Öncekiler Sonrakiler

TOPBAŞ: 2 BİN YENİ OTOBÜSE İHTİYACIMIZ VAR

Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş çeşitli temaslarda bulunmak üzere bugün THY’ye ait bir uçakla saat 10.50’de New York’a gitti. Topbaş hareketinden önce yaptığı açıklamada İstanbul'un 2000 otobüse ihtiyacı olduğunu, 172 araçlık filoyu oluşturduklarını, 500 araçlık yeni çalışmaya gittiklerini ifade ederken yeni otobüslerin doğalgazla çalışacağını söyledi.

07 Şubat 2011 Pazartesi 14:57
Topbaş: 2 bin Yeni Otobüse İhtiyacımız var

 Dünya Yerel Yönetimler Birliği (UCLG) Başkanı sıfatıyla New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) binasında bir panele konuşmacı olarak da katılacağını belirten Kadir Topbaş, ABD ziyareti sırasında Brooklyn Belediye Başkanı Marty Markowitz, New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg, Birleşmiş Milletler HABITAT İcra Müdürü Joan Clos ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon ile de görüşeceğini söyledi.


Hareketinden önce Atatürk Havalimanı VİP salonunda bir açıklama yapan Büyük Şehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş İstanbul'da belediye otobüsü sayısının yetersiz olduğunun belirtilmesi üzerine, yaptıkları tespitlere göre kentin şu anda 2 bin otobüse ihtiyacı olduğunu belirterek şunları söyledi:
 
" Bununla ilgili olarak Otobüs Aş adında yeni bir şirket kurduk. İhalesini yaptık ilk etapta 172 araçlık filoyu oluşturuyoruz. Ardından 500 araçlık yeni çalışmaya giriliyor. Mayıs içinde artık kent içersinde bu araçları göreceğiz. Bu araçların rengi farklı olacak. Çevreci ve doğalgaz ile işleyen bir sistem olmasını istedik. Konforlu kaliteli ve klimalı olmasını arzu ettik. Renklerini de İstanbullulara seçtirmek istiyoruz. Bunu internet sitemizde yayınlayacağız.
 
Topbaş, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda da bir konuşma yapacağını, bunun Büyük Şehir Belediye Başkanlığı olarak bir ilk olduğunu belirterek daha önce Davutpaşa’da önceki gün de Ankara OSTİM’de meydana gelen patlamalardan hala bir ders alınıp alınmadığı konusunda sorulan bir soruya ise şöyle cevap verdi:
 
" Şöyle bir gerçek var. Bir şehir plancısı ve mimar olarak bu ülkenin, şehirlerin maalesef plan ve projeleri yapılmadan yerleşimleri olmuş. Sanayileşme sürecinde yapılaşma maalesef hüdai nabit gibi kendiliğinden gelişmiş. Bu gelişme süreci içersinde kontrol altına alınmamış. Kaçak iskanı olmayan, ruhsatı olmayan birçok yapı olmuş ve bu yapılarda da yine ruhsatsız iş yerleri yapılmıştır. Bunun yüz binlerce, milyonlarca sayıda olduğunu burada özellikle belirtmek isterim. Artık yaşadığımız 21. yüzyılda işyeri sahipleri yaptıkları işin mahiyetini, nasıl bir problem ortaya çıkartabileceğini kendilerinin düşünmeleri gerekiyor. Halen merdiven altı imalathaneler var. Maalesef bu imalathanelerde büyük risk taşıyan üretimler yapılmakta. Bunlarla ilgili çalışmaları da oralardaki sahipleri, özellikle sağlık açısından ve patlama açısından risk taşıyan imalatlarda çok dikkatli olmak zorundalar. Bunu tek taraflı olarak düşünmemek gerekiyor. Ayrıca vatandaşın da bu konuda yapacağı ihbarlar da çok önemlidir. Hepsi plansız gelişmenin ürünüdür.
 
Mesela kent sur dışına geçmeye başladığı zaman, kaçak işyerleri ile Davutpaşa sanayi bölgesi oluşmuş. Bu da Zeytinburnu’ndaki kaçak yapılaşmayı tetiklemiştir. O dönemlerde de bu kentte yöneticiler vardı. Bunlar tüm bu birikimlerin sonucudur. Ayrıca ilgili bakanlıklarla da ortak çalışma yapıyoruz.

Böyle yerlere verilecek ceza konusuna gelince, birince ceza; mühürlüyorsunuz. Daha sonra itiraz ediliyor mühür kaldırılıyor. Adam devam ediyor. Savcılığa suç duyurusunda bulunuyorsunuz. Ama iş yine devam ediyor. Bunun onlarca örneği var. Bunlar gayet normal hali gelmiş. İnsanlar tüm riskleri göze alıp bu kaçak işlerine devam ediyorlar. Maddi cezaların da ne kadar caydırıcı olduğunu biliyorsunuz. Her an her yerde bu riski taşınıyor ve her an her yerde ruhsatsız kaçak iş yeri oluşmaktadır. Mal sahipleri hassasiyet göstermek zorundadır."

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET