Öncekiler Sonrakiler

''TORBA KANUN'DU,''ÇUVAL KANUN' OLDU

Özyürek, ''Torba Tasarı'' konusunda oluşturulan alt komisyonun CHP'li üyeleri, İzmir milletvekilleri Bülent Baratalı ve Harun Öztürk ile birlikte parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, alt komisyonun 3 haftadır tasarı üzerinde çalıştığını anımsatarak iktidar partisine mensup üyelerce verilen önergelerle ''Torba Tasarı''nın ''çuval'', ''harar'' haline geldiğini söyledi.

24 Aralık 2010 Cuma 11:36
''Torba Kanun'du,''Çuval Kanun' Oldu

CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, ''Torba Tasarı'' konusunda oluşturulan alt komisyonun CHP'li üyeleri, İzmir milletvekilleri Bülent Baratalı ve Harun Öztürk ile birlikte parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, alt komisyonun 3 haftadır tasarı üzerinde çalıştığını anımsatarak iktidar partisine mensup üyelerce verilen önergelerle ''Torba Tasarı''nın ''çuval'', ''harar'' haline geldiğini söyledi.

TBMM Plan Bütçe Komisyonu üyesi ve CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, Bütçe görüşmeleri tamamlandıktan sonra bir torba yasa tasarısının Plan ve Bütçe Komisyonu'na geldiğini ve alt komisyona havale edildiğini anımsatarak üç haftadır bu torba yasayı alt komisyonda toparlamaya çalıştıklarını ancak her geçen gün yeni yeni ilavelerin geldiğini belirtti.

CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, "Torba Tasarı artık bir "çuval" haline geldi. Bazı arkadaşlarımızın benzetmesiyle "harar" haline geldi. Biliyorsunuz saman doldurulan o çok büyük çuvallara harar denir." dedi

Yaptıkları çalışmalarda Bakanlar Kurulu'ndan geçmiş olan tasarıyı tamamladıklarını belirten Özyürek, tasarı ile ilgili yaptıkları çalışmaları daha önce düzenledikleri basın toplantısıyla basın mensuplarıyla da paylaştıklarını anımsattı.

Özyürek, ''Torba Tasarı''ya başka komisyonların görev alanına giren düzenlemelerin konulmak istendiğini belirterek, bunun TBMM içtüzüğüne aykırı olduğunu kaydetti. 

Bu tür önergeler verilmesinin TBMM İçtüzüğüne aykırı olduğunu belirten Özyürek, ''Bütün düzenlemeler Plan ve Bütçe Komisyonunundan geçecekse Adalet, Anayasa ve diğer komisyonlara ne ihtiyaç var? Torba Tasarı bu haliyle içtüzüğe kesinlikle aykırı'' diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, konuşmasında şunları kaydetti:

"Bu tasarı esas itibarı ile Vergi ve Sosyal Güvenlik Primlerinin yeniden yapılandırılması için getirilmiştir.Tasarı, ilgili düzenlemelerle 21 maddeden oluşuyordu. Birikmiş vergi borçları nasıl ödenecek?, İhtilaflı vergi borçları nasıl ödenecek?, Birikmiş sosyal güvenlik primleri nasıl ödenecek? Konuları doğrudan esnafı, işçiyi, tüccarı ve iş dünyasını ilgilendiren konuları içeriyordu. Bunlar 21 maddede toplanıyordu ve biz dedik ki; "21 maddeyi ayrı bir tasarı halinde görüşelim. Hatta alt komisyona gerek olmadan Plan ve Bütçe Komisyonu'nda karara bağlayalım ve hızla parlamentoya sevk edelim oradan çıksın" dedik. Çünkü bu bir anlamda af kanunu. Bu af kanunundan pek çok kesim yararlanıyor. Bu kanundan yararlanacak olan insanlar Temmuz ayından beri bekliyor.

Çünkü Sayın Başbakan referandum sürecinde bu tasarının çıkacağını, yeniden yapılandırılacağını söylemişti. O günden beri ben sabahları evden çıkacağım esnada en az bir saat, iki saat telefon görüşmeleri yapıyorum. Vatandaş arıyor bizi ve diyor ki; "geldiler… icra takibi yaptılar… benim kamyonumu bağladılar el koydular". Şimdi sizin görüştüğünüz yasa tasarısı çıkarsa benim borcum beş milyar olacak. Ödeyeceğim kurtulacağım. Bu gün ki şekliyle olursa on beş milyar olacak. Tasarıyı bir an önce çıkarın diyor. Bu çok haklı bir taleptir.

AK Parti akıl almaz bir vurdumduymazlıkla bunu torba tasarıdan ayırmadı. Nasıl olsa muhalefet bu yeniden yapılandırmanın biran önce çıkmasından yana tavır koydu diye düşünerek bende onun arkasına ne varsa doldururum diyerek torba ve çuval mantığı ile bunları getirdi. Torba yasa zaten olmaması gerek bir yasa. Biz her zaman itiraz ettik ve daha önceki Maliye Bakanı Sayın Unakıtan ve şimdiki Bakan bize daha önce torba tasarısı getirdiklerinde bundan sonra getirmeyeceklerini söylediler. Bunu parlamentoda da söylediler, Komisyonda da söylediler.

Fakat bu kez yeni bir torba geldi. Seçim yakın olduğu içinde bu torba eskiler ile kıyaslanmayacak şekilde kapsamlı, geniş bir tasarıydı. Tartışmalı bir şekilde torba yasa tasarısını bir noktaya getirdik ve bağladık. Tam tasarı bitmişken biraz sonra İzmir Milletvekilimiz Sayın Bülent Baratalı arkadaşımın da açıklayacağı Ceza Kanunu ile ilgili, Yargıtay'la ilgili, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile ilgili pek çok değişikliği de önergeler halinde getirip bu torbaya ilave etmek istiyorlar.

Hepinizin bildiği gibi Haberal yasası diye nitelenen bir yasa bu. Biliyorsunuz Haberal'ın tutukluluk süresini uzatan yargıçlarla ilgili bir tazminat davası açılmıştı. Bu tazminat davası Yargıtay Genel Kurulu tarafından da onaylanmıştı. Şimdi o ve benzeri davaları geçersiz kılmak için pek çok önerge verilmektedir. İşkenceci polis aleyhine dava acılamayacağına dair düzenlemeler yapılıyor. Bunları torba yasa ile birleştirmek mümkün değil. Çünkü bunlar Adalet Komisyonu'nun görevi, Anayasa Komisyonu'nun görevi, Plan ve Bütçe Komisyonu ekonomik ve mali konularda karar vermesi gereken bir ihtisas komisyonu. Şimdi bizim o komisyonda görev yapmamızın temel amacı ekonomik ve mali konurlarda ki uzmanlığımız ve bu konulardaki katkımız nedeni ile ilgilidir.

Şimdi siz buraya Ceza Kanunun ile ilgili, Yargıtay'la ilgili, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile ilgili tasarıları ve teklifleri getirirseniz bu olmaz. Bu aynı zamanda içtüzüğe de aykırı. O zaman diğer komisyonları niye kuruyoruz. Bütün tasarılar, bütün düzenlemeler Plan ve Bütçe Komisyonu'ndan geçeçekse Adalet Komisyonuna ne ihtiyaç var, Anayasa Komisyonuna ne ihtiyaç var.Tarım ve Orman Komisyonuna da ihtiyaç yok. Çünkü Ormancılık ile ilgili düzenlemeleri de bugün buraya getirdiler. Dün gece tam saat 24:00' e doğru üniversitelerde öğrenci affı ile ilgili bir düzenleme de geldi. Baktık YÖK Başkanvekili orada oturuyor. Bize bir teklifleri var bunları görüşelim dediler."

Öğrenci affıyla ilgili de bir önergenin verildiğini bildiren Özyürek, 12 Eylül'den sonra atılan öğrencilere af getirildiğini, üniversite öğrencilerinin artan harçları ödemek kaydıyla okullarından atılmayacağını da anlattı.

Özyürek, ilke olarak buna taraftar olduklarını, ancak düzenlemenin tasarıda yer almasının gecikmesine neden olacağını dile getirdiklerini kaydetti.

Bülent Baratalı ise dün gece verilen önergelerle kamu görevlilerinin yeni bir zırha kavuşacağını belirtti. Bundan böyle verdikleri kararlar nedeniyle hakimler hakkında değil devlet aleyhine dava açılabileceğini ifade eden Baratalı, kasten yaptığı işlemler nedeniyle bile hakim ve savcılar hakkında değil devlet aleyhine dava açılabileceğini dile getirdi.

Söz konusu düzenlemenin karar düzeltme aşamasında olan davalar için de geçerli olduğunu belirten Baratalı, ''Yani, düzenleme Mehmet Haberal ve emekli binbaşı Levent Bektaş'ın açtıkları davalar için de geçerli olacak'' dedi.

Baratalı, Yargıtay'ın artık bu tür davalara bakamayacağını, davaların fiilin işlendiği iddia edilen ilin Asliye Ceza ve Asliye Hukuk mahkemelerinde görüleceğini ifade etti.

Baratalı, şöyle devam etti:

''Bunlar hukuk devletinde olmaması gereken işlemlerdir. Yasama yoluyla yargıya müdahale eden önergelerdir. Umuyorum ki bu önergeler kabul edilmez, geri çekilir. Aksi halde, bu önergelerle meydana gelen durumda belki parlamenter demokrasi olur ama bu şekilde kalır. Bunun da adı, İkinci Dünya Savaşından önce İtalya, Almanya ve İspanya'da uygulanan rejim olur. Demokratik diktatörlük veya seçime dayalı bir diktatörlük olabilir. Bunları şiddetle yadırgıyorum.''

Soruları da yanıtlayan Özyürek, öğrenci affıyla, başvurmaları durumunda 800 bin kişinin üniversiteye dönmesinin söz konusu olduğunu kaydetti.

Tasarıya konulmasına ilkesel olarak karşı olmalarına rağmen tasarıda yer alması durumunda öğrenci affını destekleyeceklerini bildiren Özyürek, diğer düzenlemelere karşı çıkacaklarını söyledi. Özyürek, ''Elbette parti yönetimi karar verir ama Anayasa Mahkemesine gideriz'' dedi.

İktidarın tasarıyı ''seçim yatırımı'' olarak kullandığını, yeni kadroların da tasarıyla tahsis edildiğini bildiren Özyürek, verilen önergeyle bir gün bile devlet hizmeti olmayanların müsteşar ve genel müdür olması yönünde düzenleme de getirildiğini kaydetti. Özyürek, ''Sayın Baratalı, Personel Dairesi Başkanına, 'devlette herhangi bir hizmeti olmayan bir tarikat şeyhi de Diyanet İşleri Başkanı olabilir mi' diye sordu. Elbette, olabilir cevabını aldı. Bu düzenlemeden sonra bir tarikat şeyhi Diyanet İşleri Başkanı olabilir. Bir holding yöneticisi Gelir İdaresi Başkanı olup kendi holdingi ile ilgili vergi uygulaması yapabilir. Artık devlet memurlarının önü tıkanmıştır'' diye konuştu.

Özyürek, bir başka soru üzerine, milletvekillerinin özlük haklarıyla ilgili önerge verilmediğini bildirdi

Kamudanhaber
 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET