Öncekiler Sonrakiler

AKTİF YAŞLANMA ÜZERİNDE DURUYORUZ

Turgut Özal Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Tıp Fakültesi ve Sağlık Yüksekokulu’nun organize ettiği “Yaşlıların Hukuki, Sosyal ve Tıbbi Açıdan Korunmasında Multidisipliner Yaklaşımlar Sempozyumu”, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nail Abdulgazi Alataş ve Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Aylin Çiftçi’nin katılımlarıyla 12 Aralık 2013 tarihinde Turgut Özal Üniversitesi Etlik Kampüsü Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

15 Aralık 2013 Pazar 14:34
AKTİF YAŞLANMA ÜZERİNDE DURUYORUZ

 
“Aktif Yaşlanma Farklı Yaşam Şartlarına Uygun Uygulanmalı ”
 
Turgut Özal Üniversitesi’nde düzenlenen “Yaşlıların Hukuki, Sosyal ve Tıbbi Açıdan Korunmasında Multidisipliner Yaklaşımlar Sempozyumu” açılışında konuşan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Alataş, “Tıbbi olarak yaşlılara sunulan hizmetler diğer alanlara göre oldukça iyi ancak hukuki ve hizmet alanında yapılması gereken çok şey var” dedi.
 
“Aktif yaşlanma” deyiminin, son yıllarda dünyada sıkça kullanılan ve yaşlıların aktif bir hayat sürmesi anlamına gelen bir deyim olduğunu vurgulayan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nail Abdulgazi Alataş, “Ancak bizim coğrafyamızda yaşayan insanlar için aktif yaşlanma çok da yerine oturabilen bir deyim değil. Çünkü bu ülkede Karadeniz bölgesindeki yaşlının hayatı ile Güneydoğu Anadolu'daki yaşlının hayatı çok farklıdır, Ege'deki, Trakya'daki yaşlının hayatı çok farklıdır. Aktif yaşlanma denilen şeyle ilgili Türkiye'de nasıl bir hizmet modeli uygulamalı, kurgulamalıyız. Bununla ilgili gerçekten ciddi boşluklar var. Ben özellikle hocalarımızın, akademisyenlerimizin,  yeni öğrenci arkadaşlarımızın bu konuda çalışması gerektiğini düşünüyorum. Tabi yaşlılık çok boyutlu bir kavram. Tıbbi olarak yaşlılara sunulan hizmetler diğer alanlara göre oldukça iyi ancak hukuki ve hizmet alanında yapılması gereken çok şey var. Biz kamu ve bürokratlar olarak bilim insanlarının bizim önümüze koyduğu şeyler doğrultusunda ilerleyebiliriz. Bu yüzden akademisyenlerin bu konuları çok boyutlu inceleyip bizlere ışık tutması çok kıymetli” şeklinde konuştu.
 
“Yaşlanma Dünyadaki Tüm Kültürlerde Yaşanan Bir Süreç”
 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nail Abdülgazi Alataş hızlı yaşlanma ile yaşanan değişim sürecinin tüm kültürlerde yaşandığını ifade ederek, “Şu an Türkiye'deki 65 yaş üstü nüfus yüzde 7 oranında, 2050'de bu oran yüzde 20'yi geçecek. Dünyada ikinci en hızlı yaşlanan toplumuz. Şu an öğrenci sıralarında oturan arkadaşlar aslında bu sorunu en şiddetli ve en yakın yaşayacak insanlar. Bu sizin canınızı yakan bir sorun olacak. Benim tavsiyem bu sorunu önemseyin ve bununla ilgili düşüncel çalışmalara şimdiden başlayın” dedi.
 
“Toplumsal Dinamikler Üzerinde Oturup Konuşulmalı”
 
Turgut Özal Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Tıp Fakültesi ve Sağlık Yüksekokulu’nun organize ettiği ‘Yaşlıların Hukuki, Sosyal Ve Tıbbi Açıdan Korunmasında Multidisipliner Yaklaşımlar Sempozyumu’ konulu konferansın açılışında Rektör Prof. Dr. Erol Oral duygu yüklü bir konuşma yaptı. Beşeri ilişkiler, aile ilişkileri ve komşuluk ilişkileriyle çocuklar ve yaşlıların bakımı konusunda Türkiye’nin nereden nereye geldiğini anlatan Prof. Oral, “21. yüzyılda refah toplumu olmanın getirdiği olumlu gelişmeler, beşeri münasebetleri oldukça menfi yönde etkiledi. 20. yüzyılın ortalarında televizyonun karşısında yaşadığımız bir geçmişten geliyoruz. Bugün de son çeyrek yüzyılda da insanları odalarına kapatan bilgisayar toplumu olma durumunu yaşıyoruz.  Komşuluk hevesini aile heyecanı içerisinde yaşayan bir ülke yerine komşusunu tanımayan bir toplum olduk. Bu hepimizi eminim ki rahatsız ediyor, etmesi de lazım. Bunları üzerine oturup konuşmamız lazım” dedi.
 
Teknoloji ile insanlar arasındaki beşeri münasebetleri zayıflatan olumsuzlukları ortadan kaldırmak gerektiğine dikkati çeken Prof. Oral, “Ben bugünün şartlarında bu olumsuzluğu iki kesim üzerinde önemsiyorum. Biri çocuklar, diğeri yaşlılar - büyükler. Çocuklar başkalarına emanet, başkalarının ellerinde büyüyorlar. 40- 50 sene önceyi hatırlayanlar olarak çocuklarımızın bunu hak etmediğini itiraf etmeliyiz. Yaşlılarımız da bakımevlerinde, huzurevlerinde ömür tamamlamayı hak etmiyor. Bu konular ülke olarak onurumuzu zedeleyen, çokça konuşmamız gereken konular. Büyüklerimiz; evlatlarının yanında, torunlarının yanında yaşamalı. Gençlerimiz 50-60’lı yaşlarına geldiklerinde çok daha iyi anlayacaklardır. Bugünlerden bunun ne anlama geldiğini okuyarak, araştırarak, dinleyerek öğrenelim, bugüne mal edelim. Pişmanlıklar olmasın.” diye konuştu.
 
“Hızlı Yaşlanmaya Paralel Hizmetler Geliştiriyoruz”
 
Sempozyumda konuşan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Aylin Çiftçi, Bakanlık ve Genel Müdürlüğün yaşlılara yönelik hizmetlerinden bahsederek başladığı konuşmasında “Türkiye’de şu anda ortalama ömür 74,7. Bu yaş her geçen yıl daha da artıyor. Dünya genelinde var olan bu yaşlanma eğilimi ülkemizde daha da hızlı ilerleyen bir süreç. O yüzden çalışmalarımızı da bu hıza paralel bir şekilde hızlandırmak zorundayız” dedi.
 
“Yaşlılarımız Kendi Mekanlarında Desteklenmeyi Arzu Ediyorlar”
 
Yaşlıların yalnızca korunma ve bakıma ihtiyaç duymadığını, aktif yaşlanma sürecinde farklı ve çeşitlendirilmiş ihtiyaçların ön plana çıktığını belirten Çiftçi, “Yaşlı hizmetleri konusundaki tek boyut bakım değil. Giderek yaşlanan toplumda yükselen talep yerinde destek hizmetinin sunulması. Yaşlılarımızın da beklentileri bu yönde. Yaşlılarımız aileleri ile birlikte yaşamayı, sağlık hizmetlerine kolayca ulaşabilmeyi, emeklilikleri sonrası güven duyabilecekleri bir yaşam geçirmeyi, sosyal güvence ve güvenlikle birlikte sosyal hayata rahatça erişebilecekleri düzenlemeler talep ediyorlar” dedi.
 
“Yaşlı Hakkı Değil, Yaş Hakkı”
 
Genel Müdürlük olarak toplumdan soyutlanmadan toplumun içinde ayrımcılığa maruz kalmayan aktif bir yaşlanma için çalıştıklarını belirten Çiftçi, “Biz bunları yaşlılığın değil, yaşın hakkı olduğunu düşünüyoruz. İlerleyen her yaş için yaptığımız çalışmalarda her yaş grubuna uygun erişilebilir bir çevrenin tasarlanması, bakım destek hizmetlerinin sağlanması, yaşlılık konusunda toplumsal farkındalığın sağlanması, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetlerindeki sorunların çözümlenerek kolaylaştırılmasını hedefliyoruz.
 
“Dünyada İkinci En Hızlı Yaşlanan Toplumuz”
 
Turgut Özal Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sacit Adalı da konuşmasında eskiden herkesin 1-2 katlı müstakil küçük evleri olduğunu, zenginliğe gereksinim duyulmadığını söyleyerek, “Şimdiyse, şehirleşme ile beraber 50 - 60 daireli apartmanlarda, kimsenin kimseyi tanımadığı yerlerde, çekirdek aile ile mutlu olduğumuzu sanıyoruz, yaşamaya çalışıyoruz. Alınan neticeler hiç iç açıcı değil” diye konuştu. 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET