Öncekiler Sonrakiler

DANIŞTAY SSK DÖNEMİ FAZLA ÇALIŞMA EK ÖDEMESİ MÜJDESİ VERDİ

Davacı tarafından 8.8.2005 tarihinde yapılan başvuru, 80 saate kadar tutulan nöbetler için ek ödeme yapılmamasına ilişkin işlemlerin dayanağı olan Ek Ödeme Yönergesinin 5. maddesinin 11. bendinde yer alan "aylık 80 saatin üzerinde" ile "80 saate kadar tutulan nöbetler için ek ödeme yapılmaz." ibarelerinin iptali istemiyle Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasının açtığı dava sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararının kendi hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle yapılmış bir başvuru olup, davacının, söz konusu iptal kararına da değinerek yaptığı bu başvurunun, genel ve düzenleyici nitelikteki bir idari işlemin iptali yolundaki kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği gerçeğinden hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle daha önce menfaati ihlal edilmiş bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir.

01 Ekim 2011 Cumartesi 07:59
Danıştay SSK Dönemi Fazla Çalışma Ek Ödemesi Müjdesi Verdi

Danıştay Onbirinci Daire Başkanlığından:
Esas No : 2011/2069
Karar No : 2011/3884
Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay Başsavcılığı - ANKARA
Davacı : Fatma Bal
Vekili : Av. İbrahim Atila
518. Sok. No:13, D:1 - Şirinyer/İZMİR
Davalı : Sağlık Bakanlığı - ANKARA
İstemin Özeti :İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 29.11.2007 günlü, E:2007/3194, K:2007/3657 sayılı kararının, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi : Emir Dalkıran
Düşüncesi : Davacı tarafından yapılan başvuru, Sosyal Sigortalar Kurumu Ek Ödeme Yönergesinin ilgili ibarelerinin Danıştay Onbirinci Dairesince iptal edilmesi üzerine doğan "yeni hukuki durum"dan yararlanmak için yapılmış olup, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve başvuruya cevap verilmemesi üzerine süresi içinde açılan davanın, esastan incelenmesi gerekirken, süre aşımı nedeniyle reddedilmesi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı : Turgut Candan
Düşüncesi : 4958 sayılı Kanunun 17'nci maddesi hükmü uyarınca düzenlenen ve S.S.K. Yönetim Kurulunun 25.9.2003 tarih ve 2043 sayılı kararı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 9.10.2003 gün ve 277 sayılı onayı ile yürürlüğe giren S.S.K Ek Ödeme Yönergesinin 5'inci maddesinin 11'inci bendinde geçen "aylık 80 saatin üzerinde" ile "80 saate kadar tutulan nöbetler için ek ödeme yapılmaz" ibarelerinin Danıştay Onbirinci Dairesinin 11.4.2005 gün ve E:2003/4345, K:2005/1819 sayılı kararı ile iptali üzerine 15.9.2003-19.2.2005 döneminde eksik yapılan ek ödemelerin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin ise, kısmen kabulüne, kısmen de reddine dair İzmir 3'üncüİdare Mahkemesi Hakimliğinin 5.4.2007 gün ve E:2005/1717, K:2007/491 sayılı kararına yönelik, davacının itiraz başvurusunu kabul edilerek anılan kararın süre aşımı nedeniyle bozulması yolundaki İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 29.11.2007 gün ve E:2007/3194, K:2007/3657 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına bozulması konusunda Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi.
İdari Yargılama Hukuku ilkelerine göre, idari işlemin idari yargı yerince iptali, iptal edilen idari işlemin tesisinden önceki hukuksal durumun kendiliğinden geri gelmesini sağlar. Yine; aynı ilkelere göre, genel, kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari işlemin iptali, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı hukuksal sonucu yaratır. Başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı statüdeki idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun doğmasını sağlar.
Nitekim; Danıştay Onbirinci Dairesi ile İdari Dava Daireleri Kurulunun yerleşik içtihadı da, bu yoldadır. Dolayısıyla; SSK Ek Ödeme Yönergesinin 5'inci maddesinin 11'inci bendinde geçen ve yukarıda sözü edilen ibarenin, Danıştay Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan anılan yönergenin düzenleme alanı içinde olan, davacının da yararlanması ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklıdır.
Açıklanan nedenle, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin aksi yolda verilen ve yürürlükteki hukuka aykırı sonuç ifade eden 29.11.2007 gün ve E:2007/3194, K:2007/3657 sayılı kararının, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca, kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesi'nce İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 29.11.2007 günlü, E:2007/3194, K:2007/3657 sayılı kararının Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden, 5283 sayılı Kanunla Sağlık Bakanlığına devredilmeden önce Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı hastanede görev yapan davacı tarafından, S.S.K. Yönetim Kurulunun 25.9.2003 tarih ve 2043 sayılı kararı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 9.10.2003 gün ve 277 sayılı onayı ile yürürlüğe giren Sosyal Sigortalar Kurumu Ek Ödeme Yönergesinin 5. maddesinin 11. bendinde yer alan "aylık 80 saatin üzerinde" ile "80 saate kadar tutulan nöbetler için ek ödeme yapılmaz." ibarelerinin Danıştay Onbirinci Dairesinin 11.4.2005 gün ve E:2003/4345, K:2005/1819 sayılı kararı ile iptali üzerine, anılan yönergenin yürürlüğe girdiği 15.9.2003 ila Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı hastanelerin Sağlık Bakanlığına devredildiği 19.2.2005 tarihleri arasındaki dönemde, iptal edilen ibareler nedeniyle ödenmeyen ek ödeme tutarının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile aylık 80 saate kadar tutulan nöbetler nedeni ile ilave ek ödeme tutarlarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açıldığı, İzmir 3. İdare Mahkemesinin tek hakim tarafından verilen 5.4.2007 günlü ve E:2005/1717, K:2007/491 sayılı kararıyla, yasa düzeyinde üst hukuk düzenlemelerine ve genel hukuk ilkelerine aykırılığı nedeniyle yargı yerince iptal edilmiş olan ve davacının ek ödemesinin eksik ödenmesine neden olan düzenleyici işlemin öngördüğü kuralların iptal edilmiş olması nedeniyle tüm sonuçları ile birlikte ortadan kalkmış bulunduğu, bunun bir sonucu olarak davacının, iptal edilen Yönerge hükümleri nedeniyle yoksun bırakıldığı ek ödeme tutarlarının başvurusu üzerine idarece hesaplanarak ödenmesi gerekirken, isteminin zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.9.2003-19.2.2005 döneminde eksik ödenen ek ödemelerinin net tutarı olan 1.589,39 TL'nin başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin tazmin isteminin ise reddine karar verildiği, bu karara davalı idare tarafından itiraz edilmesi üzerine, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 29.11.2007 günlü ve E:2007/3194, K:2007/3657 sayılı kararıyla, aylık 80 saate kadar tuttuğu nöbetler için kendisine ek ödeme yapılmadığından, nöbet ek ödemelerinin yapıldığı her ay itibarıyla haberdar olan davacının, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7, 11 ve 12. maddelerinde yazılı süreler içinde dava açması gerekirken, belirtilen süreler sona erdikten sonra Sosyal Sigortalar Kurumu Ek Ödeme Yönergesinin 5. maddesinin 11. bendinde yer alan "aylık 80 saatin üzerinde" ile "80 saate kadar tutulan nöbetler için ek ödeme yapılmaz." ibarelerinin Danıştay Onbirinci Dairesinin 11.4.2005 gün ve E:2003/4345, K:2005/1819 sayılı kararı ile iptal edildiğinden bahisle, belirtilen dönemde eksik ödenen ek ödemelerinin iadesi istemiyle 8.8.2005 tarihinde yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine 1.11.2005 gününde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın kabulü ile itiraz konusu kararın kaldırılmasına ve davanın 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca süreaşımı sebebiyle reddine karar verildiği, davacı tarafın karar düzeltme istemi de reddedilerek kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, İzmir Bölge İdare Mahkemesi'nin söz konusu kararının; kişilik dışı ve kural koyucu nitelikteki düzenleyici idari işlemin iptalinin, aynı hukuki durumda bulunan tüm idare edilenler için aynı hukuksal sonucu yaratacağı, başka anlatımla; iptal kararı sonuçlarından aynı statüdeki idare edilenlerin tümünün yararlanabileceği hukuksal durumun doğmasını sağlayacağı, dolayısıyla; Sosyal Sigortalar Kurumu Ek Ödeme Yönergesinin 5'inci maddesinin 11'inci bendinde geçen ve yukarıda sözü edilen ibarelerin, Danıştay Onbirinci Dairesince iptal edilmesi sonucu doğan hukuki durumdan anılan yönergenin düzenleme alanı içinde olan davacının da yararlanması ve iptal edilen düzenleyici işlemin uygulanması sonucu mahrum kalmış olduğu parasal haklarının tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunması ve bu başvurunun reddi üzerine de idari dava yoluna gitmesi olanaklı olduğu ileri sürülerek, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.
2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinde, "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmü yer almaktadır.
İdare Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki hukuki durumu ortaya koyar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil, bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği kuşkusuzdur. İptal kararı ile bu düzenleyici işleme dayanılarak yapılan işlemlerin doğurduğu etki ve sonuçlar ortadan kalkar. Bu nedenle iptal edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği tabiidir.
Davacı tarafından 8.8.2005 tarihinde yapılan başvuru, 80 saate kadar tutulan nöbetler için ek ödeme yapılmamasına ilişkin işlemlerin dayanağı olan Ek Ödeme Yönergesinin 5. maddesinin 11. bendinde yer alan "aylık 80 saatin üzerinde" ile "80 saate kadar tutulan nöbetler için ek ödeme yapılmaz." ibarelerinin iptali istemiyle Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasının açtığı dava sonucunda, Danıştay Onbirinci Dairesince verilen iptal kararının kendi hukuki durumunu da etkilemesi nedeniyle yapılmış bir başvuru olup, davacının, söz konusu iptal kararına da değinerek yaptığı bu başvurunun, genel ve düzenleyici nitelikteki bir idari işlemin iptali yolundaki kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği gerçeğinden hareketle ve o düzenleyici işlem nedeniyle daha önce menfaati ihlal edilmiş bir kişi olarak, iptal kararının doğurduğu hukuki sonuçlardan yararlandırılması istemiyle yapıldığının ve 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, davacı tarafından yapılan başvurunun, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve başvuruya cevap verilmemesi üzerine süresi içinde açılan davanın, esastan incelenmesi gerekirken, süre aşımı nedeniyle reddedilmesi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile İzmir Bölge İdare Mahkemesince verilen 29.11.2007 günlü, E:2007/3194, K:2007/3657 sayılı kararın 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına, bu kararın bir suretinin Sağlık Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına, 10.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET