Öncekiler Sonrakiler

İZMİR İKTİSAT KONGRESİ NEREDEN NEREYE

5. düzenlenen İzmir İktisat Kongresine tarihi hakkında bilgi verilmiştir.

02 Kasım 2013 Cumartesi 07:09
İZMİR İKTİSAT KONGRESİ NEREDEN NEREYE

İlki 17 Şubat–4 Mart 1923 tarihlerinde düzenlenen İzmir İktisat Kongresi, savaştan çıkmış Türkiye’nin iktisadi envanterinin ve yol haritasının belirlendiği ve dünyaya duyurulduğu bir organizasyondur. Kongrede hammaddesi yurt içinde üretilebilen sanayi dallarının kurulması, el işçiliğinden ve küçük imalattan süratle fabrikalara veya büyük işletmelere geçilmesi, sanayi sektörleri tarafından kurulamayan teşebbüslerin devletçe ele alınması, özel teşebbüslere kredi sağlayacak bir devlet bankasının kurulması, demiryolu inşaat programının oluşturulması gibi özel girişimciliği canlandıracak iktisadi önlemler belirlenmiştir.
İkinci İzmir İktisat Kongresi ülkemizin ekonomik ve sosyal politikalarında köklü değişikliklere gidildiği bir dönemde, 2-7 Kasım 1981 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir. Kongrede dışa açık büyüme stratejisinin gereği belirtilerek, bu kapsamda uygulanması gereken politikalar ortaya konulmuştur. Gerçekçi kur politikası, sanayinin dış rekabete açılması, yabancı sermayenin teşvik edilmesi ve vergi tabanının genişletilip vergi oranlarının düşürülmesi ana gündem maddeleri arasındadır. Kongrede enerji ve altyapıdaki yetersizliğin ekonomik gelişmeyi ciddi bir şekilde sınırlayacak noktaya geldiği, bu yüzden özellikle kamu yatırımlarında enerji, ulaştırma ve sulama yatırımlarına birinci önceliğin verilmesi gereği vurgulanmıştır. Ayrıca, insan gücünün temel unsur olduğu dile getirilmiştir.

Üçüncü İzmir İktisat Kongresi ekonomik ve sosyal dönüşümlerin hız kazandığı 1990’lı yılların başında, “21.Yüzyıla Doğru Türkiye” teması çerçevesinde, 4-7 Haziran 1992 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir. Kongrede ekonomik ve sosyal yapının 1980 sonrası gösterdiği değişimler irdelenerek ileriye yönelik politika önerileri geliştirilmiş, makroekonomik istikrarın gereğine ve küreselleşme sürecinde politik entegrasyonların önemine vurgu yapılmıştır. Görüş birliğine varılan hususlar arasında kamu açıklarının makul hadlere indirilmesi, enflasyonsuz büyümenin sağlanması, sosyal altyapının (eğitim, sağlık ve kentsel altyapı) geliştirilmesi, serbest piyasa rejimi ve özelleştirmelerin gerekliliği yer almıştır.

Dördüncü İzmir İktisat Kongresi 5-9 Mayıs 2004 tarihlerinde T.C Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı’nın koordinasyonunda gerçekleştirilmiş olup, Türkiye’nin uzun vadede bilgi toplumuna dönüşmesi ve AB’ye üyelik perspektifi Kongrenin ana temalarını oluşturmuştur. Bu çerçevede yüksek ve istikrarlı büyüme hızının sağlanmasını, girişimciliğin ve rekabet gücünün artırılmasını, bölgesel gelişme dinamiklerinin harekete geçirilmesini, gelir dağılımının iyileştirilmesini, yoksullukla mücadeleyi ve iyi yönetişimi hedefleyen çözüm önerileri ve stratejiler ortaya konmuştur.

5. İzmir İktisat Kongresi 30 Ekim-1 Kasım 2013 tarihleri arasında Kalkınma Bakanlığı’nın organizasyonunda düzenlenmişktir.

Kongrenin ana teması “Küresel Yeniden Yapılanma Sürecinde Türkiye Ekonomisi” olarak belirlenmiştir.

Kongrede, küresel ekonomik gelişmeler ışığında Türkiye ekonomisi, yüksek ve istikrarlı büyüme, finans, sanayileşme, girişimcilik, Ar-Ge ve yenilik, nitelikli insan kaynağı, bölgesel gelişme, rekabetçi ve yaşanabilir kentler, kapsayıcı kalkınma politikaları, işgücü piyasası ve istihdam, sürdürülebilir kalkınma ve yeşil büyüme, tarım ve gıda, hizmetler sektörü, kamu ekonomisi, kamu yönetimi reformları, bilişim politikaları, uluslararası rekabet gücü, uluslararası ticaret ve benzeri konu başlıkları kapsamında ülkemizin önümüzdeki dönem politikalarına ışık tutacak tartışmaların yapılması amaçlanmaktadır. Ayrıca, Kongrede İzmir ve Ege Bölgesine odaklanan çeşitli oturumlar da gerçekleştirilmiştir.

5. İzmir İktisat Kongresi, 34 oturumun tamamlanmasıyla sona erdi. Kapanış oturumunda konuşma yapan Bakan Yılmaz, çok canlı ve zengin bir 3 günü geride bıraktıklarını, İzmir'deki güzel havanın muhalefetine rağmen oturumlara çok yoğun katılımın gözlendiğini söyledi.

Şaşırtıcı ölçüde diyebileceği bir yoğunluk yaşandığını vurgulayan Yılmaz, "Demek ki böyle bir kongreye ihtiyaç vardı. Kongreyi zamanında yapmışız. En son aldığım rakama göre 4 bin 409 katılımcı iştirak etmiş. Şu ana kadarki kongrelerle mukayese edildiğinde açık ara farkla katılımcı sayısının en yoğun olduğu kongre oldu. Bundan dolayı mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.

Kongreye uluslararası düzeyde de yoğun katılımın olduğunu, Dünya Bankası, OECD, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı gibi birçok kurumdan temsilcilerin katılım gösterdiğini ifade eden Yılmaz, 34 oturumda 23'ü yurt dışından 243 panelistin fikir ve görüşlerini paylaştığını kaydetti.

Yılmaz, ana tema olan küreselleşme ve küresel krizden çıkışın tartışıldığı kongrede, "10. Beş Yıllık Kalkınma Planı"nın da ortaya koyduğu ana eksenler çerçevesinde içerikli tartışmalar yapıldığını, dünyadaki gidişatın anlaşılması ve pozisyon alınması noktasında verimli referanslar alındığını anlattı.

İzmir ve Ege'ye özel oturumlar

İzmir ve Ege Bölgesi'nin de önceki kongrelerin aksine yoğun bir şekilde tartışıldığını belirten Yılmaz, 14 oturumun sadece bölgeye yönelik olarak düzenlendiğini, EXPO 2020 adaylığına da ellerinden geldiğince destek olmaya gayret ettiklerini dile getirdi.

Kongrenin zamanlamasını tayin ederken cumhuriyetin 90. yılı, EXPO adaylığı ve dünyadaki kırılma noktalarının etkili olduğuna işaret eden Yılmaz, kongreye gösterdikleri katılımlarından, vizyon ve mesajlarını paylaşmalarından ötürü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da teşekkür ettiklerini ifade etti.

Bakan Yılmaz, 5. İzmir İktisat Kongresi'nde tüm faaliyetleri, ilk kongrenin ruhuna uygun bir şekilde yapmaya gayret ettiklerini, bu kongrede de ilk kongrede olduğu gibi ekonominin ne kadar önemli olduğunun vurgulandığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O kongrede, siyasi ve askeri başarıların ekonomik başarı olmadan eksik kalacağı, sürdürülemeyeceği vurgulanmıştı. Bugünkü dünyada da aynı şey geçerli. Kağıt üzerinde, sloganlarla ideolojik söylemlerle bir ülkenin güçlü olamayacağı, ekonomisi güçlüyse teknolojisi, üretim kapasitesi varsa ağırlıklı ülke olabileceğini bugün rahat bir şekilde söyleyebiliriz. Bağımsız ve saygı duyulan bir ülke olmanın yolu, ekonomiden geçiyor. Yine ilk kongrede olduğu gibi bu kongrede de katılımcılığı en üst düzeyde sağlamaya gayret ettik. Ülkemizin birliği, beraberliğini, bu kongre vesilesiyle bir kez daha ortaya koymaya gayret ettik."

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET