Öncekiler Sonrakiler

HAKİMLER VE SAVCILAR TAZMİNATA KONU OLUYOR

Hakimler ve savcılar verdikleri kararlarla tazminat davalarına konu olabiliyor. En son örneği Ergonokan sanığı Haberal sağlık gerekçesiyle tahliye etmeyen 9 hakim hakkında açıldı ve en son kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nda verilecek. 02.11.2010

02 Kasım 2010 Salı 12:09

Hakim ve Savcılar Tazminat Davalarına Konu Oluyor

2010-11-02

Hakimler ve savcılar verdikleri kararlarla tazminat davalarına konu olabiliyor. En son örneği Ergonokan sanığı Haberal sağlık gerekçesiyle tahliye etmeyen 9 hakim hakkında açıldı ve en son kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nda verilecek. 02.11.2010

Ergenekon sanığı Haberal'ı sağlık gerekçesiyle tahliye etmedikleri için tazminata mahkûm edilen 9 hâkim hakkında Yargıtay, yarın kritik bir karar verecek. Hukukçulara göre ceza onanırsa, bütün yargıçlar tazminat kıskacına alınmış olacak. Ancak, hâkimlerin tutuklama kararının hukukî olduğunu ispatlayan önemli bir belgenin göz ardı edildiği ortaya çıktı. Hastanenin heyet raporuna göre Haberal'ın ciddi bir rahatsızlığı yok.
 

 

Ergenekon davasında görev yapan hâkim ve savcılara yönelik girişimler bitmiyor. Yarın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu konuda kritik bir karar alacak. 4. Hukuk Dairesi'nin daha önce 9 hâkim hakkında verdiği tazminat cezasını sonuçlandıracak. Hukukçular, kararın onanması halinde bütün ceza yargıçlarının tazminat kıskacına alınacağından endişe ediyor. Cezanın temelinde ise ilginç bir sağlık tartışması yatıyor.

Tutukluluk sürecini hastanede geçiren Ergenekon sanığı Mehmet Haberal'ın sağlık sorunları sebebiyle tahliyesi istenmiş, ancak hâkimler tutukluluğun devamına karar verdiği için bin 500'er lira tazminata mahkûm edilmişti. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, cezaya gerekçe olarak, Haberal'ın hayati risk altında bulunduğunu, benzer isnatlarla suçlanan başka sanıkların tutuksuz yargılandığını göstermişti. Ancak belgeler hakimlere yapılan haksızlığı ortaya koyuyor.

 

Haberal'ın yattığı İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü'nün 16 Ekim 2009'da verdiği 'taburcu olabilir' raporu tutukluluğun sürmesi kararını teyit ediyor. 4'ü profesör 5 uzmanın imzasını taşıyan raporda, Haberal'ın tedavisinin ayakta sürebileceği vurgulanıyor. Ancak bir yıldır işleme alınmadığı anlaşılan rapordan 26 gün sonra tek profesörün imzasıyla başka bir rapor düzenleniyor. Burada 'Haberal'ın hastanede kalması gerektiği' belirtiliyor. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de, 5 imzalı heyet raporunu göz ardı edip, tek imzalı bu rapora dayanarak karar veriyor. Edinilen bilgilere göre, işleme konulmayan ve hâkimlerin haklılığını gösteren heyet raporu şu anda Silivri'deki mahkemenin önünde.

Yargıtay'ın verdiği tazminat kararı Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu'na aykırı bulunuyor. Mahkemelerin bağımsızlığını düzenleyen Anayasa'nın 138. maddesine göre, "Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasına mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz." 'Hiçbir organ' ifadesinin Yargıtay'ı da kapsadığı, devam etmekte olan bir davada hakimlere tazminat kararının hakimlere talimat olarak değerlendirileceği ifade ediliyor. Tazminat cezasının uygun görülmesi halinde, aleyhine dava açılan 9 hakimin Haberal hakkındaki davalara bir daha bakamaması durumu da ortaya çıkacak. CMK'ya göre, sanık ile hakim arasında husumet oluşması ve tarafsızlığından şüpheye düşülmesi halinde hakimin reddi isteniyor.

GENEL KURUL, KARARI BOZMALI

Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Adnan Küçük, hakimlere Haberal'a ilişkin verilen tutuklama kararından dolayı ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğunu aktarıyor. Küçük, "Hakimler verdikleri kararlarından ötürü tutuklanırsa bundan yargı bağımsızlığı zedelenir. Artık hakimler tutuklama kararı vermeleri gereken bir zanlı için gerekli uygulamayı yerine getiremez hale gelecek. Yargıtay Genel Hukuk Kurulu'nun verdiği karar emsal teşkil edecek. Genel kurulun verilen kararı bozması gerek." diyor. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, İstanbul özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde görevli hakimleri 'Haberal'ı sağlık gerekçesiyle tahliye etmedikleri için' bin 500'er lira tazminat ödemeye mahkum etmişti.

 


 

Sağlık raporu, Haberal'ı tahliye etmeyen hâkimleri doğruluyor

Zaman'ın ulaştığı belgeler, Haberal'ın avukatlarının sunduğu 'Sağlık gerekçesiyle diğer tutuklular çıkarken, müvekkilimiz kasten tahliye edilmedi' iddiasını çürütüyor. 4'ü profesör 5 kişilik heyetin Ekim 2009'da onayladığı raporda, Haberal'ın tedavisinin ayakta yapılabileceği belirtiliyor. İşleme konulmadığı anlaşılan rapor, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 10 gün önce Silivri'deki mahkemeye de gönderildi.

Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Mehmet Haberal'ı tahliye etmedikleri gerekçesiyle Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin tazminata mahkum ettiği 9 hakimin haklılığı ortaya çıktı. Haberal'ın yattığı Kardiyoloji Enstitüsü'nün 2009'un Ekim ayında verdiği 'taburcu olabilir' şeklindeki somut kararın göz ardı edildiği belirlendi. Bir yıldır işleme alınmadığı ileri sürülen ilgili raporun Silivri'deki İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'na gönderildiği öğrenildi. İşleme alınmayan 4'ü profesör beş uzmanın imzasını taşıyan ve 16 Ekim 2009 tarihli ilk raporda Haberal'ın bundan sonraki tıbbi tedavisinin ayakta devam edebileceği belirtilerek, 'taburcu' kararı verilmişti. Fakat 26 gün sonra tek bir profesörün altında imzası bulunan başka bir rapor ortaya çıktı.

Kaynak ZAMAN

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET