Öncekiler Sonrakiler

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU FİŞLEME MERKEZİ Mİ OLUŞTURUYOR?

Adalet Komisyonu, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı İktidar kandının AB standardı olarak, muhalefet tarafı fişleme olarak görülüyor. Acaba Tasarı kişisel verilerin korunması ve uluslararası standartta payLaşımını sağlayan kişinin özel hayatı dahil haklarını koruyan bir düzleme mi, yoksa fişleme için zemin hazırlayan bir düzelme mi?

28 Ocak 2016 Perşembe 11:17
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU FİŞLEME MERKEZİ Mİ OLUŞTURUYOR?

Adalet Komisyonu, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısını alt komisyona sevk etti. Komisyonda başlayan tartışma sadece tasarının Mecliste kabul edilme sürecinde değil, uzun süre kamuoyunda da sürecek. İktidar kanadının AB standardı olarak gördüğü tasarı, muhalefet tarafından fişleme olarak görülüyor. Acaba Tasarı kişisel verilerin korunması ve uluslararası standartta paylaşımını sağlayan kişinin özel hayatı dahil haklarını koruyan bir düzleme mi, yoksa fişleme için zemin hazırlayan bir düzelme mi?     

Tasarı için Adalet Komisyonu'nda sunum yapan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, " AB standartları bakımından önem arzeden, özellikle ekimde başlaması öngörülen vize muafiyeti kapsamında öncelikli düzenlemeler arasında olduğunu" söyledi. 

Türkiye'de kişisel verilerin korunmasına ilişkin müstakil düzenleme olmadığına dikkati çeken Bozdağ, tasarıyla ilk kez kişisel verilerin korunmasına dönük müstakil kanunun hayata geçirileceğini belirtti. Kişisel verilerin, hayatın her alanında gerek kamu, gerek özel sektör tarafından yaygın olarak kaydedildiğini, transfer edildiğini ve paylaşıldığını ifade eden Bozdağ, bu alanda açık ve yeterli yasa olmamasının kişisel verilerin kontrolsüz işlenmesine ve bazı temel hakların ihlal edilmesine neden olduğunu dile getirdi.

Kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesinin Türk Ceza Kanunu'nda suç olarak düzenlendiğini anlatan Bozdağ, kanunda hukuka uygunluk hali düzenlenmediğinden uygulamada ciddi sorunlar yaşandığını vurguladı. Bekir Bozdağ, 2010’daki Anayasa değişikliğiyle kişisel verilerin korunmasının temel anayasal hak olduğunu da anımsattı. 

Kişisel verilerin korunmasına ilişkin yasal düzenleme olmaması nedeniyle Europol ile operasyonel işbirliği anlaşması gerçekleştirilemediğini, bilgi ve belge paylaşımı yapılamadığı için suç ve suçluyla mücadelede gecikmeler yaşandığını anlatan Bozdağ, Dışişleri Bakanlığının da diğer ülkelerle askerlik, kimlik, vatandaşlık gibi konularda bilgi paylaşımında sorunlar yaşandığını, yabancı ülkelerden veri alınamadığını söyledi. Bozdağ, sınırı aşan organize suçlar konusunda Avrupa Bölgesel Savcılık Teşkilatı ile de operasyonel işbirliği yapılamadığını, suçluların iadesiyle bilgi ve belge paylaşımı gibi konularda ciddi sıkıntılar yaşanabildiğini bildirdi. 

Bakan Bozdağ, kişisel verilerin korunmasına ilişkin özel kanun olmayışının, yabancı sermayenin yatırım yapması önünde engel ve zorluk teşkil ettiğine de dikkati çekerek, "Özellikle Avrupa’daki yabancı sermaye sahiplerinin ülkelerindeki mevzuatları, ellerindeki kişisel verileri Türkiye’deki iştiraklerine aktarmalarına izin vermemektedir. Diğer yandan iş adamlarımız yabancı ülkelerdeki ortaklarından veri almakta sorun yaşamaktadır. Bazı ihalelere girmek için kişisel verilerin etkin korunması koşulu aranmakta, ülkemiz veri güvenliği konusunda güvenilmez ülke olarak nitelendirilmektedir" dedi. 

Bozdağ, "Kamuoyunda bazı çevreler tarafından art niyetli olarak 'fişleme yasası' diye nitelenen tasarı, iddia edildiğinin tam aksine fişlemenin önlenmesi tasarısıdır, fişlemenin panzehiridir, adı üzerinde kişisel verileri korumaya matuf tasarıdır. Tasarıyla kişisel verilerin işlenmesi ve kaydedilmesi uluslararası sözleşmelere uygun şekilde düzene bağlanmaktadır, düzen kurulmaktadır" dedi. 

Kişisel verilerin gerek kamu gerek özel sektörde kaydedildiğine, ancak bunun herhangi bir standardı bulunmadığına dikkati çeken Bozdağ, buna evrensel kurallar çerçevesinde standart getirildiğini, veri kaydeden, işleyen, aktaran gerçek ve tüzel kişilerin uyacakları usul ve esasların belirlendiğini söyledi. 

Bozdağ, tasarıyla kurulması öngörülen kişisel verilerin korunmasına ilişkin kurumun bu alanı disiplin altına alacağını ifade ederek, şöyle devam etti: 

"Kişisel verileri koruma kurumu sanki Türkiye’de bütün vatandaşların kişisel verilerinin kaydedildiği, işlendiği, toplandığı merkez olacakmış gibi algı oluşmakta. Kurul ve kurum bu kanununa göre herhangi bir vatandaşın verisini işlemeyecek. Bu kurum veri kaydı yapmayacak, verileri depolamayacak. Bu kurum işlenecek kişisel verilerin, belirlenen ana ilkelere uygun işlenip işlenmediğini denetlemek ve işlenmemesi halinde işlemeyenler hakkında idari para cezaları vermek, suç oluşturuluyorsa suç duyurusunda bulunmak suretiyle cezalandırılmalarını hedefleyen müessesedir. Kişisel verileri koruma mekanizmasıdır. 

İnternete giriyorsunuz, TC kimlik numaranızı, annenizin kızlık soyadının bir harfini istiyorlar. Bankalar bir sürü kişisel veri istiyor. Nüfus, tapu, savcılıklar, hatta siyasi partiler bir sürü kişisel veri istiyor. Biz de işimizin görülmesi için bu verileri paylaşıyoruz. Bu yasa bütün kamu kurumlarıyla özel ve gerçek tüzel kişiler için veri işlemedeki asgari standartları belirliyor. Bütün kurumlar bir veri sorumlusu tayin edecek. Kurum, veri sorumlusuna ilişkin sicil tutacak. Herkes hangi kurumda kimin veri işleme sorumlusu olduğunu bilecek. Yanlışlık, eksiklik, kurallara aykırılık varsa bunların düzeltilmesi için kime müracaat edeceğini bilecek. O kişi kişisel verilerin korunmasıyla ilgili gerekli güvenlik önlemleri almakla, mekanizmaları kurmakla da sorumlu olacak. Yani hesap soracak birisi olacak. Böylece herkes kendisine yeni bir düzen verecek, kendisini yeniden yapılandıracak." 

CHP Eskişehir Milletvekili Cemal Okan Yüksel, "Sayın Bakana ve tasarının gerekçesine bakınca insanın 'gözü kapalı oy verelim geçirelim' diyesi geliyor insanın ama çok eksikler var" diye konuştu. 

Tasarıyı "fişleme kanunu" olarak nitelediklerini belirten Yüksel, etnik köken, ırk, din mezhep, cinsel tercih gibi özel nitelikteki bilgilerin işlenmesine sınırları belli olmayan şartlarla imkan getirildiğini savundu. 

HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat ise kişisel verilerin gerektiğinde ortaya çıkarılarak, özel hayatın gizliliğinin ihlal edileceğini öne sürdü. 

Konuşmaların ardından tasarının alt komisyona sevkedilmesi kararlaştırıldı.

Önümüzdeki dönem bu tasarı hararetli bir şekilde tartışılacak. Böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duyan kişiler bakımından hak ihlallerinin önüne geçebilecek bir yapı oluşturulma fırsatı yakalanmış durumda. Özellikle bu konuda uzman sivil toplum kuruluşlarının sürece katılmasında fayda var. Muhalefetin endişeleri ise yersiz değil. Ne yazık ki geçmişte kötü örnekler bulunuyor. Diğer taraftan ise düzenleme kadar başlangıçta uygulamanın da iyi olması gerekiyor.

   

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET