Öncekiler Sonrakiler

GÖREVE BAŞLAMAYAN SÖZLEŞMELİYE KADRO YOK

Danıştay İkinci Dairesinin, 632 sayılı KHK ile 657 sayılı Kanuna eklenen geçici 37. maddenin yürürlük tarihi olan 4/6/2011 tarihi itibariyla sözleşmeli personel olarak henüz çalışmaya başlamamış olan davacının memur statüsüne geçirilmesine hukuki olanak bulunmadığına dair 14/6/2012 tarih, E:2012/2921, K:2012/3954 sayılı kararı için tıklayınız.

09 Kasım 2012 Cuma 06:27

           T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas  No   : 2012/2921
Karar No   : 2012/3954
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): 1- Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı / Ankara
   Vekili                                       : Hukuk Müşaviri ….. - Aynı adreste
  2 - Ankara Valiliği 
   Karşı Taraf                            : ….
   Vekili                                       : Av. ….
   İsteğin Özeti                          : Ankara 10. İdare Mahkemesi'nce verilen  25.01.2012 günlü, E:2011/1674,
K:2012/143 sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.
   Cevabın Özeti                       : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği yolundadır.
   Danıştay Tetkik Hakimi       : ….
   Düşüncesi                             : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.
   Danıştay Savcısı                  : ….
   Düşüncesi                             : İdare  ve  vergi  mahkemelerince  verilen  kararların  temyizen  incelenerek
bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen
nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz  dilekçelerinde  öne  sürülen  hususlar,  söz  konusu  maddede  yazılı  nedenlerden  hiçbirisine
uymadığından,  istemlerin  reddi  ile  temyiz  edilen  Mahkeme  kararının  onanmasının  uygun  olacağı
düşünülmektedir. 
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm  veren  Danıştay  İkinci  Dairesi'nce  dosyanın  tekemmül  ettiği  anlaşıldığından  yürütmenin
durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği yeniden düşünüldü:
Dava, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde çalışan
davacının, 04.06.2011 günlü, 27954 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 632 sayılı KHK hükümleri
uyarınca,  657  sayılı  Kanunun  4/A  maddesi  kapsamında,  kadrolu  memur  statüsüne  geçirilmek  için  yaptığı
başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 10. İdare Mahkemesi'nin 25.01.2012 günlü, E:2011/1674, K:2012/143 sayılı kararıyla; kişilerin
kamu  personeli  statüsüne  alınmalarının  yetkili  makamlarca  tesis  edilen  atama  işlemleri  ile  gerçekleştirildiği,
dolayısıyla, atama işlemi aynı zamanda göreve başlama sürecinin ilk adımını teşkil eden bu süreç ilgilinin fiilen
göreve başlamasıyla  sona erdiği, başka bir ifadeyle, kamu personelinin göreve başlayabilmesi için öncelikle
atama  onayının  yapılması  gerekmekte  olup,  atama  onayının  olmadığı  hallerde  göreve  başlamak  olanaklı
bulunmadığı, bu haliyle  çalışmaya başlamanın  atama onayına bağlı olduğu hususu dikkate alındığında, söz
konusu KHK'de geçen "çalımakta olan" ifadesinden atama onayının yapıldığı tarihin anlaşılmasının hakkaniyete
uygun düşeceği, kaldı ki atama onayının yapıldığı tarihten başlayarak ilgiliye tebligatın yapıldığı tarihe kadar
geçen sürenin tamamen idarenin kontrolünde olduğu, evrakını tam ve eksiksiz teslim eden kişinin, bu süreçte
meydana gelecek gecikmelerden sorumlu tutulmasının da, hukukun genel prensiplerine aykırı olacağı ve bu tüm
açıklamalar karşısında, davacının atama onayının 04.06.2011 tarihinden önce olduğu hususu dikkate alındığında
632 sayılı KHK'nin 1. maddesindeki koşulu sağladığı görüldüğünden, sözleşmeli pozisyonunun kadrolu pozisyona
çevrilmesi yolunda yaptığı başvurusunun reddine ilişkin olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği
gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Davalı idareler, dava konusu işlemde hukuka aykırılık  bulunmadığını öne sürerek İdare Mahkemesi
kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler.632 sayılı  Kanun Hükmünde Kararname'nin  1. maddesi ile 657 sayılı  Devlet  Memurları Kanunu'na
eklenen geçici 37. maddenin birinci fıkrasında; kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı ile bunlara
bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı
çalışanlar ile yükseköğretim kurumlarının araştırma-geliştirme projelerinde proje süreleriyle sınırlı olarak çalışanlar
hariç olmak üzere, 4 üncü maddenin (B) fıkrası ve 10/7/2003 tarihli ve 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük
Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik  Yapılması  Hakkında  Kanun  uyarınca  vizelenmiş  veya  ihdas  edilmiş  sözleşmeli  personel
pozisyonlarında  bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte çalışmakta olan ve 48 inci maddede belirtilen genel
şartları taşıyanlardan otuz gün içinde yazılı olarak başvuranların, pozisyonlarının vizeli olduğu teşkilat ve birimde,
bulunduğu  pozisyon  unvanıyla  aynı  unvanlı  190  sayılı  Genel  Kadro  ve  Usulü  Hakkında  Kanun  Hükmünde
Kararname'ye ekli cetvellerde yer alan memur kadrolarına; bulunduğu pozisyon unvanıyla aynı unvanlı memur
kadrosu  olmaması  halinde,  190  sayılı  Kanun  Hükmünde  Kararname'ye  ekli  cetvellerde  yer  alan  kadro
unvanlarıyla  sınırlı  olmak  ve  sözleşmeli  personel  pozisyonlarına  ilişkin  vize  cetvellerindeki  nitelikler  dikkate
alınmak suretiyle Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı'nca müştereken belirlenen memur kadrolarına,
bu  maddenin  yürürlüğe  girdiği  tarihten  itibaren  altmış  gün  içinde  kurumlarınca  atanacakları  hüküm  altına
alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; ÖSYM Başkanlığı'nca yapılan ve sonuçları 25.05.2011 tarihinde ilan edilen
KPSS-2011/7 sayılı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Sözleşmeli Pozisyonlarına Yerleştirme Sonuçları'na göre
ataması gerçekleştirilecek olan personel ile sözleşme yapılabilmesi için 30.05.2011 tarihinde Makam Oluru'nun
alındığı ve bu çerçevede 632 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 04.06.2011 tarihinden sonra sözleşmesi imzalanan
davacı tarafından, 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kadrolu memur olarak atanmak için yapılan
başvurunun reddedilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
632  sayılı  Kanun  Hükmünde  Kararnamenin  1.  maddesi  ile  657  sayılı  Kanun'a  eklenen  geçici  37.
maddede; kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda,
ayın  veya  haftanın  bazı günleri ya  da günün belirli saatleri  gibi kısmi zamanlı  çalışanlar  ile yükseköğretim
kurumlarının araştırma - geliştirme projelerinde proje süreleriyle sınırlı olarak çalışanlar hariç olmak üzere, 657
sayılı Kanun'un 4. maddesinin (B) fıkrası ve 4924 sayılı Kanun uyarınca vizelenmiş veya ihdas edilmiş sözleşmeli
personel pozisyonlarında çalışmakta olan personelin memur kadrolarına atanması öngörülmüş ve buna ilişkin
usul ve esaslar belirlenmiştir.
. Bu kapsamda; anılan maddenin birinci fıkrasında, memur kadrosuna atanabilecek personelin kapsamı ile
başvuru  ve  atanma  süreleri,  atanma  şartları,  atanabilecekleri  kadro  unvanlarına  ilişkin  hususlar  belirtilerek,
ataması  yapılacakların,  maddenin  yürürlüğe  girdiği  tarihte  sözleşmeli  personel  pozisyonlarında  çalışmakta
olması şartı aranmıştır.
Bu  durumda;  632  sayılı  Kanun  Hükmünde  Kararname  ile  657  sayılı  Kanun'a  eklenen  geçici  37.
maddenin yürürlüğe girdiği 04.06.2011 tarihi itibariyle, davalı idarede anılan pozisyonda istihdamına onay verilmiş
olmakla birlikte, henüz çalışmaya başlamadığı açık olan davacının, 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname
uyarınca kadroya geçirilmesi talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptaline yönelik Mahkeme
kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Her ne kadar davacı tarafından Anayasa'nın eşitlik ilkesinin olayda ihlal edildiği ileri sürülmüşse de;
Anayasa’nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesinin amacı, hukuksal durumları aynı olanların kanunlarca aynı
işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere kanun karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını
önlemek olduğu, bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun
karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmakla birlikte, bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitliğin öngörüldüğü, kanun
önünde  eşitlik,  herkesin  her  yönden  aynı  kurallara  bağlı  tutulacağı  anlamına  gelmeyeceği,  durum  ve
konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabileceği, aynı hukuksaldurumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’nın öngördüğü eşitlik ilkesinin ihlal
edilmiş  sayılamayacağı  açık  olup,  bu  duruma  göre  ise,  632  sayılı  KHK'nın  yürürlük  tarihi  olan  04.06.2011
tarihinde fiilen çalışmakta olan sözleşmeli personel ile aynı KHK'da belirtilen istisnalar haricinde fiilen çalışmayan
sözleşmeli personel ve ilk kez yerleştirilmesi yapılıp da henüz sözleşme imzalayarak fiilen çalışmaya başlamamış
olan sözleşmeli personelin hukuki durumları aynı olmadığından aksi yöndeki iddiaya itibar edilmemiştir.
Öte  taraftan,  ilk  defa  memurluğa  atananlara  yolluk  verilip  verilmeyeceği  hususunda  Anayasa
Mahkemesi'nin önüne götürülen bir uyuşmazlıkta, Anayasa Mahkemesi'nce verilen 20.03.2008 günlü, E:2006/44,
K:2008/81 sayılı kararında, " İlk defa devlet memurluğuna atanan kişi, görevine başlayıncaya kadar memur ya da
kamu görevlisi  sayılmamakta,  görevine başladığı  tarihten  itibaren  kamu görevlisi  sıfatını  kazanmaktadır.  Bu
süreye  ilişkin  olarak  kendisine  aylık  ödenmemekte,  tedavi  yardımı  hizmetleri  ile  memurlara  ve  diğer  kamu
görevlilerine  sağlanan  bir  takım  haklardan  yararlandırılmamaktadır...."  denmekle,  atama  ile  göreve  başlama
arasındaki ayrımı net çizgileriyle ortaya koyduğu dikkate alındığında, sözleşme imzalamayan bir kimsenin kamu
personeli statüsünün başladığından söz etme imkanı bulunmadığı da açıktır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile Ankara 10. İdare Mahkemesi'nce
verilen  25.01.2012  günlü,  E:2011/1674,  K:2012/143 sayılı  kararın,  2577  sayılı  İdari  Yargılama  Usulü
Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3.
fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden karar verilmek üzere dosyanın adı geçen
Mahkeme'ye gönderilmesine, tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde Danıştay'a kararın düzeltilmesi yolu açık
olmak üzere 14.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET