• 19 Aralık 2014 Cuma
Öncekiler Sonrakiler

TORBA YASADA ÖZÜRLÜLERE İLİŞKİN HÜKÜMLER

Özürlülerin Devlet memurluğuna alınmalarına ilişkin sınavlar ilk defa ayrı zamanlı ve merkezi olarak yapılacaktır.

Torba yasada özürlülere ilişkin hükümler

Özürlü memurlara isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilmeyecektir.

Özür durumu, hizmet gerekleri, iklim ve ulaşım şartları göz önünde bulundurulmak suretiyle günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile öğlen dinlenme süreleri özürlüler için farklı olarak belirlenebilecektir.

2022 sayılı Kanun gereğince aylığa hak kazanmak üzere düzenlenen belgelerin gerçeğe uymadığı tespit edildiği durumlarda, ödenen aylıkların %50 fazlası ile geri alınması yerine, günün ekonomik şartlarına uygun olarak Tüketici Fiyatları Endeksi esas alınarak hesaplanacak tutara göre geri alınma işlemi yapılacaktır.

2022 sayılı Kanunun 5 inci maddesindeki düzenlemeye paralel olarak, 6111 sayılı Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar yapılmış yersiz ödemeler nedeniyle tahsil edilmesi gereken ana paranın %50 fazlasına ilişkin tutarın tahsilinden vazgeçilecektir.

Sosyal güvenlik mevzuatına tabi olarak çalışmayan, sosyal güvenlik kurumlarından ya da yabancı bir ülke sosyal güvenlik kurumundan bir gelir veya aylık almayan ve silikozis hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücünü belli oranda kaybedenlere çeşitli tutarlarda aylık bağlanması, bu aylığı almakta iken vefat edenlerin eş ve çocuklarına aylık bağlanması, ayrıca aylık bağlananların kendisi ile eş ve çocuklarının tedavi giderlerinin Yeşil Kart verilerek karşılanması sağlanacaktır.

Trafik kazaları genellikle uzun süreli tedavi gerektiren geçici ya da kalıcı özürlülük durumlarına sebebiyet vermekte olup uzun süreli ve yüksek maliyetli tedavi gerektirmektedir. Bu düzenleme ile kapsamdaki tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması sağlanacaktır.

6111 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesi ile, Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmetlerinin bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması sağlanacaktır.

Görme özürlülerin talepleri halinde imzalarında şahit , talep olmazsa imzalarını el yazısı ile atmaları hakkı verilecektir.

6111 SAYILI KANUN’DA ÖZÜRLÜLERE İLİŞKİN OLARAK YER ALAN HÜKÜMLERLE İLGİLİ BİLGİ NOTU


MADDE 99- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 50 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları yürürlükten kaldırılmış, 53 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Özürlü personel çalıştırma yükümlülüğü:

MADDE 53- Kurum ve kuruluşlar bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında özürlü çalıştırmak zorundadır. % 3’ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (yurtdışı teşkilat hariç) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır.

Özürlüler için sınavlar, ilk defa Devlet memuru olarak atanacaklar için açılan sınavlardan ayrı zamanlı olarak, özürlü kontenjanı açığı bulunduğu sürece özür grupları ve eğitim durumları itibarıyla sınav sorusu hazırlanmak ve ulaşılabilirliklerini sağlamak suretiyle merkezi olarak yapılır veya yaptırılır.

Özürlü personel çalıştırma yükümlüğünün yerine getirilmesinin takip ve denetimi ile özürlülerin Devlet memurluğuna yerleştirilmesinden Devlet Personel Başkanlığı sorumludur. Özürlü açığı bulunan kamu kurum ve kuruluşları bir sonraki yıl için alım yapacakları özürlülere ilişkin taleplerini her yılın Ekim ayının sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirmek zorundadır. Devlet Personel Başkanlığı kurum ve kuruluşların bildirimi üzerine, özürlü kontenjanlarına yerleştirme yapabilir veya yaptırabilir.

Özürlülerin memurluğa alınma şartlarına, merkezi sınav ve yerleştirmenin yapılmasına, eğitim durumu ve özür grupları dikkate alınarak kura usulü ile yapılacak yerleştirmelere, özürlülerin görevlerini yürütmelerinde hangi yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarınca temin edileceğine, kamu kurum ve kuruluşlarınca özürlü personel istihdamı ile ilgili istatistiksel verilerin bildirilmesine ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşü alınarak Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.”


Bu düzenleme ile özürlülerin Devlet memurluğuna alınmalarına ilişkin sınavların kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılması yerine, ilk defa Devlet memuru olarak atanacaklar için açılan sınavlardan ayrı zamanlı ve merkezi olarak yapılması veya yaptırılması esası getirilmiştir.

Böylece özürlü personel çalıştırma yükümlülüğünün takip ve denetiminin Devlet Personel Başkanlığınca yapılması, sınavın özürlülerin eğitim durumları ve özür grupları dikkate alınarak yapılacak olması ve özürlülerin devlet memurluğuna yerleştirilmesinin de merkezi sınav sonucuna göre Devlet Personel Başkanlığınca yapılması veya yaptırılması, kamu kurum ve kuruluşlarındaki açık olan özürlü kontenjanlarının bir an önce doldurulmasını sağlayacaktır.


MADDE 104- 657 sayılı Kanunun 100 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Ancak özürlüler için; özür durumu, hizmet gerekleri, iklim ve ulaşım şartları göz önünde bulundurulmak suretiyle günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile öğle dinlenme süreleri merkezde üst yönetici, taşrada mülki amirlerce farklı belirlenebilir.

Memurların yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre, bu madde uyarınca tespit edilen çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine bağlı olmaksızın çalışabilmeleri mümkündür. Bu hususa ilişkin usûl ve esaslar, Devlet Personel Başkanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.”


657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 100 üncü maddesine eklenen yeni fıkra ile; özür durumu, hizmet gerekleri, iklim ve ulaşım şartları göz önünde bulundurulmak suretiyle günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile öğlen dinlenme süreleri özürlüler için farklı olarak belirlenebilecektir.


MADDE 105- 657 sayılı Kanunun 101 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 101- Günün yirmidört saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan Devlet memurlarının çalışma saat ve şekilleri kurumlarınca düzenlenir.

Ancak, kadın memurlara; tabip raporunda belirtilmesi hâlinde hamileliğin yirmidördüncü haftasından önce ve her hâlde hamileliğin yirmidördüncü haftasından itibaren ve doğumdan sonraki bir yıl süreyle gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez. Özürlü memurlara da isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez.”


657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 101 inci maddesinde yapılan değişiklikle; özürlü memurlara isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemeyeceği esası getirilmiştir.


MADDE 66- 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde yer alan “ödenen aylıklar % 50 fazlasıyla geri alındığı gibi,” ibaresi “ödenen aylıklar ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumunca her ay için belirlenen Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarıyla birlikte geri alınır ve” olarak değiştirilmiştir.


2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde yer alan “Ödenen aylıklar %50’si fazlasıyla geri alındığı gibi,” ibaresi “ödenen aylıklar ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumunca her ay belirlenen Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarı ile birlikte geri alınır.” olarak değiştirilmiştir. Bu düzenleme ile, 2022 sayılı Kanun gereğince aylığa hak kazanmak üzere düzenlenen belgelerin gerçeğe uymadığı tespit edildiği durumlarda, ödenen aylıkların %50 fazlası ile geri alınması yerine, günün ekonomik şartlarına uygun olarak Tüketici Fiyatları Endeksi esas alınarak hesaplanacak tutara göre geri alınma işlemi yapılacaktır

Diğer alacaklar ve çeşitli hükümler

MADDE 17- (4) Bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar yapılmış ödemelere ilişkin olmak üzere, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında almakta oldukları aylıkları % 50 fazlası ile geri alınması gerekenlerden, bu % 50 fazlaya ilişkin tahsil edilmemiş tutarların tahsilinden vazgeçilir; tahsil edilmiş olanlar mahsup ve iade edilmez.



Bu düzenleme ile birlikte; 2022 sayılı Kanunun 5 inci maddesindeki düzenlemeye paralel olarak, 6111 sayılı Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar yapılmış yersiz ödemeler nedeniyle tahsil edilmesi gereken ana paranın %50 fazlasına ilişkin tutarın tahsilinden vazgeçilmektedir.



MADDE 67- 2022 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir

“GEÇİCİ MADDE 2- Bu maddenin yayımı tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde talepte bulunan ve sosyal güvenlik mevzuatına tabi olarak çalışmayan, sosyal güvenlik kurumlarından ya da yabancı bir ülke sosyal güvenlik kurumundan her ne ad altında olursa olsun herhangi bir gelir veya aylık almayan ve silikozis hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücünü en az % 15 kaybettiğine Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca meslek hastalıkları tespit hükümleri çerçevesinde karar verilen kişilere, bu maddede belirtilen şartları sağlamaları halinde aşağıda belirtilen esaslara göre Sosyal Güvenlik Kurumunca aylık bağlanır.

Meslekte kazanma gücünü;

a) % 15 ila % 34 arasında kaybedenlere 7000,

b) % 35 ila % 54 arasında kaybedenlere 8000,

c) % 55 ve üzerinde kaybedenlere 9000,

gösterge rakamının her yıl bütçe kanunu ile tespit edilecek aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan tutarda aylık bağlanır.

Yukarıda belirtilen şartlara göre aylık almakta iken ölen silikozis hastasının; 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının; (a), (b) ve (e) bentleri hariç olmak üzere, 5510 sayılı Kanun veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almayan;

a) Dul eşine % 50'si, bu madde kapsamında aylık alan çocuğu bulunmayan dul eşine % 75'i,

b) Çocuklarından;

1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayan ve evli olmayan veya,

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malul olduğu anlaşılanların veya,

3) Yaşları ne olursa olsan evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının,

her birine % 25'i,

oranında aylığın tamamı dağıtılacak şekilde aylık bağlanır. Eş ve çocuklara bağlanacak aylıkların toplamı silikozis hastasına bağlanan aylığın tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse eş ve çocukların aylıklarından orantılı olarak indirimler yapılır.

Eş ve çocukların aylıkları yukarıda belirtilen koşulların ortadan kalkması halinde kesilir.

Bu maddeye göre tarafına aylık bağlanan silikozis hastası ile eş ve çocuklarının tedavi giderleri, 18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun hükümlerine göre, Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen aile içindeki kişi başına düşen gelir payına bakılmaksızın yeşil kart verilerek karşılanır.

Bu maddeye göre aylık alanların 5510 sayılı Kanuna göre çalışmaya veya sosyal güvenlik kurumlarından ya da yabancı bir ülke sosyal güvenlik kurumundan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almaya başlamaları halinde aylıkları kesilir.”


2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna eklenen geçici madde ile; sosyal güvenlik mevzuatına tabi olarak çalışmayan, sosyal güvenlik kurumlarından ya da yabancı bir ülke sosyal güvenlik kurumundan bir gelir veya aylık almayan ve silikozis hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücünü belli oranda kaybedenlere çeşitli tutarlarda aylık bağlanması, bu aylığı almakta iken vefat edenlerin eş ve çocuklarına aylık bağlanması, ayrıca aylık bağlananların kendisi ile eş ve çocuklarının tedavi giderlerinin Yeşil Kart verilerek karşılanması sağlanacaktır.


MADDE 59- 2918 sayılı Kanunun 98 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi:

MADDE 98- Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.

Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu söz konusu tutarı % 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir.

Bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.

Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. Trafik kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca belirlenir.”


MADDE 36- 5510 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “acil haller” ibaresinden önce gelmek üzere “trafik kazası halleri,” ibaresi eklenmiştir.


5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “acil haller” ibaresinden önce gelmek üzere “trafik kazası halleri” ibaresi eklenerek ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesinde değişiklik yapılarak; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır. Bu düzenleme ile sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın trafik kazası nedeniyle sağlık kurum ve kuruluşlarınca sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenmesi sağlanmış olacaktır.

Trafik kazaları genellikle uzun süreli tedavi gerektiren geçici ya da kalıcı özürlülük durumlarına sebebiyet vermekte olup uzun süreli ve yüksek maliyetli tedavi gerektirmektedir. Bu düzenleme ile kapsamdaki tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması sağlanacaktır.


GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir.


(2) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren altı ay içinde Sağlık Bakanlığı Trafik Hizmetleri Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünün trafik kazalarından kaynaklanan tedavi giderlerinin tahsili için kurduğu sistem mevcut haliyle Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilir. Trafik Hizmetleri Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünün tasfiyesine ilişkin iş ve işlemler aynı tarih itibarıyla Sağlık Bakanlığınca gerçekleştirilir.


5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 67 nci maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesinde yapılan ve yukarıda yer alan düzenlemelere paralel olarak, 6111 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesi ile, Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmetlerinin bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması sağlanacaktır.


MADDE 213- 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Görme engellilerin talepleri halinde imzalarında şahit aranır. Aksi takdirde görme engellilerin imzalarını el yazısı ile atmaları yeterlidir.”

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle; görme engellilerin talepleri halinde imzalarında şahit aranacak, böyle bir talep olmazsa görme engellilerin imzalarını el yazısı ile atmaları yeterli olacaktır.

Böylelikle görme özürlülerin imza gerektiren işlemleri yanlarında şahit olmaksızın yapamamalarına dair 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda yer alan ve 5378 sayılı Özürlüler Kanunu ile yürürlükten kaldırılan düzenlemenin, görme özürlüler bakımında uygulamasının devamı sağlanmış olacaktır.