Öncekiler Sonrakiler

SGK BORÇLARINA İNCE AYAR

Uzun bir süredir esnafın, tüccarın, işadamının beklediği Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) borçlarının yapılandırılmasına ilişkin düzenleme TBMM'de komisyonlarda görüşülüyor.

15 Aralık 2010 Çarşamba 14:07
SGK Borçlarına İnce Ayar

     Düzenleme, 2010 yılı Haziran ayı ve önceki aylara ilişkin olan ve yapılandırma kanunun yayımlandığı tarihten önce tahakkuk eden ve halen ödenmemiş olan borçlarla ilgili.

 Buna göre;

    SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi düzenlemeye esas konu. Bu kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkânı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi de düzenleme içinde.

  Sonuç olarak; damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı, borç asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar için bir ödeme programı yapılıyor. Bu tutarın kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek. Kanunun yayımı sonrası ikinci ayın sonuna kadar başvuru hakkı var. . Tabii bu aşamada ödeme planı önemli.

  Bu kanun hükümlerine göre hesaplanan tutarın;
a)  İlk taksit ödeme süresi içerisinde defaten ödenmesi halinde, bu tutara bu kanunun yayımlandığı tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için herhangi bir faiz uygulanmaz.
b)  Taksitle ödenmesi halinde 6, 9, 12 ve 18 eşit taksit tercihi var. Taksitli seçenekte belirlenen tutar; 6 eşit taksit için (1.05), 9 için (1.07), 12 için (1.10) ve 18 için (1.15), katsayısı ile çarpılacak ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler halinde ödenecek taksit tutarı olarak hesaplanacak. Bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, bunlarla ilgili gerekli yükümlülükler yerine getirilmezse, ilgili matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecek. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanacak. Taksit tutarının yüzde 10'unu aşmamak şartıyla 5 TL'ye kadar yapılmış eksik ödemeler için, (...ki bu tutarın artmasının herkese yararı var), kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacak. Ülkemizdeki şans oyunlarının en eskilerinden biri olan at yarışlarına ilginin devam ettiği rakamlarla ortada. Yarışların, Türkiye Jokey Kulübü'ne (TJK) getirişi geçen yıl 2 milyar 2 milyon lira oldu. Kulüp, 2010 yılının Eylül ayı itibarıyla ise 1 milyar 650 milyon liralık gelir elde etti.Kurumun dışında bu işte tabii ki başka kazananlar da var. "At koşar baht kazanır" sözünün gerçekleştiği anlarda; dereceye giren atların sahipleri de bu işten gelir elde etmektedirler.Gelgelelim; vergi kanunlarında at sahiplerinin atlarını yarışlarda koşturarak gelir elde etmesi faaliyetinin tanımı ise belirsizliğini korumaktadır. Yasalara göre; bu zirai mi, yoksa ticari bir faaliyet midir belli değil.

 Pratikte ise TJK'nin yarışlarında dereceye giren atların sahiplerine ödenen ikramiyeler zirai kazanç olarak vergilenmektedir. Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nde; yarış atı yetiştirici ve sahiplerine teşvik primi ve ikramiye dahil yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yani kesintisi yapılacağı belirtilmektedir.  

Yine;
    Veraset ve intikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nde de at yarışlarında at sahiplerine ödenecek ikramiyelerin zirai faaliyet kapsamında gelir vergisi konusuna gireceği şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun ilgili maddelerinde, işletme büyüklüğü veya hayvan sayısı esasına göre vergileme yapılacağı belirtilmiştir. Kanunun 29. maddesinde ise teşvik gayesiyle verilen "tanımlanan" ikramiye ve mükâfatlar Gelir Vergisi'nden istisna edilmiştir. 1960 yılından bugüne değişmeyen ve taraflar arasında ihtilaf konusu olan bu tanım ise şöyledir: "İlim ve fenni, güzel sanatları, hayvan yetiştirilmesini ve memleket bakımından faydalı olan diğer işleri ve faaliyetleri teşvik maksadıyla verilen ikramiyeler ve mükâfatlar..." Bu kanun hükmü 1960 yılından günümüze kadar hiç değişmemiştir. Ancak konuya 219 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile açıklık getirilmiştir.    

Buna göre;
     Yarış atı yetiştirici ve sahiplerine yapılan ödemelerden (teşvik primi ve ikramiye gibi ödemeler dahil) gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. İşletme büyüklüğü ölçüsünü aşmayan çiftçilere yapılan bu tür ödemelerden kesilen vergi bunların nihai vergisi olacaktır.lki yaşından küçük ve iş hayvanları dışında 150 atı bulunan, biçerdöveri ve 10 yaşından küçük ikiden fazla traktörü olmayan çiftçiler küçük çiftçi kabul edilmekte, elde edilen hasılattan yüzde 2 stopaj yapılması halinde nihai vergileme oluşmaktadır. Ve bu stopajın müstahsil makbuzu ile yapılması gerekir. Babası vefat eden lise mezunu 23 yaşındaki kız çocuğu Emekli Sandığı'ndan yetim aylığı almaktadır. 

Sigortalı olarak bir işte çalışmaya başlarsa, yetim aylığı devam eder mi, evlenmesi durumunda kesinti olur mu? Barış Yılmaz 1.10.2008 öncesinde yürürlükte olan mevzuata göre, Emekli Sandığı'ndan yetim aylığı alan kız çocuğu SSK'li çalışsa dahi yetim aylığı almaya devam eder. Sadece evlenince yetim aylığı kesilir ve 12 aylık maaşı tutarında çeyiz parası verilir.

 SORULARINIZ İÇİN - www.kamudanhaberler.com  adresimize mail atabilirsiniz.

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET