Öncekiler Sonrakiler

MAHKEME KARARIYLA ATAMA İŞLEMİ

Yargı kararını uygulamak için genel müdür yardımcılarından birisini görevden almak zorunda olan idarenin, hangi genel müdür yardımcısının görevden alınacağı konusunda takdir yetkisinin bulunduğu hakkında.

30 Aralık 2010 Perşembe 05:05
Mahkeme kararıyla atama işlemi

  T.C.

D A N I Ş T A Y
İdari Dava Daireleri
Kurulu
Esas  No: 2004/2505
Karar No: 2007/2225
 
Özeti : Yargı kararını uygulamak için genel müdür yardımcılarından birisini görevden almak zorunda olan idarenin, hangi genel müdür yardımcısının görevden alınacağı konusunda takdir yetkisinin bulunduğu hakkında.
 
            Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) :
            Karşı Taraf (Davalılar)   : 1-Başbakanlık
                                                 2-Eti Holding A.Ş. Genel Müdürlüğü
            Vekili: Av. …
            İstemin Özeti    : Danıştay Beşinci Dairesinin 14.6.2004 günlü, E:2000/2394, K:2004/2876 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir.
            Savunmaların Özeti : Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
            Danıştay Tetkik Hakimi Mustafa Karabulut'un Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının davacı hakkındaki ceza ve tazminat davalarıyla ilgili durumun açıklanması suretiyle  onanması gerektiği düşünülmektedir.
            Danıştay Savcısı Saadet Ünal'ın Düşüncesi : Dava, davacının Eti Holding A.Ş.Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevinden alınmasına ilişkin 13.3.2000 günlü, 2000/281 sayılı müşterek kararname ile Genel Müdürlük Müşavirliği görevine atanmasına ilişkin 21.3.2000 günlü işlemin ve yerine …'in atanmasına ilişkin işlemin iptali ve bu işlemler nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılan davanın reddine ilişkin olarak Danıştay Beşinci Dairesince verilen 14.6.2004 gün ve E:2000/2394, K:2004/2876 sayılı kararın bozulması istenilmektedir.
            Daire kararında yer alan düşüncem uyarınca temyiz istemi kabul edilerek Daire kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmüştür.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
            Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi görüşülmeksizin dosya incelendi, gereği görüşüldü:
            Dava, davacının Eti Holding A.Ş. Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu üyeliği görevinden alınmasına ilişkin 13.3.2000 günlü, 2000/281 sayılı müşterek kararname ile Genel Müdür Müşavirliği görevine atanmasına ilişkin 21.3.2000 günlü işlemin iptali ve bu işlemler nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
            Danıştay Beşinci Dairesinin 14.6.2004 günlü, E:2000/2394, K:2004/2876 sayılı kararıyla; Anayasanın 138. ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesine yer verilerek, idarenin yargı kararlarına uymak ve bu kararların gereklerine göre işlem ya da eylemde bulunmak zorunda olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76. maddesiyle memurların naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceğinin yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğu; olayda Etibank Genel Müdür Yardımcısı olan …'in bu görevden alınarak Fen ve Tetkik Kurulu üyeliğine atanmasına ilişkin 11.5.1996 günlü işlemin açılan dava sonucunda Danıştay Beşinci Dairesinin 23.3.1998 günlü, E:1996/1156, K:1998/840 sayılı kararıyla iptal edildiği, anılan yargı kararının uygulanması amacıyla dava konusu işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı, diğer yandan Eti Holding A.Ş. Teftiş Kurulu Müfettişlerince düzenlenen 2.2.1999 günlü, 18/48 sayılı raporda tespit edilen hususlarla ilgili olarak davacı hakkında Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinde görevi ihmal suçundan kamu davası, teşekkülü zarara uğratma nedeniyle de tazminat davası açıldığı, bu davaların devam ettiği, bu durumda yargı kararının uygulanmasının sağlanması ve kamu hizmetinin her türlü kuşkudan uzak, etkin ve verimli yürütülmesini sağlamak amacıyla davacı hakkında tesis edilen işlemlerde neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
            Davacı, genel müdür yardımcısı olarak görev yapan dört kişi arasından kendisinin seçilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yargı kararının bu biçimde uygulanamayacağını, hakkında ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.
            Temyiz dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında görevi ihmal suçundan açıldığı belirtilen ceza davasının 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun uyarınca ertelendiği, tazminat davasının ise Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.3.2001 günlü, E:2000/296, K:2001/128 sayılı kararıyla reddedildiği ve bu kararın Yargıtay Onbirinci Hukuk Dairesinin 15.10.2001 günlü, E:2001/4949, K:2001/7963 sayılı kararıyla onandığı anlaşılmaktadır.
            Bununla birlikte, bu durum kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Yargı kararını uygulamak ve bunun için gerekli işlemleri tesis etmekte yükümlü olan davalı idarenin, …'in atanmasını sağlamak üzere genel müdür yardımcılarından birisini görevden almak zorunda olduğu ve adıgeçen kişiden boşalan kadroya kimin atandığının (Etibank Genel Müdürlüğünün Eti Holding A.Ş. adıyla yeniden teşkilatlandırılması nedeniyle)  saptanmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, genel müdür yardımcılarından hangisinin görevden alınacağı hususu idarenin takdir yetkisi içinde kalmaktadır. İdareye bu konuda tanınmış olan takdir yetkisinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması  ya da idari yargı merciince saptanması halinde, dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
            Davacının 30.3.1998 günlü müşterek kararname ile o tarihte boş olan dört genel müdür yardımcılığı kadrosundan birisine atanmış olduğu hususu gözönünde tutulduğunda, davacının görevden alınması yolundaki dava konusu işlemde amaç yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
            Diğer yandan, yargı kararının uygulanabilmesi için, 1998 yılında boş olan dört genel müdür yardımcılığı kadrosuna atanmaları yönünden aynı durumda olan genel müdür yardımcıları arasından belirli bir kişinin görevden alınması sonucunu doğuracak biçimde idarenin yargı kararı ile zorlanmasına hukuken olanak bulunmadığı da açıktır.
            Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddine, Danıştay Beşinci Dairesinin 14.6.2004 günlü, E:2000/2394, K:2004/2876 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, 25.10.2007 günü oyçokluğu ile karar verildi.
 
KARŞI OY
            İdari faaliyetlerin temel ve ortak amacı kamu yararını gerçekleştirmektir. İdarenin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettiği idari işlemlerin yargısal denetiminde, takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının incelenmesi ve değerlendirilmesi zorunludur.
            Olayda, idarenin yargı kararını uygulayabilmek için, Kurumda genel müdür yardımcısı olarak görev yapan dört kişiden birisini görevden almak zorunluluğu bulunmakta ise de bu tercihin davacının görevden alınması yönünde kullanılmasına ilişkin nedenlerin ortaya konulmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle, diğer genel müdür yardımcılarının geçmiş hizmetleri ve sicilleri idareden istenilerek yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucuna göre Dairesince yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
            Açıklanan nedenle, eksik incelemeye dayalı olarak verilen Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
 
KARŞI OY
            X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, davacı temyiz isteminin reddi ile Daire kararının aynen onanması gerektiği oyuyla gerekçeli onama kararına karşıyım.

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET