Öncekiler Sonrakiler

KRİT SÜREÇ: TASARRUF DÜŞERKEN KREDİ ARTIYOR

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Başbakanlık yeni binada düzenlediği basın toplantısıyla 2014-2016 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) açıkladı. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan 2013 yıl sonu itibariyle ekonomik tabloyu anlatırken tasarruf-kredi sarmalında Ülkenin kritik bir sürece girdiği anlaşılmaktadır.

09 Ekim 2013 Çarşamba 08:36
KRİT SÜREÇ: TASARRUF DÜŞERKEN KREDİ ARTIYOR

Türkiye'nin 2013 yılı sonu itibariyle toplam yurt içi tasarruf oranının yüzde 12,6'ya düştüğünü bildiren Babacan, "Tarihimizin en düşük tasarruf oranı yüzde 12,6. Sadece kendi tarihimizin en düşük tasarruf oranı değil, ama diğer ülkelerle mukayese ettiğimizde maalesef iyi bir noktada değiliz. Gelişmekte olan ülkelerin tasarruf oranının ortalaması yüzde 33,1. Çin istisnai, yüzde 49,7.  Hindistan'ın düşmüş hali yüzde 30. Bu hiç görmek istediğimiz, arzuladığımız bir tablo değil. Tasarruf oranlarımızın düşüklüğü bire bir cari açığa yansıyor. Yüzde 1 düştüğü zaman cari açığımız yüzde 1 yükseliyor. Makro ekonomik denklemde pekçok faktör var ama baktığınızda bunlar birbirini hemen etkileyen unsurlar" diye konuştu.

Tasarrufların cari açıkla ilişkisine değinen Babacan, 2002 yılı öncesi kamunun sürekli tasarruf açığı olduğunu, bunun 2002-2003 arasında hızının kesildiğini, 2005 yılından itibaren 2009 yılı hariç kamu kesiminin tasarruf üreten bir kesime dönüştüğünü kaydetti.

2013 yılında kamu kesiminin yüzde 2,9 oranında tasarruf ürettiğini, özel kesim tasarrufu olan yüzde 9,7 ile toplam tasarrufun yüzde 12,6'ya ulaştığını anlatan Babacan, "Oysa yatırım harcamalarımız 2013 yılında milli gelirimizin yüzde 19,6'sı. Zaten yatırımlarla tasarruflar arasındaki fark da bize cari açığı veriyor. O da yüzde 7,1. Türkiye aslında daha çok yatırıma ihtiyacı olan bir ülke. Tasarruflarımız yetersiz olduğu için yüzde 19,6'lık bir yatırımla dahi yüzde 7,1 cari açık veriyoruz. Dolayısıyla tasarruf-cari açık bağlantısı çok önemli konulardan bir tanesi" ifadelerini kullandı.

Bireysel kredilerde yüzde 26 artış

Ali Babacan, bireysel kredilerde 2011 yılı ortalarına kadar hızlı bir artış görüldüğünü ancak o yıl yapılan bir düzenlemeyle bunun aşağıya çekildiğini anımsattı. Bu yıl tüketici kredileri ve kredi kartlarının da dahil olduğu bireysel kredi kullanım oranında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26'lık bir artış görüldüğünü vurgulayan Babacan, kredi stoku artışının yükselmesinin cari açığı da artırdığına işaret etti. Son dönemde kredi kartları ve tüketici kredilerine yönelik yürürlüğe konulan makro ihtiyati düzenlemelere değinen Babacan, Merkez Bankasının aldığı kararla tüketici finansman şirketlerinin zorunlu karşılık kapsamına alınacağını söyledi.

Kredi kartı limit tahsislerinin ve limit artırımlarının, kart hamilinin gelirinin tespiti ve teyidine dayalı olarak yapılacağını belirten Babacan, limit artırımı için gelir teyidi yapılacağını ifade etti. Kredi kartlarında ilk yıl için gelirin 2 katı, ikinci ve devam eden yıllar için gelirin 4 katıyla sınırlı olarak limit tahsis edileceğini bildiren Babacan, mevcut kart hamillerinin limit artırım taleplerinde 4 kat limitin üzerinde artışa izin verilmeyeceğini kaydetti.

Gelir düzeyi tespit edilemeyenler için kredi kartı limitinin 1000 lirayla sınırlandırılacağını belirten Babacan, kredi kartında asgari ödeme tutarlarının artırılacağını da dile getirdi. Babacan, "Kredi kartı limiti 15 bin liraya kadar olan kredi kartları için asgari ödeme dönem borcunun yüzde 25'inden az olamıyor şu anda. Biz bunu yıl sonunda yüzde 27'ye, gelecek yıl sonunda da yüzde 30'a çıkarıyoruz. 15 bin - 20 bin lira arasında olan kredi kartlarında şu anda yüzde 30 olan asgari ödeme tutarını, yıl sonunda yüzde 32'ye, gelecek yıl sonunda yüzde 35’e çıkarıyoruz. 20 bin liranın üzerindeki limitlerde yüzde 40 şu anda. O yüzde 40'ı muhafaza ediyoruz, zaten yasayla da o yüzde 40 sabit. BDDK'nın yetkisi zaten yüzde 40'a kadar" açıklamasını yaptı.

Babacan, bir takvim yılı içinde asgari ödeme tutarının toplam 3 kez ödenmemesi halinde dönem borcunun tamamı ödeninceye kadar kullanım ve nakit alımına kapatılacağını ve limit artırımı yapılmayacağını, ayrıca bankaların sermaye yeterliliği oranının hesabında, kredi kartları vasıtasıyla mal ve hizmet alımı veya nakit olarak kullandırılan kredilerle taşıt kredilerinin risk ağırlığının artırıldığını bildirdi. Babacan, kredi kartları için risk ağırlığının taksit ödemeleri 1 – 6 ay arası olanlar için yüzde 75’den yüzde 100’e, 6 – 12 ay arası olanlar için yüzde 150’den yüzde 200’e, 12 aydan fazla olanlar için yüzde 200’den yüzde 250’ye, taşıt kredileri için risk ağırlığının vadesi 1–2 yıl arası olanlar için yüzde 75’ten yüzde 150’ye, 2 yıldan uzun vadeli olanlar için yüzde 75’ten yüzde 200’e çıkarıldığını dile getirdi.

Bundan sonraki dönemde tüketici kredileri tanımı kapsamına kredi kartları ve kredili mevduat hesaplarının dahil edileceğini de anlatan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu tür krediler ve taşıt kredileri için bankaların daha yüksek karşılık ayırması gerekecek. Bu da toplam bankanın kredi portföyü içerisinde bunların toplamı ne kadar yer alıyor, orada bir limit var, onun altındaysa bir sorun yok ama limiti geçen bankalar onu daha fazla artırmama gayreti içerisinde olacak. Bankaların toplam kredi portföyünde bir arzu ediyoruz ki ticari, ihracat, yatırım kredileri genişlesin, sorun yok ama tüketici kredileri konusunda bankalarımız ölçülü gitsin." 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET