Öncekiler Sonrakiler

BORÇLAR KANUNUNU, MADDE MADDE OKUYUN HAKKINIZI KORUYUN

Yıllardır mecliste bekleyen Borçlar Kanunu, partilerin uzlaşmasıyla kabul edildi. Yeni kanun, faizlere getirdiği sınırlamadan, ayıplı mallar ve kira bedellerindeki artışa kadar tüketicinin lehine birçok maddeyi içeriyor; ancak tüketici temsilcileri yine de uyarıyor: Vatandaş bu maddeleri dikkatli okumadığı sürece hakkını savunamaz İthal Borçlar Kanun'u Meclis'te sadeleşti

01 Şubat 2011 Salı 10:20
Borçlar Kanununu, madde madde okuyun hakkınızı koruyun

Uzun süredir gündemde olan Borçlar Kanunu, partilerin uzlaşmasıyla, 85 yılın ardından, tarihe geçmiş oldu. 1926 yılında çıkarılan Borçlar Kanunu'nun 649 maddelik tasarısı 3 yıldır mecliste bekliyordu. Zaman zaman gündeme alınan tasarı, iktidar ve muhalefet uzlaşamayınca, askıda kaldı. Ancak harekete geçen partiler, Borçlar ve Ticaret Kanunu başta olmak üzere, acil kanunların hızla geçirilmesine karar verdi.

DİLİNİN YALINLIĞI AVANTAJ

Peki, yeni Borçlar Kanunu tüketiciye ne gibi imkânlar sağlıyor? Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, yeni kanunun dilinin sadeliğine dikkat çekerek, artık herkesin bir avukat veya bir hukukçuya ihtiyaç duymadan kanunu okuyabileceğini söyledi. Daha önceki Borçlar Kanunu'nun yurtdışından ithal bir kanun olduğunu belirten Kaya, "Daha önceki kanun tercümeyle Türkçe'ye çevrilmiş bir kanundu. Yeni kanunda tüketici lehine yapıcı çok madde var ama vatandaş bunu dikkatli okumalı. yoksa hakkını savunamaz" dedi.

TÜRK İNSANI DİKKATE ALINDI

Yeni Borçlar Kanunu'nun, Türk insanının ihtiyaçlarını ve karşı tarafla yaptığı sözleşmenin içeriği dikkate alınarak hazırlanmış bir kanun olduğunu söyleyen Kaya, "Bu kanunun uygulanabilirliği daha fazla. Okunabilirliği de arttı. Sözleşme serbestliğini baltalayan maddeler var. Belli şartlara bağlanmış durumda sözleşmeler. Oysa sözleşme serbestliği 'insanlar nasıl alırsa alsın, nasıl satarsa satsın' derken, bütün sözleşmeler belli bir şekil ve şarta bağlandı" diye konuştu.

ARTIK ŞİRKET DE SORUMLU

Konu tüketicinin hakkı ve korunması olunca, aslında bu noktada sadece Borçlar Kanunu yetmiyor. Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Av. Şükran Eroğlu da, tüketicinin haklarının 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'la takip edilmesi gerektiğinin önemine işaret ediyor. Eroğlu, "Yeni kanunla yanıltıcı reklam ve ilanlara kısıtlama getirildi. Bu anlamda şirketleri de sorumlu tutuyorlar. Haksız rekabet olşuturabilecek söylemler de ortadan kalktı" dedi.

Hakim açığı varken yığılma yaşanır

Şükran Eroğlu, hakim ve savcı açıklarına da dikkat çekti. "Hala Türkiye'de 4 bin 400 hakim ve savcı açığı var" diyen Eroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kanunlar değişiyor ama yarın bunlar, hakim ve savcı eksiğiyle görev yapan mahkemelere gidecek ve tekrar bir yığılma olacak yargıda. Dolayısıyla kanun yapılsın ama uygulama da mükemmel hale getirilsin ki, bir şey ifade etsin. Bu haliyle çok da bir şey ifade edeceğini düşünmüyoruz açıkçası. Uygulansa bile yargıda yığılmalar olacak. Hatta yine belki kurumlar kendi mekanizmalarını hazırlamadıkları için orada problemler çıkacak. Ya da EPDK'nın yaptığı gibi çözüm olarak bunu tüketiciye yıkmayı planlayacaklar. Elektrikte bu yapıldı. Kaçak elektriği yüklediler bizim faturalarımza bu anlayışta kurumlar da istemiyoruz." Avukat Eroğlu, oluşturulan kanundan tam anlamıyla memnun olmadıklarının altını çizerken, bunun nedenini de uygulamadaki aksaklıklara bağladı. "Bizim ülkemizde kanunlar değişiyor ancak uygulama yönünden çok eksiklik var" diyen Eroğlu, kanunuların kolaylıkla yapıldığını ancak uygulanmadığı zaman madde olarak kaldığını savundu. Uygulamada çok büyük eksiklikler olduğuna işaret eden Eroğlu, devletin de bu anlamda üzerine düşeni yapmadığını vurguladı.

'Evi boşalt' kabusu tarihe karışıyor

Yeni kanunda önemli bir hususun aile birliğini ortaya çıkarması olduğunu ifade eden Nazım Kaya, özellikle kira sözleşmelerinde eşin rızası alınmadan kiralanan yerin tahliye edilemeyeceğinin vurgulandığı dile getirdi. Kaya, "Dolayısıyla ev sahibinin evin erkeğini köşeye sıkıştırıp da, 'haftaya kadar evi boşaltacaksan boşalt, yoksa canına okurum' sözleri de tarihe karıştı. Evin hanımının onayı olduğu takdirde, olay geçerlilik kazanmış olacak. Aksi takdirde evin erkeği eve gelip 'yarın evi boşaltmak zorundayız' sürprizi yapmayacak. Böylece aile birliği de korunmuş oldu" diye konuştu. Kefalet sözleşmelerinde de aynı durumun söz konusu olduğunu anlatan Kaya, bankaların artık eşler olmadan kefilliği kabul etmeyeceğine dikkat çekti. Nazım Kaya şunları söyledi: "Birçok insan kefil olduğu takdirde evde eşini, çocuğunu mağdur edecek ve zor durumda bırakacak imzalar atmış oluyor. Bu durum da ortadan kalkacak. Sıkıntıları, dertleri ve sevinçleri birlikte paylaşma ortamı getirilmiş oluyor. Aile birliği daha fazla ön plana çıkarılmış oluyor."

Tüketici hakları okullara taşınıyor

Şükran Eroğlu, tüketicinin eğitilmesinin önemini vurgulayarak, TÜKODER olarak kendilerinin de bu anlamda birçok eğitim çalışmaları olduğunu söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte, İstanbul'da bir proje başlattıklarını söyleyen Eroğlu, "Tüketici kollarından sorumlu bütün sınıf öğretmenlerine tüketici hakları konusunda eğitim vermeye başlayacağız. Onlar da kendi okullarında eğitim verip hem veli hem öğrencilere tüketici haklarını anlatacaklar. Böyle bir projemiz var. Bu yıl İstanbul'da sonrası içni de Türkiye çapında bu projeyi devam ettirmek istiyoruz. Bu konuda Milli Eğpitim Bakanlığı'na öneri götüreceğiz" şeklinde konuştu. Eroğlu, bunlara ek olarak, yargının ıslah edilmesini ve mahkemelerin hakim, savcı açığının ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti.

Dövizzedelere sözleşme kıskacı

Nazım Kaya, özellikle tüketici hakları konusunda da yeni yeni maddelerin gündeme getirildiğini belirterek, ayıplı mallarla ilgili uygulamalar, doktorun hastaya verdiği zarar ve sakat bırakması konusundaki tazminatların netlik kazandığını kaydetti. Yeni kanununun tüketicinin aleyhine sonuçlanabilecek maddeleri de olduğunu söyleyen Kaya, 'Ekonomik kriz dönemleri gibi olağanüstü bir durumda, sözleşmeler değişen koşullara göre uyarlanabilecek' hükmünün kendilerini endişelendirdiğini ifade etti. "Dövizle borçlanan bir tüketici düşünün. Banka kan kaybetmeye başladığı takdirde, borçlu tüketiciyi çağırıp 'yeni sözleşme imzalayalım' yoksa borcun tamamını kapatmak zorundasın' diyebilir. Bu hüküm bizi endişelendirmektedir" şeklinde konuştu. Tüketiciler Birliği olarak kanunun düzenlenmesinden ziyade, uygulanmasının kendilerini mutlu edeceğini vurgulayan Kaya, sözleşmelerin yeniden düzenlenmesi gereken durumlarda, özellikle banka borçluları başta olmak üzere, birçok tüketicinin mağdur olacağını dile getirerek, "Bununla ilgili bir uygulama çıkarsa, tüketici daha rahat olacaktır. Aksi takdirde bankaların iştahlı tutumları için yeni bir pencere açılmış olacak" dedi.

4077 sayılı Tüketici Kanunu'nu esas alıyoruz

Peki yeni kanunla bankalara ne gibi kısıtlamalar geliyor?.. Nazım Kaya, Borçlar Kanunu'ndan ziyade aslında bu hakların 4077 sayılı Tüketici Kanunu ile daha net görülebildiğini ifade ederken, kredi kullanımları ve kredi kartı uygulamaları gibi konularda getirilen düzenlemelere dikkat çekti. Kaya şöyle konuştu: "Elektronik imza artık geçerli hale geliyor. Birçok yerde 'sözleşme imzalamanız için şuraya gelmeniz gerekiyor' gibi uygulamalar son buldu. Ancak tüketicinin de elektronik ortamda sözleşme imzalaması için, o ortamın da güvenli hale getirilmesi gerekiyor. Tüketici bir internet sitesine güven duyup kart bilgilerini en ince ayrıntısına kadar veriyor. Karşı taraf tüketicinin güvenini kazanmak için çaba göstermeli."

Zarara uğratan sevgili tazminat verecek

Yeni kanunda 'zarar veren' için de 'zarara uğrayan' için de birçok düzenleme yer alıyor. Örneğin, 'Zarar gören veya ölenin ailesi' ile sınırlı olan haksız fiilden doğan manevi tazminatın kapsamını genişleten yasaya göre, ağır bedensel zarari veya ölüm halinde, zarar görene veya ölenin yakınlarına da manevi tazmine olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilecek. Resmi nikah olmayanların, nişanlı ve sevgililerin tazminat istemesi yasal dayanağa kavuşmuş olacak. Bunun yanında, otopark işletmecileri, kendilerine bırakılan araçların zarara uğraması veya çalınmasından sorumlu olacak.

Kanun altyapısı mutlaka hazırlanmalı

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, yeni kanun hakkında bir konuya dikkat çekiyor. Ne kadar yapıcı hükümler içerirse içersin, yeni kanunu tüketicinin mutlaka okuması gerektiğini vurgulayan Kaya, devletin de kanunun altyapısını hazırlayıp 1 Temmuz 2012 yılına kadar yürürlüğe sokmasının önemine işaret etti. "Kanunun uygulanması için devletten bir şey istemediklerini söyleyen Kaya, kişilerin haklarını yine öncelikle kendilerinin savunmasının gerekli olduğunu savundu. Borçlar Kanunu'nun tüketici tarafından mutlaka okunmasını tavsiye ettiklerini dile getiren Kaya, "Önceden haklar bilinirse, sözleşme imzalayan kişi mağdur olduğunda, haklarının bilincinde olur" dedi.

Kira artışları keyfi olmayacak

Yenilenen Ticaret ve Borçlar Kanunu'nda Tüketici Haklarının Korunması Hakkında Kanun'un da birçok maddesinin teyid edildiğini ifade eden Eroğlu, Şirketlere getirilen birtakım yükümlülüklerle de 4077 sayılı kanunu güçlendirdiğini söyledi. Eroğlu, "Borçlar Kanunu'nda faizler sınırlanmış. Birçok mağduriyet engellenmiş. Kira artışları da bir önceki yılın üretici fiyat endeksine göre yapılacak. Özellikle bunun gibi keyfi davranışlara da son verecek bir düzenleme" şeklinde konuştu
 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET