Öncekiler Sonrakiler

GÜL:’’SENDİKALARLA İŞBİRLİĞİ ŞART’’

Cumhurbaşkanı Gül, güzelliklerin paylaşılması halinde daha iyi hissedileceğini belirterek, düzenlemeler yapılırken, önemli stratejik kararlar alınırken, sektörün önemli ayaklarından biri olan sendikalarla da çok yakın iş birliği içerisinde olmak, onları kaygılarını dinlemek gerektiğini belirtti.

20 Aralık 2010 Pazartesi 11:48
Gül:’’Sendikalarla İşbirliği Şart’’

TES-İŞ Genel Kurulu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin ilerleyebilmesi için barışa, huzura, kardeşliğe ve sevgiye ihtiyacı olduğunu belirterek, “Bunu sağlamak için de herkesin diline, hareketine çok dikkat etmesi gerekir” dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikası (TES-İŞ) Genel Kurulu’na katıldı.
TES-İŞ Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Gül, TES-İŞ’in, Türk işçi hareketinin en büyük kuruluşu olan Türk-İş’in temel direklerinden birisi olduğunu belirterek, kongreye başarı diledi.

TÜRK SENDİKAL HAYATINDA TÜRK-İŞ’İN YERİ

Cumhurbaşkanı Gül, Türk sendikacılığı deyince Tük-İş’in, sendikacılık deyince de işçinin hakkını, hukukunu, alın terini korumak için örgütlü mücadelenin akla geldiğini söyledi. Bunun da demokrasinin temel direklerinden birisi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, demokrasinin sadece siyasi partilerin değil, diğer sivil toplum örgütlerinin de çoğulculuğunu ve herkesin hak ve hürriyetlerini koruyabilmesi olduğunu aktardı.
Cumhurbaşkanı Gül, çalışma hayatının en önemli unsurlarının çalışanlar ve işverenlerin oluşturduğunu belirterek, kendisinin Cumhurbaşkanlığında da sık sık işçi temsilcileriyle bir araya gelmeyi prensip edindiğini söyledi.

“TÜRKİYE’DE BAZILARININ MUTLU, BAZILARININ MUTSUZ OLMASI HUZUR GETİRMEZ”

Türkiye'nin kaçınılmaz ve köklü bir değişim içinde olduğunu ve bu değişimi herkesin yaşadığını belirten Cumhurbaşkanı Gül, kaçınılmaz olan bu değişimi gerçekleştirirken bunu sağlıklı, acısız ve dikkatli bir şekilde yapmanın önem taşıdığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Gül, iş dünyası ile ilgili konular söz konusu olduğunda, muhatabın sendikalar olacağını belirterek, sendikalarla diyalog içerisinde ve el birliğiyle sorunların çözülmesinin önemine işaret etti. Cumhurbaşkanı Gül, hükümet ve ilgili bakanların da bu çerçevede sendikalarla diyalog içinde sorunların üstesinden gelineceğini belirterek, “Türkiye’de bazılarının mutlu, bazılarının mutsuz olması huzur getirmez. Hep beraber mutlu bir şekilde değişmemiz ve gelişmemiz, ancak Türkiye’yi güçlü hale getirir. Bunu sadece çalışma hayatı ile ilgili konularda değil, Türkiye’nin siyasi hayatı ile ilgili bütün konularda da kavgasız, gürültüsüz, dikkatli, gerçekçi bir şekilde konuşarak ve dünyanın gittiği istikameti de bilip, Türkiye’yi de götürmek istediğimiz istikameti bilerek yapmamız gerekir. Türkiye’yi götürmek istediğimiz istikamette gayet açıktır, bütün muasır medeniyetlerin üstüne çıkarmak, yani en gelişmiş, kalkınmış, demokratik ülkelerin seviyesine
ve ilerisine çıkartma hedefi” dedi. 

FARKLILIKLARDAN KORKMAMAK GEREKİR”

Bu hedefe ulaşmak için hukuku, siyasi anlayışı değiştirmek, bir zamanlar olduğu gibi farklılıklardan korkmadan, her şeyi daha çok kucaklayarak, özgürlüklerin sınırını daha çok geliştirmek gerektiğini aktaran Cumhurbaşkanı Gül, hiç kimsenin ülkesinde kendini garip hissetmemesi ve herkesin ‘burası benim memleketim’ demesi, diğer anlamda da çalışma hayatının mutlu etmesinin önemine işaret etti.

EN KUTSAL KAZANÇ

Cumhurbaşkanı Gül, bireylerin, akşam evine gittiğinde ailesinin ihtiyacını karşılayabilmesi ve iyi bir gelecek vaat edebilmesinin mutluluğun başı olduğunu ifade ederek, emeğin “en kutsal kazanç şekli” olduğunu ifade etti.

“ENERJİ YATIRIMLARI 100 MİLYAR DOLARA ULAŞACAK”

Enerji alanında çalışan TES-İŞ sendikası işçilerinin Türkiye’yi aydınlattığını anlatan Cumhurbaşkanı Gül, enerjinin gelecekte de önemini sürdüreceğini, Türkiye'deki yatırımların büyük bölümünün de bu alanda yapıldığını söyledi. Cumhurbaşkanı Gül, önümüzdeki dönemde bu alana 100 milyar dolara yakın yatırımın gerçekleşeceğini, bu yatırımların işçilerin emeği ile gerçekleşeceğini, enerji sektörünün de, Türkiye’nin geleceğinin de çok daha güçlü olacağını vurguladı.

SENDİKALARLA YAKIN İŞ BİRLİĞİ ŞART”

Cumhurbaşkanı Gül, güzelliklerin paylaşılması halinde daha iyi hissedileceğini belirterek, düzenlemeler yapılırken, önemli stratejik kararlar alınırken, sektörün önemli ayaklarından biri olan sendikalarla da çok yakın iş birliği içerisinde olmak, onları kaygılarını dinlemek gerektiğini belirtti.
Çalışanların sıkıntısının maksimum noktaya ulaştığı bir ülkede huzurunda olamayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, bu noktaya gelmemek için en başından beraber çalışılması ve problemleri zamanında çözmek gerektiğini vurguladı.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI OLMAK, BU ÜLKENİN ORTAK SAHİBİ OLMAKTIR”

Konuşmasında, “Türkiye hepimizindir, bu ülke hepimizindir. Doğudan batıya herkesindir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hepimiz bu ülkenin asil vatandaşlarıyız. Türkiye'de sıkıntılar yok mudur? Vardır. Ama Türkiye'deki sıkıntıların sebebi açıkçası, demokratik ve hukuk standartlarımızın düşüklüğünden dolayıydı. Bunları yükseltmek hepimizin görevidir ve el birliğiyle yapılacaktır. Bu sıkıntılar Türkiye'nin farklı farklı bölgelerinde, değişik biçimde ortaya çıkabilir. Bu konularda da herkesin dikkatini çekmek isterim. Bu konularda da sakın gerçekçi olmayan, yanlış olan düşüncelere kimse kapılmasın. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, bu ülkenin ortak sahibi olmaktır. Bu ülkede hiçbir zaman ikinci sınıf vatandaş yaratmamamız gerekir. Bu ülkedeki bütün vatandaşlarımız istediği yere gider, istediği yerde iş kurabilir, istediği yerde çalışabilir” diyen Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin bütün nimetlerinden herkesin istediği gibi faydalanabileceğini, bunları zedelememek gerektiğini vurguladı.

“BÖLGESEL ÖZELLİKLERİ AYRILIK ŞEKLİNDE GÖRMEMEK GEREKİR”

Cumhurbaşkanı Gül, vatandaşların arasındaki farklılıkların bir gerçek olduğunu ve bunun tarih boyunca geldiğini ifade ederek, “ Kimimiz İstanbul'da, kimimiz Diyarbakır'da, kimimiz Trabzon'da, kimimiz Hakkâri’de, kimimiz Hatay'da doğduk. Hangi ilimize gidersek o ilimizin kendine has özellikleri vardır. Bunlar korkulacak değil, bunlar tam tersine bu ülkenin gerçekleridir. Ama asla bunları bir ayrılık, farklılık şeklinde çıkartmamak gerekir'' dedi.

“DİL MESELESİNE İDEOLOJİK BAKMAK HUZURUMUZU BOZAR”

Türkiye'nin zengin bir kültür mirasına sahip olduğunu, bazı kültür mirasının yer altında bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, camiler, müzeler gibi yer üstü kültür varlıklarının yanında ''Dede Korkut'', ''Mem-u Zin'' gibi destanların da ortak mirasın ürünleri olduğunu kaydederek, ''Türkiye'nin tabii ki resmî dili Türkçe'dir, tabii ki böyle devam edecektir. Ama Türkiye'nin farklı farklı yerlerinde konuşulan farklı farklı lisanlar vardır. Bunların hepsi de bizim lisanlarımızdır. Bunların hepsine de sahip çıkacağız. Ama bunları eğer biz farklı ideolojik, farklı siyasi saiklerle yapmaya kalkarsak o zaman kendi huzurumuzu, kendi düzenimizi bozarız ve kendi vatandaşlarımıza, kendi insanlarımıza zarar vermeye başlarız'' dedi.

“TÜRKİYE'NİN AYAĞINDA PRANGALAR OLMASIN”

Cumhurbaşkanı Gül, hiçbir zaman toz pembe bir manzara çizmediğini ve gerçekçi olduğunu sözlerine ekleyerek, “Noksanlarımızı, eksikliklerimizi görmemiz gerekir. Vicdanlarımıza ters düşen uygulamalar neyse bunları görmemiz, bunların üstünü kapatmamamız gerekir'' dedi. Bunları düzeltmenin de herkesin el birliğiyle konuşarak, anlaşarak yapması gereken noktalar olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Gül, böyle yapılmaması halinde yaşanacak zorlukların da Türkiye'nin ilerlemesini, gelişmesini, zenginleşmesini önleyeceğini ifade etti. Zaman zaman bunların yaşandığını, terörün Türkiye'ye yaşattığı acıların çok iyi bilindiğini aktaran Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin ''ayağında prangaların olmaması gerektiğini'', ülkemizin, ''şahlanan bir dönemi yaşadığını'' yurt dışına çıkan herkesin bunu görebileceğini belirtti.

“ARTIK İLERİYE BAKACAĞIZ”

Türkiye'de ara dönemlerin yaşandığını, askıya alınacak pek çok şeylerin olduğunu, bütün bunların Türk siyasi hayatının gerçekleri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, ''Ama geriye bakmayacağız. İleriye bakacağız. Hep beraber ileriye bakacağız. Hükümet, sendikalar, öğrenciler, bilim adamları, iş adamları olarak, ama hep ileriye bakarken de herkes birbirinin hukukunu koruyarak ileriye bakması gerekir. İş adamı ileriye giderken sendika geride kalırsa o zaman olmaz veya sendika çok ileri giderken iş adamının eli kolu bağlanırsa ileriye gidemez'' dedi.

BİRLİK-BERABERLİK ÇAĞRISI

Türkiye gibi geçmişi çok büyük olan, dünyaya büyük etkisi olmuş, bölgesinde ağırlığı olan bir ülkenin çok zaman kaybettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, şimdi hep beraber birbirinin hukukunu koruyarak, ileriye bakarak, ülkemizin gelişimi için el ele vermesi gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Gül, birlik ve beraberlik çağrısı yaparak, ''Hep beraber Türkiye'de vatandaşlarımıza, herkese sahip çıkıp, bu ülkeyi ve bu ülkenin vatandaşlarını çok daha güçlü yapmak için kenetlenmemiz gerekir'' dedi.

“TAKE-OFF’UN ARTIK İRTİFA KAZANMASI LAZIM”

Türkiye'nin yeni bir zaman kaybetme dönemine girmeye tahammülü olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, geçmişte bu durumun yaşandığını ve maliyetlerinin olduğunu hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi artık Türkiye'nin büyük zıplamalar yapması gerekir. Uçaklar, piste giderken tekerleklerini çekerler ona, 'take-off' derler. Ondan sonra da uçak yükselmeye başlar. Biz birkaç kez geçmişimizde Türkiye böyle take-off yaptı, havalandı ama uçaklar yükselmedi. Sonra tekrar maalesef inmek, bazen çakılmak zorunda kaldı. Şimdi artık böyle olmaması lazım. Bu take-off’un, artık irtifa kazanması lazım. 10 bin metrelere uçaklar çıkar, ondan sonra artık yolu açık olur.

HERKESİN DİLİNE, HAREKETİNE ÇOK DİKKAT ETMESİ GEREKİR”

Konuşmasında, Türkiye'nin daha hızlı gelişmesi için barışa huzura kardeşliğe ve sevgiye ihtiyaç bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, “Bunu sağlamak için de herkesin diline, hareketine çok dikkat etmesi gerekir. Konuşurken birbirimizi daha bir araya gelmeden kırarsak, bir araya gelip de yüz yüze oturmaya yüzümüz olmaz. Onun için şimdi herkesin konuşmasına, diline çok önce sahip olması gerekir. Ondan sonra oturup konuşması gerekir, ondan sonra da hep birlikte iş yapmamız gerekir. Bunu sadece siyasetçiler için değil herkes için söylüyorum. Hep beraber bunu yapmamız lazım. Bunu yaptığımızda göreceksiniz ki çok kısa süre içinde kaybettiğimiz mesafeleri inanılmaz şekilde süratli alacağız'' dedi.
 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET