Öncekiler Sonrakiler

İPTAL EDİLEN SENDİKALAR VE TOPLU SÖZLEŞME KANUNU MADDELERİ

Anayasa Mahkemesi, 22 Ekim 2014 Çarşamba günlü toplantıda, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun bazı maddelerinin anayasaya aykırılığının tespitinin istendiği davayla ilgili kararı sonrasında iptal edildiği belirtilen hükümler aşağıdaki gibidir.

12 Kasım 2014 Çarşamba 04:46
İPTAL EDİLEN SENDİKALAR VE TOPLU SÖZLEŞME KANUNU MADDELERİ

Anayasa Mahkemesi, 22 Ekim 2014 Çarşamba günlü toplantıda, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun bazı maddelerinin anayasaya aykırılığının tespitinin istendiği davayla ilgili kararı sonrasında iptal edildiği belirtilen hükümler aşağıdaki gibidir:
 
1. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş sözleşmesi Kanunu’nun “Sendika özgürlüğünün güvencesi” başlıklı 25. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “fesih dışında” ibaresi ile 5. fıkrasında yer alan “18” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Söz konusu madde aşağıdaki gibidir:
 
Sendika özgürlüğünün güvencesi
 
MADDE 25 – (1) İşçilerin işe alınmaları; belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, belli bir sendikadaki üyeliği sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri veya herhangi bir sendikaya üye olmaları veya olmamaları şartına bağlı tutulamaz.
 
(2) İşveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamaz. Ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümleri saklıdır.
 
(3) İşçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya farklı işleme tabi tutulamaz.
 
(4) İşverenin fesih dışında yukarıdaki fıkralara aykırı hareket etmesi hâlinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir.
 
(5) Sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi hâlinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
 
(6) İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür.
 
(7) Fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren davranışının nedenini ispat etmekle yükümlü olur.
 
(8) Yukarıdaki hükümlere aykırı olan toplu iş sözleşmesi ve iş sözleşmesi hükümleri geçersizdir.
 
(9) İşçinin iş kanunları ve diğer kanunlara göre sahip olduğu hakları saklıdır.
 
2. Kanunun “Kanuni grev ve lokavt kararının alınması ve uygulamaya konulması” başlıklı 60. maddesinin 6. fıkrasındaki “…lokavt kararı uyuşmazlığın kapsamındaki başka işyerleri için de alınabilir.” bölümünün Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş; kalan bölümü de Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun m.43/4 hükmü gereğince iptal edilmiştir. Söz konusu madde aşağıdaki gibidir:
  
Kanuni grev ve lokavt kararının alınması ve uygulamaya konulması
 
MADDE 60 – (1) Grev kararı, 50 nci maddenin beşinci fıkrasında belirtilen uyuşmazlık tutanağının tebliği tarihinden itibaren altmış gün içinde alınabilir ve bu süre içerisinde altı iş günü önceden karşı tarafa bildirilecek tarihte uygulamaya konulabilir. Bu süre içerisinde, grev kararının alınmaması veya uygulanacağı tarihin karşı tarafa bildirilmemesi hâlinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi düşer.
 
(2) Uyuşmazlığın tarafı olan işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren, grev kararının kendisine tebliğinden itibaren altmış gün içinde lokavt kararı alabilir ve bu süre içerisinde altı iş günü önceden karşı tarafa bildirilecek tarihte uygulamaya koyabilir.
 
(3) Grev ve lokavt kararları, kararı alan tarafça işyeri veya işyerlerinde derhâl ilan edilir.
 
(4) Bildirilen tarihte başlamayan grev hakkı veya lokavt düşer. Süresi içinde grev kararı uygulamaya konulmamışsa ve alınmış bir lokavt kararı da yoksa veya lokavt da süresi içinde uygulamaya konulmamışsa yetki belgesinin hükmü kalmaz.
 
(5) Grev ve lokavt kararlarının uygulanacağı tarih, kararı alan tarafça karşı tarafa tebliğ edilmek üzere notere ve bir örneği de görevli makama tevdi edilir. Uygulama tarihi, kararı alan tarafça ayrıca işyeri veya işyerlerinde derhâl ilan edilir.

(6) Grup toplu iş sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıklarda grev kararı, uyuşmazlığın kapsamındaki işyerlerinin bir kısmı için alınmış olsa dahi lokavt kararı uyuşmazlığın kapsamındaki başka işyerleri için de alınabilir.
 
(7) Kanuni grev kararı alınan bir uyuşmazlıkta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı uyuşmazlığın çözümü için bizzat arabuluculuk yapabileceği gibi bir kişiyi de arabulucu olarak görevlendirebilir.
 
3. Kanunun “Grev ve lokavt yasakları” başlıklı 62. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “bankacılık hizmetlerinde;” ve “…ve şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde…” ibarelerinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Söz konusu madde aşağıdaki gibidir:
 
Grev ve lokavt yasakları
 
MADDE 62 –(1) Can ve mal kurtarma işlerinde; cenaze işlerinde ve mezarlıklarda; şehir şebeke suyu, elektrik, doğal gaz, petrol üretimi, tasfiyesi ve dağıtımı ile nafta veya doğalgazdan başlayan petrokimya işlerinde; bankacılık hizmetlerinde; Millî Savunma Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca doğrudan işletilen işyerlerinde; kamu kuruluşlarınca yürütülen itfaiye ve şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde ve hastanelerde grev ve lokavt yapılamaz.
 
(2) Bakanlar Kurulu, genel hayatı önemli ölçüde etkileyen doğa olaylarının gerçekleştiği yerlerde bu durumun devamı süresince yürürlükte kalmak kaydıyla gerekli gördüğü işyerlerinde grev ve lokavtı yasaklayabilir. Yasağın kalkmasından itibaren altmış gün içinde altı iş günü önce karşı tarafa bildirilmek kaydıyla grev ve lokavt uygulamasına devam edilir.
 
(3) Başladığı yolculuğu yurt içindeki varış yerlerinde bitirmemiş deniz, hava, demir ve kara ulaştırma araçlarında grev ve lokavt yapılamaz.
 

Anayasa Mahkemesi, söz konusu duyuruda karar sonuçlarının şeklen düzeltmelere tabi olacağını belirtmiştir. Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi kararları Anayasa’nın 153. maddesine göre Resmi Gazete’de yayımlanmaktadır. Karar henüz Resmi Gazete’de yayımlanmadığından iptal gerekçeleri bilinmemektedir.


Kamudan Haberler 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET