Öncekiler Sonrakiler

ÇIPLAK KRAL Lİ CUN'UN GERÇEK HİKAYESİ

Bilirsiniz, meşhur “Kral Çıplak” hikayesini: Zengin ve kibirli kralın, kendisini ziyarete gelecek komşu ülke krala gösteriş merakı yüzünden başına gelenleri anlatan hikayeyi. Hikâye böyle anlatılır. Ama gerçekler hiçte anlatıldığı gibi değildir.

04 Aralık 2011 Pazar 07:11
Çıplak Kral Li Cun'un Gerçek Hikayesi

 ÇIPLAK KRAL Lİ CUN'UN GERÇEK HİKAYESİ

Bilirsiniz, zengin ve kibirli kralın, kendisini ziyarete gelecek komşu ülke krala gösteriş merakı yüzünden başına gelenleri.

Kral misafirine büyüklüğünü göstermek için eşi benzeri görülmemiş bir elbise diktirmek ister. Elbise için onca terzi ile görüşür ve  sonunda genç bir terzinin fikrini beğenir. Sarayda hummalı bir çalışma başlar. Terzinin düğüm düğüm, nakış nakış, gece gündüz, bir zarafetle işlediği kumaşı Kralın görememesi üzerine, Terzinin “Kralım kumaşı ancak akıllılar görür”  der. “Akılsızlık” yaftası yememek için ne Kral, ne de saray ehli sesini çıkaramaz. Gün gelip elbise hazırlanıp, halkın huzuruna çıkan Krala hiç kimse sesini çıkaramaz, çıplak olduğunu söyleyemez. Sadece bir çocuk: “Kral Çıplak” diye bağırır. Halkta çocuktan destek alarak, “Kral Çıplak” der.

Hikâye böyle anlatılır. Ama gerçekler hiçte  anlatıldığı gibi değildir.

Hikayenin geçtiği ülke o kadar büyüktü ki, güneş dağlar arasında kaybolurdu.  Ülke, 5 hanedan  arasında 10 krallığa bölünmüştü. Kralların kıyasıya sürdürdüğü rekabet, kimi zaman savaşlara yol açmaktaydı. Öyle bir güç dengesi vardı ki, krallıklardan birisi güçlendiği  zaman,  diğer krallıklar bir araya gelir o krallığı yola getirirlerdi.  Bu yüzden kralların gözleri hep birbirleri üzerindeydi. Bu rekabetten halk bizar olmuş, askerler bitkin düşmüşlerdi.

 Song  Hanedanını diğerlerinden ayıran özellik, ticarette gelişmiş  bir yapıya sahip olmalarıydı. Kral Li Cun, kişilerin gelirlerine göre vergilendirme sistemi geliştirmişti. Kayıtlardan kimin ne kadar tarlası, ne ürün ektiği, hangi ticaret yaptığı, zanaatı ve geliri bilinirdi. Bu yüzden Krallığın hazinesi sürekli dolardı. Diğer Hanedanlıklar Li Cun’un hazinesine gıpta ederlerdi.

Song Hanedanlığı vergi gelirlerinin çoğunu dokumalardan elde ederdi. Dokunan halı ve kumaşlara değer biçilemezdi. Dokuma yünleri için özel koyun ve keçiler yetiştirilir, ipek böceklerine en güzel dut  yaprakları verilirdi. Kral Li Cun vergileri daha arttırmak için danışmanlarından görüş ister. Baş Danışman Wu, Krala kişiler yerine mal üzerinden vergi alınmasını tavsiye eder. Hesap öngörülerini, projeksiyon çalışmalarını birer birer anlatarak Kralı ikna eder.

Artık dokumalar pazarda satılırken ağırlığına göre vergilendirilir olmuştu. Baş Danışman Wu’nun öngördüğü şekilde vergi gelirleri artmış, hazinede paraları koyacak yer kalmamıştı. Yer kalmamış kalmamasına ama halk fakirleşmişti. Çünkü gün geçtikçe artan vergi oranları, halkın katlanamayacağı boyutlara gelmişti.

Dokumacı Meng, bu duruma karşı bir çözüm bulur. Tezgâhların teknolojisini geliştirerek, daha hafif ve ince dokumalar üretmeye başlar. Yeni üretilen halı ve kumaşlar gün geçtikçe daha incelir, inceldikçe ağırlıkları düşer. Ağırlıklar düştükçe hazineye giren vergiler azalır, yüksek gelire alışan sarayın ihtiyaçlarını karşılamak için artık hazine borçlanmak zorunda kalınır. Daha kötüsü artık insanlar canları pahasına hazine memurlarından kaçak alış ve verişe başlar. O dönemde bu suçun cezası ölümdür.   İşte kayıt dışılığın tarihi bu döneme rastlar.    

Kral Li Cun yine danışmanlarını toplayarak, bu duruma çözüm aramalarını istemiş. Baş Danışman Wu’da uzun süredir bu konuda çalışıyormuş. İncelen ve hafifleyen dokuma ve elbiselerin ağırlığı yerine ödenen bedel üzerinden alınması gelirleri arttıracağını fark etmiş.   Zira ağırlıkları düşen dokumaların bedelleri artmaktaymış. Kral Li Cun bu teklifin üzerine hemen atlamış ve “Uygulayın” demiş. Nitekim yine Baş Danışman Wu’nun öngördüğü şekilde vergi gelirleri artmış.

Herkes Dokumacı Meng’in ne yapacağını merak eder.  Meng düşünür taşınır, elbiseleri kollarından, eteklerinden, paçalarından kısaltarak vergi giderlerini sabit tutmayı başarır. Ebetteki moda ve zarafet ehlide bu duruma sanatsal bir içerik kazandırırlar.   İş o boyuta varır ki, nerdeyse insanlar çıplak denecek kadar elbiseler kısalır. Kral da bu modaya uymuş. 

Kral Li Cun, yıllar sonra  iadei ziyarette bulunmak üzere komşu krallığa gider. Halk Li Cun’u merak etmektedir. Li Cun halkı selamlamak için sarayın balkonuna çıktığında, kralın çıplak olduğu görülür.

Ve hikaye o gündür bu gündür kral ile dokumacılar arasında öylece devam eder. Kral vergi gelirlerini arttırmaya dokumacılar…  

Erdem Özgür
erdemozgur97@gmail.com

Yazarın Diğer Hikayeleri

HALKİ’NİN ÜZÜMLERİ

KRAL PARALUS'UN ÖLÜMSÜZLÜK MASALI

Çıplak Kral Li Cun'un Gerçek Hikayesi

YERYÜZÜNDE SON ERKEK KALINCA

EMANET HAZİNELER BERATI



ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET