Öncekiler Sonrakiler

SAĞLIK BAKANLIĞI VE HUKUK

Sağlık Bakanlığı ve Hukuk Sağlık Bakanlığı yasalara aykırı düzenlemeler yapma alışkanlığından vazgeçmelidir. 'Tamgün'le ilgili KHK buna iyi bir örnektir ve bunun yanında bu uygulama üniversitelerde eğitimi ve hasta tedavisini olumsuz olarak etkilemektedir. Üniversitelerdeki bu karışıklık konusunda Yüksek Öğrenim Kurumu'nun hiçbir yorum yapmaması olumsuzluğu ve karmaşayı daha da arttırmaktadır. Eski İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Özdemir AKTAN tarafından kaleme alınan Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanan yazı.

13 Ekim 2011 Perşembe 12:19
Sağlık Bakanlığı ve Hukuk

 Sağlık Bakanlığı ve Hukuk Sağlık Bakanlığı yasalara aykırı düzenlemeler yapma alışkanlığından vazgeçmelidir. 'Tamgün'le ilgili KHK buna iyi bir örnektir ve bunun yanında bu uygulama üniversitelerde eğitimi ve hasta tedavisini olumsuz olarak etkilemektedir. Üniversitelerdeki bu karışıklık konusunda Yüksek Öğrenim Kurumu'nun hiçbir yorum yapmaması olumsuzluğu ve karmaşayı daha da arttırmaktadır.

Kamuoyunu ve sağlık alanını uzun süredir meşgul eden "Tamgün" tartışması Bakanlar Kurulu'nun uzun bayram tatilinin hemen öncesinde, 26 Ağustos 2011 de çıkarmış olduğu kanun hükmünde kararname (KHK) ile özellikle üniversite hastanelerinde iyice içinden çıkılamaz bir hale dönüşmüştür. Bir gece yarısı, hiç tartışılmadan ve Adalet Bakanlığı Teşkilat Yasası içine gizlice yerleştirilerek yasanın yapılması en azından etik değerlerle hiç bağdaşmamaktadır. Ancak siyasi hayatta etik kelimesinin çok fazla bir yer almadığı göz önüne alındığında bu durum şaşırtıcı değildir. Ayrıca hukuki değerlendirmede yasa içeriğinin KHK yetkilerini aşması ve içeriğin daha önce Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın vermiş olduğu kararlarla çelişmesi de ayrı bir tartışma konusudur. KHK'nin çıktığı günün hemen ertesinde Sağlık Bakanı'nın bu yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götürmemesi konusunda ana muhalefet partisini uyarması, yasanın oturduğu zeminin çok da sağlam olmadığının Sağlık Bakanlığı tarafından da bilindiğini anlatmaktadır. Eski İstanbul Tabip Odası Başkanı Tam Gün tartışması artık ismi dışında bir anlam taşımamaktadır zira yasalar gereği kamuda çalışan hekimler, Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastanelerinde günde sekiz saat çalışmak zorundadırlar. Burada tartışılan sekiz saatlik çalışma sonrası hekimlerin başka bir yerde, muayenehanede veya özel hastanede çalışıp çalışamayacağıdır.

Eğitim olumsuz etkilendi

Anayasa Mahkemesi ilgili yasanın yürütmesini durdururken hekimlerin bu hakkının engellenemeyeceğini açıkça belirtmiştir. Buna rağmen KHK Sağlık Bakanlığı hastanelerinde çalışan hekimlerin bu hakkını tamamen engellemektedir. Üniversite hastanelerinde ise çalışma saatleri sonrası çalışmaya devam eden öğretim üyelerinin çalıştıkları hastanede übbi ve cerrahi işlemler yapamayacağını belirtmektedir ki tip eğitimi tamamen uygulamalı bir eğitim olduğundan, bu uygulama tıp eğitimini olumsuz yönde etkilemiştir. Üç büyük ildeki üniversite hastanelerinde daha önce çalışma saatleri sonrası özel sektörde çalışan hekimlerin yaklaşık dörtte üçü aynı statüde çalışmayı tercih etmişlerdir. Bu rakamlara, yapılan değişiklikler ve belirsizlikten bıkarak emeklilik yolunu seçen öğretim üyeleri de eklendiğinde tıp fakültelerinde önemli sayıda öğretim üyesinin kaybı ortaya çıkmaktadır.

Koşullar yerine getirilmedi

Türk Tabipleri Birliği (TTB) yıllardır hekimlerin kamusal alanda ve tam süre çalışmasını savunmuş, ancak bu çalışmanın emekliliğe yansıyacak, güvenli bir gelir ve uygun çalışma koşullan ile sağlanmasını arzulamıştır. Sözü edilen yasada bu koşulların hiçbirisi yerine getirilmemektedir. Ayrıca bu yasanın 115 bin hekimden sadece birkaç binini ilgilendirdiğini düşünürsek amacın muayenehaneler olmadığı, gerçek amacın hekimleri seçeneksiz bırakarak özelleştirilen sağlık sisteminde ucuz emek gücü olarak kullanmak olduğu açıktır. Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşlan Hakkında Yönetmelik 3 Ağustos 2010'da Resmi Gazete'de yayımlandığında muayenehanelerin kapı, pencere, asansör genişliği gibi özellikleri ülkenin yapı standartlanna uymayacak şekilde standardize edilmek istendi. Uygulanması olanaksız olan bu yönetmelik için Danıştay 11 Mart 2011 'de yürütmeyi durdurma karan aldı, ancak bu arada geçen 8 ayda yönetmelik yürürlükte olduğu için yeni muayenehane açmak imkânsız hale geldi. Bu yönetmeliğin Danıştay'dan döneceğini zaten bilen Bakanlık, bir ay geçmeden daha önce hazırlamış olduğu yeni yönetmeliği, biraz yumuşatarak 7 Nisan 2011 'de tekrar çıkardı. Mevcut anayasa, yasalar ve diğer mevzuata aykın yasa ve yönetmelikler çıkarmak Sağlık Bakanlığı için olağan bir uygulama olmuştur. Türkiye'de hukukun yavaş yürümesi ve bu uygulamanın ne siyasi ve ne de hukuki karşılığının olmaması alışkanlığın yerleşmesine neden olmaktadır. Yayımlanan yeni düzenleme yasa ise itirazın Anayasa Mahkemesi'ne yapılacak olması ana muhalefet partisinin veya 110 milletvekilinin onayını gerektirmektedir. Bireysel başvuru ise çok zor ve uzun bir süreçtir. Yasadışı düzenlemelerin iptaliüçinse Danıştay karan gerekmektedir. Ancak Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'dan kararların geç çıkması Bakanlığın işine gelmektedir. Meslek örgütleri ve diğer demokratik kitle örgütlerinin bir sonuç alması yaklaşık 6-12 ay gerektirmektedir ki bu sürede ilgili mevzuat yürürlükte kalmaktadır. Sadece 2010 yılında TTB, Danıştay'a başvurularında 42 tam veya kısmi yürütmeyi durdurma kararı aldırmıştır.

Özetle Danıştay sadece 2010 yılında Sağlık Bakanlığının uygulamalarında 42 kez mevcut mevzuata açık uygunsuzluk saptamıştır. Bu rakama diğer tabip odalarının, uzmanlık derneklerinin ve şahısların Sağlık Bakanlığı aleyhine açmış ve kazanmış olduğu davalar dahil değildir. Yasalara aykın düzenleme yapmak ve bunlann yargıdan dönmesi Sağlık Bakanlığı'nı rahatsız etmemektedir. Sağlık Bakanlığı yasalara aykın düzenlemeler yapma alışkanlığından vazgeçmelidir. 'Tamgün'le ilgili KHK buna iyi bir örnektir ve bunun yanında bu uygulama üniversitelerde eğitimi ve hasta tedavisini olumsuz olarak etkilemektedir. Üniversitelerdeki bu karışıklık konusunda Yüksek Öğrenim Kurumu'nun hiçbir yorum yapmaması olumsuzluğu ve karmaşayı daha da arttırmaktadır.

Cumhuriyet Eski İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Özdemir AKTAN 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET