Öncekiler Sonrakiler

CİNSEL TACİZ HAKLI NEDENLE İŞ SÖZLEŞME FESİH NEDENİDİR

Süreklilik arz eden rahatsız edici, psikolojik ve cinsel taciz boyutundaki eylemler tacizci işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2–c bendi uyarıca haklı nedenle fesih nedeni olduğuna ilişkin Yargıtay kararı.

04 Haziran 2015 Perşembe 17:19
CİNSEL TACİZ HAKLI NEDENLE İŞ SÖZLEŞME FESİH NEDENİDİR

T.C. YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ, ESAS NO: 2012 / 26702, KARAR NO: 2013/3953, TARİHİ: 04.02.2013
KARAR ÖZETİ: CİNSEL TACİZ – HAKLI NEDENLE İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ

Süreklilik arz eden rahatsız edici, psikolojik ve cinsel taciz boyutundaki eylemler karşısında işverenin işçilerin kişiliğini korumak ve saygı göstermek yanında işyerinde ahlak ve dürüstlük kurallarına uygun bir çalışma ortamı sağlamakla yükümlü olması ve özellikle de işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların da daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlü olması sebebiyle işçinin diğer bir işçi tarafından cinsel tacize uğraması halinde; işverenin, tacizci işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2–c bendi uyarıca haklı nedenle feshedeceği kabul edilmelidir. 

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin feshinin haksız ve geçersiz olduğunu belirterek davalı
tarafça yapılan feshin geçersizliği ve yasal hakları ile birlikte işe iadesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı… AŞ vekili, davacının işverenin diğer şirket olduğunu, bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiş, Diğer davalı … Ltd Şti vekili ise davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Yasanın 25/2-c bendi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacının feshe konu olay ile ilgili o gün akşam alkol aldığı ve barda davalı şirketin part-time çalışan personeli bayan işçiye içki teklifinde bulunduğu anlaşıldığı, ayrıca o gün akşam gece 24.00 den sonra söz konusu bayanın otel odasını telefon ile arayarak su istediği anlaşıldığı, davacının yanlış davranışı bunlardan ibaret bulunduğu, davacının açıkça söz ile veya el ile bayan çalışana karşı bir taciz olmadığı, aldığı alkolün etkisiyle bu şekilde davrandığı, davacının bu yanlış davranışı taciz safhasına varmadığı, davacının bu şekildeki davranışı doğru bir davranış olmadığı, ancak iş sözleşmesinin feshini gerektirecek bir ağırlıkta da bulunmadığı, dolayısıyla yapılan feshin haksız bir fesih olduğu, haksız olduğu kadar aynı zamanda geçersiz bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İşyeri, işverenin hâkimiyet alanını oluşturur ve işverenin işçiyi gözetim borcu, cinsel içerikli bu saldırı kimden gelirse gelsin işçiyi korumayı gerektirir.
İşçinin diğer bir işçi ya da üçüncü kişiler tarafından cinsel tacize uğraması halinde, bu durum yasa gereği işçi tarafından işverene bildirilmeli ve gerekli önlemlerin alınması istenmelidir. İşverence cinsel taciz olayı bilinmekte veya bilinebilecek durumda ise, işçinin durumu ayrıca bildirmesine gerek yoktur.
İşverenin önlemi, işçinin maruz kaldığı olayın tekrarlanmasını engellemeye yönelik olmalıdır. Bu yönde önlemin yetersiz kalması da işçiye haklı fesih imkânı verir. Maddenin gerekçesinde, tacizin ağırlığına göre tacizcinin işine son verilmesi de işverence alınması gereken önlemler arasında sayılmıştır.

Cinsel tacizin, işyerinde çalışan bir işçi yerine bir üçüncü kişi tarafından yapılması durumunda, işverenin önlem olarak müşteriyi uyarma, müşteri ile ilgilenecek bir başka işçi görevlendirme ve eylemin ağırlığına göre müşteri ile ilişkisini kesme gibi yollara başvurması gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, 417’nci maddesiyle, “İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür” hükmü getirilmiştir.
Somut olayda davacı alt işveren davalı … Tic Ltd Şti işyeri bünyesinde hat besleme birimi ... takım lideri olarak yaklaşık 14 yıl çalıştığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafından 31.10.2011 tarihli fesih bildirimi ile “... şirket yetkili personeline, yine çalışanlardan olan ... (kadın işçi) tarafından 28.10.2011 tarihli şikayet dilekçesi ile bildirilen ve 22.10.2011 tarihinde gerçekleşmiş uygun olmayan durum nedeniyle 28.10.2011 tarihinde savunma istendiği, verilen savunmada şikayet konusu olayları kabul etmediği, ancak 22.10.2011 tarihinde … Otelinde gerçekleştirilen … Team Building 2011 etkinliğinde yaşanan uygun olmayan bu olay, yazılı şikayet ve yazılı savunma konusu edilmeden evvel, kendisi tarafından şirket yetkili personeli ... sözlü olarak, … tanıklığında itiraf edildiği, olay ile ilgili şikayet dilekçesi ile yazılı savunması ve yapılan görüşmeler ve tüm durum değerlendirilmiş olup 4857 sayılı Yasanın 25/2-c bendi gereğince ahlak kurallarına aykırı davranılmasından ötürü iş sözleşmesinin feshedildiği”nin bildirildiği görülmüştür.
Feshe dayanak kadın işçi tarafından verilen 28.10.2011 tarihli dilekçede davacının 22 Ekim 2011 tarihinde eğitim faaliyetlerinin bitiminde verilen gala yemeğinde başlayan ve saat 00.30 sularında bulunduğu odanın davacı tarafından aranarak “odamda su kalmamış sizin odadan gelip alayım mı?” şeklinde sona eren ayrıntılı şekilde anlatılmış eylemleri belirtilmiştir. Şikayetçi kadın işçi ile aynı odada kalan şirketin bir diğer çalışanı da gecenin geç saatinde yapılan bu aramaya şahit olmuştur.
Dosyada yer alan davacı ile insan kaynakları departmanı görevlileri arasında yapılan görüşme tutanağı içeriği incelendiğinde davacının yaptığı şeyin doğru olmadığını beyan ettiği tutanak altına alınmış olup bu görüşmeyi yapan davalı şirket çalışanlarından biri tanık olarak ifadesinde de bu tutanak içeriğini doğrulamıştır.

Her ne kadar davalı işveren çalışanı olup tacize uğradığını beyan eden kadın işçi, duruşmadaki beyanlarında, şikayet dilekçesinde belirtilen hususlar ile ilgili bir kısım çelişik beyanlarda bulunmuş ise de, bu çelişkili beyanlarının davacının eylemlerini ortadan kaldırmadığı, yine dinlenen davalı tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde 22 Ekim 2011 günü akşamı gala yemeği ile başlayan ve gece 00.30 sularında kadın işçinin odasının aranarak odaya gelip su almak isteğiyle sonuçlanan davranışlarının sırnaşık nitelikte süreklilik arzeden ve kadın işçiyi rahatsız eden söz ve eylemler bütününü oluşturduğunu, bu eylemlerin psikolojik ve cinsel taciz boyutunda olduğu ve bu hali ile işverenin kadın işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek yanında işyerinde ahlak ve dürüstlük kurallarına uygun bir çalışma ortamı sağlamakla yükümlü olması ve özellikle de işçilerinin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların da daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğu düşünüldüğünde davacının 4857 sayılı Yasanın 25/2-c bendi uyarınca iş sözleşmesinin feshedilmesinin haklı nedene dayandığı ve feshin süresinde yapıldığı sonucuna ulaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı …
TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre … TL ücreti vekaletin davacıdan
alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak
04.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET