Öncekiler Sonrakiler

ÇOCUK İMMÜNOLOJİSİ VE ALERJİ HASTALIKLARI" UZMANLIK DALINA İLİŞKİN KISMI YÜRÜRLÜĞÜ DURDURULDU

Tıpta Uzmanlık Kurulunun 21-22-23 Haziran 2010 gün ve 21/82 sayılı kararının "Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları" uzmanlık dalına ilişkin kısmının, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin geçici 11.maddesinin (b), (f) bentleri ile Ek-3 sayılı çizelgesinin 12. satırında yer alan düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

01 Ocak 2011 Cumartesi 10:29
Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları

  T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas  No   : 2010/6862
 
                Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen:                                              
                Davalılar               : 1- Başbakanlık
                                                 2- Sağlık Bakanlığı
                Davanın Özeti   : Tıpta Uzmanlık Kurulunun, tıpta uzmanlık dallarının rotasyonlarını ve bu rotasyonların sürelerini belirleyen  21-22-23 Haziran 2010 gün ve 21/82 sayılı kararının "Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları" uzmanlık dalına ilişkin kısmının ve bu düzenlemenin dayanağı olan 18. 07.2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin geçici 11.maddesinin (b), (f) bentleri ile Ek-3 sayılı çizelgesinin 12. satırında yer alan düzenlemenin; Çocuk İmmünolojisi ile Çocuk Alerjisi disiplinlerinin çalışma alanlarının oldukça geniş olduğu ve bu alanda hasta sayısının ülkemizin genç nüfusa sahip olması itibariyle çok fazla olduğu,bu disiplinlerinin ortak çalışma alanının bulunmadığı ve birbirinden farklı olan bu iki disiplinin tek bir yan dal olarak düzenlenmesiyle sunulan sağlık hizmetinin kalitesinin düşeceği, iki ayrı disiplin için toplam 3 yıl eğitim süresi öngörülmesinin bilimsel bir temeli olmadığı, bu birleşik yan dal düzenlemesi ile Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları yan dal alanında nitelikli uzman yetişmesinin mümkün olmadığı ayrıca bu iki alana hakim olan uzman sayısı çok az olduğundan bu yan dalda eğitim sorumlusu probleminin ortaya çıkacağı, dava konusu düzenlemeler nedeniyle alanında uzman olmayan hekimlerden oluşan jürilerin ihdas edileceği, Anayasal eşitlik ilkesine aykırı uygulamaların oluşacağı, sağlık hizmetinin sunumunda sorunlar yaratacağı, bu nedenle düzenlemelerin kamu yararına ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ve yürütmenin durdurulması istemidir.
                Savunmaların Özeti: Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin ve uzmanlık dallarına ilişkin rotasyon belirlemelerinin bir bütün olarak; yargı kararlarının gözetilmesi, ilgili bilim çevrelerinden görüş alınması, dünyadaki uygulamanın izlenmesi ve bilimsel gerekliliklerin ön plana alınması suretiyle düzenlendiği, dava konusu işlemlerin hazırlanmasında görev alan Kurul üyelerinin uzmanlık eğitimi veren kurumlar bazında temsil ilkesi esas alınarak belirlendiği, ana dal - yan dal belirlenmesine ilişkin hukuki durumun 1219 sayılı Yasa ve ilgili mevzuat ile idarelere tanınmış yetki alanında ve takdir hakkı kapsamında olduğu, Yönetmeliğin Ek çizelgelerinde  ve geçici maddelerinde yer alan düzenlemelerin ülkenin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde ve tıp alanındaki gelişmelere paralel olarak yapıldığı, ayrıca Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları disiplininin bir çok ortak çalışma alanının bulunduğu, iki disiplinin birleşmesi ile eğitimde ve uygulamada bütünlüğün sağlanacağı ve hizmet kalitesinin artacağı, bu birleştirmenin tıp alanındaki gelişmeler ve ülkenin ihtiyaçları dikkate alınarak yapıldığı belirtilerek yürütmenin durdurulması isteminin ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.  
                Danıştay Tetkik Hakimi ... Düşüncesi  :İdarelerin; düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, uygulamaları çağın gerekleri ve toplumun ihtiyaçlarına uygun olarak değiştirmesi, kamu hizmetine egemen olan ilkelerden olan uyarlama(değişkenlik) ilkesi uyarınca hem bir görev hem de bir yetki ise de; bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılması ve düzenlemede yapılan değişikliğe temel olan, bir başka ifadeyle kamu yararını gerçekleştirecek bu düzenlemeyi gerektiren olguların somut olarak ortaya konulması şarttır.
                Tıp gibi insan hayatına doğrudan etkisi olan bir alanda sağlık hizmetini sunacak uzmanların eğitim sürecine ilişkin olarak yapılan değişikliğin, salt bu konuda idarenin yetkili olması ve takdir hakkına sahip bulunması gibi kavramlarla açıklanamayacağı, anılan konularda değişikliğe gidilmesini yeni düzenleme yapılmasını gerektiren bilimsel gerekçelerin ortaya konulmasını da gerektirdiği tartışmasız olduğundan,  ihdas edildiği dönemden bugüne kadar iki ayrı yan dal olarak düzenlenen Çocuk İmmünolojisi ve Çocuk Alerjisi disiplinlerinin, "Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları" adı altında, 3 yıllık eğitim süresi olan tek bir yan dal olarak belirlenmesine ilişkin  düzenlemeleyi hukuki bir zemine oturtacak, idarenin takdir hakkını ve düzenleme yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca kullandığını ortaya koyacak bilimsel gerekçenin de bulunmadığı anlaşıldığından, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin Ek-3 sayılı çizelgesinin 12. satırı ile bu yan dal için geçiş dönemi öngören ve rotasyon düzenlemesi yapan Tıpta Uzmanlık Kurulunun 21-22-23 Haziran 2010 gün ve 21/82 sayılı kararının "Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları" uzmanlık dalına ilişkin kısmının ve Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin geçici 11.maddesinin (b), (f) bentlerinin yürütmesinin durdurulması isteminin kabulünün gerektiği düşünülmektedir.
                Danıştay Savcısı ... Düşüncesi :Tıpta Uzmanlık Kurulunun, tıpta uzmanlık dallarının rotasyonlarını ve bu rotasyonların sürelerini belirleyen  21-22-23 Haziran 2010 gün ve 21/82 sayılı kararının "Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları" uzmanlık dalına ilişkin kısmının ve bu düzenlemenin dayanağı olan  18. 07.2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin geçici 11.maddesinin (b), (f) bentleri ile Ek-3 sayılı çizelgesinin 12. satırında yer alan düzenlemenin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılmıştır.
                Dava dilekçesi ve ekleri usul bakımından incelendiğinde; Çocuk Allerjisi Hastalıkları veya Çocuk immünolojisi alanlarından birinde  yan dal uzman  olduğu anlaşılan ve Doçentlik ünvanı almış bulunan davacı tarafından,  yan dal konusunda uzmanlık eğitimi veren Üniversite veya İhtisas Hastanesinde görev yaptığı yönünde 18.08.2010 tarihinde kayda giren dava dilekçesi ekinde herhangi bir bilgi veya belge sunulmaksızın, 21,22,23, Haziran 2010 tarihi 21/82 sayılı Tıpta Uzmanlık Kurulu kararları Uygulama işlemi kabul edilmek suretiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen genel dava açma süresi olan 60 günlük süre yönetmelik yönünden geçirilerek, anılan maddenin 4. fıkrasında yer alan düzenleyici işlemlerin uygulanması üzerine düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açılabileceğine ilişkin hüküm uyarınca, Tıpta Uzmanlık Kurulu kararının uygulama işlemi olduğu düşüncesi  ile dava açılmış ise de; yan dal eğitimini tamamlayan ve ancak yan dal eğitimi verebilecek olan davacının sözü edilen uygulama işlemi ile kişisel, meşru ve aktüel ilişkisinin bulunup bulunmadığının saptanmasından sonra süresi geçirilen yönetmelik hükümlerine de karşı açılan davada öncelikle ehliyet ve buna bağlı süre konusu açıklığa kavuşturulduktan sonra işin esasının incelenebileceği sonucuna varılmaktadır.
                İşin esasına gelince; 14.04.1928 tarih ve 938 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1219 sayılı Tebabet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun, 04.04.2007 tarih ve 26483 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5614 sayılı Kanunun 4. maddesi ile değiştirilen 9. maddesi hükmü ile Sağlık Bakanlığının sürekli kurulu niteliğinde Tıpta Uzmanlık Kurulu İhdas edilmiştir. Maddenin son fıkrasında, "kurulun çalışma usul ve esasları ile diğer hususlarla ihtisas belgelerinin alınması ve uzmanlık eğitimi ile diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca hazırlanıp Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelik yürürlüğe konuluncaya kadar mevcut düzenlemelerin uygulanmasına devam edilir" hükümleri yer almıştır.
                İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerindendir. Bu ilke genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi uyguladığı ve tanzim ettiği düzenlemeyi kavramaya, doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlar. işlemlerde gösterilen neden ve dayanılan gerekçe işlemin yasaya uygunluğu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konusunda ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı,savunma hakları,idari istikrar ve idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahiptir.
                18.04.1973 tarihli ve 14511 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tababet Uzmanlık tüzüğüne ekli çizelgede ayrı yan dal olarak düzenlenen 19.6.2002 tarihli ve 24790 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tıpta Uzmanlık Tüzüğüne, ekli çizelgenin 7 sırasında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ana dalına bağlı üç yıl eğitim süreli yan dal olarak 7. ve 14. yandal sıralarında yer alan çocuk Alerjisi ve Çocuk İmmünolojisi'nin bu defa dava konusu Yönetmeliğin Ek-3 sayılı Çizelgesinin 12. sırasında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Dalına bağlı 3 yıl eğitim süreli bir yan dal olduğunun düzenlendiği ve rotasyonlarının uzun süresinin sözü edilen ana dallarda yapılması, birer aylık bölümlerinin de çocuk Göğüs Hastalıkları ve Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanlık Alanlarında yapılması yönünde de alt düzenlemeler yapıldığı görülmektedir.
                Dava konusu Yönetmeliğin Sağlık Bakanlığınca hazırlanması aşamasında 06/07 Mayıs 2009 tarihlerinde  Tıpta Uzmanlık Kurulunca yapılan 9 sayılı toplantı ile, tıpta uzmanlık ana dal ve yan dalları ve eğitim süre ve esasları belirlenip son şekli verilmesine karşın, uyuşmazlık konusu Çocuk Alerjisi ve Çocuk İmmünolojisi Yan Dallarının birleştirilerek teşkilinin, bilimsel ve fiili gelişmeler ışığında;  gerekliliklerini ve nedenlerini gösteren, bu konuda hazırlanmış bir bilimsel rapora dayanılmaksızın gerçekleştirildiği,  bu iki yan dalın birleştirilmesinin bilimsel yönden uygun olup olmadığının somut biçimde ortaya konulmadığı, Yönetmeliğin Geçici 11/b .maddesi ile de Çocuk Alerjisi ya da Çocuk İmmünolojisi yan dallarının birinde uzmanlık eğitimi görenlerin birleştirilmiş Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları yan dalında uzmanlık eğitimine devam etmeleri gerektiğinin  düzenlendiği anlaşılmaktadır.
                Bu hale göre, Çocuk Alerjisi ile Çocuk İmmünolojisi yan dal uzmanlık alanlarındaki  birleştirmeyi gerekli kılan ihtiyaç, gelişim, yurt dışı uygulamalar ile yetişmiş ve yetişecek  uzmanların durumuna ilişkin hususları irdeleyecek,  bilimsel gereklilikleri ve nedenleri ortaya koyacak biçimde, dava dilekçesinde aykırılık olarak ileri sürülen sebepleri de asgari düzeye indirecek, uzmanlık alanının birleşik bir yan dal şeklinde mi yoksa ayrı ayrı yan dal şeklinde mi teşkilatlanmasının uygun olacağı konusunda hazırlanmış bir bilimsel rapora dayanmadığı görülen, Çocuk İmmünolojisi ve Alerjik Hasatlıkları Yan Dalının teşkiline yönelik Yönetmeliğe Ek 3 sayılı çizelgenin 12. satırında yer alan düzenlemede hukuka ve hizmetin gereklerine uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
                Diğer taraftan, dava konusu Yönetmeliğin Geçici 11.maddesinin (b) bendinde Çocuk Alerjisi ya da Çocuk İmmünolojisi yan dallarında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlar eğitimlerini Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları adı altında devam ettirirler. (f) bendinde de, Çocuk Alerjisi ya da Çocuk İmmünolojisi adıyla uzmanlık belgesi almış olanların, bu iki alanda yaptıkları araştırma, uygulama ve incelemelere ait belgelerini ibraz ederek, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde başvurmaları halinde uzmanlık belgeleri "Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları" olarak değiştirilir kuralları getirilerek geçiş ve intibak işlemleri düzenlenmiş ise de; sözü edilen ayrı yan dalların birleştirilmesinde hukuka uyarlık görülmediğinden, önceden ayrı bir şekilde eğitim verilen yarı dalların birleştirilmesi nedeniyle bu yan dalların yeni duruma intibakını düzenleyen anılan geçici maddenin (b) ve (f) bentlerinde ve birleştirilen bu yan dal ile ilgili rotasyonların ve sürenin belirlenmesine ilişkin Tıpta Uzmanlık Kurulu kararında da hukuka uyarlık görülmemektedir.
                Belirtilen nedenlerle, dava konusu Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin Ek 3.sayılı Çizelgesinin 12.satırında yer alan yan dal belirlemesine ilişkin kural ile Geçici 11.maddesinin (b) ve (f) bendlerinin ve Tıpta Uzmanlık Kurulunun, uzmanlık dallarının rotasyonlarını ve sürelerini belirleyen 21-22-23/6/2010 tarih ve 21/82 sayılı kararının "Çocuk İmmünolojisi ve Allerji Hastalıkları" yan dalına ilişkin kısmının, 2577 sayılı Kanunun 27. maddesinde belirtilen şartlar oluştuğundan, yürütülmesinin durdurulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
                Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince  işin gereği görüşüldü:
                2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 27. maddesinin 2. fıkrasında, idari işlemin uygulanması halinde giderilmesi güç veya olanaksız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verileceği kuralı yer almıştır.
        Uyuşmazlık;Tıpta Uzmanlık Kurulunun, tıpta uzmanlık dallarının rotasyonlarını ve bu rotasyonların sürelerini belirleyen  21-22-23 Haziran 2010 gün ve 21/82 sayılı kararının "Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları" uzmanlık dalına ilişkin kısmının ve bu düzenlemenin dayanağı olan 18. 07.2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin geçici 11.maddesinin (b), (f) bentleri ile Ek-3 sayılı çizelgesinin 12. satırında yer alan düzenlemenin iptali isteminden doğmuştur.
        Anayasanın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri düzenlenmiştir.
                14.4.1928 gün ve 938 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Yasanın, 04/04/2007 gün ve 26483 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürülüğe giren 5614 sayılı Yasanın 4.maddesi ile değiştirilen 9. maddesi hükmüyle Sağlık Bakanlığının sürekli kurulu niteliğinde Tıpta Uzmanlık Kurulu ihdas edilmiştir. Maddenin son fıkrasında;"Kurulun çalışma usûl ve esasları ile ilgili diğer hususlarla ihtisas belgelerinin alınması ve uzmanlık eğitimi ile ilgili diğer usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığınca hazırlanıp Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelik yürürlüğe konuluncaya kadar, mevcut düzenlemelerin uygulanmasına devam edilir" hükmü yer almaktadır.
                1219 sayılı Yasanın, 5614 sayılı Yasa yayımlanmadan önce yürürlükte bulunan ve  1219 sayılı Yasanın ihdas edildiği tarihten anılan değişiklik yürürlüğe girene kadar değiştirilmemiş olan 9. maddesinde; "İhtısas vesikalarının sureti ahzi ve bu hususta mer'i olması lazım gelen kavait işbu kanunun tarihi meriyetinden sonra Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletince tanzim edilecek bir nizamname ile tayin olunur" hükmüne yer verilmiş ve bu hüküm uyarınca  Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan tüzükler ile tıpta uzmanlık eğitimine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
        Günümüze kadar anılan madde hükmüne dayanılarak; 1929 yılında Tababet ve İhtisas Vesikaları Hakkında Nizamname, 1947 yılında Tababet Uzmanlık Belgeleri Tüzüğü,1956 yılında Tababet İhtisas Nizamnamesi, 1961 yılında Tababet İhtisas Tüzüğü,1962 yılında Tababet Uzmanlık Tüzüğü,1973 yılında Tababet Uzmanlık Tüzüğü, 2002 yılında ise Tıpta Uzmanlık Tüzüğü ve son olarak dava konusu edilen düzenlemeyi içeren Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği 18.7.2009 gününde  1219 sayılı Yasanın 5614 sayılı Yasa ile değişik 9. maddesi uyarınca yayımlanarak yürürlüğe girmiş, tıpta uzmanlık eğitimine ilişkin usul ve esasları belirlemiştir.
                Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin birden fazla hükmü ve 21-22-23 Haziran 2010 gün ve 21/82 sayılı Tıpta Uzmanlık Kurulu kararı dava konusu edildiğinden, bu düzenlemelere ilişkin hukuki irdeleme ayrı ayrı yapılacaktır. 
                Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin; "Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları" yan dalını düzenleyen Ek-3 sayılı çizelgesinin 12. satırının incelenmesi;
                Dava konusu edilen Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin Ek-3 sayılı çizelgesinin 12. satırında; daha önceki idari düzenlemelerde ayrı yan dallar olarak belirlenen Çocuk İmmünolojisi ile Çocuk Alerjisi disiplinleri, "Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları" adı altında, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ana dalına bağlı 3 yıllık eğitim süresi olan bir  yan dal olarak düzenlenmiştir.
                Alerji disiplini ile İmmünoloji disiplini ilk kez 1961 yılında yayımlanan Tababet İhtisas Tüzüğü ile mevzuatımıza girmiş ve bu Tüzükte her iki disiplin de, ana dal olmasa da ileri ihtisas alanı olarak düzenlenmiştir. 1962 yılında yayımlanan Tababet Uzmanlık Tüzüğünde de; İmmünoloji ve Alerji disiplinleri belli uzmanlık alanlarının(İç Hastalıkları, Mikrobiyoloji, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları gibi) ardından devam edilebilen uzmanlık dalları olarak belirlenmiştir.1973 yılında yayımlanan Tababet Uzmanlık Tüzüğünde, İmmünoloji disiplini ile Alerji Hastalıkları disiplini yine farklı ana dallara bağlı yan dallar olarak düzenlenirken, ilk kez Çocuk İmmünolojisi disiplini ile Çocuk Alerjisi disiplini de "Çocuk İmmünolojisi" ile  "Çocuk Alerjisi" adı altında eğitim süreleri ikişer yıl olan iki ayrı yan dal olarak Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ana dalı bünyesinde düzenlenmiştir.  2002 yılında yayımlanan Tıpta Uzmanlık Tüzüğünde de "Alerji Hastalıkları" ve bunun yanında "İmmünoloji" ayrı yan dallar olarak düzenlenirken,  "Çocuk İmmünolojisi" ile  "Çocuk Alerjisi" yan dalları varlığını korumuş olup bu iki yan dalın eğitim süreleri üçer yıla çıkarılmış ve dava konusu düzenlemeye kadar bu iki disiplin ayrı birer yan dal olarak varlığını korumuştur. Bu süreçten açıkça anlaşıldığı üzere, çocuk hastalıklarına yönelik uzmanlık eğitiminin ayrıca bir süreci gerektirmesinin bir sonucu olarak alerji  ve immünoloji disiplinleri çocuk hastalıkları için ayrıca düzenlenmeye başlanmış ve iki yıl olarak başlayan "Çocuk İmmünolojisi" ile  "Çocuk Alerjisi" yan dal eğitiminin süresi  bilim alanına ilişkin olarak yaşanan gelişim sürecinde üç yıla kadar uzatılmıştır.         
                İdarelerin tesis ettikleri işlemlerin (bireysel-düzenleyici) unsurlarından olan sebep unsuru idareyi işlem yapmaya iten hukuki neden, bir başka ifadeyle;tüm idari işlemlerde olduğu gibi işlemle gerçekleştirilmeye çalışılan kamu yararına dayanan hukuki, somut durumdur. İdari işlemin sebep ögesindeki hukuka aykırılık işlem yargı mercii önüne getirildiğinde resen dikkate alınacaktır. Bu bağlamda; idari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden olduğundan, bu ilke genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda  doğru  ve  anlamlı  olgular  ortaya  koymaya  ve  denetim  yapmaya  zorlar. İşlemlerde gösterilen sebep ve gerekçe, işlemin yasaya uygunluğu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konusunda ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları ve idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahiptir.
                Diğer taraftan idarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açıktır. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek  bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir.
                Anayasamızın 10.maddesinde yer alan eşitlik ilkesinin görünümlerinden biri olan düzenli idare ilkesi; idarenin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları tüzük yönetmelik gibi idari metinlerle objektif bir şekilde düzenlemesi ve sürekli uygulamalar ile hukuki istikrarı tesis ederek buna uyması olarak ifade edilmektedir. Dolayısıyla, idarenin düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, hukuka uygun olan uygulamayı sağlamak adına objektif düzenlemeler yapması ve istikrarlı uygulamalarda bulunması gerekmektedir. Bu bağlamda; idarenin yetki sahibi olduğu alanlarda yapacağı düzenlemelerde, haklı bir neden olmadan yerleşik, istikrar kazanmış uygulamalarından ayrılması sahip olduğu serbestiyi düzenli idare ilkesine ve bu ilkenin bağlı olduğu eşitlik ilkesine aykırı kullanması anlamına gelecektir.
                İdarelerin; düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, uygulamaları çağın gereklerine ve toplumun ihtiyaçlarına uygun olarak değiştirip, yeniden düzenlemesi, kamu hizmetine egemen olan ilkelerden biri olan uyarlama(değişkenlik) ilkesi uyarınca hem bir görev hem de bir yetki ise de; bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılması ve düzenlemede yapılan değişikliğe temel olan, bir başka ifadeyle kamu yararını gerçekleştirecek bu düzenlemeyi gerektiren olguların somut olarak ortaya konulması şarttır. Bu kapsamda, dava konusu uyuşmazlık yukarıda belirtilen temel hukuki ilkelerle birlikte ele alınınca, ülkemizdeki hukuki düzenlemeler çerçevesinde gelişim süreci yukarıda kısaca belirtilen ve 1973 yılında yayımlanan Tababet Uzmanlık Tüzüğünden bugüne kadar iki ayrı yan dal olarak belirlenen, eğitim süreleri üç yıla kadar çıkarılan "Çocuk İmmünolojisi" ile  "Çocuk Alerjisi"  yan dallarının, "Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları"  adı altında üç yıllık eğitim süresi olan tek bir yan dal olarak düzenlenmesine ilişkin değişikliğin, bu düzenlemeyi hukuka uygun kılacak bilimsel gerekçelere dayanması gerekmektedir.
                Ayrıca, tıp gibi insan hayatına doğrudan etkisi olan bir alanda sağlık hizmetini sunacak uzmanların eğitim sürecine ilişkin olarak yapılan düzenlemenin(değişikliğin), salt bu konuda idarenin yetkili olması ve takdir hakkına sahip bulunması gibi kavramlarla açıklanamayacağı, anılan konularda değişikliğe gidilmesini yeni düzenleme yapılmasını gerektiren bilimsel gerekçelerin ortaya konulmasını da gerektirdiği tartışmasızdır. Aksi, idarenin sahip olduğu düzenleme yetkisini ve takdir hakkını yukarıda belirtilen ilkelere ve dolayısıyla hukuka uygun kullanmadığı anlamına gelecektir.
                Davalı idarelerce, dava konusu düzenlemelerin; uzun süren toplantı ve çalışmalar neticesinde, bilimsel çevrelerden görüş alınarak ülkemiz ihtiyaçları ve gelişmiş ülkelerin uygulamaları gözetilerek alanında uzman kişilerce yapıldığı ve  tıpta uzmanlık eğitimine ilişkin olarak ana dal ve yan dal belirlemek konusunda takdir hakkı ve yetkisinin uhdelerinde olduğu ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanıldığı ileri sürülmüştür. Ancak; bu iddiaları destekleyen ve düzenlemenin yapılmasına temel teşkil eden bir bilimsel çalışmanın ya da raporun bulunmadığı; ülkemizde  "Çocuk İmmünolojisi" ile  "Çocuk Alerjisi"  yan dallarının birleştirilmesini gerektirecek bir ihtiyacın, akademik gerekliliğin varlığını ortaya koyan verilerin veya bu yöndeki akademik çevrelerden alınmış bilimsel görüşlerin dikkate alınarak düzenleme yapıldığını gösterecek bilgi ve belgelerin sunulamadığı görülmektedir.
                Kaldı ki, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin, "Tıpta Uzmanlık Kurulu" başlıklı 6.maddesinin 8.fıkrasında; Tıpta Uzmanlık Kurulu kararlarının ve varsa karşı oyların, karar tarihinden itibaren üç iş günü içerisinde gerekçeleri ile birlikte yazılarak imzalanacağı ve sekreteryaya bildirileceği belirtilmiştir.
                Ayrıca Yönetmeliğin "Kurulun Görevleri" başlıklı 7.maddesinde de;  Kurulun görev alanlarıyla ilgili konularda çalışmalar yapmak ve görüş hazırlamak üzere, görev süresini ve üye sayısını belirlediği geçici komisyonlar kurmak hükmüne yer verilmiştir.
                Ancak davalı idarelerce yukarıda alıntısı yapılan düzenlemelere uygun olarak; Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin hazırlanmasına ilişkin Kurul kararlarının ve karşı oyların gerekçesini içeren belgelerin ve ayrıca bilimsel konularda yardımcı olmak üzere alt komisyonlar oluşturulduğuna ve bu alt komisyonların çalışmalarının Yönetmeliğin hazırlanmasına ışık tuttuğuna ilişkin savunmaya esas teşkil edecek bilgi ve belgelerin sunulmadığı anlaşılmaktadır.
                Bu açıklamalar ışığında; ihdas edildiği dönemden bugüne kadar iki ayrı yan dal olarak düzenlenen  "Çocuk İmmünolojisi" ile  "Çocuk Alerjisi"  disiplinlerinin, "Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları" adı altında, 3 yıllık eğitim süresi olan tek bir yan dal olarak belirlenmesine ilişkin  düzenlemeleyi hukuki bir zemine oturtacak, idarenin takdir hakkını ve düzenleme yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca kullandığını ortaya koyacak bilimsel gerekçenin bulunmadığı anlaşıldığından, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin; Ek-3 sayılı çizelgesinin 12. satırında yer alan düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir.
                 Tıpta Uzmanlık Kurulunun, tıpta uzmanlık dallarının rotasyonlarını ve bu rotasyonların sürelerini belirleyen  21-22-23 Haziran 2010 gün ve 21/82 sayılı kararının "Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları" uzmanlık dalına ilişkin kısmının ve Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin geçici 11.maddesinin (b), (f) bentleri incelenmesi;
                Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 7.maddesinin "ç" bendinde; uzmanlık dallarının rotasyonları ve bu rotasyonların süreleri hakkında karar vermek Tıpta Uzmanlık Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
                Bu bağlamda, Tıpta Uzmanlık Kurulu 21-22-23 Haziran 2010 gün ve 21/82 sayılı kararı ile uzmanlık alanlarının rotasyonları; Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin ek çizelgelerinde öngörülen uzmanlık dalları ve süreleri temel alınarak belirlenmiştir.
                 Diğer taraftan, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin geçici 11. maddesinin (b) bendinde; "Çocuk Alerjisi ya da Çocuk İmmünolojisi yan dallarında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlar eğitimlerini Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları adı altında devam ettirirler." hükmü aynı maddenin (f) bendinde ise; "Çocuk Alerjisi ya da Çocuk İmmünolojisi adıyla uzmanlık belgesi almış olanların, bu iki alanda yaptıkları araştırma, uygulama ve incelemelere ait belgelerini ibraz ederek, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde başvurmaları halinde uzmanlık belgeleri Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları olarak değiştirilir." hükmü yer almaktadır.
                Düzenlemelerin metninden de açıkça anlaşıldığı üzere geçici 11. maddenin (b) ve (f) bentleri, Çocuk İmmünolojisi ve Çocuk Alerjisi disiplinlerinin tek bir yan dal olarak düzenlenmesi nedeniyle ortaya çıkan hukuki duruma ilişkin geçiş dönemini; Çocuk İmmünolojisi ve Çocuk Alerjisi yan dallarında uzmanlık eğitimi yapmakta olanların eğitimlerini Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları adı altında devam ettirmelerini ve Çocuk İmmünolojisi ya da Çocuk Alerjisi adıyla uzmanlık belgesi almış olanların iki alanda yaptıkları çalışmaları belgelemek suretiyle uzmanlık belgelerinin Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları olarak değiştirilmesini  öngörerek  düzenlemektedir.
                Ancak, yukarıda aktarılan gerekçelerle hukuka aykırı olarak ihdas edildiği saptanan "Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları" yan dalı için rotasyon düzenlemesi yapan ve bu yan dal için geçiş dönemi hükümleri içeren, dolayısıyla dayanaksız kaldığı ve işlevselliğini yitirdiği açık olan, Tıpta Uzmanlık Kurulu 21-22-23 Haziran 2010 gün ve 21/82 sayılı kararının Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları yan dalına ilişkin kısmında ve Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin geçici 11. maddenin (b) ve (f) bentlerinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
                Bu nedenlerle, hukuka aykırılığı tespit edilmiş olan düzenlemelerin; hukuka aykırı olarak ihdas edilmiş bir yan dal alanında öğrenci almaya başlanacak olunması, bu düzenlemenin eğitim kurumlarında uygulamaya konulacağı ve bu alanda uzmanlık belgesi düzenleneceği dikkate alındığında, giderilmesi güç veya olanaksız zararlar doğuracağı da açıktır.
                Açıklanan nedenlerle, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından,  Tıpta Uzmanlık Kurulunun 21-22-23 Haziran 2010 gün ve 21/82 sayılı kararının "Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları" uzmanlık dalına ilişkin kısmının, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin geçici 11.maddesinin (b), (f) bentleri ile Ek-3 sayılı çizelgesinin 12. satırında yer alan düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına, 20.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET