Öncekiler Sonrakiler

GIDA MÜHENDİSLERİ, ZİRAAT MÜHENDİSLERİ VE VETERİNER HEKİMLER ARASINDA KALDI MI?

Bir gıda mühendisinin kadro feryadını dile getirirken ziraat mühendisleri ve veteriner hekimleri arasında yaşadıkları sorunu dile getiriyor.

06 Şubat 2015 Cuma 00:51
GIDA MÜHENDİSLERİ, ZİRAAT MÜHENDİSLERİ VE VETERİNER HEKİMLER ARASINDA KALDI MI?

Şimdi zaman bulabildim Dünya Gazetesinden Ali Ekber YILDIRIM`ın gıda mühendislerinin sorunlarını kaleme aldığı köşe yazısında bir gıda mühendisinin feryadı dikkatimi çekti. Aslında dile getirilen sorunlar ziraat mühendisleri ve veteriner hekimleri ile aynı. Ancak gıda mühendisi bakış açısını yansıtmaktaydı. 

Köşe yazısının bu bölümünde, gıda mühendisi, şöyle başlıyor; "Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı‘na önerim şu, gıda mühendisliği bölümlerini kapattırsınlar. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile temasa geçip daha fazla mağdur yaratmamak için bunu yapmaları lazım.

Şu an Türkiye genelinde okuyan yaklaşık 5 bin gıda mühendisi var ve sanırım 35 bin civarı da mezun. Bakanlıkta istihdam edilen gıda mühendisi sayısı 1500 civarında. Hepsini Mehdi Bey almadı. Bir kısmı gıda denetimi Sağlık Bakanlığı‘ndan alınınca, oradan Tarım Bakanlığı‘na geçti. Yaklaşık 400 mühendisi önceki bakan Sayın Sami Güçlü aldı."
Gıda mühendisi mağduriyetlerini;
"Şu an piyasa da en mağdur olan kesimiz. 
Gıda mühendisliği 1980 sonrası branşlaşan bir alan. Daha önceleri hayvansal gıdalara veteriner hekimler, bitkisel gıdalara ziraat mühendisleri, özellikle yağ alanına ise kimyager ve kimya mühendisleri bakıyordu. Sonra devlet "ben bütün bu gıda alanlarını birleştireyim, dağınık olmasın, hepsini bir branş altında toplayayım" dedi. Doğru mu yanlış mı bilemem, görünen bu.
Özellikle veteriner hekimler gıda alanının kendilerinden alınmalarını kabul edemediler. Haklı ya da haksızlar bunun üzerinde durmuyorum, sadece durum tespiti için söylüyorum.
Hayvansal gıdada tek yetkili biziz dediler. Bizim bölümü "uyduruk" olmakla suçladılar ama bizim hiç bir hocamız, hiç bir dersi kafasından uydurmadı. Bizzat benim hocalarım veteriner hekimdi. Tabiatıyla  gıda ile ilgili ne kadar ders varsa veteriner hekimler kadar, hatta daha fazla saat aldım. Çünkü onların hayvan sağlığı, cerrahi müdahaleler ve benzeri ile ilgili dersleri olduğundan, bizden daha az saat ders görüyorlar. Fakat buna rağmen "siz uyduruksunuz" diyorlar. Nitekim Bakanlık da böyle düşünüyor. 
Yıllardır personel alımlarında halimiz içler acısı. Ben 88.5 KPSS puanı ile atanamadım. Bakanlıktan çoğu veteriner hekim ile görüştüğümde sizin ne işiniz var gıdada diyorlar. Bakanlık yönetiminin de böyle düşündüğü zaten alımlardan belli. 
Nitekim 2 yıl önce bazı arkadaşlarımız Bakanlık Müsteşarı ile görüşürken kendisi gıdacıların "mikrobiyoloji" bilmediklerinden dem vurmuştu. Bakanlığın genel görüşü bu.
Özele gelelim: 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Yasası ile önümüz tamamen kapandı. İşveren isterse biyolog çalıştırır, isterse kimyager, ister ziraat mühendisi. Piyasada eleman da çok olunca bizim bölümün/mesleğin önü tamamen kapanmış oldu. İşsizlikte mühendislikte zirveyiz diyebilirim. KPSS puanları ise uçuyor." ifadeliyle dile getiriyor.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının gıda mühendislerine bakışını açıklamak için,
"Dönem dönem her mühendislik dalı böyle şeyler yaşayabilir, normaldir diye düşünebilirsiniz ama ortada şöyle bir durum var; Enerji Bakanlığı maden mühendisliğine "gereksiz-uydurma" demiyor. Yine iş konusu sıkıntılı olan çevre mühendislerine "uyduruk -gereksiz" denilmiyor. Kimya mühendislerine denilmiyor. Dolayısıyla bizimki diğer işsiz gruplara benzemiyor. Bakanlığın bütün stratejisi de bizi "gereksiz" olarak gördüğü için çalıştırmaması. 
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunu olsaydık, girebileceğimiz onlarca  farklı alan olurdu belki. Fakat bizim tek bir alanımız var; gıda. Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı da diyor ki o sizin işiniz değil. 
Doğru kabul edelim, bizim işimiz olmasın ama insan olarak da bizi mağdur etmesinler değil mi? Mezunlara ek ders hakkı verip, en yakın bölümün diplomasını versinler. Halihazırda okuyanlar ziraat veya veterinerliğe kaydırılsın. Yeni insanlar mağdur olmasın, çünkü bu bölümün geleceği yok, ondan ziyade devlet fazlalık olarak bakıyor. Bu insanların yapacağı tek şey esnaflık. Gidip dükkan açacak ya da farklı alanlarda çalışacak. Bakanlığımızın bakışı bu. Cidden daha fazla insanlar mağdur edilmeden bu bölüm aciliyetle ele alınmalı ve gerekirse kapatılmalı. 
Mehdi Bey gıda mühendisliğinden haz etmiyor, bu belli ama gıda mühendislerine bir kin beslediğini zannetmiyorum. Cidden bize bir iyilik yapmak istiyorsa, yönetim bu önerimi dikkate almalı. Gıda mühendislikleri bölümü kapatılmalı." diyor.
Ülkemizde eğitimli ve genç işsizlik kanayan sosyal bir problem. Ama özellikle ziraat mühendisleri, gıda mühendisleri ve veteriner hekimlerinde bu problem kangren haline gelmekte. Aslında her üç bölümde bir ülke için vazgeçilmez meslek ve çalışma alanları. Alınan eğitimler ise dünya ölçeğinde eksiği olmayan bilakis fazlası olan bölümler. Tarım, hayvancılık ve gıda sektöründe nitelikli bu meslek mensuplarını çalıştırılmadığı için gelişmişlikten bahsedemiyoruz. Ülke olarak marka haline gelemiyoruz. Modern üretime geçemiyoruz. Elbetteki Devlet öncülük etmelidir. Gerekirse değişik çalışma modelleriyle her üç meslek mensuplarını etkin ve verimli istihdam kapılarını aralamalıdır. Sonuçta bu vizyon işidir, misyon işidir.
Acizane meslek grupları birbirleriyle rekabet etmek yerine, içinde bu önemli sorun nasıl aşılacağı konusunda işbirliği içinde hareket etmelidir.
K:Dünya Gazetesi, Ali Ekber YILDIRIM, 29.01.2015
Ertan Koç, kamudanhaberler,06.02.2015 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET