Öncekiler Sonrakiler

ANNELİK İŞTE BÖYLE BİR ŞEY

Bugün Anneler Günü. Sevgi, umut ve merhamet limanlarımıza sembolik uğradığımız birgün. Varlığından varlığımızı oluşturan fedakarlık abideleri. Çiçeklerle karşılarına çıkacağız bugün annelerimizin karşısına, ve diyeceğiz ki; "Sen olmasayındın, ben olmayacaktım, senin sevginin ışığı olmasaydı, ilk düştüğüm uçurumun karanlıklarında kalmış olacaktı.

08 Mayıs 2011 Pazar 09:53
Annelik İşte Böyle Bir Şey


Evlenen her çiftin hayalidir bebek sahibi olmak. Hele ki kadınlar... Annelik hayaliyle büyür, daha evlenmeden çocuklarına verecekleri adı düşünürler. Bu hayallerin kimi gerçek olur, bir bebeğe dönüşür. Kimiyse hiç bitmeyen ümitli bir bekleyişe. Bu Anneler Günü'nde de bir yanda hayaller, diğer yanda ümitler var. Hafta boyunca, bu güne hamile olarak gireceklerin heyecanını paylaştık, diğer yandan anne olamayanların üzüntüsüne ortak olduk. Garipti hissettiklerimiz. Kimi anneler karnındaki bebekleriyle konuştu yanımızda, kimi hiç doğmayan bebeğine yazdığı mektubunu paylaştı. Anlayacağınız bugün, o evlerdeki atmosfer çok farklı.

Anne adayı Süheyla Kılıçaslan, "O kadar mutluyum ki herkes hayatına devam ederken ben gülüyorum. Karnıma dokunuyor, kendi kendimle konuşuyorum. Ayrıntılı ultrasona gittik, çok ilginçti. Yüzünü, gözünü gördük. Muhteşem bir şey. O alet evde olsa onu görmek için her zaman kullanırdım galiba." diyor. Diğer bir anne adayı Behra Yüksel, sürekli bebeğine aldığı kıyafetlere bakıyor, bebek dergilerini elinden düşürmüyor.

7 yıl tedavi gördükten sonra hamile kalan Serap Gülay'ın da mutluluğu tarif edilemeyecek kadar büyük. "Allah; ümit eden, bekleyen herkese nasip etsin bu duyguyu." diyor o da.

Peki diğer evlerdeki durum nasıl? Her Anneler Günü'nde unuttuğumuz hiç anne olamayan kadınlar ne hissediyor bu günde? Örneğin annesine torun veremediği için bugünü hiç kutlayamayan Burcu Yıldız... "Evlat sahibi olanlar şükretmeliler. Ve çok iyi bakmalılar Allah'ın emanetine." sözleriyle ifade ediyor üzüntüsünü. 37 yaşındaki Fadime Demir, 13 yıldır olduğu gibi bu Anneler Günü'nde de birini bekliyor. Ama adını Ceren koymak istediği bebeği bir türlü gelmiyor. Yine de o, "Bugün olmasa bile Allah bana bir gün bu mutluluğu verecek, inanıyorum." diyor. Bu inançla hiç olmayacak bebeğine yazdığı mektubunu okumaya başlıyor: "Bedenimde hiç filizlenmedin bebeğim, kalp atışlarını hiç duyamadım, midem bulanmadı, karnımı hiç tekmelemedin, seni kucağıma alamadım, minicik ellerini ayaklarını göremedim, sana aldığım kıyafetleri, zıbınları giydiremedim hiç, Anneler Günü'mü kutlayamadım."

Sevim Şahan ise kendi bebeğinin Anneler Günü'nü kutlayacağı zamanı beklerken yeğenlerine sarılarak avunuyor. Onun telefonu bugün hiç susmuyor. Yeğenleri tek tek arayıp kutluyor Anneler Günü'nü. Velhasıl bir yanda dolup taşan bir heyecan, diğer yanda bitmek bilmeyen ümit... İşte "ümit ve heyecan arasında annelik"...

 

İnşallah hepimiz kazananlardan oluruz

28 yaşındaki Süheyla Kılıçaslan, 7 yıllık evli ve 6 yaşında bir oğlu var. Şimdi ikinci çocuğuna hamile. İlk çocuğunda da Anneler Günü'nü hamile olarak geçirmiş. Bu sefer duyguları biraz daha farklı; "İlk etapta nasıl bir şey olduğunu bilmiyordum. Şimdi anneliğin nasıl bir duygu olduğunu bildiğimden hamileliğin tadını çıkarmaya çalışıyorum." diyor. Evlenmeden önce de çocuklarla diyaloğu iyi olan annelerden biri o. Tabii evlatları bu duyguyu daha da perçinlemiş. Kılıçaslan, yaşadığı tarif edilmez duyguları şu ifadelerle anlatmaya çalışıyor: "Herkes normal hayatına devam ediyor ama sen gülüyorsun, karnına dokunuyor, kendi kendinle konuşuyorsun. Ayrıntılı ultrasona gittik geçenlerde. Çok ilginç, yüzünü gözünü, her şeyini gördük. O alet evde olsa onu görmek için sürekli kullanırdım galiba. Anne olmak hayattaki en büyük hediye. Hz. Ayşe validemiz annelik duygusunu tadamamakla, Hz. Hatice validemiz de anne olarak imtihan olmuş. Yani hepimizin imtihanı farklı. İnşallah bizler de Hz. Hatice ve Hz. Ayşe validemiz gibi kazananlardan oluruz."

 

Bugün ben kızıma hediye alıyorum

Serap Gülay, çocuk özlemiyle geçen yılların ardından bir ay sonra bebeğini kucaklamaya hazırlanıyor. Dile kolay tam yedi yıl beklemiş anne olmak için. Son beş yılı tedaviyle geçmiş. Heyecandan yerinde duramayan birini beklerken, sakin, duygularını bastırmış bir anne adayı karşılıyor bizi. O, çocuk özlemi çektiği yıllarda dahi çocuğunun olmamasını kafasında büyütmemiş. Dönem dönem yakınlarının hamilelik haberlerini duyduğunda yüreğinin acıdığını anlatsa da, hiçbir şey onu psikolojik çöküntüye uğratmamış. Sadece küçük bir itirafta bulunuyor; "Anneliğin bu kadar güzel bir duygu olduğunu bilseydim anne olmadığım zamanlara daha çok üzülürdüm herhalde. Allah şimdi nasip etti. Belki daha önce olsaydı daha farklı problemler olurdu." diyerek anlatıyor yaşadıklarını. Bu Anneler Günü onun için çok farklı tabii. Bu seferlik hediyeler anneden kızına! Ayşe Naz'ın kıyafetleri, beşiği, arabası çoktan hazır. Kızının da bir ay sonra varlığıyla kendisine en güzel hediyeyi vereceğini söylüyor. Serap Gülay'ın mutluğu tarif edilemeyecek kadar büyük, bebek dileyenlere sözü olabilecek en içten dua; "Allah ümit eden, bekleyen herkese nasip etsin."

Zaman Pazar, SEVİM ŞENTÜRK - ASLIHAN KÖŞŞEKOĞLU

www.kamudanhaberler.com

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET