Öncekiler Sonrakiler

AYHAN GÖKDEMİR'DEN: ÜNİVERSİTELERDE DAVAYLA ESKİ GÖREVİNE DÖNEMEME DÜZENLEMESİ UYGULANABİLİR Mİ?

Dokuz Eylül Üniversitesi SHMYO Yüksekokul Sekreteri Ayhan GÖKDEMİR'in son dönemde görevden alındıktan sonra mahkeme yoluyla tekrar görevlerine iade edilen kamu personelinin görevlerine iadelerini zorlaştıran, idarenin takdirine bırakan düzenlemenin üniversitelerde uygulanıp uygulanmayacağı üzerine çok önemli bir inceleme yazısını yayınlıyoruz.

15 Temmuz 2014 Salı 14:22
AYHAN GÖKDEMİR'DEN: ÜNİVERSİTELERDE DAVAYLA ESKİ GÖREVİNE DÖNEMEME DÜZENLEMESİ UYGULANABİLİR Mİ?

ÜNİVERSİTELERDE DAVAYLA ESKİ GÖREVİNEDÖNEMEME DÜZENLEMESİ UYGULANABİLİR Mİ?  

 

.

.

.

.

.

.

.

.

.

 

 

 

         Ayhan GÖKDEMİR

  Dokuz Eylül Üniversitesi

                                                                                               SHMYO Yüksekokul Sekreteri 

                                                                               ayhan.gokdemir@deu.edu.tr

                                                                                                                                                                                                                                                                                                         

1.      Giriş

TorbaKanun ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesindedeğişiklik yapıldı. Yapılan bu değişiklik, yargı paketinde düzenlemeler adıaltında, 6 Mart 2014tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

Devletmemurlarının verimliliğinin çok düşük olduğu yönünde uzun süredir verilensiyasi demeçlerin ardından, memuriyet güvencesini önemli ölçüde etkileyecek birdüzenleme kabul edildi. Yargı paketinde yer alan bu düzenlemeler nedeniyle,memuriyet güvencesi önemli yaralar aldı.

 

 Yazımızın konusu yapılan düzenlemeninüniversitelerde uygulanabilirliğine değinilmeye çalışılacaktır.

 

2.     Torba Yasayla Yapılan Düzenleme

 

2577sayılı Kanunda yapılan ve 6Mart 2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme şu şekildedir;

MADDE 18 - 2577 sayılı Kanunun 28 incimaddesinin (1) numaralı fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiş ve (4) numaralıfıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Kamugörevlileri hakkında tesis edilen atama, görevden alma, göreve son verme,naklen veya vekâleten atama, yer değiştirme, görev ve unvandeğişikliği işlemleriyle ilgili olarak verilen iptal ve yürütmenindurdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının gereği; dava konusu edilen kadronunboş olması halinde bu kadroya, boş olmaması halinde ise aynı kurumda kazanılmışhak aylık derecesine uygun başka bir kadroya atanmak suretiyle yerine getirilir.Eski kadro ile atandığı yeni kadro arasında mali haklar bakımından bir farkbulunması durumunda, bu fark 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun 91 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen usul ve esaslarçerçevesinde ödenir."

"4.Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesihalinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir."

3.      YapılanDeğişiklikler Ne Getiriyor

 6 Marttan itibaren, mahkeme kararını kazananmemur, eğer döneceği kadro boş değilse, eski görevine geridönemeyecektir. Bu düzenleme hem iptal hem de yürütmeyi durdurma davaları içingeçerlidir. Bu düzenleme; atama, görevden alma, göreve son verme, naklen veya vekâletenatama, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliği işlemleriyle ilgilidir.Mahkemeyi kazanan memur, eski görevi yerine, kazanılmış hak aylığına eşit başkabir kadroya atanacaktır. Eski kadro ile atandığı yeni kadro arasındaki maaşfarkı kendisine geri ödenecektir. Mahkeme kararlarını süresi içinde yerinegetirmeyen üst yöneticiye direkt dava açılmayacaktır. Dava, idare aleyhineaçılacaktır.

-Kamugörevlileri hakkında tesis edilen atama, görevden alma, göreve son verme,naklen veya vekâleten atama, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliğiişlemleriyle ilgili olarak verilen iptal ve yürütmenin durdurulmasına ilişkinmahkeme kararlarının uygulanma şekli değiştirilmiş oldu.

 

-İptalya da yürütmenin durdurulması kararı alan kamu görevlileri, dava konusu edilenkadronun boş olması halinde bu kadroya atanabilecek.  Kadro doldurulmuşise bu kadroya atanmayacak.

 

-Kadroyabaşkası atanmış ise, davayı kazanmış olan kamu personeli  aynı kurumdakazanılmış hak aylık derecesine uygun başka bir kadroya atanacak. Böylelikleyargı kararı uygulanmış olacak.

 

-Davayıkazanan kamu personelinin, eski kadrosu ile atandığı yeni kadro arasında malihaklar bakımından bir fark bulunması durumunda, bu fark, aradaki farklılıkgiderilinceye kadar tazminat olarak ödenecek.

 

-Mahkemekararlarını süresi içinde yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında tazminatdavası da açılamayacak. Dava sadece ilgili idare aleyhine açılabilecek.

 

4.     Değerlendirme

 

Kabuledilen bu düzenlemenin;

 

Görevdenalınan veya görevine son verilen ya da naklen ataması yapılan bir memurun eskikadrosuna geri dönmesini zora sokmasına,

 

Haksızbir işlem ile görevden alınan, görevine son verilen veya naklen atanan memurun,bu işleme karşı açacağı davayı kazanması halinde bile eski görevinin dolmuşolduğu gerekçesiyle bu göreve dönememesine,

 

Haksızyere görevden alındığı ya da naklen atandığı mahkeme kararıyla ortayakonulmasına rağmen, yapılan haksızlığın giderilmemesine,

 

Davayıkazanmanın, memura sağlayacağı tek yararın sadece bir süreliğine yeni atandığıkadronun maaşından daha yüksek maaş almasına,

 

sebepolacağı, değerlendirilmektedir.

 

Öteyandan, düzenlemenin son fıkrası ise çok önemli başka bir mahsur içermektedir.Buna göre mahkeme kararı ile haklarını almak isteyen memur hakkındaki kararıuygulamayan bürokratlar hakkında tazminat davası açılamayacak. Şu anki durumagöre bir memurun kazandığı mahkeme kararını uygulamayan bürokratlar hakkındatazminat davası açılabiliyor ve bu durum bürokratları mahkeme kararlarınıuygulamaya zorluyordu. Ancak kabul edilen bu değişiklik ile artık mahkemekararlarını keyfi olarak uygulamayan bürokratların sayısının artacağıgörünüyor.

 

5.     Yapılan DüzenlemeninAnayasaya Uygunluğu

6Mart 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6526 sayılı Kanunda önemli bir hüküm bulunuyordu.Bu hükme göre, kamu görevlisi, hakkında tesis edilen yer değiştirme, göreve sonverme, görev ve unvan değiştirmeye dair davayı kazansa dahi eski görevinedönemeyecektir.

Bumaddeye göre;

Yönetici,memur, il müdürü, ilçe müdürü, polis, öğretmen... fark etmez herhangi bir kamugörevlisi keyfi olarak görevden alınırsa ya da yeri değiştirilirsemahkeme kararı dahi olsa eski kadrosu boş değilse dönemeyecek.

İdareyesınırsız takdir yetkisi tanıyan, sorgusuz sualsiz görev yeri değiştirmeyi vegörevden almayı öngören bu maddeye eklenen bir başka fıkra ile de;

Kamugörevlisi mahkeme kararını uygulamadığı taktirde o kamu görevlisi hakkındatazminat davası açılamayacak. Devlet aleyhine dava açılabilecek.

Buda demek oluyor ki mahkeme eski görev yerinize iadeye karar vermişse ve eskiyeriniz doldurulmuşsa zaten oraya atanamayacak, fakat eski yeri boş olduğundada bu kez idare kararı uygulamayabilecek. Bu keyfi uygulama nedeniyle cezaya databi olmayacak.

Öteyandan, 6526 sayılı Kanunun 18. maddesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrasına eklenen cümlenin yürürlüğe girmesiylebirlikte; kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, yer değiştirme, görevve unvan değişikliği işlemleriyle ilgili olarak verilen iptal ve yürütmenindurdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının gereği; dava konusu edilen kadronunboş olması halinde bu kadroya, boş olmaması halinde ise aynı kurumda kazanılmışhak aylık ve derecesine uygun başka bir kadroya atanmak suretiyle yerinegetirileceği hükme bağlanmıştır.

Budeğişiklikle; hukuka aykırı olarak görevinden alınan bir kamu görevlisininyerine aynı kadroya başka bir kişinin atanması durumunda, İdare Mahkemesinceverilen kararın uygulanma imkanı da kalmayacaktır. Uygulamada, idare tarafındangenelde boşalan kadro veya göreve hemen başka bir kişinin atandığı göz önündebulundurulduğunda bu düzenlemeyle, yargı kararlarının uygulanması şekli düzeydekalacaktır.

Anayasa'nın138. maddesinin son fıkrasında; "Yasama ve yürütme organları ile idare,mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarınıhiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirmesini geciktiremez."hükmüne yer verilmiştir. Yapılan değişiklikle bu kuraldan sapılmakta, mahkemekararlarının gereğinin yerine getirilmesinin zorunlu olduğu yönündekiAnayasal düzenlemenin dışına çıkılmakta, yeni koşullar ileri sürülerek mahkemekararlarının değiştirilmesinin veya uygulanmamasının yolu açılmaktadır.Böylece, dava yoluna gidilmesinin bir anlamı kalmayacak; dolayısıyla, idareninher türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğu yönündekiAnayasal düzenleme de işlevsiz hale gelecektir.

Diğeryandan, 6526 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca 2577 sayılı Kanunun 28.maddesinin (4) numaralı fıkrasını değiştiren düzenleme, mahkeme kararlarınısüresi içerisinde yerine getirmeyen kamu görevlilerine karşı davaaçılabilmesini engellemek suretiyle, Anayasa'nın 2. maddesinde ifadesini bulan"Hukuk devleti" ilkesinin varlığı için gerekli olan ve kamugörevlileri tarafından mahkeme kararlarının keyfi olarak yerinegetirmemelerinin önündeki koruma mekanizmasından da vazgeçilmesine yolaçacaktır.

Sözkonusu hükümlerin uygulanması halinde, "kuvvetler ayrılığı" ilkesi,"Hukuk devleti" ilkesi, "Kanun önünde eşitlik" ilkesi,"Anayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" prensibi, "Hak aramahürriyeti", "Kanuni hakim güvencesi", "İdarenin her türlüeylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu" prensibi","Mahkemelerin bağımsızlığı" ilkesi ve "Hakimlik ve savcılıkteminatı" konularında Anayasa'nın öngördüğü bütün kuralların ihlal edilmişolacağı ve bu Anayasal ilke ve güvenceler yönünden telafisi imkansız zararlarındoğacağı çok açık ve kesindir.

Öteyandan, Anayasal düzenin, hukuka aykırı kural ve düzenlemelerden en kısa süredearındırılması, hukuk devleti olmanın en önemli gerekleri arasındasayılmaktadır. Anayasa'ya aykırılıkların sürdürülmesi, özenle korunması gereken"hukukun üstünlüğü" ilkesini de zedeleyecektir. Hukukun üstünlüğününsağlanamadığı bir düzende ise, kişi hak ve özgürlükleri güvence altındasayılamayacağından, bu ilkenin zedelenmesi hukuk devleti yönünden, telafisi imkânsızdurum ve zararlara yol açacaktır.

6.     Son Torba Yasaya EklenenDüzenleme

Torbatasarıya eklenen hükümlerinden birisi de,görevden alınıp da davayı kazananlara ilişkindir.

Hali Hazırdaki Hüküm

Madde 28 - 1.(Değişik fıkra: 10.06.1994 - 4001 S.K./13. md.) Danıştay, bölge idaremahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasınailişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeyeveya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareyetebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mah. 10.07.2013tarih ve E. 2012/107, K. 2013/90)(**) (Ek 2 adet cümle: 21.02.2014 - 6526S.K./18. md.) Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, görevden alma,göreve son verme, naklen veya vekâleten atama, yer değiştirme, görev ve unvandeğişikliği işlemleriyle ilgili olarak verilen iptal ve yürütmenindurdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının gereği; dava konusu edilenkadronun boş olması halinde bu kadroya, boş olmaması halinde ise aynı kurumdakazanılmış hak aylık derecesine uygun başka bir kadroya atanmak suretiyle yerinegetirilir. Eski kadro ile atandığı yeni kadro arasında mali haklarbakımından bir fark bulunması durumunda, bu fark 14/7/1965 tarihli ve 657sayılı Devlet Memurları Kanununun 91 inci maddesinin ikinci fıkrasındadüzenlenen usul ve esaslar çerçevesinde ödenir.

Torba Tasarıya Eklenen Yeni Hüküm

MADDE 82 -6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 incimaddesinin (1) numaralı fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümleleriaşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.

"Ancak, kamugörevlileri hakkında tesis edilen atama, görevden alma, göreve son verme,naklen veya vekâleten atama, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliğiişlemleriyle ilgili olarak verilen iptal ve yürütmenin durdurulmasına ilişkinmahkeme kararlarının gereği iki yıl içinde; ilgilinin kazanılmış hakaylık derecesine uygun başka bir kadroya atanması suretiyle yerine getirilir.

"Kamugörevlileri hakkında yapılan bu tür idari tasarruflar; telafisi güç veya imkânsızzararlar doğurmaz."

"Kamugörevlileri hakkında tesis edilen atama, görevden alma, göreve son verme,naklen veya vekâleten atama, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliğiişlemleriyle ilgili olarak verilen iptal ve yürütmenin durdurulmasına ilişkinmahkeme kararlarının gereğini yerine getirmeyen kamu görevlisi hakkında cezasoruşturması ve kovuşturması yapılamaz; ancak disiplin hükümlerisaklıdır."

İdariYargılama Usul Kanununda Şubat ayında bir düzenleme yapılmıştı. Yapılandüzenlemede, görevden alınan davayı kazandığında, eğer döneceği kadro boş iseoraya atanabileceği değilse kazanılmış hak aylığına uygun bir göreve atanacağıhükme bağlanmıştı.

Buyeni düzenlemede ise "boş" şartı kaldırılmaktadır. Davayı kazananiçin gerekli işlem 2 yıl içinde kazanılmış hak aylığına uygun bir kadroyaatamak suretiyle yapılacaktır.

Ayrıcamahkeme kararlarını yerine getirmeyen kamu görevlisi için ceza soruşturması dayapılmayacak.

7.     Yapılan DüzenlemelerÜniversitelerde Uygulanabilir mi?

Üniversitelerde 1 inci derece2200 göstergeli kadrolar ayniyat saymanı kadrosu ile sınırlandırılmıştır.Ayniyat saymanı kadrosunun dışında diğer kadrolar (şef, veri hazırlama, memur,vb.) 1 inci derecede kadro bulunmamaktadır. Unvanlı dediğimiz kadrolarda; GenelSekreter, Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanı, Fakülte, Enstitü,Yüksekokul Sekreteri kadrolarıdır. A sınıfı dediğimiz büyükşehirlerdeki enbüyük üniversitemizde bu kadroların sayısının toplamı 70 i geçmez. Bir başkadeğişle üniversitelerde görevden alınabilecek unvanlı kadro sayısı toplamıancak bu kadardır.

İptalya da yürütmenin durdurulması kararı alan kamu görevlileri, dava konusu edilenkadronun boş olması halinde bu kadroya atanabilecek.  Kadro doldurulmuşise bu kadroya atanmayacak. Kadroya başkası atanmış ise, davayı kazanmış olankamu personeli  aynı kurumda kazanılmış hak aylık derecesine uygun başkabir kadroya atanacak. Böylelikle yargı kararı uygulanmış olacak. Ancaküniversitelerde bu unvanlı kadroların dışında 1 inci derece kadro sadeceayniyat saymanı kadrosuyla sınırlıdır. Bu kadrolarda genellikle doludur.Görevden alınan, yüksekokul fakülte sekreteri, Daire Başkanını ayniyat saymanıkadrosu dışında birinci derece kadro olmadığından, başka kadroya atanamaz.

 

Diğer taraftan ayniyat saymanıkadroları ve ayniyat saymanlığı 5018 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonragörevlerini taşınır kontrol yetkilisine bırakmıştır. Ayniyat saymanı kadrosununve kadrodaki görev yapanların yetki görev ve sorumlulukları kalmamıştır.Ayniyat saymanı kadrolarını dolduranların emekli olması veya boşaltılmasısonucu bu kadrolara atama yapılmaması gerekmektedir.  Maliye Bakanlığı kendi birimlerinde, boşalanayniyat saymanı kadrolarını atama yapmadan iptal etmektedir. Diğer kamukurumları içinde benzer uygulama başlanıldığında, üniversitelerde de ayniyat saymanıkadroları kaldırıldığında, unvanlı kadroların (yüksekokul sekreteri, dairebaşkanı) dışında 1 inci derece atanabilecekleri kadro kalmayacaktır.  Görevden alınan fakülte sekreteri, daire başkanı, yüksekokul sekreteri 1 inci derece kadro kalmayınca, unvanlı kadroların dışında başka diğer kadrolara (şef, memur, veri hazırlama)  atama yapılamayacaktır. Bir başka deyişle birdaire başkanını görevden aldığında en az yüksekokul sekreteri kadrosuna atanabilecektir.

Varolan mevzuata göre, yüksekokul sekreterini görevden aldığında en düşük 1 inci derece kadro olan ayniyat saymanı kadrosuna atandığında, atanan kişinin parasalkaybı olmayacaktır. Çünkü ayniyat saymanı kadrosu ile yüksekokul sekreterikadrosu arasında parasal olarak 50 – 100 lira arasında bir fark vardır. Buparasal kayıp çok büyük bir kayıp değildir. Ancak ayniyat saymanı kadrosunun görevi taşınır kontrol yetkilisine verildiğinden, ayniyat saymanı olarak tenzili rütbe yapılan bir kişi kurumda hiçbir iş yapmadan boş oturan bir memur durumuna gelecektir. Kişinin parasal kaybından çok hiçbir iş yapmadan boşoturan bir insan yaratılarak, devletinde kaybı olacaktır. Görevden alınan kişidoğal olarak çalışmayacaktır. Kurumda böyle kişilerin olması, iş yerinde diğer çalışanlarında motivasyonunu düşürecektir. Görevden almak çok kolay gibigörünse de sonuçta yaşanacak bu tür sorunlar daha sıkıcı bir hal alabilecektir.Bunun yerine bu kadrolara atama yapılırken çok iyi düşünülüp doğru kararlarverilmelidir.  Şube müdürü kadrolarındaolduğu gibi sınavla yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.

 

Davayı kazanan kamu personelinin, eski kadrosu ile atandığı yeni kadro arasında malihaklar bakımından bir fark bulunması durumunda, bu fark, aradaki farklılıkgiderilinceye kadar tazminat olarak ödenecek. Bu durumda bir kadroyu birdenfazla kişi işgal etmese bile bir kadronun ücretini birden fazla kişiyeödenmesine neden olacaktır. Bu da kamu zararı demektir. 5018 sayılı kanuna görede kamu zararına sebebiyet vermek suç teşkil etmektedir.

 

8.                 Yapılan DüzenlemeGörevden Alma Şeklinde Değil Yükseltme Şeklinde Yapılabilir mi? 

 

Görevdenalma şeklinde uygulanmak üzere yapılan bu düzenleme görevde yükseltme şeklindeuygulanabilir mi? Buna bir örnek vermek gerekirse. Üniversitenin boş genelsekreter yardımcısı kadronsun olduğunu varsayarsak. Bu boş bulunan genelsekreterlik kadrosuna emekliliği yaklaşan daire başkanları sırayla atayıparadan 2 veya 3 ay sonra görevden alıp, yerine başka bir daire başkanı atanarakdoldur boşalt yapılabilir. Görevden alınan daire başkanı yargı yoluna gidip,açtığı davayı kazandığında, genel sekreter yardımcılığı kadrosuna atamayıp,eski daire başkanlığı kadrosuna atayarak eski kadrosunda kalması sağlanıp, hemde davayı kazandığında, mali haklarını aradaki fark 657 sayılı kanun 91 incimaddesine göre almaya devam edeceğinden, eski görevi olan daire başkanlığınısürdürecek, hem de davayı kazandığı için genel sekreter yardımcılığı maaşıalacaktır. Emekli olmak isterse genel sekter yardımcılığı kadrosundan emekliolabilecektir.

 

Genelsekreter yardımcısı ve daire başkanlığı kadroları bu şekilde kullanılmasısonucu bir kadrodan birden çok maaş alır duruma gelebilecektir. Yasa bu şekildeuygulandığında, yapılan uygulamanın uygun olmadığı gerekçesi ile Sayıştay vedevlet personel başkanlığı tarafından tenkit konusu olabilir. Ancak burada tenkitedilmesi gereken bunu uygulayan kurumlar değil, yasal düzenlemeyi yapanlarınedilmesi gerekmektedir. Yapılan yasal düzenlemede böylesi kullanmaya açık yasalboşluk bırakırlarsa uygulayandan çok buna sebep olanlar sorunludur. Uygulayanlarsadece yasal mevzuatın uygun gördüğü şekilde işlem yapmış olacaklardır. Birkadronun birden fazla kişi tarafından kullanılmasa da, birden çok kişiye maaşödenebilmesi mümkün kılınan bir düzenleme yapılmıştır. Bu düzenleme her nekadar memurları görevden almak için yapılmışsa da, görevde yükselme olarak dauygulanabileceği değerlendirilmektedir.

 

Sonuç: 

             6Marttan itibaren, mahkeme kararını kazanan memur, eğer döneceği kadro boşdeğilse, eski görevine geri dönemeyecektir. Bu düzenleme hem iptal hem deyürütmeyi durdurma davaları için geçerlidir. Bu düzenleme; atama, görevdenalma, göreve son verme, naklen veya vekâletenatama, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliği işlemleriyle ilgilidir.Mahkemeyi kazanan memur, eski görevi yerine, kazanılmış hak aylığına eşit başkabir kadroya atanacaktır. Eski kadro ile atandığı yeni kadro arasındaki maaşfarkı kendisine geri ödenecektir. Mahkeme kararlarını süresi içinde yerinegetirmeyen üst yöneticiye direkt dava açılmayacaktır. Dava, idare aleyhineaçılacaktır.

            Bu düzenleme memurları görevdenalmak için yapılmış bir düzenlemedir. Bu düzenlemede görevden alınan memurdavayı kazandığında kadronun mali haklarını alacağından, dava kazanılmasıdurumundan aynı kadronun maaşını alan birden çok kişi olabilecektir. Bu durumkamu zararına neden olacaktır. Diğer taraftan düzenleme bu haliyle memurlarıngörevden alınması değil yükseltilmesi olarak da uygulanabilir. Yükselmeşeklinde yapılan uygulamalarda yasaya aykırı bir durum bulunmamaktadır. Makalekonumuz olan, bu düzenlemenin üniversitelerde uygulanmasının zor olduğu, uygulandığındaise, çalışma barışının bozarak, iş yerlerinde iş motivasyonun düşeceğideğerlendirilmektedir.

KAYNAKÇA

Memur.net Sitesinin Konuyaİlişkin Değerlendirmesi        

Memurun yeri.com Sitesinin Konuya ilişkin Değerlendirme ve Görüşleri

CHP, memurun davayı kazanmasına rağmen eski görevine dönmesiniengelleyen hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurusu.


KamudanHaberler

 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET