Öncekiler Sonrakiler

DOĞUM YETMEZ EKONOMİ İÇİN TEKNOLOJİ

Hacettepe Üniversitesi’nden Dr. M. Aykut Attar’ın, “Türkiye'de Büyüme ve Demografi: İktisadi Tarih, Doğum Yanlısı Söyleme Karşı” başlıklı çalışması TEPAV tarafından yayımlandı. Çalışma, doğum yanlısı söylemin herhangi bir iktisadi anlamlılığı bulunmadığını ve bu tartışmaların Türkiye’deki iktisadi gelişmişlik seviyesinden bağımsız olarak ele alınmaması gerektiğini ortaya koyuyor.

16 Kasım 2013 Cumartesi 22:11
DOĞUM YETMEZ EKONOMİ İÇİN TEKNOLOJİ

Attar, çalışmasında, Türkiye için bir iktisadi büyüme ve demografik değişim modeli geliştirirken ve bu modele dayanan ana sonuçları da şöyle sıraladı:

• “İçinde bulunduğumuz yüzyıl boyunca Türkiye’de ekonomik büyümenin asli kaynağı teknolojik ilerleme olacaktır.

• Azalmayan bir tasarruf oranı altında bile, Türkiye'deki nüfus yaşlanması, teknolojik ilerleme yeterince hızlı olmadığı için, bir büyüme yavaşlamasına yol açacaktır.

• Artan bir teknolojik ilerleme hızı altında bile, kişi başına düşen doğum oranında 2015 yılında gerçekleşecek ve oranı 1995'deki düzeyine çekecek bir kalıcı yukarı yönlü sapma, sapma olmadığı duruma göre, kayda değer biçimde daha düşük bir kişi başına çıktı düzeyine, oldukça yüksek bir bağımlı nüfus düzeyine ve kalıcı biçimde daha düşük bir çalışma yaşındaki nüfus payına neden olacaktır.”

“Öncelik teknolojik ilerleme olmalı”

Bu sonuçların Türkiye’de politika yapıcıların önceliğinin teknolojik ilerleme olması gerektiğini desteklediğinin belirtildiği çalışmada, “Doğum yanlısı söylemin, Türkiye’de yaşayan insanları yakın gelecekte daha fazla çocuk yapmaya ikna edebilecek kadar güçlü olduğunda dahi, herhangi bir ekonomik anlamlılığı yoktur” dendi.

Attar, çalışmasında, nüfus yaşlanmasının kaçınılmaz olduğunu ve Türkiye ekonomisini, “emekli olan bebek patlaması nesillerinin bir ertelenmiş krizine” karşı koruyacak hiçbir şey bulunmadığını belirterek şöyle devam etti:

“İkincisi de Türkiye’nin yine en iyimser teknolojik ilerleme senaryoları altında, kaydadeğer biçimde daha yüksek bir nüfus düzeyinin kalabalıklaşma etkileri, refah açısından, aşırı biçimde olumsuz olacaktır”.

Attar çalışma özetinde;

"Demografik geçişin geç aşamalarındaki büyük bir bebek patlaması tarafından yolundan çıkartılmaz ise, nüfus yaşlanması her ekonomi için sadece bir kez meydana gelir ve, eğer yaşlanan nüfus ile birlikte ulaşılacak istikrarlı bir uzun-dönem büyüme patikası varsa, ekonominin bu patikaya yakınsamasını sağlayacak politikaları tasarlamak ve uygulamak, olasılıkla, yapılacak en akıllıca iştir."

sonucuna varmaktadır.

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET