Öncekiler Sonrakiler

DIŞİŞLERİ PERSONELİ ARTIK İZİNSİZ EVLENEBİLECEKLER

Anayasa Mahkemesi, Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 20. maddesinin (4) numaralı fıkrasının "İzin almadan evlenen memurlar istifa etmiş sayılır." şeklindeki son cümlesi, çoğunluk tarafından, Anayasa'nın 2. ve 41. maddelerine aykırı görülerek iptal edilmiştir.

09 Nisan 2014 Çarşamba 05:01
DIŞİŞLERİ PERSONELİ ARTIK İZİNSİZ EVLENEBİLECEKLER

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı   : 2013/158 Karar Sayısı: 2014/68 Karar Günü:27.3.2014

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :Ankara 9. İdare Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU :7.7.2010 günlü, 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve GörevleriHakkında Kanun'un 20. maddesinin (4) numaralı fıkrasının "/:/« almadanevlenen memurlar istifa etmiş sayılır." biçimindekison cümlesinin Anayasa'nın 2. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesiistemidir.

I- OLAY

Dışişleri Bakanlığında bilgisayarişletmeni olarak görev yapan davacının yaptığı izin başvurusunun sonucunubeklemeden evlendiğinin saptanması nedeniyle istifa etmiş sayıldığını bildiren işlemin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusukuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatine varan Mahkeme, iptali içinbaşvurmuştur.

II- İTİRAZIN GEREKÇESİ

Başvuru kararının gerekçe bölümüşöyledir:

"Anayasa'nın 2. maddesinde;Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğuhükmüne yer verilmiştir.

Hukuk devleti, insan haklarınadayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukukauygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirereksürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardankaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarlakendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Kanunların kamu yararınınsağlanması amacına yönelik olması, genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devletiolmanın gereğidir. Bu nedenle yasa koyucunun hukuki düzenlemelerde kendisinetanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamuyararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir.

Yasa koyucu, düzenlemeler yaparkenhukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilkeise "elverişlilik", "gereklilik" ve "orantıhlık"olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. "Elverişlilik", başvurulanönlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını,"gereklilik" başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımındangerekli olmasını ve "orantıhlık" ise başvurulan önlem ve ulaşılmakistenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir.

Hukuk devletininunsurlarından olan "ölçülülük ilkesi" nedeniyle Devlet, kural ihlalinedeniyle öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul birdenge kurmak zorundadır.

itiraz konusu kuralla, DışişleriBakanlığı personelinin yaptığı görevin niteliğinin dikkatealınması suretiyle Devlet güvenliğinin sağlanabilmesinde bir sorunlakarşılaşılmaması için personelin evleneceği kişi yönünden kısıtlama getirilmesiamaçlanmaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek için kullanılan yöntem ise, kişinin evlenmeden önce Bakanlığın iznini almakla yükümlü olması ve izinalmadan evlenmesi durumunda ise istifa etmiş sayılması yoluna gidilmesidir.

Dışişleri Bakanlığı personelininyaptığı görevin niteliği dikkate alındığında, Devlet güvenliğini sağlamak amacıyla düzenlemeler yapılması gerekli olmakla birlikte, bu amacıgerçekleştirmeye yönelik tedbirlerin de hukuka ve adalete uygun ve makul olmasıgerekmektedir.

Bu itibarla, Devlet güvenliği adınaDışişleri Bakanlığı personelinin evleneceği kişi yönünden kısıtlama getirilmesi doğal olmakla birlikte, personelin evleneceğikişinin Devlet güvenliği bakımından sakıncalı bir durumunun bulunup bulunmadığıyönünde herhangi bir araştırma yapılmaksızın, personelin izin almadan evlenmesidurumunda Devlet memurluğundan istifa etmiş sayılmasının,ölçülülük ilkesine ve bu bağlamda Anayasa 'nın 2. maddesine uygun olduğusöylenemez.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusukural Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Açıklanan nedenlerle, Anayasa'nın 152. ve bir davaya bakmakta olan mahkemenin o dava sebebiyleuygulanacak olan bir kanun hükmünün Anayasaya aykırı olduğu kanısını gösterengörüşünü açıklayan kararı ile Anayasa Mahkemesine başvurması gerektirdiğinidüzenleyen 2949 sayılı Kanun 'un 28. maddesinin 2. fıkrası gereğince 6004sayılı Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri hakkında Kanunun 20.maddesinin 4. fıkrasında yer alan "...İzin almadan evlenen memurlar istifaetmiş sayılır." cümlesinin Anayasa 'nın 2. maddesine aykırı olduğu kanaati ile iptali ve bakılan davalar açısından bu hükmün uygulanmasındandoğacak sonradan giderilmesi güç ve olanaksız durum ve zararların önlenmesiiçin iptali istenilen düzenlemenin yürürlüğünün durdurulması istemiyle AnayasaMahkemesine başvurulmasına ve dosyadaki belgelerin onaylı birerörneklerinin Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na gönderilmesine, davanın AnayasaMahkemesi'nin vereceği karara kadar bekletilmesine, 29/11/2013 tarihindeoybirliğiyle karar verildi. "

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

6004 sayılı Kanun'un itiraz konusukuralın da yer aldığı 20. maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir:

"(4) Bakanlık, kendi yapacağıyarışma sınavları ile alacağı memurlar başta olmak üzere, yurtiçi ve yurtdışıteşkilatında istihdam edeceği personel ve eşleri için güvenlik soruşturmasıyaptırabilir. Güvenlikle bağlantılı gerekçelerle, Bakanlık memurları evlenmedenönce Bakanlığın iznini almakla yükümlüdür. İzinalmadan evlenen memurlar istifa etmiş sayılır."

B- Dayanılan ve İlgili GörülenAnayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 2.maddesine dayanılmış, Anayasa'nın 41. maddesi ise ilgili görülmüştür.

IV-İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğühükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN,Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, EnginYILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN,Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 2.1.2014 günündeyapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığındanişin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ

7.7.2010 günlü, 6004 sayılıDışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun' un 20. maddesinin(4) numaralı fıkrasının "İzin almadan evlenen memurlaristifa etmiş sayılır." biçimindeki son cümlesininyürürlüğünün durdurulması isteminin yöntemine uygun olmadığından REDDİNE,2.1.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

VI- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Yunus Emre YILMAZOĞLU tarafından hazırlanan işin esasına ilişkinrapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kurallarıve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, kanun koyucununhukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak ölçülülük ilkesiyle bağlı olduğu vekanunla öngörülen bir yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında söz konusuilke gereğince makul bir dengenin bulunmasının zorunlu olduğu, Dışişleri Bakanlığı memurlarının yaptığı görevin niteliği dikkatealındığında, devletin güvenliğini sağlamak amacıyla düzenlemeler yapılmasıgerekli olmakla birlikte, bu amacı gerçekleştirmeye yönelik tedbirlerin dehukuka, adalete uygun ve makul olması gerektiği, bu kapsamda Bakanlıkmemurlarının evlenmeden önce Bakanlığın iznini almakla yükümlü kılındıkları,ancak izin almadan evlenmeleri durumunda Devlet memurluğundan istifa etmişsayılmasını öngören itiraza konu kuralın ölçülü olduğundan söz edilemeyeceği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olduğu ilerisürülmüştür.

6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisinedeniyle itiraz konusu kural Anayasa'nın 41. maddesi yönünden de incelenmiştir.

Kanun'un 20. maddesinin (4)numaralı fıkrasında, Bakanlığın, kendi yapacağı yarışma sınavları ile alacağımemurlar başta olmak üzere, yurtiçi ve yurtdışı teşkilatında istihdam edeceğipersonel ve eşleri için güvenlik soruşturması yaptırabileceğive güvenlikle bağlantılı gerekçelerle, Bakanlık memurlarının evlenmeden önceBakanlığın iznini almakla yükümlü oldukları öngörülmektedir. İtiraz konusukuralda ise bu yükümlülüğe aykırı davranılması durumunda memurun istifa etmişsayılacağı düzenlenmektedir.

Anayasa'nın 2. maddesindebelirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlüklerikoruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletlibir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemenkılan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Kanunların kamu yararınınsağlanması amacına yönelik olması, genel, objektif,adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devletiolmanın gereğidir. Bu nedenle kanun koyucunun hukuki düzenlemelerde kendisinetanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamuyararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir.

Anayasa'nın 41. maddesinde, "Aile,Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, aileninhuzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aileplanlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirlerialır, teşkilâtı kurar.'" denilmiştir.Aileyi Türk toplumunun temeli olarak tanımlayan Anayasa'nın 41. maddesinde,ailenin birey ve toplum hayatındaki önemine işaret edilmiş; Devlete, aileninkorunması için gerekli düzenlemeleri yapması ve teşkilatı kurmasıkonusunda ödevler yüklenmiştir. Böylece aile kurumuna anayasal korumasağlanmıştır. Bu düzenlemeyle eşler ve çocuklardan oluşan ailenin birlik vebütünlüğünün korunması amaçlanmaktadır. Nitekim uluslararası hukukun temel belgelerinden olan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 16. veEkonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'nin 10.maddelerinde de ailenin, toplumun doğal ve temel unsuru olduğu ve devlettarafından korunmasının gerektiği belirtilmiş;Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinde de herkesin, aile hayatınasaygı gösterilmesi hakkına sahip olduğu kabul edilmiştir.

Anayasa'nın 41. maddesiyle Devleteyüklenen pozitif ödevlerin bir gereği olarak, Devlet, kurulan aile birliğininhuzur ve refahını bozacak nitelikte ölçüsüz müdahalelerden kaçınmakdurumundadır.

Dışişleri Bakanlığı, TürkiyeCumhuriyetinin dış politikasının tespiti için hazırlık yapma, Hükümettarafından tayin ve tespit edilen hedef ve esaslara göre dış politikayıuygulama ve koordine etme, Türkiye Cumhuriyetinive Hükümetini yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlar nezdinde yetkilimakam olarak temsil etme, yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlarla temasve müzakereleri yürütme ve ülkenin çıkarlarını koruma gibi ülke menfaatleri açısından oldukça önemli görevler üstlenmiştir.Bakanlık bu görevleri istihdam ettiği kamu görevlileri eliyle yerinegetirmektedir.

Dışişleri Bakanlığının, yürüttüğügörevlerin ülkenin çıkarlarına yönelik hassas konumu nedeniyle istihdam ettiği memurların kendisi, eşleri ve eş adayları hakkında güvenlikaçısından sakınca doğurabilecek bir hâlin bulunup bulunmadığının tespitiamacıyla düzenleme yapılması, bu kapsamda personele bazı yükümlülükleröngörülmesi ve bu yükümlülüğe aykırı davranışın dayaptırıma bağlanması hususu kanun koyucunun takdir yetkisi içinde kalmaktadır.Ancak, hukuk devletinde bir yükümlülüğe aykırılığın yaptırımı belirlenirken,bireylerin hak ve hürriyetlerinin gözetilmesi ve yaptırımın hakkaniyete uygunnitelikte olması gerektiği açıktır.

Kanun koyucu, düzenlemeler yaparkenhukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilkeise "elverişlilik","gereklilik:'' ve "orantıhlık'''olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. "Elverişlilik",başvurulan önleminulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, "gereklilik"başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaçbakımından gerekli olmasını ve "orantıhlık" isebaşvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifadeetmektedir. Bir kurala uyulmaması nedeniyle kanunkoyucu tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da "ölçülülükilkesi" gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.

Devletin dış politikasının güveniçinde yürütülebilmesi için, Dışişleri Bakanlığı memurlarınaevlenmeden önce izin alma yükümlülüğü öngörülmesinde kamu yararı bulunduğuyadsınamaz. Ancak, evlenilen kişi hakkında dış politika hizmetleriningerektirdiği güvenlik esasları yönünden herhangi bir olumsuz tespitin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, salt evlilik öncesi izin almamasındandolayı, kişinin belli bir süre kamu hizmetine girmesine engel olan memuriyettenistifa etmiş sayılma yaptırımının öngörülmesinin, ulaşılmak istenen amaçkarşısında orantılı bir tedbir olduğu söylenemez. Bu durum, hukukdevletinin bir gereği olan ölçülülük ilkesine aykırı düştüğü gibi Devletin,ailenin birliği ve refahını koruma hususundaki pozitif yükümlülüğünün de ihlalisonucunu doğurur.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusukural Anayasa'nın 2. ve 41. maddelerine aykırıdır.İptali gerekir.

VII- SONUÇ

7.7.2010 günlü, 6004 sayılıDışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 20. maddesinin(4) numaralı fıkrasının "hin almadan evlenen memurlaristifa etmiş saydır." biçimindekison cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR'ünkarşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 27.3.2014 gününde karar verildi.

Başkanvekili Başkanvekili Üye

Serruh KALELİ Alparslan ALT ANSerdar ÖZGÜLDÜR

Üye Üye Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT        Zehra Ayla PERKTAŞ Recep KÖMÜRCÜ

Üye Üye Üye

Burhan ÜSTÜN Engin YILDIRIM NuriNECİPOĞLU

Üye Üye Hicabi DURSUN Erdal TERCAN

Üye

Muammer TOPAL

Üye M. Emin KUZ

 

Esas Sayısı : 2013/158 KararSayısı: 2014/68

KARŞIOY GEREKÇESİ

İtiraz isteminekonu 7.7.2010 tarih ve 6004 sayılı "DışişleriBakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 20.maddesinin (4) numaralı fıkrasının "İzinalmadan evlenen memurlar istifa etmişsayılır." şeklindeki son cümlesi, çoğunluktarafından, Anayasa'nın 2. ve 41. maddelerine aykırıgörülerek iptal edilmiştir. İptal edilen son cümle (4) numaralı fıkranın ilkiki cümlesiyle öngörülen düzenlemenin yaptırımı mahiyetine olup; ulusalgüvenlik ve kamu düzeni bakımından Dışişleri Bakanlığı gibi bir teşkilatta görev alacak meslek memurları ile diğer idari personelin kendileri ileevİenmek istedikleri kişiler için idarece güvenlik soruşturması yaptırılmasıyapılan işin mahiyetine uygun bulunduğundan, bu lazımeye riayet etmeyenlerbakımından bir yaptırımın öngörülmesi doğaldır.

Türkiye Cumhuriyeti'ninuluslararası platformda temsili gibi çok önemli bir görev ifa edecek kamugörevlilerinin kendilerinin yanı sıra eşlerinde de belli nitelikleri taşımaşartı öngörülmesinde Anayasaya aykırı bir yön olmadığı gibi; "izin"koşulunun yerine getirilmemesidurumunda eşin temsil niteliğini haiz olmadığının yapılacak güvenliksoruşturmasıyla saptanması olasılığı ve bunun yol açacağı kamu güvenliğizaafıyeti düşünülerek öngörülen itiraz konusu yaptırımın bu nedenle ölçüsüz vehukuk devleti ilkesine aykırı düştüğü söylenemez.Ayrıca, kanunun Anayasa'nın 41. maddesi ile doğrudan bir ilgisi debulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, kuralınAnayasaya aykırı bir yönünü görmediğimden, aksi yöndeki çoğunluk kararınakatılamıyorum.

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET