Öncekiler Sonrakiler

İŞÇİNİN ALACAKLARINDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ

İşçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusu açılacak davalar için önemlidir.

10 Eylül 2016 Cumartesi 12:21
İŞÇİNİN ALACAKLARINDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ

İşçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusu açılacak davalar için önemlidir.

ZAMANAŞIMI
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması nedeniyle dava edilebilme niteliğini kaybetmesini ifade eder. Zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür. Bu bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. İşverenin böyle bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi zorunludur.


İŞÇİLİK ALACAKLARINDA ZAMANAŞIMI

TAZMİNAT NİTELİĞİNDE ALACAKLAR


İş Kanunu ve Borçlar Kanunu’nda, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Uygulama ve öğretide kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına ilişkin davalarda zamanaşımı hakkın doğumundan itibaren, Borçlar Kanunu’nun 125 inci maddesi uyarınca on yıldır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 146 ncı maddesine göre genel zamanaşımı 10 yıldır. Tazminat niteliğinde olmaları nedeni ile sendikal tazminat, kötüniyet tazminatı, işe başlatmama tazminatı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun; 5 inci maddesindeki eşit işlem borcuna aykırılık nedeni ile tazminat, 26/2 maddesindeki maddi ve manevi tazminat, 28 inci maddedeki belgenin zamanında verilmemesinden kaynaklanan tazminat, 31/son maddesi uyarınca askerlik sonrası işe almama nedeni ile öngörülen tazminat istekleri on yıllık zamanaşımına tabidir. İşçi bakımından zamanaşımı başlangıcına esas alınan kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hakkının doğumu iş sözleşmesinin feshedildiği tarihtir.

İşçinin iş sözleşmeye aykırı şekilde işverene zarar vermesi halinde, işverenin zararının tazmini amacı ile açacağı dava Borçlar Kanunu’nun 125 inci maddesi (6098 Sayılı TBK 146) uyarınca on yıllık zaman aşımına tabidir.

ÜCRET NİTELİĞİNDE ALACAKLAR


4857 sayılı Kanun’dan daha önce yürürlükte bulunan 1475 sayılı Kanun’da ücret alacaklarıyla ilgili olarak özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediği halde, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32/8 maddesinde, işçi ücretinin beş yıllık özel bir zamanaşımı süresine tabidir. Ancak bu Kanun’dan önce tazminat niteliğinde olmayan, ücret niteliği ağır basan işçilik alacaklar, Borçlar Kanunu’nun 126/1 maddesi (6098 sayılı TBK 147) uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabidir.

Yıllık izin ücreti iş sözleşmesinin feshi ile muaccel olup dönemsel bir nitelik taşımadığından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uygulaması yönünden 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ.

Ercüment Öztürk

İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET