Öncekiler Sonrakiler

BALEDİYE SÖZLEŞMELİ PERSONELİNE KIDEM TAZMİNATI ÖDENMESİ...

İşçi statüsünde toplam çalışma süresinin bir yıldan fazla olması kaydıyla, iş sözleşmesinin sona erdiği tarih itibariyle hak kazanacağı kıdem tazminatının sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken ödenebileceği mütalaa edilmektedir.

27 Aralık 2010 Pazartesi 21:13
Balediye sözleşmeli personeline kıdem tazminatı ödenmesi...

Sayı    :  B.07.0.BMK.0.19-115708-175                    17/05/2006*               8665
Konu  :  Mehmet Bağcı
 
 
İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA
 

 

İlgi : 17.04.2006 tarihli ve B.05.0.MAH.0.71.00.01/3697 sayılı yazı.
 
İlgide kayıtlı yazının incelenmesinden, Adıyaman Belediyesinde 2002 yılından itibaren geçici işçi statüsünde şehir plancısı olarak çalışan ve Şubat 2006 tarihinde aynı kurumda 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine göre şehir plancısı olarak sözleşmeli personel statüsünde çalışmaya başlayan Mehmet Bağcı'nın; iş akdinin sözleşmeli personel olarak çalışacağı dönem sonuna kadar askıda kabul edilip edilemeyeceği, işçi olarak çalıştığı süre ile ilgili kıdem tazminatı hakkının sözleşmeli personel olarak hak kazanacağı iş sonu tazminatına eklenip eklenmeyeceği ve işçi olarak çalıştığı döneme ilişkin kıdem tazminatının sözleşmeli personel olarak çalıştığı dönem için hak kazanacağı iş sonu tazminatına eklenememesi halinde geçici işçi olarak çalıştığı döneme ait kıdem tazminatının sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken ödenip ödenemeyeceği konusunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında;
"Belediye ve bağlı kuruluşlarında norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, planlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plancısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir..." hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin beşinci fıkrasında ise; üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılamayacağı ve ücret mahiyetinde ayni ya da nakdi menfaat temin edilemeyeceği, bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre sözleşmeli personel olarak istihdam edilenler hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş bulunmaktadır.
Öte yandan, 5335 sayılı Kanunun 28 inci maddesi ile, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasının ikinci paragrafına; "Bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları" ibaresinden sonra gelmek üzere, "ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler ve bu hususlara ilişkin esas ver.usuller" ibaresi eklenmiştir. 657
sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasında yapılan bu düzenlemeye paralel olarak, 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında da değişiklikler yapılmış ve bu değişiklikler 02.09.2005 tarihli ve 25924 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu değişiklikler sonucu anılan Esasların 7 nci maddesi;
"Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel hariç olmak üzere, en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan;
a)   506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gereğince malullük veya yaşlılık aylığı
bağlanması veya toptan ödeme yapılması,
b) Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi,
c)       İstihdamına ilişkin mevzuatında yer alan hükümler uyarınca ilgilinin kendi isteği ile
sözleşmeyi feshetmesi,
d) İlgilinin ölümü,
hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu hizmet tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır..."
şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Bu çerçevede, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince tam zamanlı çalıştırılacak sözleşmeli personele ilişkin olarak hazırlanan tip sözleşmenin 8 inci maddesinde de, sözleşmeli personelin 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulunun 7 nci maddesinde belirtilen esas ve usuller çerçevesinde ve aynı maddede gösterilen yönteme göre yapılacak hesaplama neticesinde bulunan miktarda iş sonu tazminatı hakkından yararlandırılacağı belirtilmiştir.
Buna göre, gerek 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına eklenen hükümlerde gerek söz konusu Esaslarda hizmet sürelerinin birleştirilmesine yetki verecek herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğinden, 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tam süreli sözleşmeli personel olarak geçirilen hizmet sürelerinin işçi olarak geçirilen hizmet süreleri ile birleştirilebilmesine imkan bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, 1475 sayılı İş Kanunu 14 üncü maddesi dışında 4857 sayılı İş Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise;
"Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:
 

1.İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,

2.İşçi tarafından bu Kanunun 16 nci maddesi uyarınca,
3.Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,
4.Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla,
5.506 sayılı Kanunun 60 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt
bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci
maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme
gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,
Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır."
hükmü yer almaktadır.
Bu itibarla, 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel çalıştırılması, ancak belediye meclisinin bu yönde bir karar almasına bağlı bulunduğundan, daha önce işçi olarak çalışmakta olduğu belediyede 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre tam zamanlı sözleşmeli personel olarak çalışmaya başlayanların iş sözleşmelerinin belediyeler tarafından feshedildiğinin kabulünün gerektiği ve bu sebeple iş sözleşmesinin askı halinin de sona erdiği dikkate alınarak; bu durumda olanlara aynı belediyede geçici veya sürekli işçi statüsünde toplam çalışma süresinin bir yıldan fazla olması kaydıyla, iş sözleşmesinin sona erdiği tarih itibariyle hak kazanacağı kıdem tazminatının sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken ödenebileceği mütalaa edilmektedir.
Bilgilerini arz ederim.

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET