Öncekiler Sonrakiler

EĞİTİMBİRSEN SENDİKAL RAKAMLARI ALT ÜST EDİYOR

Eğitimbirsen Teşkilatlandırma Sekreteri Erol BATTAL , öyle bir yazıya imza attı ki yazının satır aralarına göz attığımız zaman Eğitimbirsen'in 2011 yılında yaklaşık 30 - 35 günde 11 . 690 yeni üye yaparak kırılması güç bir rekora imza attığı ortaya çıkıyor. Bu sayı neredeyse rakip sendikanın Eylül 2010 tarihinden bu tarafa yaptığı üye sayısına eşit.

09 Şubat 2011 Çarşamba 13:53
Eğitimbirsen Sendikal Rakamları Alt Üst Ediyor

Kendi Şiirimize Yeni Nakaratlar Ekledik
Tam üç yıl önceydi.

Kendiliğinden fırlayan bir işaret fişeğiydi.

Üzerinde uzun uzun düşünülmemişti:

“Aralık’ta 0n Bin Yeni Üye” demiştik.

Zordu, zorluydu.

Kardı, kıştı. Soğuktu.

Teşkilatlarımız yeni kongrelerden çıkmıştı.

İntibak süresi, planlama, farklı listeler.

Beklentimiz yüksek değildi.

İlk günlerle birlikte, teşkilatımızın heyecanı bizlere ulaştı.

Aradığımız herkes, arazideydi.

Sancı, iş yeri temsilcisinde, şube başkanındaydı…

Bir büyük hikâye yazılıyordu.

İlçe yönetimlerimiz, şubeden arkadaşlarımız ‘Ali Rolü’nde.

Bir hikâyede Ali olmak; “Güneşin doğduğu yerden, battığı yere fedakârlık” demekti.

Ve hikâye; mutlu sonunu, bütün “Ali’lerine” yaşattı.

Ve bütün Ali’ler birbiriyle tebrikleşti.

Kendi şiirini nakşetmek adına; biz tebrikleşmelerimizi yeniden ve tekrarlana tekrarlana 2009 ve 2010 Nisan’larında 12 bin yeni dostun aramıza katılışıyla yaşadık.

Hele 2010 Nisan’ı.

Şartlar zorluydu: 10 TL’lik sendika ödenekleri kesilmişti.

Bunun üzerinden propagandalar yapılıyordu. Yıllık memur zammı % 2,5 tu. Buna eğitim çalışanları üzülmüştü. Sendikalara kırgınlık vardı. Kendimizi ifade de zorluklar yaşıyorduk. Bütün sendikalar üzerinde istifa furyaları başlatılıyordu. İşyerlerinde istifa etmiş arkadaşlarımızla karşılaşıyor, moral çöküntüsü yaşıyorduk.

Bütün bunlara aldırmadan, inanmışlığımız üzerinden moral buluyor, zorlu şartların olumsuzluklarına aldırmıyorduk.

Aynı yerlere, aynı arkadaşlara defalarca gidiyor; örgütlü olmanın, Eğitim-Bir-Sen’li olmanın önemini tekrar tekrar vurguluyorduk. Birbirimizi motive edecek yeni argümanlar keşfediyor, bunu arkadaşlarımızla paylaşıyorduk.

Zoru başaracağımızdan endişemiz yoktu, zorladığımız imkânsızın sınırlarıydı.

Hedefimiz bir önceki, yani 2009 Nisan’ındaki başarıydı. Yani 12 bin yeni halka.

İstediğimiz, beklediğimiz heyecan dalgası ilk halkalarını Mart sonuyla birlikte yaymaya başladı. Nisan bereket ayı derler. Yağmuruyla toprağa can verir, insana neşe.

Öyle oldu. Nisan hareketli başladı ilk günleriyle.

Herkes bir yerlerde, birileriyleydi.

Üye takip programı, her an çalışır halde. Nisan’ın ortaları, sonları heyecan dorukta, azim en üst noktadaydı.

Sonuç: İsteyip de başaramadığımız ne olmuştu ki, bu güne kadar. Zorluklar sadece azmimizi kamçıladı, şevkimizi artırdı. Zoru başarmanın mutluluğuna erildi.

4. dönemin kapısında, yeni heyecanlarla çıkıldı, yola.

1 Aralık – 18 Aralık arası kendi destanımızda yeni paragraflar açtık.

18 günde 5.728 yeni üyeyi taşıdık, sendikamıza. O şevkle bir araya geldik Kızılcahamam’da.

Yeni hedefler belirledik ve onun heyecanıyla dağıldık yurdun dört bir yanına.

Şerbetliydik, zorlu kış şartlarına karşı.

Yılmayacağımızdan emindik; kar, kış karşısında.

Sonuç mu?

Şu an itibarıyla 11.690 yeni üyemiz aramızda.

En çok’lar üzerinden konuşursak; Konya şubemiz 426 üyeyle ipi göğüsledi.

Kahramanmaraş–1 407, Erzurum–2 377, İzmir 344, Adana 314.

Her bir şubemiz yeni bir şube sayısınca üye yaptılar.

Şuan itibarıyla, 36 şubemiz verdiği hedefin çok çok üzerine çıktılar. Listemizi 1 Şubat sabahı, ‘Yöneticilere Özel’de sizlerle paylaşacağız.

Bu sonuçlar 2. dönemdeki çalışmalarımızı tetikleyecek, heyecanımızı yenileyecek.

Bundan eminiz. 200 binlerin kapısını çalacağız.

Bir büyük saraya tuğla taşımanın mutluluğunu yaşayacağız.

Bir başarının Ali’si olmanın gururu içerisinde olacağız.

Çağa tanıklığımız, çağı şekillendirmek üzerinden yürüyecektir.

Bundan böyle bu ülkenin sosyolojik analizleri yeniden karılacak. Ezberler bozulacak, yeni tezler sunulacak. Hülasa bu ülke adına hikâyeler yeni baştan yazılacak.

Bunun işaret fişekleridir, gösterdiğimiz çaba, yaşadığımız mutluluk.

İşte burası, “ben” olmanın, “biz”le buluştuğu noktadır.

Selam; bu hikâyenin kahramanlarına.

Selam; inandığını başarıya dönüştürenlere.
Erol BATTAL
Eğitimbirsen Teşkilat Sekreteri
 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET