Öncekiler Sonrakiler

ZİRAAT MÜHENDİSLERİ İÇİN ARAŞTIRMA ÖNERGESİ UMUT OLACAK MI?

Ülkemizdeki Üniversitelerden 73.000 Ziraat ve Orman Mühendisi mezun verilirken 49.100 ihtiyaç olduğu Kalkınma Planında ortaya konulurken, her geçen yıl artan işsiz mühendislere çözüm bulmak amacıyla, Milletvekili Celal Dinçer tarafından 08/12/2014 tarihinde Meclis'e araştırma önergesi verildi.

11 Ocak 2015 Pazar 09:15
ZİRAAT MÜHENDİSLERİ İÇİN ARAŞTIRMA ÖNERGESİ UMUT OLACAK MI?

Kalkınma Planında Ziraat ve Orman Mühendisliğinden mezun olan sayısı 73.000 iken ülkenin ihtiyaç duyduğu sayının 49.100 olması nedeniyle her geçen artan işsiz mühendis sayısı için Meclise araştırma önergesi Milletvekili Celal Dinçer tarafından 08/12/2014 tarihinde verildi.


Ülkemizde son yıllarda artan mühendis işsizlik sayısı Meclis'e araştırma önergesi verildi. Ülkenin dört bir yanına dağılmış mühendislik fakültelerinden, çeşitli dallarda eğitim alarak mezun olmuş, artık toplumsal bir sorun haline gelen işsiz mühendislere çözüm bulunması nedeniyle araştırma önergesine konu edildi. Ziraat Mühendisleri bu önergenin kabul edilmesi üzerine araştırma sonucuna göre çözüm bulma umudunu taşıyor. 

Önergede;

Türkiye'de mühendislik, eğitimi ve istihdamı devlet tarafından planlanmayan bir alandır. DPT rakamlarına göre, 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı Teknik Personel Arzı ve İhtiyacı Projeksiyonu'nda mühendis, mimar ve şehir plancısı toplamı 2005 yılında; arz 376.700 buna karşılık ihtiyaç 350.200 olarak görülmektedir. Bu projeksiyona göre Ziraat ve Orman Mühendisliği'nde arz 73.000, ihtiyaç 49.100 olarak belirlenmiş, Jeoloji ve Jeofizik Mühendisliği'nde, arz 17.500, ihtiyaç 13.300 olarak belirtilmiştir. TMMOB kayıtlarına göre şu anda 170.000'e yakın, mühendislik, mimarlık, şehir plancılığında okuyan öğrenci bulunmaktadır. Son beş yılın ortalamasına baktığımızda her yıl 55.000 civarında öğrenci mezun olmaktadır.

Aralarında mühendislik eğitimi almış kişilerin de bulunduğu pek çok üniversite mezunu iş bulamama kaygısıyla asıl mesleklerinin dışında bir alanda çalışmak zorunda kalmaktadır. Mühendislerimiz düşük ücretle, güvencesiz, yasal çalışma süresinin çok üzerinde çalıştırılmaktadır. Çoğunlukla görev tanımları belli olmayıp başka işlerde de çalıştırılmaya zorlanmaktadır.

Mühendislerin eğitim ve yetiştirilmelerinden, istihdamlarına kadar karşılaştıkları tüm sorunların belirlenip, çözümü yolunda önerilerde bulunmak amacıyla; Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca "Meclis Araştırması" açılması,Celal Dinçer tarafından verilen 08/12/2014 tarihli soru önergesine konu oldu. 

Önerge gerekçesinde;

"Bu toplumsal sorunun kriz dönemlerinde bağımsız olarak ülkemizin bir kronik sorun halinde tanımlanmasına rağmen kamuoyunda tartışıldığı dönemler genellikle kriz dönemlerine rastlamaktadır. Kriz dönemlerinde yapılan tartışma ve önerilerde göreceli olarak biraz kabullenme ve rahatlama sağlandıktan sonra unutulmaktadır.

Bu bağlamda son zamanlarda mühendislerimiz de en sıkıntılı günlerini yaşamaktadır. Mühendislerimizin başta istihdam sorunu olmak üzere, çalışma yaşamındaki önemli sorunlarının çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Eğitimin planlanamaması ve buna bağlı olarak istihdamlarında yaşanan sıkıntılar mühendislik mesleğinin itibarını da zedelemekte, sektörün ihtiyacının çok üstünde mühendisin olması, mesleki bilgilerini ve deneyimlerini aktarma, üretimi yönlendirme, hakkettiği ücrette direnme gibi olaylarda pasif kalmalarına neden olmaktadır. İşini kaybetme kaygısı ile birçok mühendis mesleğini doğru dürüst yapamamaktadır.

Yasalar gereği bazı şirketlerin ilgili mühendisi bünyesinde bulundurması gerekiyor. Ancak bu konuda da birçok sorun yaşanmaktadır. Örneğin, işletmecilerin büyük bir kısmı gıda mühendislerini zorunlu katlanılması gereken bir meslek grubu olarak görüyor. Çünkü onların gözünde üretimde engeller, masraflar çıkaran gereksiz bir meslek grubudur mühendisler. Maddi olarak işletmeciye bağlıyken işletmeciye karşı yaptırım güçleri bulunmamakta, yapılan yanlışlıklara itiraz ettiklerinde ise işten çıkarılma tehlikesiyle karşılaşmaktadırlar. Dolayısıyla mühendis istihdamı planlanırken ve hatta kamu kurumları, kuruluşları ile özel sektörde diğer alanlarda da zorunluluk sağlayıcı tedbirler alınırken, aynı zamanda onların iş garantilerini sağlayacak, keyfi uygulamalardan zarar görmelerini engelleyecek düzenlemeler de getirilmeli, ücretleri eşit işe eşit ücret politikası doğrultusunda ayarlanmalıdır.

Gelişmiş ülkelerin tümünde, gelişmişlik sanayi devrimi temelli olup mühendislik bilimi her zaman en değerli ve en önemli bilim olmuştur. Çünkü gelişebilmenin temeli teknolojide yatar. Geçmişte ve günümüzde olduğu gibi gelecekte de bu önemini sürdürecek mühendislik mesleğiyle ilgili sorunların, tüm unsurlarıyla araştırılması ve meslek mensuplarının endişelerini giderecek düzenlemelerin yapılması amacıyla öneriler getirilmesi araştırma talebimizin gerekçesini oluşturmaktadır." denildi.

Kamudan Haberler


İLGİNİZİ ÇEKEN DİĞER YAZILAR


ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET