Öncekiler Sonrakiler

MAHKEME KARARIYLA ATAMASI YAPILAN VE TEMYİZDE İPTAL EDİLENLERİN KAZANILMIŞ HAK AYLIKLARI

Mahkeme kararı çerçevesinde öğretmen olarak ataması yapılan ve adaylık eğitimini tamamlayarak adaylığı kaldırılan ilgilinin bilahare temyiz işlemi sonucunda atamasının iptal edilmesi neticesi genel hükümlere göre branşında öğretmen kadrosuna atanması sebebiyle önceki fiili hizmetlerinin kazanılmış hak aylık derce ve kademesinde değerlendirileceğine ilişkin DPB 02/07/2008-12187 Kararı

05 Aralık 2010 Pazar 23:26

Bakanlığınızın 2003 yılı atama döneminde Zihin Engelliler Sınıf Öğretmeni olarak atanan ….’in mezun olduğu okul itibariyle atandığı alana uygun olmadığı anlaşıldığından atamasının iptal edildiği, ilgili tarafından açılan dava sonucu görevine iade edilerek 2005‘te adaylığı kaldırıldığı, Bakanlığınızca temyiz edilmesi sonucunda İdare Mahkemesinin kararının bozularak ilgilinin görevine son verildiği, daha sonra yapılan öğretmen alımlarında ise ilgilinin öğrenim gördüğü alana uygun olarak başvurması nedeniyle Görme Engelliler Sınıf Öğretmeni olarak ataması yapıldığından bahisle, ilgilinin Bakanlığınız lehine verilen bozma kararından önce görev yaptığı sürelerin değerlendirilmesine ilişkin ilgi yazı ve ekleri incelenmiştir.
Bilindiği üzere, Anayasa’nın 138’inci maddesinde, “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” hükmü, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Değişik 28’inci maddesinde, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.” hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, Danıştay Beşinci Dairesinin 11/10/1983 tarihli ve Esas No: 1980/5645 Karar No: 1983/6641 sayılı Kararında ise, “İdarenin en geç asaletin onaylanarak adaylığının kaldırılmasına dek yapılan atamada usulsüzlük olup olmadığını saptaması gerekirken, asaletin onaylanmasından yaklaşık 3 yıl süreyle memuriyette çalıştırılan davacının atamada usulsüzlük bulunduğundan bahisle görevinin sona erdirilmesinde idare hukuku ilkelerine uyarlık görülmediği…” ifadesi, Danıştay Beşinci Dairesinin 26/02/1986 tarihli ve Esas No: 1985/945 Karar No: 1986/265 sayılı Kararında da, “Davacının her ne kadar atama işlemi mevzuata uygun olarak yapılmamış ise de, 1974 senesinden beri hakkında 657 sayılı kanun hükümleri uyarınca uygulanan çeşitli işlemlerle kendisinin memur statüsünde olduğu fiilen ve hukuken kabul edilmiş ve bu statü istikrar kazanmıştır. Öte yandan 657 sayılı kanunun 98.maddesinde memuriyete son verilme sebepleri sayılmış olup, Bakanlığın atama onayının bulunmaması bu madde kapsamına girmeyeceği cihetle adı geçenin memuriyet ile ilişiğinin kesilmesi mevzuata uygun görülmemiştir.” ifadesi hükmedilmiştir.
Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, halen Bakanlığınızda görev yapmakta olan ilgilinin, 657 sayılı Kanun kapsamında Devlet memurluğu statüsünde fiilen görev yapmış olması sebebiyle bu sürelerin gerek emekliliğe esas aylık derece ve kademesinde gerekse ödenecek aylık derece ve kademesinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği ve yeniden adaylığa tabi tutulmasına gerek olmadığı mütalaa edilmektedir.

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET