Öncekiler Sonrakiler

TRAFİK ALKOL CEZASI İPTALİNE DANIŞTAY ONAY VERMEDİ

Danıştay, davacı tarafından, alkolmetre ile yapılan ölçümün yanlış olduğu, bu miktarda alkol almadığı ileri süren davacının 1,51 promil alkollü olması nedeniyle 601-TL trafik para cezası verilmesine ilişkin 12.06.2008 tarih ve 389476 sayılı tutanağı imzalayarak bu durumu kabul etmesi ve görevli polis memurlarınca ölçüme itiraz etmesi halinde sağlık kuruluşuna götürülerek yeni bir ölçüm yapılabileceğinin belirtilmiş olması karşısında, alkolmetreyle yapılan ölçüme itiraz ettiği halde sağlık kuruluşuna götürülmediğine ilişkin iddiasına itibar edilmediği, davacı tarafından olaydan sonra kendi imkanlarıyla gittiği bir sağlık kuruluşundan alkollü olmadığına ilişkin doktor raporu alınmışsa da, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesi uyarınca, alkolmetreyle yapılan ölçüme itiraz edilmesi halinde, ilgili sağlık kuruluşunda yapılacak alkol ölçümünün görevli memurlar nezaretinde gerçekleşmesi gerektiğinden, bu usule uyulmaksızın alınan doktor raporunun, dava konusu işlemi sakatlayacak nitelikte bir delil olarak kabulüne imkan bulunmadığı kararını vermiştir.

24 Ağustos 2013 Cumartesi 00:36
TRAFİK ALKOL CEZASI İPTALİNE DANIŞTAY ONAY VERMEDİ

 T.C.
 D A N I Ş T A Y
ONBEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2013/2025
Karar No : 2013/2323
Kararın Düzeltilmesi İsteminde Bulunan (Davalı) :x
Karşı Taraf (Davacı) : x
İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 19.06.2012 tarih ve
E:2009/3724, K:2012/5464 sayılı kararının düzeltilmesi istenilmektedir. 
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi :x
Düşüncesi : Karar düzeltme isteminin kabulüyle,
İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm verenDanıştayOnbeşinci Dairesi'nce, Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 19.06.2012
tarih ve E:2009/3724, K:2012/5464 sayılı kararı kaldırılarak davalı idarenin temyiz istemi yeniden
incelenip gereği görüşüldü: 
Dava; davacının alkollü olarak araç kullandığından bahisle sürücü belgesinin iki yıl süreyle
geçici olarak geri alınmasına ilişkin 12.06.2008 tarih ve 032578 sayılı işlem ile davacıya 601-TL
para cezası verilmesine ilişkin aynı tarih ve 389476 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesi'nce; 12.06.2008 gününde yapılan genel denetimler sırasında x plakalı
aracın sürücüsü olan davacının 1,51 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, davacının sürücü
belgesi geri alma tutanağını imzalamaktan imtina ettiği ve bu hususuntutanağı düzenleyen
memurca tutanağa yazıldığının anlaşıldığı, olayda, davacının imzadan kaçınmak suretiyle tutanak
içeriğine itiraz ettiği açık olduğundan, kandaki alkol oranının belirlenmesi için kan tahlili yaptırmak
üzere kriminal laboratuvar veya adli tıp merkezine veya Sağlık Bakanlığına bağlı kuruluşlara
gönderilmesi gerekirken, alkol test cihazıyla yapılan ölçüme dayalı olarak sürücü belgesine el
konulmasına ve para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle
dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. 
Davalı idare tarafından kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenerek
bozulması istenilmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesinde;uyuşturucu veya keyif verici
maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini
kaybetmiş kişilerin kara yolunda araç sürmelerinin yasak olduğu,uyuşturucu veya keyif verici
maddelerin cinsleri ile alkollü içkilerin etki dereceleri ve kandaki miktarlarını tespit amacıyla, trafik
zabıtasınca teknik cihazlar kullanılacağı, buna ilişkin tespit usulleri ve muayene şartlarının Sağlık
Bakanlığının görüşüne uygun olarak hazırlanacak yönetmelikte düzenleneceği, bu madde
hükmüne uymayan sürücülerin derhal araç kullanmaktan men olunacağı, yönetmelik ile belirtilen
miktarların üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibaren
geriye doğru beş yıl içinde; birinci defasında sürücü belgelerinin altı ay süreyle geri alınacağı ve
haklarında 265,30 TL para cezası uygulanacağı, ikinci defasında sürücü belgelerinin iki yıl süreyle
geri alınarak haklarında 332,60 TL para cezası uygulanacağı, bu sürücülerin Sağlık Bakanlığınca,
esas ve usulleri Sağlık ve İçişleri Bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilen sürücü
davranışlarını geliştirme eğitimine tabi tutulacağı,eğitimi başarıyla tamamlayanların belgelerinin
süresi sonunda iade edileceği, üç veya üçten fazlasında ise, sürücü belgelerinin beş yıl süreyle T.C.
geri alınacağı ve altı aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte 532,60 TL hafif para
cezası uygulanacağı hükmü yer almaktadır.
18.07.1997 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97.
maddesinde; uyuşturucu, uyutucu ve keyif verici gibi özelliklere sahip doğal ve sentetik psikotrop
maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini
kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu belirtilerek, uyuşturucu veya keyif
verici maddeler ile alkollü içki almak suretiyle araç kullanan sürücülerin tespit veya teşhisinde hangi
esas ve usullerin uygulanacağı düzenlenmiş olup,alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına
göre araç sürme yasağının düzenlendiği (b) bendinde; taksi veya dolmuş otomobil, minibüs,
otobüs, kamyon, çekici gibi araçlarla kamu hizmeti, yük ve yolcu taşımacılığı yapan sürücüler ile
resmi araç sürücülerinin alkollü içki kullanmış olarak bu araçları süremeyecekleri, alkollü içki almış
olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kanlarındaki alkol miktarı 0.50
promilin üstünde olanların araç kullanamayacakları kurala bağlanmıştır.
Yönetmeliğin aynı maddesinin, alkollü içki almış sürücülerin ve kanlarındaki alkol miktarının
tespiti esaslarının düzenlendiği (c) bendinde ise; alkollü olarak araç kullandığından şüphe edilen
sürücülerin, alkol tespitine ilişkin tarih, saat ve ölçüm sonucu ile cihaza ait seri numarasını gösterir
çıktı verebilen ve kalibrasyon ayarı yapılmış teknik cihazlar kullanılarak trafik zabıtası tarafından
kontrol edileceği ya da (1) numaralı alt bentte belirtilen teknik özelliklere sahip teknik cihazın
özelliklerine eşdeğer özelliklerdeki teknik cihazlarla veya kan aldırmak suretiyle alkol tespitleri
yaptırılacağı, yapılan tespitin değerlendirilmesinde, tespiti yapan kurum/kuruluş tarafından olay
anından tespit yapıldığı ana kadar geçen süre de göz önünde bulundurularak sonuç belirleneceği
ve çıkan sonuca göre yasal işlem gerçekleştirileceği, kandaki alkol miktarının teknik cihazlarla ve
kan alınarak laboratuvarda tespit imkânlarının bulunmadığı hallerde, alkollü olarak araç
kullandığından şüphe edilen sürücülerin en yakın resmi sağlık kuruluşuna sevk edilerek, kurum
hekimi tarafından alkol muayenesinden geçirilmesinin sağlanacağı, yapılan tespit sonucunda
belirlenen limitlerin üzerinde alkollü içki aldığı belirlenen sürücülerin Karayolları Trafik Kanunu'nun
48. maddesine göre, birinci defada 6 ay, ikinci defada da 2 yıl süreyle sürücü belgelerinin geçici
olarak geri alınacağı, ikinci defa geri alma süresi sonunda sürücünün davranışı geliştirme eğitimine
tabi tutulacağı ve başarılı olması halinde belgesinin iade edileceği, üçüncü defa ve fazlasında ise,
bu sürücülerin, 6 aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılacağı ve belgelerinin 5 yıl süre ile geri
alınarak psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulacakları, bu süre
sonunda yapılacak psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi neticesinde
belgesinin iadesinde sakınca bulunmayanlara sürücü belgelerinin iade edileceği, muayene
sonucunda sürücü belgesinin iade edilmesinde sakınca bulunanlara ise sürücü belgesi
verilmeyeceği düzenlenmiştir. 
Dava dosyasının incelenmesinden; 12.06.2008 tarihinde trafik ekiplerince yapılankontrolde,
kalibrasyon ayarı yapılmış cihazla yapılan ölçüm sonucunda davacının alkollü araç kullandığının ve
alkol oranının 1,51 promil olduğunun tespit edildiği, bu tespite göre trafik para cezası verildiği ve
sürücü belgesinin geri alındığı, trafik para cezası verilmesine ilişkin tutanağın davacı tarafından
imzalandığı, ancak sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin aynı tarihli tutanağın imzalanmadığı,
bu durumun, görevli polis memurlarınca sürücü belgesi geri alma tutanağına "imtina" şeklinde
yazıldığı, daha sonra polis memurlarınca düzenlenen tutanakta, davacıya yeniden alkol testi
yaptırabilmek için Adli Tıbba götürülebileceğinin belirtilmesine karşın bunun davacı tarafından
kabul edilmediğinin ifade edildiği anlaşılmıştır. 
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinin c bendinin iptali istemiyle açılan bir
davada (Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2007/8946) alkollü içki almış sürücülerin alkol miktarının T.C.
tespitinin teknik cihazlarla ya da kandan yapılması usullerinden hangisinin daha gerçekçi sonuçlar
vereceği, hangisinden uygulamada daha çabuk sonuç alınacağı hususunun tespiti için Danıştay
Sekizinci Dairesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; kandaki alkol
tayininin tespitinde kamu otoritelerinin onayı ile kullanıma sunulan kalibrasyon ayarları yapılmış ve
taşınabilir özellikteki teknik cihazların, kandaki alkol seviyelerini göstermede pratik kullanım
açısından faydalı olabileceği, bu yöntemde ortaya çıkabilecek muhtemel problemlerin ölçümlerin
tekrarlanabilirliği ile azaltılabileceği, solunum yolu ile alkol düzeyinin ilgili kamu otoriteleri tarafından
onaylanmış, uygun belgeye sahip, kalibrasyon ayarı yapılmış ve taşınabilir cihazlarla ölçümünün
bilimsel olarak kabul edilebilir olduğu, kan alkol düzeyleri ölçümü ile solunum havasından alkol
düzeyi ölçümü arasında istatistiksel bir fark olmadığı ve ülkemizde ve dünyada alveol havasından
alkol tayininin yaygın olarak kullanıldığının belirtilmiş olması, can ve mal güvenliği yönünden trafik
düzeninin sağlanması zorunluluğunun bulunması karşısında kalibrasyon ayarı yapılmış cihazla
yapılan ölçüm sonucuna göre işlem tesis edilmesinde kamu yararına aykırı bir durum
bulunmamaktadır.
Bu nedenle; davacı tarafından, alkolmetre ile yapılan ölçümün yanlış olduğu, bu miktarda
alkol almadığı ileri sürülmüşse de, davacının 1,51 promil alkollü olması nedeniyle 601-TL trafik
para cezası verilmesine ilişkin 12.06.2008 tarih ve 389476 sayılı tutanağı imzalayarak bu durumu
kabul etmesi ve görevli polis memurlarınca ölçüme itiraz etmesi halinde sağlık kuruluşuna
götürülerek yeni bir ölçüm yapılabileceğinin belirtilmiş olması karşısında, alkolmetreyle yapılan
ölçüme itiraz ettiği halde sağlık kuruluşuna götürülmediğine ilişkin iddiasına itibar edilmemiştir. 
Diğer yandan; davacı tarafından olaydan sonra kendi imkanlarıyla gittiği bir sağlık
kuruluşundan alkollü olmadığına ilişkin doktor raporu alınmışsa da, Karayolları Trafik
Yönetmeliğinin 97. maddesi uyarınca, alkolmetreyle yapılan ölçüme itiraz edilmesi halinde, ilgili
sağlık kuruluşunda yapılacak alkol ölçümünün görevli memurlar nezaretinde gerçekleşmesi
gerektiğinden, bu usule uyulmaksızın alınan doktor raporunun, dava konusu işlemi sakatlayacak
nitelikte bir delil olarak kabulüne imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda; görevli trafik polislerince yapılan ölçümde, 1,51 promil alkollü olduğu tespit
edilen davacı hakkında tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine
karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet
bulunmamaktadır. 
Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin kabulü ile İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin
31.12.2008 tarih veE:2008/1353, K:2008/2667 sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar
verilmek üzere dosyanın anılan mahkemeye göndrerilmesine, 28/03/2013 tarihinde oyçokluğuyla
karar verildi.

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET