Öncekiler Sonrakiler

DANIŞTAY DİSİPLİN CEZASINI DİSİPLİN AMİRİNCE VERİLMESİNE KANUN YARARINA TEMYİZ KARARI VERDİ

Danıştay 12. Dairesi davacının disiplin amirinin disiplin soruşturmasını bizzat yürüttüğü, tanıkların ifadelerine başvurarak ifade tutanaklarını düzenlediği, davacının savunmasını alarak, isnat olunan eylemin hukuki nitelendirmesini yaptıktan sonra yine dava konusu yapılan disiplin cezasını kendisinin verdiği dikkate alındığında, objektiflik ve tarafsızlık ilkesine aykırı olarak tesis edilen cezada hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılarak kanun yararına temyize gitti.

24 Eylül 2014 Çarşamba 06:36
DANIŞTAY DİSİPLİN CEZASINI DİSİPLİN AMİRİNCE VERİLMESİNE KANUN YARARINA TEMYİZ KARARI VERDİ

24.10.2014 tarihli RG'de yayınlandı.


Danıştay Onikinci DaireBaşkanlığından: Esas  No: 2014/3085 Karar No: 2014/4911

Kanun Yararına Temyiz İstemindeBulunan: DanıştayBaşsavcılığı

Davacı: GülcanErdoğmuş

Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü - KAYSERİ

Davalı: AdaletBakanlığı - ANKARA

İstemin Özeti: KayseriBölge İdare Mahkemesinin 03/10/2013 tarihli ve E:2013/943, K:2013/977 sayılıkararının, Danıştay Başsavcısı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51 .maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istemidir.

Danıştay Tetkik Hakimi:Oğuz ÖZKARSLI

Düşüncesi: Dosyanınincelenmesinden, davacının disiplin amiri olan cezaevi 2. müdürünün davacıhakkında bizzat soruşturma yaptığı görülmüş olup, AdaletBakanlığı Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin 21/1. maddesiuyarınca Adalet Bakanlığı Teşkilatındaki disiplin amirlerinin, disiplinsoruşturmalarını bizzat yapmaları mümkün ise de; Disiplin Kurulları ve DisiplinAmirleri Hakkında Yönetmeliğin 6. ve 19. maddeleri gözönüne alındığında; hem disiplin soruşturmasını yapıp hem de disiplin cezasıvermeleri söz konusu olamayacağından, davacının disiplin amiri olan cezaevi 2.müdürünün disiplin soruşturmasını yaptığı olayda tarafsızlık ve objektiflik ilkelerine aykırı olarak davacıya ceza vermesinde hukuka uyarlıkbulunmadığından, yürürlükteki hukuka aykırı sonuç ifade eden Kayseri Bölgeİdare Mahkemesinin 03/10/2013 tarihli ve E:2013/943; K:2013/977 sayılıkararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesiuyarınca hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararınabozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Başsavcısı: MevlütÇetinkaya

Düşüncesi: DavacıGülcan Erdoğmuş'un uyarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemi; disiplin amiri ile soruşturmacının aynı kişi olmasının,nesnellik, eşitlik ve güvenilirlik ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaleden Kayseri Birinci İdare Mahkemesinin 29/01/2013 gün ve E:2012/797; K:2013/58sayılı kararı, Kayseri Bölge İdare Mahkemesinin 03/10/2013 günve E:2013/943; K:2013/977 sayılı kararıyla; disiplin soruşturmasına konu olayınsoruşturma raporu ve 09/03/2012 tarihli tutanakla sabit olması


karşısında, dava konusu disiplincezasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiylebozulmuştur.

Davakonusu disiplin cezasının dayanağını oluşturan 30/05/1999 tarih ve 23710 sayılıResmi Gazetede yayımlanan Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulları ve DisiplinAmirleri Yönetmeliği'nin 3'üncü maddesinde, bu Yönetmeliğin,657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 134'üncü maddesine dayanılarak hazırlananDisiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin 16'ncı maddesiuyarınca düzenlendiği, belirtilmiştir. Atıfta bulunulan, Disiplin Kurulları veDisiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin "Disiplinamirlerinin yetkileri" başlıklı 18'inci maddesinde; disiplin amirlerininkamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların,tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği görevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlukıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğineve ağırlık derecesine göre, 657 sayılı Kanunda yazılı disiplin cezalarındanyetkisi dahilinde bulunanları vermeye yetkili olduğu; 19 uncumaddesinde de, disiplin amirlerinin bu genel sorumluluğun dışında, ayrıca;memurların uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması vememurluktan çıkarma cezalarından biriyle cezalandırılması gereken disipline aykırı davranışlarını öğrendikleri tarihten itibaren kanunen bellisüreler içinde disiplin soruşturmasını başlatarak; gerekli cezayı uygulayarak,disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğramasını önlemek, zorundaoldukları hükme bağlanmıştır.

Disiplin cezaları, kamu hizmetiningereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarıncayerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veyamevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemlisonuçlar doğurmaları sebebiyle sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibikamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımındanobjektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplinsoruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve cezavermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte,doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Disiplin cezalarının sağlıklı ve objektif olması,cezayı veren disiplin amirlerinin olayı objektif değerlendirebilmeleriylemümkün olup, kamu görevlisinin suç oluşturduğu iddia edilen fiili ile ilgiliolarak idarece açılan bir disiplin soruşturmasını


yapmakla görevlendirilensoruşturmacının hazırladığı raporda getirdiği teklifi daha sonra disiplin amirisıfatıyla kabul etmek suretiyle ceza olarak vermesi objektiflik ve tarafsızlıkilkesine aykırıdır.

Dosyanınincelenmesinden; Kayseri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuruolarak görev yapan davacı hakkında; 08/03/2012 tarihli 20:00-08:00 vardiyasındanöbette görevli tek bayan infaz ve koruma memurunun, tutuklu S.G.*nindoğumevine şevkinde refakatçi olarak görevlendirilmesi üzerine,aralarında davacının da bulunduğu diğer bayan memurların telefonlaçağrılmalarına rağmen değişik gerekçeler ileri sürerek göreve gelmediklerindenbahisle soruşturma açıldığı; davacının aynı zamanda disiplin amiri olan soruşturmacının davacıyı "uyarma" cezası ile cezalandırdığı,anlaşılmaktadır.

AdaletBakanlığı Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin 11'incimaddesinde, disiplin amirlerinin, yapılan soruşturma sonucunda disipline aykırıeylem ya da hali tespit edilen memurlara durumun niteliği veağırlık derecesine göre disiplin cezalarını vermeye, ... üst disiplin amirisıfatıyla da uyarma ve kınama cezalarına karşı yapılan itirazları inceleyerekverilen cezayı aynen kabule, hafifletmeye veya tamamen kaldırmaya, yetkili oldukları hükmüne yer verilmiştir.

Yönetmeliğinanılan hükmü uyarınca, davacının işlediği iddia edilen fiili soruşturmaklagörevlendirilen ve davacının disiplin amiri olan Kayseri Kapalı Ceza İnfazKurumu İkinci Müdürünün getirdiği teklif doğrultusundacezayı yine kendisinin vermesinde, objektiflik ve tarafsızlık ilkelerine uygundeğerlendirme yapıldığından söz edilemeyeceği açık olmakla, verilen cezadahukuka uygunluk görülmemiştir.

Bu bakımdan; davanın reddi yolundaverilen Kayseri Bölge İdare Mahkemesinin 03/10/2012 gün veE:2013/943; K:2013/977 sayılı kararı, yürürlükteki hukuka aykırı sonuç ifadeettiğinden bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRKMİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onikinci DaireBaşkanlığı'nca gereği düşünüldü: Dava, Kayseri Kapalı Ceza İnfaz Kurumundaİnfaz ve Koruma memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı DevletMemurları Kanunu'nun 125-B/a bendi uyarınca uyarma cezası ilecezalandırılmasına ilişkin 27/03/2012 tarihli ve 2012/14 sayılı işlemin iptaliistemiyle açılmıştır.

Kayseri 1. İdare Mahkemesi'nin 29/01/2013 tarihli ve E:2012/797,K:2013/58


sayılı kararıyla, soruşturmayıyaparı ile cezayı veren kişilerin ayrı kişiler olması gerekir iken Cezaevi 2.Müdürü tarafından hem olayın soruşturulması hem de davacıya cezaverilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde, nesnel, eşit vegüvenirlilik ilkelerine uygun verilmesinin koşullarını oluşturan"şekil" kurallarına uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusuişlemin iptaline karar verilmiştir.

Bukarara karşı davalı idare tarafından itiraz edilmesi üzerine, Kayseri Bölgeİdare Mahkemesinin 03/10/2013 tarihli ve E:2013/943; K:2013/977 sayılıkararıyla; Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 29/01/2013 tarihli ve E:2012/797,K:2013/58 sayılı kararının bozulmasına ve dosyanınesastan incelenmesi sonucunda; disiplin soruşturmasına konu olayın soruşturmaraporu ve 09/03/2012 tarihli tutanakla sabit olması karşısında, dava konusudisiplin cezasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar karşı davacı tarafından kararındüzeltilmesi isteminde bulunulmaması üzerine karar kesinleşmiştir.

DanıştayBaşsavcılığı, "davacının işlediği iddia edilen fiili soruşturmaklagörevlendirilen ve davacının disiplin amiri olan KayseriKapalı Ceza İnfaz Kurumu 2. Müdürünün getirdiği teklif doğrultusunda cezayıyine kendisinin vermesinde, objektiflik ve tarafsızlık ilkelerine uygundeğerlendirme yapıldığından söz edilemeyeceği açık olmakla, verilen cezadahukuka uygunluk görülmediği, dolayısıyla davanın reddiyolunda verilen Kayseri Bölge İdare Mahkemesinin 03/10/2013 tarihli veE:2013/943; K:2013/977 sayılı kararının yürürlükteki hukuka aykırı sonuç ifadeettiğinden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51.maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.

2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51 .maddesinde, bölge idare mahkemesikararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştayca ilk derece mahkemesiolarak verilip temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmişbulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucuifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veyakendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği, temyizisteği yerinde görüldüğü takdirde kararın, kanun yararınabozulacağı, bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan mahkeme veya Danıştaykararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı ve bozma kararının bir örneğininilgili bakanlığa gönderilip, Resmi Gazete'de yayımlanacağı kuralına yer verilmiştir.

657sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin B bendinin (a) alt bendinde"Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görevmahallinde kurumlarcabelirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde,görevle ilgili resmi belge araç ve gereçlerin korunması, kullanılması vebakımında kusurlu davranmak" kınama cezasını gerektiren fiil ve hallerarasında sayılmıştır.

24/10/1982 tarihli ve 17848 sayılıResmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren DisiplinKurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinde;"Disiplin kurulu başkan ve üyelerinin disiplin cezası verilmesini teklifettikleri veya disiplin soruşturmasını yaptıkları memurlara ait işlerle ilgilikurul toplantılarına katılamayacakları" öngörülmüş, 18.maddesinde; "Disiplin amirlerinin, kamu hizmetlerinin gereği gibiyürütülmesini sağlamak amacı ile Kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerinDevlet memuru olarak emrettiği görevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere,uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleriyapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre, 657 sayılı Kanun'dayazılı disiplin cezalarından yetkisi dahilinde bulunanları vermeye yetkiliolduğu" belirtilmiş, 19. maddesinde ise "Disiplin amirlerinindisiplin işlerinde kendilerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve özelkanunlarla verilen yetkileri kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesinisağlamak amacıyla; memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınan haklangözönünde tutan, hakkaniyet ve eşitliği esas alan bir tutum ve davranış içinde kullanmakla yükümlü oldukları" hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, 30/05/1999 tarihli ve23710 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, Adalet BakanlığıDisiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin21.maddesinde, "memurun disipline aykırı davranışının öğrenilmesi üzerine,disiplin amiri veya görevlendirileceği bir muhakkik tarafından derhalsoruşturmasına başlanır. Muhakkik olarak tayin edilecek kişinin, hakkında soruşturma yapılan memura eşit veya daha üst bir görevde bulunmasınınzorunludur" hükmüne yer verilmiştir.

Davadosyasının incelenmesinden 08/03/2012 tarihinde saat 15:00'te bayanlarkoğuşunda bulunan tutuklu S.G.nin doğum sancısının gelmesi üzerine hastaneye sevk edildiği, vardiyada o gün itibarıyla görevli olan tek beyanmemurun da refakatçi olarak hastaneye gittiği, vardiya görevini yapacak memurkalmaması nedeniyle davacının da aralarında bulunduğu bazı memurların göreveçağrıldığı halde gelmemesi üzerine soruşturma başlatıldığı,davacının disiplin amiri olan cezaevi 2. müdürünün disiplin soruşturmasınıbizzat yürüttüğü, tanıkların ifadelerine başvurarak ifade tutanaklarınıdüzenlediği, davacının


savunmasını aldığı soruşturma raporu niteliğindeki 27/03/2012 tarihli ve 2014/14 sayılı işlemle dedavacıya bizzat disiplin çezası verdiği anlaşılmaktadır.

Disiplin cezaları, kamu hizmetiningereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifaetmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulananyaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlardoğurmaları sebebiyle sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibikamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımındanobjektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bubakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, cezaverilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullarpozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla dakonu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.

Yukarıdayer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; Adalet Bakanlığı teşkilatındaki disiplin amirlerinin, Adalet Bakanlığı DisiplinKurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin 21/1. maddesi uyarınca disiplinsoruşturmasını bizzat yapmaları mümkün ise de; Disiplin Kurulları ve DisiplinAmirleri Hakkında Yönetmeliğin 6. ve 19. maddeleri göz önünealındığında; kamu görevlisinin suç oluşturduğu iddia edilen fiili ile ilgiliolarak İdarece açılan bir disiplin soruşturmasını yapmakla görevlendirilensoruşturmacının daha sonra disiplin amiri sıfatıyla ceza vermesi objektiflik ve tarafsızlık ilkesine uygun düşmemektedir.

Olayda,davacının disiplin amiri olan cezaevi 2. müdürünün disiplin soruşturmasınıbizzat yürüttüğü, tanıkların ifadelerine başvurarak ifade tutanaklarınıdüzenlediği, davacının savunmasını alarak, isnat olunan eylemin hukuki nitelendirmesini yaptıktan sonra yine dava konusu yapılandisiplin cezasını kendisinin verdiği dikkate alındığında, objektiflik vetarafsızlık ilkesine aykırı olarak tesis edilen cezada hukuka uyarlıkbulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyizisteminin kabulü ile Kayseri Bölge İdare Mahkemesinin 03/10/2013 tarihli veE:2013/943; K:2013/977 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzerekanun yararına bozulmasına, kararın birer örneğinin ilgili Adalet Bakanlığı vedavacı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve kararın Resmi Gazete'deyayımlanmasına, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET