Öncekiler Sonrakiler

YARGITAY’DAN 15 YIL 3600 SONRASI ÇALIŞANLARA KIDEM TAZMİNAT HAKKI

YARGITAY’DAN 15 YIL 3600 SONRASI ÇALIŞANLARA KIDEM TAZMİNAT HAKKI

23 Haziran 2014 Pazartesi 17:57
YARGITAY’DAN 15 YIL 3600 SONRASI ÇALIŞANLARA KIDEM TAZMİNAT HAKKI

YARGITAY’DAN 15 YIL 3600 SONRASI ÇALIŞANLARA KIDEM TAZMİNAT HAKKI 


15 yıl sigortalılık süresi ve 3 bin 600 gün prim günü doldurup işinden ayrılan işçinin başka bir iş yerinde çalışmaya başlaması üzerine işveren ödediği kıdem tazminatını geri istemesini haklı bulan yerel mahkemenin kararını Yargıtay tazminat için kanunda başkaca bir şart öngörülmediğini göz önünde bulundurarak bozdu.

Yargıtay Kararında " işçi yaş şartı dışında 15 yıl sigortalılık süresi ve 3 bin 600 gün prim ödeme gün sayısını doldurarak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığı’ndan aldığı yazıyı işverene getirerek, iş yerinden ayrılmış, işçi başka bir iş yerinde çalışmaya başlamıştır. Davacı kıdem tazminatına anılan yasal düzenleme gereğince hak kazanmıştır. Kıdem tazminatı için kanunda başkaca bir şart öngörülmemiş olup, anayasal bir hak olan çalışma hakkının kullanılmış olması, hakkın kötüye kullanılması şeklinde yorumlanamaz. ‘Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.’ şeklindeki Medeni Kanun’un 2. maddesinin somut olaya uygulanma olanağı bulunmadığı halde, mahkemece davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir."

Bu kararla aynı durumdaki işçilere emsal olacak ve 15 yıl 3600 şartını yerine getiren işçilere kıdem tazminat hakkı doğacaktır.

YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ
E. 2012/10954
K. 2013/909
T. 25.01.2013* EMEKLİLİĞE HAK KAZANMA SEBEBİYLE İŞ AKDİNİ SONA ERDİRDİKTEN SONRA BAŞKA FİRMADA İŞE BAŞLAMA (Hakkın Kötüniyetli Kullanılması Olarak Değerlendirilemeyeceği – Davalının Kanunun Kendisine Verdiği Emeklilik Hakkını Kullandığı)* BAŞKA ŞİRKETTE İŞE BAŞLAMA (Emekliliğe Hak Kazanma Sebebiyle İş Akdini Sona Erdirdikten Sonra/Hakkın Kötüniyetli Kullanılmadığı – Davacı İşverenin Kıdem Tazminatının İadesi Talebinin Reddi Gerektiği)* KIDEM TAZMİNATININ İADESİ TALEBİ (Davalı İşçinin Emekliliğe Hak Kazanma Sebebiyle İş Akdini Sona Erdirdikten Sonra Başka Firmada İşe Başlayabileceği – Bu Sebeple Davacı İşverenin Talebinin Reddine Karar Verilmesi Gerektiği)
* ONBEŞ YILLIK SİGORTALILIK VE 3600 GÜN PRİM GÜNÜ ŞARTLARINI SAĞLAMA (Emeklilik Hakkının Amacının İşyerinde Çalışarak Yıpranmış Olan İşçinin Emeklilik İçin Bir Yaşı Beklemesine Gerek Olmadan İş Sözleşmesini Aktif Sonlandırabileceği) 1475/m.14 4857/m.120

ÖZET: Davalı onbeş yıl sigortalılık ve 3600 gün prim günü şartlarını sağladığı için istifa dilekçesi ile kıdem tazminatını alarak işyerinden ayrılmıştır. Davacının işyerinden ayrıldıktan sonra başka bir firmada çalışması hakkın kötüniyetli kullanılması olarak değerlendirilemez. Davalı kanunun kendisine verdiği emeklilik hakkını kullanmıştır. Kanunda tanınan bu hakkın amacı, işyerinde çalışarak yıpranmış olan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ait yükümlülükleri tamamlamış olan işçinin, emeklilik için bir yaşı beklemesine gerek olmadan iş sözleşmesini aktif sonlandırabilmesine imkan tanımaktır. Davacının ödenen kıdem tazminatının iadesine ilişkin talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hukuka aykırıdır.

DAVA: Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. Zencirıkran Güral tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR: Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalının istifa ederek işten ayrıldığını, onbeş yıl sigorta süresi ve 3600 gün prim ödeme gün sayısına ilişkin koşulları karşıladığından kıdem tazminatının ödendiğini, ancak davalının kısa süre sonra kendileri ile aynı işi yapan başka firmada çalışmaya başladığını, hakkın kötüniyetli kullanılması sebebi ile ödenen kıdem tazminatını talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, sağlıksız koşul ve ortamda çalıştığını, adil olmayan davranışlar sebebi ile yıprandığını, emekliliğe hak kazanması sebebi ile iş sözleşmesini sona erderdiğini, daha iyi şartlar sunulduğundan yeni firmada işe başladığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, yaşlılık aylığı almak için işten ayrılan davalının üç gün sonra benzer iş yapan başka firmada işe başlayarak hakkını kötüye kullandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-İş sözleşmesinin işçi tarafından yaşlılık aylığı tahsisi amacıyla feshedilip feshedilmediği ve buna göre kıdem hakkının doğup doğmadığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. Öte yandan işçinin, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı kazanmasının ardından, ilgili kurum ya da sandığa başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır.

4447 sayılı Kanun’un 45. maddesi ile 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasına (5) numaralı bent eklenmiştir. Anılan hükme göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak, işçinin işyerinden ayrılmasının yaş hariç emekliliğe dair diğer kriterleri tamamlaması üzerine çalışmasını sonlandırması şeklinde gelişmesi ve bu durumu işverene bildirmesi gerekir. Somut olayda hat sorumlusu olarak çalışan davalı 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrası (5) numaralı bendi uyarınca onbeş yıl sigortalılık ve 3600 gün prim günü şartlarını sağladığı için 04.07.2011 tarihli istifa dilekçesi ile kıdem tazminatını alarak işyerinden ayrılmıştır. Davalı 15.07.2011 tarihine kadar çalışmasını sürdürmüş, bu tarihte işyerinden ayrılmış ve üç gün sonra başka bir işverene ait işyerinde çalışmak üzere işe başlamıştır. Davacının işyerinden ayrıldıktan sonra başka bir firmada çalışması hakkın kötü niyetli kullanılması olarak değerlendirilemez. Davalı kanunun kendisine verdiği emeklilik hakkını kullanmıştır. Kanunda tanınan bu hakkın amacı, işyerinde çalışarak yıpranmış olan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ait yükümlülükleri tamamlamış olan işçinin, emeklilik için bir yaşı beklemesine gerek olmadan iş sözleşmesini aktif sonlandırabilmesine imkan tanımaktır. Davacının ödenen kıdem tazminatının iadesine ilişkin talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.01.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET