden seçilmiş bazı ülkelerle Türkiye’nin ilişkilerinin incelenmesi gerekli görülmüştür. Ayrıca bu durum önümüzdeki süreçte Türkiye’nin enerji politikalarının şekillenmesinde de belirleyici olacaktır."

Analizinde bulundu.

Bakan Albayrak, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfınca (SETA) düzenlenen "Türki̇ye'ni̇n Enerjide Merkez Ülke Olma Arayışı" panelinin açılışında yaptığı konuşmada, Bakanlığa başladığı ilk günden bu yana Türkiye ve bölge için yeni bir sürece muhatap olunduğunu belirterek, bölgede enerji ihtiyacına dayalı çok farklı konular duyduklarını ifade etti.

Albayrak, Türkiye'nin lokasyon itibarıyla dünyadaki esas ana ham madde olan petrol ve doğal gaz coğrafyasının merkezinde yer aldığını ve dünyadaki petrol ve gazın yüzde 60'tan fazlasının bu bölgede bulunduğunu hatırlattı.

"En güvenilir oyuncu olmaya devam"

Albayrak, yeni süreç içerisinde Türkiye olarak ekonominin ana unsurlarından enerji noktasında resme bakıldığında, bugüne kadar yapılan katkının ötesinde bir süreçle karşı karşıya olunduğunun altını çizdi.

 Yeni bulunan kaynaklar, rezervlerle birlikte bugün birkaç sene öncesine kadar farklı bir noktada olunduğunu vurgulayan Albayrak, şunları kaydetti:

 "Meşhur bir deyiş var; 19. yüzyıl kömür, 20. yüzyıl petrol ve 21. yüzyıl gaz yüzyılı olacağından hareketle, özellikle son 10 yılda LNG piyasasında yaşanan gelişmeler ve dünyada yeni bulunan rezevlerle birlikte bölge coğrafyası, LNG piyasasının gelişimi özellikle ve özellikle COP21 sonrası temiz enerjiye dayalı yeni siyaset stratejisinin özelinde çok başka bir dönemle karşı karşıyayız. Enerjiyi üreten satan, tüketen ülkeler, acaba satıcı merkezli bir piyasadan alıcı merkezli bir piyasaya mı geçiliyor? Türkiye geçtiğimiz dönemde bugüne kadar her zaman tüm bu enerji ilişkisinde muhataplarıyla güvenilirliğini pekiştirmiştir. Petrol gaz ilişkilerinde, ticari noktada alıcı özelinde de istikrarlı haliyle, sözlerinin arkasında durmasıyla bugüne kadar hep bunu gerçekleştirmiştir. Bundan sonra da bölgedeki en güvenilir oyuncu olmaya devam edecektir. Buna hiçbir şüphe yok."

 "Ortadoğu'da yeni bir süreç başladı"

 Bugün petrol ve doğal gaz anlamında özellikle Ortadoğu'da yeni bir sürecin başladığını, İran'dan bahsedilen ölçüde ambargonun kalkmasına dayalı ciddi şekilde yeni bir döneme girildiğini belirten Albayrak, Azerbaycan'daki mevcut ve yeni kaynaklar ve bunların pazara gelmesi, Irak ve İsrail gibi ülkelerin daha etkin bir piyasa oyuncusu olmasından hareketle, çok başka bir süreçle karşı karşıya kalındığını anlattı.

 Albayrak, dünyada enerji arz güvenliğini konusunda Türkiye'nin bundan sonraki dönemde de bugün olduğu gibi mümkün olduğunca Türkiye ve bölgenin barış ve istikrarı noktasında enerjinin oynayabileceği bu önemli rolün farkında olarak her zamankinden daha çok katkı yapmak için çalışmaya devam edeceğini ifade etti.

K:SETA, TRTHABER


ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET