Öncekiler Sonrakiler

EMNİYET PERSONELİ ŞİKAYET SORUŞTURMA VE CEZA İŞLEMLERİ

Emniyet personeli şikayet işlemleri ile soruşturma süreci açıklanmaktadır.

20 Aralık 2010 Pazartesi 19:25
Emniyet Personeli Şikayet Soruşturma ve Ceza İşlemleri

Emniyet Personeli Şikayet Soruşturma ve Ceza İşlemleri           

 
1 ) ŞİKAYET, ADLİ VE İNZİBATİ İŞLEMLER
 
1-1) Memur Kimdir? Memur Tanımları:
Hukukumuzda çeşitli memur tanımlarına rastlanır. Anayasa , Devlet Memurları Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kendi yönlerinden memuru tanımlamışlardır.Bunlar içerisinde en geniş kapsamlı tanımlama Türk Ceza Kanunu tarafından yapılmış olanıdır.
 
a) Anayasaya Göre Memur:
1982 Anayasasının 128.nci maddesine göre “Devletin Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve kamu tüzel kişilerinin genel İdare esaslarına göre yürütülmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler memurlar ve diğer kamu görevlileri ile görülür.” Burada dikkati çeken nokta genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevlerin, memurlar dışında diğer kamu görevlileri eliyle de yürütülebileceği hususudur.
 
b) Devlet Memurları Kanununa Göre Memur:
Devlet Memurları Kanunun, Devlet Memuru şöyle tanımlanmıştır. “Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler” memurdur.(D.M.K. madde 4)
 
c) Türk Ceza Kanununa Göre Memur :
Türk Ceza Kanununun 279. Maddesine göre “Devamlı veya muvakkat, ücretsiz veya ücretli, ihtiyari veya mecburi olarak teşrii(yasama), idari veya adli bir amme vazifesi gören kimseler memur sayılır.”
Burada memur deyimi kullanılmasına rağmen Ceza Kanunu, bu maddesinde   memuru değil, geniş anlamda kamu görevlilerini tanımlamıştır.
 
1-2 ) Memurluk Mesleği
Türk Kamu Yönetiminde memurluk bir meslek olarak kabul edilmiştir. Bireyler ilgi ve yeteneğine göre belli bir düzeyde memurluk mesleğine girerler. Memurlar,kamu hizmetlerini sürekli çalışarak ve hizmet içinde yetişerek yürütürler, hizmet sürelerine ve becerilerine göre memurluk mesleğinde ilerlerler
Devlet Memurları Kanunu, devlet memurluğuna girmede ve yükselmede yeteneği esas almıştır.(D.M.K Md.3)
 
1-3 ) Memurlar Hakkında Disiplin Ve Ceza Koğuşturması
Memurların birlikte bulunmasının ve düzenli olarak çalışmasının sağlanabilmesi için uygulanan yaptırımlardan biri de disiplin cezalarıdır.Bir kurumda çalışan memurların, kurumun düzenini bozucu davranışlara karşı uygulanan yaptırımlara kısaca disiplin cezası diyoruz.Eğer memurun davranışı ayrıca ceza yasalarına göre bir suç oluşturuyor ise, bu suç için öngörülen ceza da uygulanır.
Bilindiği gibi ceza hukuku ile toplum düzenine aykırı davranışlar disiplin cezaları ile bir kurumun düzenine aykırı davranışlar cezalandırılır. Bazen bir tutum veya davranış, hem kurumun hem de toplumun düzenini bozabilir. Bu gibi durumlarda memur hakkında hem disiplin soruşturması , hem de ceza koğuşturması yapılır.
 
1-3 -a ) Disiplin Soruşturmasının Açılması
Disiplin soruşturmasının açılabilmesi için; Soruşturmayı haklı kılacak bir iddianın, şikayetin ve disiplin kusuru önceden belirlenmiş olan bir tutum ve davranışın mevcut olması ve bu bilgilerin soruşturma açmaya yetkili amirlere intikal etmiş olması gerekir, disiplin soruşturmalarının açılmasında ihbar da önemli yer oynamaktadır.Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bu konuda gönderilen ihbar veya şikayet mektuplarının büyük bir çoğunluğunda , ad, soyad, adres belirtilmemekte veya yanlış bilgiler verilmektedir.
Bu konuda kendi mensupların da mektup yazdığı gözlemlenmektedir. İsimsiz veya imzasız olarak gönderilen ihbar mektupları üzerinde soruşturma açılıp açılmayacağı hususu uygulamada tartışmaya açık bir husustur.3071 sayılı “Dilekçe Hakkının Kullanılmasına dair Kanun hükümlerine baktığımızda söz konusu kanunun 2. Maddesinde “Bu Kanunun
Türk Vatandaşlarınca Türkiye Büyük Millet Meclisine ve İdari Makamlara yapılan dilek ve şikayetler hakkındaki başvuruları kapsıyacağı hükmü yer almakla ve tüm kamu kurumu ve kuruluşlarında kanun hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirtilmektedir.
Kanunun 6. Maddesinde ise “verilen ve gönderilen dilekçelerden belli bir konuyu ihtiva etmeyenler, Yargı mercilerinini görevine giren konularla ilgili olanlar, 4. Maddede gösterilen şartlardan herhangi birini taşımayanlar,(bu şartlar dilekçe sahibinin adı, soyadı, imzası ,iş veya ikamet adresinin bulunması şartlarıdır.) incelenemezler” amir hükmü getirilmiştir.
 
1-3-b ) Disipline İlişkin Mevzuat Ve Disiplin Cezalarının Hukuki Dayanağı
Devlet Memurlarına ilişkin disiplin hükümleri esas itibari ile 657 sayılı kanunun 124-136 maddeleri arasında yer almıştır.
Ancak kamu kesimindeki bazı mesleklerin özellikleri sebebiyle bu hizmetlerde görevli personel için değişik mevzuatlarda cezalar düzenlenmiştir.657 sayılı Kanunun 125. Maddesinde”Özel Kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır” denilmektedir.Buna göre mensuplarımız işledikleri suçtan dolayı disiplin tüzüğümüzde belirtilen cezalar verilecektir. Ancak işlenen suçun tüzükte bulunmaması durumunda bu kanun hükümleri uygulanılacaktır. Devlet Memurları Kanununda yeralan tüm suçlara, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünde de yer verilmiştir. Bunun tek istisnası “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” hükmünü taşıyan Devlet Memurları Kanununun 125/E-g fıkrasıdır. Uygulamada disiplin tüzüğünde yer verilen zina, sarkıntılık gibi suçların yukarıdaki kanun maddesi hükmüne göre değerlendirildiği ve karar verildiği görülmekte, bu yönde verilen kararlar ilerde telafi edilmesi kolay olmayan bir takım hatalı uygulamalara yol açmaktadır.
 
1-3-c ) Soruşturma Açmaya Yetkili Makamlar
Disiplin soruşturması açmaya yetkili makamlar 24.10.1982 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren “Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin” 16. Maddesinde belirtilmiştir.Bu maddeye göre yetkililer İlde Vali, İl Emniyet Müdürü, Kaymakam ve İlçede Emniyet Müdürleridir.Merkezde ise bu makamlar Bakan ve Emniyet Genel Müdürüdür.
 
1-3-d ) Soruşturma Emrinin Verimesi
Soruşturmayı başlatmak için ortada belli bir sebebin bulunması gereklidir.Bu sebepler ihbar, şikayet, suç işlediğinin bizzat görülmesidir.
Disiplin soruşturmalarının kapsamı, 4483 sayılı kanun kapsamına giren soruşturmalardan daha dar olduğu için, bu soruşturmalar genellikle muhakkik aracılığı ile yapılır.Fakat konu önemli ve müfettiş teknik ve bilgisini gerektiren bir konu olduğunda soruşturmanın müfettişler aracılığı ile yapılması veya bu yöntemin talep edilmesi daha yerinde bir davranış olacaktır.
Soruşturma emri verilirken, soruşturma yapma yetkisi veren görevlinin,(muhakkikin) soruşturmada sanık durumunda bulunan görevliye veya görevlilere göre rütbece daha üstte bulunması hususuna özellikle dikkat edilmeli, zorunlu durumlarda aynı rütbede olan ancak, sanık memura göre daha kıdemli olan memurlara bu görev verilmelidir.Nitekim Danıştay 2. Dairesi 21.03.1979 tarih ve E:1979/277, K:1979/728 sayılı kararında “Memurlar hakkında yapılacak soruşturmanın, sanığın memuriyet görevinin daha üstünde veya ona eşit düzeyde bulunan bir memura yaptırılması gerekir” şeklinde karar verilmiştir.
Daha önce de belirtildiği gibi disiplin soruşturmalarında muhakkik veya müfettişler soruşturma emrini veren makamın yetkilerini kullanırlar.Söz konusu iddia ve olay bir ilde ya da ilçe sınırlarında cereyan etmiş ise o sınırlar içinde soruşturmanın tamamlanması imkanı varsa soruşturmanın muhakkik eliyle , birden fazla ili kapsaması halinde ise müfettiş marifetiyle yapılmasında fayda vardır.Soruşturmanın muhakkik ya da müfettişe yaptırılmasında başka hususlar göz önüne alınmalıdır.Aynı ilde sanıkla görev yapan muhakkikin duyduklarından ve üstlerinin konu ile ilgili düşünce ve görüşlerinden arzu etmesede etkilenmesi mümkündür.
 
1-3-e ) Soruşturma Açılması, Yapılması Ve Karara Bağlanmasında Gözönünde Bulundurulacak Hususlar 
1)      Soruşturma emrinin, soruşturma açmaya yetkili amir tarafından usulüne uygun olarak verilip verilmediği, İhbar veya şikayetçinin doğru adres verip vermediği, adı, soyadı araştırılır.
2)      Şikayet sonucu soruşturma emri verilmişse şikayetçinin dilekçe ve altındaki imzasının kendisine ait olup olmadığı ve şikayet konularının doğruluğu tutanakla tespit edilir.
3)      Soruşturma emrindeki konular maddeler halinde belirlenir.
4)      Soruşturma emri kapsamındaki personel tespit edilir.
5)      Suç tarihinin tespit edilmesi, bu tarih itbariyle af kanununa girip girmediği veya zaman aşımına uğrayıp uğramadığı araştırılır.
6)      İddialarla ilgili olarak daha önce soruşturma yapılıp yapılmadığı, bu konuda karar organlarınca bir karar verilip verilmediği araştırılır.
7)      İşlendiği iddia edilen suçun 4483 sayılı kanun hükümlerine girip girmediği,
8)      Soruşturmanın olayda taraf olmayan kişiye yaptırılması,
9)      Takibi izin veya şikayette bulunulmadan soruşturma yapılmaması,
10) Müşterek ve murtabit suçlarda astın üste tabi olması esas olduğundan bu nevi suçlarda veya çeşitli sınıflara mensup memurlar hakkında soruşturmanın müşterek yapılması,
11) Soruşturmacıların aldıkları ifadelere ait zabıtları ve tanzim ettikleri raporları imza etmeleri,
12) Tanık ve bilirkişilerin yerinde dinlenmesi ve yemin ettirildiklerinin ifade ve bilirkişi zaptında açıklanması, sanık ifadelerinin yeminsiz alınması,
13) Soruşturmaların ihbar ve iddialara paralel olarak yapılması, her maddeye ait delillerin fezlekede ayrı ayrı tahlil ve münakaşa edilmesi, kararın da soruşturma ve fezlekeye uygun olarak verilmesi
14) Darp, yaralama ve müessir fiil suçlarında mağdurun kesin raporun alınarak soruşturma dosyasına konulması,
1-3-f ) Disiplin Cezalarında Zaman Aşımı
Emniyet Teşkilatında görevli bazı personelin işlemiş olduğu disiplin suçları nedeniyle, disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğratıldığı,ilgili kanun hükümlerine uyulmadığı görülmüştür.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 127. Maddesinde disiplin cezası vermeyi gerektiren fiil ve halleri işleyenler hakkında bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;Uyarma, kınama, aylıktan kesme, kısa süreli durdurma ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,
Meslekten ve Memurluktan çıkarma cezalarında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı,
Disiplin cezasını gerektiren fiili ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde de ceza verme yetkisinin zaman aşamına uğrayacağı belirtilmiştir.
Soruşturma tamamlandıktan sonra dosyanın ilgili birime gönderilmesi, savunmasının alınması, yetkili kurulun toplanması ve bir karar verilmesine kadar geçecek sürelerde göz önüne alınmalıdır.
İnceleme ve soruşturma gereksiz yere uzatılmadan ilgili birime gönderilmelidir.
 
1-3-g ) Disiplin Soruşturma Raporu Örneği
Suç
Suç yeri
Sanık
Tanık
Suçun sübut delilleri
Soruşturma emri
Soruşturmaya başlama tarihi
İfade özetleri
İnceleme ve tahlil
Netice ve kanaat kısmı
1-3-ğ ) Karar Vermeye Yetkili Makamlar
a) İl Polis Disiplin Kurulları (3201 Ek Madde 4/A)
Emniyet işleriyle görevli Vali Yardımcısı(Başkan)
İl Hukuk İşleri Müdürü (bulunmadığı durumlarda Valinin il İdare Şube Başkanlarından biri)
Emniyet Müdürü veya görevlendireceği Müdür Yardımcılarından biri, Müdür Yardımcısının bulunmadığı durumda İl Emniyet Müdüründen sonra gelen en yüksek rütbeli,rütbelerde eşitlik varsa daha kıdemli, Personel ve Asayiş Şube Müdürü Verebileceği Cezalar(3201 Ek Madde 5/A)
Kuruldukları İl Emniyet kadrosundaki Polis Memurları, çarşı mahalle bekçileri ile atanmaları il makamına ait personele bütün cezalarını, Komiser Muavini, Komiser ve Başkomiserlere meslekten çıkarma cezası dışındaki diğer disiplin cezalarını vermeye yetkilidir.                                                     
İl Polis Disiplin Kurulunun Polis Memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları Valinin ,Polis Memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası kararları Valinin önerisi Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü Bakanın onayıyla kesinleşir.(3201 Ek madde 7)
b) Öğretim Ve Eğitim Kurulları Polis Disiplin Kurulu
Kurum Müdürünün Başkanlığında aynı kurumda görevli personel arasında en yüksek rütbeli, rütbelerde eşitlik durumunda en kıdemli üç (3) amir ile aynı kurumdaki öğretmenler arasından Emniyet Genel Müdürünce geçilen bir kişinin katılması ile kurulur.
Verebileceği Cezalar(3201 Ek Madde 5/B)
Kurum kadrosundaki görevli Polis Memuru ile kurumdaki öğretim gören Polis Memuru ve adaylarına bütün disiplin cezalarını
2- Kadro derecesi (5) ve daha aşağı olanlardan öğretim ve eğitm kurumunda görevli Emniyet Teşkilatında Emniyet Hizmetleri Sınıfı dışındaki diğer sınıflardaki personel hakkında disiplin cezalarını verebilir. Meslekten Çıkarma dışındaki kararlar Emniyet Genel Müdürlüğünün Onayı ile Meslekten Çıkarma kararları Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunu görüşü ve Bakanın Onayı ile kesinleşir.
c) Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu
Personel işleri ile görevli Genel Müdür Yardımcısının Başkanlığında, Personel Daire Başkanı , Polis Teftiş Kurulu Başkanlığınca görevlendirilecek bir müfettiş ,Genel Müdürlükçe seçilecek bir Daire Başkanı, Hukuk Müşavirliğine bağlı Şube Müdürleri arasından Genel Müdür tarafından görevlendirilecek bir Şube Müdürünün katılmasıyla kurulur.
Verebileceği Disiplin Cezaları
Genel Müdürlük, İl Öğretim ve Eğitim Kurumları kadrolarındaki 8. meslek derecesinden 5. meslek derecesine kadar (bu derece dahil) olan personele meslekten çıkarma cezası dışında kalan disiplin cezaları, İl Emniyet kadrosunda görevli Komiser Yardımcısı , Komiser ve Başkomiserler hakkında meslekten çıkarma cezasını, Genel Müdürlük Merkez Kuruluşu,Öğretim ve Eğitim kadrolarındaki Komiser Yardımcısı, Komiser, Başkomiserler ile Genel Müdürlük Merkez Kuruluşunda görevli Polis Memurları hakkında bütün disiplin cezaları, Emniyet Teşkilatında Emniyet Hizmetleri sınıfı dışındaki diğer hizmet sınıflarından Genel Müdürlük merkezde görevli olanlardan kadro derecesi 5 ve daha aşağı olanlar hakkındakı disiplin cezalarını, İl Öğretim ve Eğitim Kurumlarında görevli Emniyet Hizmetleri sınıfı dışındaki diğer hizmet
sınıflarındaki personelden 5 ve daha yukarı kadro derecesinde bulunanlara ait cezalarını verebilir. Meslekten çıkarma dışındaki kararları Emniyet Genel Müdürünün onayı, Meslekten çıkarma kararları Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile kesinleşir.
d) Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu
Emniyet Genel Müdürü’nün Başkanlığında, Bakan tarafından görevlendirilecek iki Genel Müdür Yardımcısı, Polis Teftiş Kurulu Başkanı ve birinci Hukuk Müşavirinin katılmasıyla kurulur.
Genel Müdürlük,İl Öğretim ve Eğitim kurumları kadrolarındaki 8.meslek derecesinden 5.meslek derecesine (bu derece dahil) kadar olan personel hakkındaki meslekten çıkarma cezasını, Genel Müdürlük , İl Öğretim ve Eğitim Kurumu kadrolarındaki 4.ve 3.meslek derecelerinde bulunan personel hakkında meslekten çıkarma cezası dışında kalan diğer disiplin cezalarını,
Genel Müdürlük Merkez Kuruluşunda görevli Emniyet Hizmetleri Sınıfı dışındaki diğer hizmet sınıflarındaki personelden kadro derecesi 5 ve daha yukarı olanlara disiplin cezası vermeye yetkilidir.
Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun karaları Bakan tarafından onaylanır.
e) Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu
Bakanlığımız Müsteşarının Başkanlığında, Bakanlık Teftiş Kurulu Başkanı, Baş Hukuk Müşaviri, Müsteşar tarafından seçilen iki Genel Müdür ve Personel Genel Müdüründen oluşur.
Emniyet Hizmetleri Sınıfında bulunanlardan 1 ve 2 meslek derecesinde bulunanlar hakkında Disiplin Cezası belirlemeye, Genel Müdürlük ,İl Öğretim ve Eğitim kadrolarındaki 3 ve 4 meslek derecesinde olan personel için meslekten çıkarma cezası, Emniyet Teşkilatı mensupları hakkında hangi sınıf ve derecede olursa olsun Devlet Memurluğundan çıkarma cezası vermeye yetkilidir.Onay makamı yoktur.
 
d) Uyuşmazlık
1-İl Polis Disiplin Kurulunca verilen ve Vali tarafından uygun görülmeyen kararlar Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca,
Genel Müdürlük Merkez Disiplin Kurulu ile Öğretim ve Eğitim Kurumlarındaki Polis Disiplin Kurulunca verilen ve Emniyet Genel Müdürü tarafından uygun görülmeyen kararlar Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır.

2-İl Polis Disiplin Kurulu , Öğretim ve Eğitim Kurumu, Disiplin Kurulu ve Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunca verilen Meslekten Çıkarma Kararlarını inceleyen Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu uygun görüş belirtmez ise , dosya Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır.               

3-Başkandan kendisine onay için sunulan ihraç dosyaları ile ilgili Disiplin Kurulu Kararlarını uygun görmediği takdirde , konu Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca karara bağlanır.

1-3-h ) Disiplin Cezalarına İtiraz
Disiplin Amirleri tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına itiraz varsa bir üst disiplin amirine yoksa disiplin kurullarına yapılabilir.(657, madde 135) Süre kararın ilgiliye tebliğinden itibaren 7 gündür.Bu süre içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.(md.136)
İtiraz halinde itiraz mercileri kararı gözden geçirerek verilen cezayı aynen kabul edebilecekleri gibi hafifletir veya tamamen kaldırabilirler.İtiraz edilmeyen veya itiraz üzerine verilen kararlar kesin olup , bu kararlar aleyhine idari yargı yoluna gidilemez.İtiraz mercileri itiraz dilekçesi ve dosya kendilerine geldiği tarihten itibaren 30 gün içinde karara bağlamak zorundadırlar. Bu şekilde kaldırılan kararlar sicilden silinir.(DMK 136)
 
1-3-ı ) Disiplin Cezalarının Sicilden Silinmesi
Memurluktan veya meslekten çıkarma cezalarının dışında başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olanlar hakkında, uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından başlayarak 10 yıl geçtikten sonra atamaya yetkili amirine başvurarak cezaların sicilden silinmesini isteyebilirler.
İlgilinin yukarıda belirtilen süre içindeki davranışları bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse karar verilir ve dosyasına işlenir.
 
1-3-j ) Resen Cezalar (3201 Ek Mad.9)
Emniyet Teşkilatında bulunanlara doğrudan doğruya disiplin cezası vermeye yetkili olanlar aşağıda gösterilmiştir.
 
A ) İçişleri Bakanı:
3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 12.maddesinde belirtilen 3.meslek derecesi (bu derece dahil) ve aşağı meslek derecesinde bulunan Emniyet Teşkilatı personeline uyarma, kınama,aylık kesme cezası,
 
B ) Emniyet Genel Müdürü Ve İl İdaresi Kanununda Verilen Yetkiler Saklı Kalmak Şartıyla Valiler:
Başkomiserler ve aynı meslek derecesinde ve daha aşağı meslek derecesinde bulunan Emniyet Teşkilatı personeline uyarma,kınama ve 10 günlüğe kadar aylık kesimi cezası,
 
C ) İl Emniyet Müdürleri, Polis Enstitüsü Müdürü, Polis Eğitim Ve Öğretim Kurumlarının Müdürleri Ve Kaymakamlar:
Başkomiserler ve aynı meslek derecesinde ve daha aşağı meslek derecesinde bulunan Emniyet Teşkilatı personeline uyarma,kınama ve 3 günlüğe kadar aylık kesimi cezası,
 
D ) İlçe Emniyet Müdürleri,Emniyet Amirleri Ve Komiserleri:
Birinci derecede sorumlu olarak görev yaptıkları yerlerde olmak koşulu ile polis memurlarıyla eşiti meslek derecelerinde bulunan Emniyet Teşkilatı personeline uyarma ve kınama cezası vermeye yetkilidir.
1-3-k ) Resen Verilen Cezalara Karşı İtiraz 
T.C.Anayasasının 129.maddesinde “Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz “ hükmüne yer verilmekte, bu ifadeden de uyarma ve kınama cezalarının yargı denetimi dışında tutulacağı anlaşılmaktadır.
657 sayılı Kanunun 135.maddesine göre “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz varsa bir üst amirine yoksa disiplin kuruluna yapılabilir.”
E)Bu itiraz süresi 7 gündür. Bu süre içerisinde itiraz edlmeyen cezalar kesinleşir. Buna göre Emniyet Teşkilatında görevli personelden resen ceza almış olanlar:
a) İlçe Emniyet Müdürleri, Amirleri ya da Komiserlerin vermiş oldukları resen uyarma ve kınama cezalırı ile ilgili kararın kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde bir üst disiplin amiri olan İl Emniyet Müdürüne itiraz edebilmektedir.İl Emniyet Müdürü bu cezayı aynen benimseyebilir, hafifletir veya tamamen kaldırabilir.
b) Kaymakamlar tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı 7 gün içinde il valisine itiraz edilebilir.
c) İl Emniyet Müdürlerinin, Eğitim ve Öğretim Kurumları Müdürlerinin ve Polis Akademisi Başkanlarının kendi mahiyetindeki görevlilere resen verecekleri uyarma ve kınama cezalarına itiraz bir üst disiplin amiri olan Emniyet Genel Müdürüne yapabilir.
d)Emniyet Genel Müdürü ve Valilerin verdikleri uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde bir üst amir olan İçişleri Bakanına yapılabilir.
 
Dünyadaki tüm ülkelerin önemli bir kısmı memurlar için özel bir yargılama yöntemi benimsemiştir.
Bu ülkelerde idare ya memurlar için soruşturma yapılması için izin verir ya da memurlar hakkında soruşturma yapar ,memurları yargılar.Bununla memurlar görevlerini yaparken her türlü korku ve endişeden uzak tutulmaları yoluyla kamu hizmetlerini düzenli ve gerektiği biçimde yürütülmesinin sağlanması istenmiştir.Türkiye’de bu soruşturma sistemi benimsenmiştir.
Yani idari göreve ilişkin suçlardan ötürü memur hakkında gerekli soruşturma yapıldıktan sonra bazı yetkililer adli mahkemelerde yargılanma yapılıp yapılmayacağına karar vermekte, ancak bütün bunlardan sonra suçlu bulunan memur adli mahkemelerde yargılamaktadır.
Memura karşı işlenen suçlar , diğer kişilere karşı işlenen suçlardan daha ağır ceza görür.Buna karşılık memurlar da görevle ilgili suçlardan dolayı daha ağır bir cezaya uğrar.Kısaca memurluk Ceza Hukuku açısından ağırlaştırıcı bir etkendir.
Devlet Memurları Kanunu, memurların görevleri ile ilgili ya da görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı ceza kovuşturması yapılmasını,hakkında ceza davası açılmasını özel kurallara bağlamıştir.
D.M.K nun 24.maddesine göre “Devlet Memurlarının görevleri ile ilgili ve görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması ve haklarında dava açılması özel hükümlere tabiidir.”
 
Memurların suç işlemesi durumunda haklarında ceza kovuşturması üç biçimde yapılmaktadır.
2-1 ) Genel Kurallara göre:
Memurun diğer kişiler gibi suç işlemesi durumunda, soruşturma ve yargılama işlemleri adalet yargı mercileri tarafından yapılır.Bu gibi durumlarda memurlar için ayra bir düzenlemeye gidilmemiştir.Haklarında genel kurallara göre kovuşturma yapılır.
2-2 ) 3628 sayılı Mal Bildiriminde bulunulması, rüşvet ve yolsuzlukla mücadele kanunu:
         Bu Kanun yürürlüğe girdiği 19.04.1990 tarihinde 2871 sayılı Eski Kamu Görevlileri ile ilgili Mal Bildirimi Kanunu ile 1609 sayılı “Bazı cürümlerden dolayı memurlar ile sanıkları hakkında Takip ve Muhakeme Usulune dair kanun yürürlükten kaldırılmıştır.
2-3 ) 4483 sayılı Memurlar ile Diğer Kanun Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun:
Memurun görevle ilgili bir suç işlemesi durumunda memur hakkında ceza kovuşturmasının başlatılması ve yürütülmesi özel bir yönteme bağlanmıştır.Ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra memur adli yargıda yargılanır. Anayasa Mahkemesi 1967 yılında bu kanunun Anayasaya aykırı olmadığı yönünde karar vermiştir.
4483 sayılı kanunun 1.maddesinde bu kanunun amacı memurlar ile diğer kamu görevlileri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirtmek ve izlenecek usulü düzenlemektir hükmü getirilmiştir.
Bu madde memurların yargılanmasına ilişkin yasanın kapsamını belirtmektedir.Bu maddeye göre yasanın uygulanabilmesi için;
a)      Hakkında soruşturma yapılan memur olması,
b)     Memurun suç işlemesi,
c)      Bu suçun memurun görevinden doğması gerekir,
Memurun yargılanmasına ilişkin yasa kapsamına giren memurları saptamak zordur. Bunun nedeni, yasanın herhangi bir memur tanımı içermesi ve günümüz devletin yüklendiği yeni hizmetleri gerektirdiği görevlerin değişik niteliklerinin klasik memur tanımlarını geçersiz kılmasıdır.
Memurların yargılanmasına ilişkin yasanın ikinci uygulanma koşulu memurun suç işlemesidir. Suç, Ceza Hukukumuzda da benimsenen tanıma göre “Hukuki davanın cezalandırdığı”olaydır.
(4483 sayılı kanun ve kanunun uygulanmasına yönelik İçişleri Bakanlığı Yönergesi bölümün sonundadır.)
 
Suçun Öğeleri Şunlardır;
 
Suçun yasal öğesi: Eylemin ceza yasasında bulunan tanıma uygun olanıdır.Suç sayılan eylemin yasayla tanımlanması şarttır.
 
Suçun Maddi öğesi: Yasanın yasakladığı, yapılmamasını istediği bir davranışın yapılması, yapılmasını istemediği bir
davranışın yapılmamasıdır.(Mal bildiriminde bulunması kanuni bir zorunluluktur,bulunmaması suç unsuru doğurur.)
 
Manevi öğe: Anlama ve isteme yeteneğine sahip kimsenin
eyleme kusurlu iradesini katması yani maddi hareketin suçlu tarafından bilerek ve isteyerek yapılmasıdır.
Suçun memurun görevinden doğması veya görevini yaparken işlemesi gerekir.
Görevden doğan suç, yalnız memur tarafından ve memuriyet görevi nedeniyle işlenebilen suçlardır. Memur olmayan omayan kişiler bu suçu işleyemez ancak; işlenmesine katılabilirler. Memurluk görevini kötüye kullanmak, savsaklamak , rüşvet almak örneklerinde olduğu gibi bu tür suçlarda, görev ile işlenen suç arasında kopmaz bir bağ vardır.
Devlet Memurları çalışma saatleri içinde ve çalışma yerinde bulundukları sürece görevde sayılır.Bu sırada dövmek ve hakaret etmek gibi davranışlar görev suçunu oluşturur. Memurların görevinden doğan veya görevini yaparken işlediği tüm suçlar memurların yargılanmasına ilişkin yasa kapsamında değildir.Bazı yasalar bir takım suçları adı geçen yasanın yargılama alanı dışına çıkarmışlardır.Bunlar;
3628 sayılı Mal Bildiriminde bulnulması, rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele kanunu: Kanunun 17.maddesinde “Bu kanunda yazılı suçlarla irtikap, rüşvet,ihtilas,zimmete para geçirme, görev sırasında veya görevinden dolayı kaçakçılık , resmi ihale alım satımlara fesat karıştırma , devlet sırlarının açıklanması ve açıklanmasına sebebiyet verme suçlardan veya bu suçlara iştirak etmekten sanık olanlar hakkında ,Memurun Muhakematı Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz” denilmektedir.Bu suçları işleyen memurlar hakkında aynı yasanın 19.maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcılığınca kovuşturma yapılacağı hükme bağlanmıştır.
 
C.MU.K.154 :Yasalar çerçevesinde Cumhuriyet Savcılıkları tarafından kendilerine yüklenen adli görevlerin yapılmasında kötüye kullanma ve savsaklamaları görülen devlet memurları hakkında da M.M.H.K. hükümleri uygulanmaz.
3-İcra ve iflas yasasının 357.maddesinde “İcra devresince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirleri derhal yapmaya ve neticesini geciktirmeksizin icra dairesine bildirmeye ilgililer mecburdur.Bu kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılığınca Doğrudan takibat yapılır.
4-Atatürk aleyhine işlenen suçlar.
5-Seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında yasa.
6-Askeri Mahkemelerin kuruluş ve yargılama usulü yasası
7-Milli Korunma Kanunu Hükümleri.
3-1 ) Görev Uyuşmazlığı
a) Olumlu Görev Uyuşmazlığı: Birden fazla mercilerin belli bir işi göremeye kendilerini yetkili kılmaları halidir.Diğer bir anlatımla memurun işlediği suçun vasfı bakımından hem yetkili makam hem de mahkemelerin kendisini görevli saydığı durumdur. Bu işin çözümü yargıtay ceza kuruluna aittir.
b) Olumsuz Görev Uyuşmazlığı: Gerek yetkili makam ve gerekse mahkemenin, görevin görevin kendilerine ait olmadığını ve diğerinin görevli olduğunu kabul etmeleri halidir.Bu uyuşmazlığıda yargıtay ceza kurulu çözer.
3-2 ) Yetki Uyuşmazlığı
4483 sayılı kanunun yetkili makamların kendi aralarında düşebilecekleri uyuşmazlık türüdür Bu uyuşmazlığı da Danıştay çözümleyecektir.
 
4) ZABITA AMİRLERİ HAKKINDA HAKİMLER KANUNUNA GÖRE YAPILAN İŞLEMLER:
Adli görevin ifası sırasında veya icra ve iflas kanununun uygulanması sırasında İl Emniyet Müdürleri, İlçe Emniyet Amirleri, İlçe Emniyet Komiserleri veya bunların vekillerinin suç işlemeleri halinde 2802 sayılı Hakimler ve Savcıler Kanunu hükümleri uygulanır.
 Adli görevin ifası sırasında suç işleyen ilçe zabıta amiri hakkında, o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan ön soruşturma sonunda bazı deliller elde edilir ise, savcılıkça hazırlık evrakın düzenlenecek fezlekeye bağlandıkları sonra hakkında Hakimler ve savcılar Kanununa göre işlem yapmak üzere İl Cumhuriyet Savcılığına veya Adalet Bakanlığına gönderir.
Eğer evrak İl Cumhuriyet Savcılığına gönderilir ise , buradan evrak doğruca Adalet Bakanlığına gönderilir.Adalet Bakanlığı evrakı inceler, gerek görür ise evrakı aynı İl Cumhuriyet Savcısına tahkikat yapmak üzere iade eder. 
İl Cumhuriyet Savcısı tarafından yeniden soruşturma yapılarak zabıta amiri hakkında düzenlenen evrak fezlekeye bağlanıp tekrar Adalet Bakanlığına gönderilir.Bakanlıkça incelenen dosya zabıta amirinin görev yaptığı ilçe dışındaki o İle bağlı olup Ağır Ceza Mahkemesi bulunan başka bir ilçe Cumhuriyet Savcılığına gönderilerek iddianame düzenlenip dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi istenir Savcılıkça düzenlenen iddianeme üzerine dosya mahkemeye intikal ettirilir.
İlgili Maddeler
MADDE 82-Hakim ve Savcıdan görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçları, sıfat ve görevleri gereğince uymayan tutum ve davranışları nedeniyle haklarında inceleme ve soruşturma yapılması Adalet Bakanlığının iznine bağlıdır.
MADDE 87-Hakim ve Savcılar hakkında tamamlanan soruşturma evrakı Bakanlık Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilir. Bu Genel Müdürlük tarafından yapılacak inceleme sonucunda düzenlenecek düşünce yazısı üzerine kovuşturma yapılmasına veya disiplin cezası uygulanmasına gerek olup olmadığı Bakalıkça takdir edilerek evrak ilgili mercilere tevdi olunur veya işlemden kaldırılır.
MADDE 89- “Hakim ve Savcılar hakkında görevden doğan veya görev sırasında işledikleri suçları nedeniyle kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde evrak,Adalet Bakanlığınca ilgilinin yargı çerçevesinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesine, en yakın Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına; Adalet Bakanlığı Merkez Kuruluşunda görevli Hakim ve Savcılar hakkındaki evrak ise Ankara Cumhuriyet Savcılığına gönderilir.”
5 ) DEVLET MEMURLARININ GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILMASI
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun memurların görevden uzaklaştırılması, hakları ve göreve başlatılmalarına ilişkin maddeler:
 
MADDE 137- Görevden uzaklaştırma , devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek devlet memurları hakkında alınan ihtiyadi bir tedbirdir.
Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.
 
 
 
MADDE 138- Görevden uzaklaştırmaya yetkililer şunlardır:
Atamaya yetkili amirler:
Bakanlık ve Genel Müdürlük Müfettişleri
ü İllerde valiler,
ü İlçelerde Kaymakamlar(İlçe İdare Şube Başkanları hakkında valinin muvafakatı şarttır.)
ü Valiler ve kaymakamlar tarafından alınan görevden uzaklaştırma tedbiri memurun kurumuna derhal bildirilir.
 
MADDE 139- Görevinden uzaklaştırılan devlet memurları hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır. Memur görevden uzaklaştırıldıktan sonra memur hakkında derhal soruşturmaya başlamayan, keyfi olarak veya garez veya kini dolayısıyla bu tasarrufu yaptığı, yaptırılan soruşturma sonunda anlaşılan amirler, hukuki, mali ve cezai sorumluluğa tabidirler.
 
MADDE 140- Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan devlet memurları da 138.maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler.
 
MADDE 141-Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya göz altına alınan memurlara bu süre içinde aylıkların 2/3’ü ödenir.Bunlar kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler.
 
MADDE 142-Soruşturma sonunda disiplin yüzündün memurluktan çıkarma veya cezai bir işlem uygulamasına lüzum kalmayan devlet memurları için alınmış olan görevden uzaklaştırma tedbiri 138.maddedeki yetkililerce (Müfettişler tarafından görevden uzaklaştırılanlar hakkında atamaya yetkili amirlerce) derhal kaldırılır.
Görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırmayan görevli hakkında 139.madde hükmü uygulanır.
 
MADDE 143-Soruşturma veya yargılama sonunda yetkili mercilerce:
a.Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler,
b.Yargılamanın Men’i veya beraatine karar verilenler,
c. Hükmünden evvel haklarında kovuşturma genel af ile kaldırılanlar,
d.Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmayacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler.
Bu kararın kesinleşmesi üzerine haklarında görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır.
 
MADDE 144-140 ve 142.maddelerle,143.maddenin a,b,c fıkrala- rında yazılı olanlar hakkındaki görevden uzaklaştırma tedbiri devlet memurunun soruşturmaya konu olan fiilerinin,hizmetlerirnin devama engel olmadığı hallerde her zaman kaldırılabilir.
 
MADDE 145- Görevden uzaklaştırma;bir disiplin kovuşturmasının icabında olduğu takdirde en çok 3 ay devam edebilir.Bu süre sonunda hakkında karar verilmediği takdirde memur görevine başlatılır.
“Bir ceza kovuşturması icabından olduğu takdirde görevinden uzaklaştırmaya yetkili amir (müfettişlerin görevden uzaklaştırdıkları memurler hakkında atamaya yetkili amir)ilgilinin durumunu her iki ayda bir inceleyerek görevine dönüp dönmemesi hakkında bir karar verir ve ilgiliye yazı ile tebliğ eder” denilmektedir.
Görevden uzaklaştırma konusunda teşkilatımızda doğan tereddütler şöyle sıralanmıştir.
Bir disiplin soruşturması nedeniyle görevden uzaklaştırma tedbiri kanunun 145.meddesine göre en fazla 3 ay devam edebilir.Ancak görevden uzaklaştırma tedbiri meslekten çıkarmayı gerektirebilecek bir disiplin suçu nedeniyle alınmışsa bu tedbir 3201 sayılı E.T.K nın Ek 8. Maddesine istinaden soruşturma dosyası karara bağlanana kadar uzatılabılir.
Kanunun 137.maddesine göre bu tedbir, memurun görevi başında kalmasında sakınca bulunan hallerde uygulanacaktır. Ama uygulanmada görevden uzaklaştırma tedbirinin her türlü suçta alınabildiği gözlenmektedir.
 
Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya göz altına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının 2/3 ödenir.Bu gibiler bu kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler.
143.madde de sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarından kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.
Görevden uzaklaştırılan memur emeklilik hakkından yararlanmaya devam edeceğinden, keseneklerinin,T.C Emekli Sandığına gönderilmesi gerekir.Keseneğe esas aylık ,5434 sayılı yasaya göre 2/3 aylık tutarı değil,memurun esas aylığının yarısıdır.
Bu durumda memur , aile yardımı , çocuk yardımı, doğum ve ölüm yardımı, yakacak yardımı,tedavi yardımı,cenaze giderleri yardımından herhangi bir kesintiye tabi tutulmadan faydalanacaktır.
İş riski ve iş güçlüğü yardımından 2/3 oranında faydalanacak, fazla mesai ücretinden yararlanamayacaktır. Ayrıca , memur konutta oturuyor ise konut yardımından faydalanacak ancak konutta oturma süresi dolmuş ise konutu tahliye edecektir.
Memur hakkında uzaklaştırma tedbiri kaldırılınca aylıklardan kesilmiş olan 1/3’ü kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde kendisine ödenecektir.
Kanunun bu maddesinde görevden uzaklaştırılan veya tutuklanan ile göz altına alınanların 2/3’nün ödeneceği belirtilmiş olduğundan, kesin mahkumiyet kararı alanların ve cezaları nedeniyle memuriyeti sona erdirilemeyenlerin cezalarını çekmek üzere cezaevinde kaldığı süre içinde kendilerine maaş ve diğer özlük haklarından ödeme yapılması konusunda bir hüküm bulunmadığından bu durumda olanlara ödeme yapılmayacaktır.
Memuriyetten men cezasının infazı sırasında da aynı uygulama yapılacaktır.Görevden uzaklaştırılan memur göreve başlatıldığında aylıklarının ödenip ödenmediği konusunu belirtir icmal bordrosunu mutlak suretle Bakanlığına gönderilecektir.
 
MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN
 
Kanun No: 4483        Kabul Tarihi: 02.12.1999        R.G. Yayım Tarihi: 04.12.1999
 
Amaç
MADDE 1- Bu Kanunun amacı, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirtmek ve izlenecek usulü düzenlemektir.
 
Kapsam
MADDE 2- Bu Kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır.
Görevleri ve sıfatları sebebiyle özel soruşturma ve kovuşturma usullerine tabi olanlara ilişkin kanun hükümleri ile suçun niteliği yönünden kanunlarda gösterilen soruşturma ve kovuşturma usullerine ilişkin hükümler saklıdır.
Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali genel hükümlere tabidir. Disiplin hükümleri saklıdır.
 
İzin Vermeye Yetkili Merciler
MADDE 3- Soruşturma izin yetkisi;
İlçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında kaymakam,
İlde ve merkez ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında vali,
Bölge düzeyinde teşkilâtlanan kurum ve kuruluşlarda görev yapan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında görev yaptıkları ilin valisi,
Başbakanlık ve bakanlıkların merkez ve bağlı veya ilgili kuruluşlarında görev yapan diğer memur ve kamu görevlileri hakkında o kuruluşun en üst idari amiri,
Bakanlar Kurulu kararıyla veya bakanlıkların merkez teşkilâtında görevli olup ortak kararla atanan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında ilgili bakan, Başbakanlık merkez teşkilâtının aynı durumdaki personeli hakkında Başbakan,
Türkiye Büyük Millet Meclisinde görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri ve yardımcıları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı,
Cumhurbaşkanlığında görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri hakkında Cumhurbaşkanı,
Büyükşehir belediye başkanları, il ve ilçe belediye başkanları; büyükşehir, il ve ilçe belediye meclis üyeleri ile il genel meclisi üyeleri hakkında İçişleri Bakanı,
İlçelerdeki belde belediye başkanları ve belde belediye meclis üyeleri hakkında kaymakam,merkez ilçelerdeki belde belediye başkanları ve belde belediye meclis üyeleri hakkında bulundukları ilin valisi,
Köy ve mahalle muhtarları ile bu Kanun kapsamına giren diğer memurlar ve kamu görevlileri hakkında ilçelerde kaymakam, merkez ilçede vali,
Yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzat kullanılır.
Yetkili Mercilerin saptanmasında, memur veya kamu görevlisinin suç tarihindeki görevi esas alınır.
Ast memur ile üst memurun aynı fiile iştiraki halinde izin, üst memurun bağlı olduğu merciden istenir.
OLAYIN yetkili mercie iletilmesi, işleme konulmayacak ihbar ve şikâyetler
MADDE 4- Cumhuriyet başsavcıları, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin bu Kanun kapsamına giren suçlarına ilişkin herhangi bir ihbar veya şikayet aldıklarında veya böyle bir durumu öğrendiklerinde ivedilikle toplanması gerekli ve kaybolma ihtimali bulunan delilleri tespitten başka hiçbir işlem yapmayarak ve hakkında ihbar veya şikayette bulunulan memur veya diğer kamu görevlisinin ifadesine başvurmaksızın evrakın bir örneğini ilgili makama göndererek soruşturma izni isterler.
Diğer makam ve memurlarla kamu görevlileri de, bu Kanun kapsamına giren bir suç işlendiğini ihbar, şikâyet, bilgi, belge veya bulgulara dayanarak öğrendiklerinde durumu izin vermeye yetkili mercie iletirler.
Bu Kanuna göre memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında yapılacak ihbar ve şikâyetlerin soyut ve genel nitelikte olmaması, ihbar ve şikâyetlerde kişi ve/veya olay belirtilmesi zorunludur.
Yukarıdaki fıkraya aykırı bulunan ihbar ve şikâyetler, Cumhuriyet başsavcıları ve izin vermeye yetkili merciler tarafından işleme konulmaz ve durum, ihbar veya şikâyette bulunana bildirilir.
 
Ön inceleme
MADDE 5- İzin vermeye yetkili merci, bu Kanun kapsamına giren bir suç işlendiğini bizzat veya yukarıdaki maddede yazılı şekilde öğrendiğinde bir ön inceleme başlatır.
Ön inceleme, izin vermeye yetkili merci tarafından bizzat yapılabileceği gibi, görevlendireceği bir veya birkaç denetim elemanı veya hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki memur ve kamu görevlilerinden biri veya birkaçı eliyle de yaptırılabilir. İnceleme yapacakların, izin vermeye yetkili merciin bulunduğu kamu kurum veya kuruluşunun içerisinden belirlenmesi esastır.
İşin özelliğine göre bu merci, anılan incelemenin başka bir kamu kurum ve kuruluşunun elemanlarıyla yaptırılmasını da ilgili kuruluştan isteyebilir. Bu isteğin yerine getirilmesi, ilgili kuruluşun takdirine bağlıdır.
Yargı mensupları ile yargı kuruluşlarında çalışanlar ve askerler, başka mercilerin ön incelemelerinde görevlendirilemez.
Ön inceleme ile görevlendirilen kişiler birden fazla ise içlerinden biri başkan olarak belirlenir.
 
Ön inceleme yapanların yetkisi ve rapor
MADDE 6- Ön inceleme ile görevlendirilen kişi veya kişiler, bakanlık müfettişleri ile kendilerini görevlendiren merciin bütün yetkilerini haiz olup, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa göre işlem yapabilirler; hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisinin ifadesini de almak suretiyle yetkileri dahilinde bulunan gerekli bilgi ve belgeleri toplayıp, görüşlerini içeren bir rapor düzenleyerek durumu izin vermeye yetkili mercie sunarlar. Ön inceleme birden çok kişi tarafından yapılmışsa, farklı görüşler raporda gerekçeleriyle ayrı ayrı belirtilir.
Yetkili merci bu rapor üzerine soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine karar verir. Bu kararlarda gerekçe gösterilmesi zorunludur.
 
MADDE 7- Yetkili merci, soruşturma izni konusundaki kararını suçu 5 inci maddenin birinci fıkrasına göre öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dahil en geç otuz gün içinde verir.Bu süre, zorunlu hallerde onbeş günü geçmemek üzere bir defa uzatılabilir.
Yetkili merci, her halde yukarıdaki fıkrada belirtilen süreler içinde memur veya diğer kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi konusunda karar vermek zorundadır.
 
Soruşturma izninin kapsamı 
 MADDE 8- Soruşturma izni, şikâyet, ihbar veya iddia konusu olaylar ile bunlara bağlı olarak ileride soruşturma sırasında ortaya çıkabilecek konuları kapsar.
Soruşturma sırasında izin verilen olay ve konudan tamamen ayrı veya farklı bir suç olarak nitelendirilebilecek bir fiil ortaya çıktığında, yeniden izin alınması zorunludur.
Suçun hukukî niteliğinin değişmesi, yeniden izin alınmasını gerektirmez.
İtiraz
MADDE 9-Yetkili merci, soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararını Cumhuriyet başsavcılığına, hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisine ve varsa şikâyetçiye bildirir.
Soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşı hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisi; soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara ise Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi itiraz yoluna gidebilir. İtiraz süresi, yetkili merciin kararının tebliğinden itibaren on gündür.
İtiraza, 3 üncü maddenin (e), (f), g (Cumhurbaşkanınca verilen izin hariç) ve (h) bentlerinde sayılanlar için Danıştay İkinci Dairesi, diğerleri için yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesi bakar.
İtirazlar, öncelikle incelenir ve en geç üç ay içinde karara bağlanır. Verilen kararlar kesindir.
 
İştirak halinde işlenen suçlar
MADDE 10- Bu Kanun kapsamındaki suçların iştirak halinde işlenmesi durumunda memur olmayan, memur olanla; ast memur, üst memurla aynı mahkemede yargılanır.
 
 
Soruşturma izninin gönderileceği merci
MADDE 11- Soruşturma izninin itiraz edilmeden veya itirazın reddi sonunda kesinleşmesi ya da soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı yapılan itirazın kabulü üzerine dosya, derhal yetkili ve görevli Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. İzin üzerine Cumhuriyet başsavcılığı, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ve diğer kanunlardaki yetkilerini kullanmak suretiyle hazırlık soruşturmasını yürütür ve sonuçlandırır.
 
Hazırlık soruşturmasını yapacak merciler
MADDE 12- Hazırlık soruşturması;
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, müsteşarlar ve Bakanlar Kurulu kararı ile atanan memur ve diğer kamu görevlileri ile büyükşehir belediye başkanları hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Başsavcıvekili,
Ortak kararla veya Başbakanın onayı ile atanan memurlar ve diğer kamu görevlileri, il ve ilçe belediye başkanları, ilçe idare şube başkanları hakkında il Cumhuriyet başsavcısı veya başsavcıvekili,
Diğerleri hakkında genel hükümlere göre yetkili ve görevli Cumhuriyet başsavcılığı, tarafından yapılır.
Hazırlık soruşturması sırasında hakim kararı alınmasını gerektiren hususlarda; (a) bendinde sayılanlar için Yargıtayın ilgili ceza dairesine, (b) bendinde sayılanlar için il asliye ceza mahkemesine, diğerleri için genel hükümlere göre yetkili ve görevli sulh ceza hakimine başvurulur.
 
Yetkili ve görevli mahkeme
MADDE 13- Davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkeme, 12 nci maddenin (a) bendinde sayılanlar için Yargıtayın ilgili caza dairesi, (b) bendinde sayılanlar için il ağır ceza mahkemesi, diğerleri için genel hükümlere göre yetkili ve görevli mahkemedir.
 
Vekillerin durumu
MADDE 14- Bu Kanunun uygulanmasında vekiller, asillerin tâbi olduğu usule tâbidir.
 
Cumhuriyet Başsavcılığınca re’sen dava açılacak haller
MADDE 15- Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkındaki ihbar ve şikâyetlerin garaz, kin veya mücerret hakaret için uydurma bir suç isnadı suretiyle yapıldığı hazırlık soruşturması sonucunda anlaşılır veya yargılama sonucunda sabit olursa haksız isnatta bulunanlar hakkında yetkili ve görevli Cumhuriyet başsavcılığınca re’sen soruşturmaya geçilir.
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlarda kamu davası açılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurma ve haksız isnatta bulunanlar hakkında genel hükümlere göre tazminat davası açma hakları saklıdır.
 
Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkata yapılan atıflar
MADDE 16- Kanunlarda Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkatın uygulanacağı belirtilen hallerde bu kanun hükümleri uygulanır.
Kanunlarda Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkatın uygulanmayacağı belirtilen hallerde genel hükümler uygulanır.
 
Değiştirilen hükümler
MADDE 17-22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesinin (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
d)-Teşebbüs genel müdürü ve yönetim kurulu üyelerinin görevlerini icra sırasında işledikleri suçlardan dolayı yargılanmaları, ilgili bakanın iznine bağlı olup; bu konuda Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
 
Yürürlükten kaldırılan hükümler
MADDE 18- 4 Şubat 1329 tarihli Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ MADDE 1- Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat hükümlerine göre başlatılmış bulunan işlemler, adı geçen Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılır.
 
Yürürlük
MADDE 19 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
 Yürütme

MADDE 20 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


KaynaK: EGM

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET