Öncekiler Sonrakiler

ERDOĞAN: GÖREV SÜRESİNİN DOLMASINI BEKLEYEN VALİ İSTEMİYORUM

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bazı illerde vatandaşın valiliklere rahat ulaşamadığını belirterek, "Bazı kapılar bakıyorsunuz vatandaşa kapalı. Şöyle veya böyle engelleniyor. Aynı şey Başbakanlıkta da oluyor ha, onu da söyleyeyim. Başbakanlığın da kapısı çok rahat değil, herkes giremiyor. Aynı sıkıntıyı biz de yaşıyoruz. İşte bunun adı bürokratik oligarşi; bunu yıkmamız lazım" dedi.

21 Ocak 2011 Cuma 11:14
Erdoğan: Görev süresinin dolmasını bekleyen Vali istemiyorum

Başbakan Erdoğan, Vilayetler Evi'ndeki Valiler Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, KÖYDES'le ilgili valiliklere gönderilen paranın direkt olarak kaymakamlıklara, Köye Hizmet Götürme Birlikleri'ne gönderilmesini istediğini vurgulayarak, "Çünkü bunu Köye Hizmet Götürme Birlikleri ile götürmemiz lazım. Kaymakamlarımızın da bu noktada tasarruf yetkisini elinde bulundurmak suretiyle oralarda bu hizmeti yürütmesi, ilçelerine tasarrufunu kullanması noktasında, ilçenin gelişmesi noktasında bunu önemsediğimi söylemek istiyorum. Yani KÖYDES'le ilgili bu para artık valiliklere değil direkt bu hesaba gitmelidir. Bunu geçenlerde bakanıma ve müsteşarıma da söyledim. Valimiz oradaki kaymakamlıkların kontrolünü ayrıca yapmalı. Kontrol elden bırakılmamalı. Çünkü başarıda akıl, bilgi deney... Ama en sonunda takip. Takip yoksa başarı yoktur, takip edersek başarılı oluruz" dedi.

"MAKAM ODASINA VE MAKAM ARACINA KAPANIP KALMAYIN"

Başbakan Erdoğan valilere seslenerek, "Makam odasına, makam aracına kapanıp kalan bir vali değil, gerektiğinde ayağına çizmelerini giyen, eline kazma-küreği alan ve çalışmalara bizzat nezaret eden bir vali. Halktan, şehirden, şehrin sorunlarından uzak bir vali değil. Her an halkın içinde, halkla kaynaşmış, bütünleşmiş, şu gönül bağını kurmuş bir vali. Görev süresinin dolmasını bekleyen değil, bürokrasi içinde zaman tüketen değil, görev süresi içinde şehirde iz bırakmayı, eser bırakmayı kendisine dert edinmiş valiler. En önemlisi de şehirlerimizde devletin gülümseyen yüzü, şefkati, kucaklayıcı çehresi olacak valiler. Bizim de halkımızın da görmek istediği vali profili işte budur" diye konuştu.

Bazı valilerin görev yaptıkları illerden ayrılırken gözyaşları ile uğurlandığını, adını o şehirle özdeş hale getiren valiler olduğunu belirten Erdoğan, bazı valilerin ise şehirde göreve başlaması ve görevi bırakmasının bile hissedilmediğini söyleyerek, şunları kaydetti:

"Bizler de ve eminim sizler de bunu asla kabullenmezsiniz. Şehirlerinizde iz bırakmak, eser bırakma, silinmeyecek imzalar atmak için insanüstü bir gayretle çalıştığınıza, çalışacağınıza ben inanıyorum.

  Şu soğuk kış günlerinde bacasından duman yükselmeyen ev, oradaki valimizin derdi olmalı. Onun için de dolaşmak gerekir. Dolaşacaksın, 'Acaba hangi evin bacasından duman tütmüyor. Sabah okula giden çocukların ayağındaki yırtık ayakkabı benim sevgili valimin derdi olmalı. Şöyle, okulun önüne doğru gidip icabında sıradan bir vatandaş gibi çocukların ayaklarına bakacak, sırtına bakacak. O çocuk ne giyiyor, ayağında ne var? Yırtık pabuç mu var? Sırtında giyebileceği bir şey mi yok? Alacağız hemen tepeden tırnağa giydireceğiz ve okula öyle göndereceğiz. Çünkü siz babasınız. Çünkü siz annesiniz. Bu kardeşinizin orada vekilisiniz. Ne yapmamız lazım? Bunu yaptığımız anda Türkiye çok farklı bir konuma gelir. Burası bizim için çok önemli. Valilerimiz mega projelere de kafa yoracaklar. Devasa projeleri takip ettikleri kadar, yoksulun üşüyen elini de tutacaklar. Bir yaşlının hayır duasını alacaklar. İcabında esnafa uğrayıp çayını içeceği gibi; yoksulun evine de oturup, yanında çayını şekerini, her şeyini götürecek, o çayı hazırlayıp veremeyecekse, icabında yengemle beraber oraya gidecek, çaydanlığını kuracak, çayını yapacak ve içecek."


"BÜROKRATİK OLİGARŞİYİ YIKMAMIZ LAZIM"

Başbakan Erdoğan, vatandaşların her sıkıntısında valiliğin yanında olduğunu hissetmesi gerektiğine vurgu yaparak, maalesef bunun her ilde olmadığını söyledi. Erdoğan, "Bazı kapılar bakıyorsunuz vatandaşa kapalı. Şöyle veya böyle engelleniyor. Aynı şey Başbakanlıkta da oluyor ha, onu da söyleyeyim. Başbakanlığın da kapısı çok rahat değil, herkes giremiyor. Aynı sıkıntıyı biz de yaşıyoruz. İşte bunun adı bürokratik oligarşi; bunu yıkmamız lazım. Hep beraber yıkmamız lazım. Bunu yıktığımız gün biz milletimizi o sevgi medeniyetinin bir neticesi, hasılası olarak değerlendirme fırsatı buluruz. Çok daha büyük, katma değeri çok yüksek bir güçle geleceğe yürürüz. Bu noktada şehrin her kesimiyle iletişim kurmanız hayati derecede önem arz ediyor. Şehrin sadece bürokratik elitiyle değil, onlardan daha fazla sivil toplum örgütleriyle, kanaat önderleriyle, medyasıyla, akademik çevresiyle iletişim ve muhabbetinizin olması o şehir adına çok büyük imkanlar doğuracaktır" dedi.

Millete hizmette küslüğü, kırgınlığı, husumeti asla kabul edemeyeceklerini kaydeden Erdoğan, bunu asla mazur göremeyeceklerini söyledi. Erdoğan, "Tavanda oluşan bir çatlak, diyalogsuzluk, iletişimsizlik hiç şüphesiz tabanı da etkileyecektir. Bundan kaçınmanızı sizlerden özellikle rica ediyorum" dedi.

"HESABA ÇEKİLMEDEN, KENDİMİZİ HESABA ÇEKMELİYİZ"

Erdoğan, valilerden KÖYDES ve BELDES projeleri konusunda da hassasiyet göstermelerini istedi. Şehre yakın köylerde bile halen sorunlar yaşandığını belirten Erdoğan, "Demek ki benim valim o köylere gitmiyor. Gezse bu hali görecek. Eğer benim oradaki vatandaşım, insanca yaşayamayacağı bir yerde yaşamaya mahkum edilmişse, biz suçluyuz, sizin şahsınızda ben de suçluyum. Çünkü ben sizinle onlara ulaşmak durumundayım. Sizler kaymakamlarınızla onlara ulaşmak durumundasınız. Bunu beraberce başaracağız. Eğer hesaba çekilmeden kendimizi hesaba çekemiyorsak, biz bu işi başaramıyoruz demektir. Onun için hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekmek sorundayız. Sorumluluğumuz bunu gerektiriyor" diye konuştu.
 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET