Öncekiler Sonrakiler

SON DEĞİŞİKLİKLER SONRASI SAĞLIK MESLEK YÜKSEK OKULLARININ GELECEĞİ

Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” İle Sağlık Meslek Liselerinde Yapılan Değişikliğin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulları Eğitimine Etkileri alanında söz sahibi Yüksekokul Sekreteri Ayhan Gökdemir, Öğr. Gör. Ali Erkan Balcı ve Prof Dr. Tonaj İNCEBOZ tarafından değerlendirilmektedir.

28 Ağustos 2014 Perşembe 10:00
SON DEĞİŞİKLİKLER SONRASI SAĞLIK MESLEK YÜKSEK OKULLARININ GELECEĞİ

Ayhan GÖKDEMİR                                           

Öğr. Gör. Ali Erkan BALCI

Prof.Dr. Tonay İNCEBOZ



“Sağlık Bakanlığı Ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” İle Sağlık Meslek Liselerinde Yapılan Değişikliğin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulları Eğitimine Etkileri


Özet


Türkiye’de Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) eğitiminde sürekli farklı uygulamalar olması bu konuda eğitimde standardizasyonda problemlere yol açmaktadır. Bu problemlerin bir an önce standart hale getirilmesi gerekmektedir. SHMYO yapısında doğası gereği birçok farklı programların eğitimine veren oldukça zorlu bir eğitim yapılanması gerektirmektedir. Bu sistemin dönüştürülmesi sırasında eğitim kalitesini düşürmeden gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda köklü bir değişiklik artık kaçınılmaz olmaktadır. SHMYO’larının yeniden yapılandırılarak eğitim öğretim planlarını ve eğitim öğretim sürelerini gözden geçirerek, en az 4 yıllık eğitim veren okul statüsüne geçmeleri gerekmektedir.


1.Giriş


Ülkemizin ihtiyacı olan her türlü ara insan gücünü yeterli sayıda ve nitelikli olarak yetiştirmek için mesleki ve teknik yükseköğretim ile orta öğretimde yeni bir yapılanmaya gidilerek, mesleki ve teknik eğitime önem, öncelik ve ağırlık verilmesi gerekmektedir.


Meslek yüksekokullarının kaynağını oluşturan meslek liselerinin eğitimi “Sağlık Bakanlığı Ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair” kanun olan 6514 sayılı kanunun 24 üncü maddesinde yapılan düzenleme, sağlık liselerinin eğitiminde önemli bir yapılanmaya gidilmiştir. Sağlık liselerinde artık hemşirelik ve teknisyenlik bölümlerine öğrenci kaydı yapılmayacaktır.  Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) yaptığı düzenlemeyle sayıları gittikçe artan sağlık meslek liselerinin hemşirelik ve teknisyenlik bölümlerinde düzenlemeye gitmiştir. Sağlık meslek liselerinin bölümlerine 2014-2015 yılından itibaren kademeli olarak öğrenci alınmayacaktır.


Buna göre; Sağlık Meslek liselerinde bulunan hemşirelik, ebelik, laboratuar, anestezi ve radyoloji teknisyenliği, acil tıp teknisyenliği gibi alanlar kapatılacak. Okullarda sadece hemşire yardımcılığı, ebe yardımcılığı ve sağlık bakım teknisyenliği olacaktır.


Sağlık hizmetleri meslek yüksekokullarının da eğitim öğretim programlarında uyarlamaya gidilmesi ve eğitim öğretim sürelerini gözden geçirmeleri zarureti doğmuştur. Bu yazımızda, sağlık hizmetleri meslek yüksekokullarının durumları, eğitimlerinin nasıl olması gerektiği ve yapılan düzenlemeler açıklanmaya çalışılacaktır.


2. Sağlık Meslek Yüksekokullarının Tarihçesi


Sağlık insan gücünün (SAİG) niteliği, sağlık hizmetlerinin yeterli, etkili, verimli sunulmasında, teknolojinin doğru kullanımında ve hizmetten yararlananların memnuniyetinde önemli etkenlerden biridir. SAİG niteliğinin en önemli belirleyicisi ise verilen eğitimin yeterlilik düzeyidir. Dolayısıyla, eğitimin niteliği SAİG’nün niteliğinde, SAİG’nün niteliği de sağlık hizmetlerinin nitelik ve niceliğinin iyileştirilmesinde, ihtiyaçlara uygun sağlık hizmeti sunumunda başlıca rol oynayan faktörlerdendir.


Sağlık emek sunumunda öncelikli olarak ele alınması gereken temel konular arasında, değişen toplumsal yapı çerçevesinde ortaya çıkan yeni oluşumlara uygun olarak; kime?, ne kadar?, hangi nitelikte? Gereksinim olduğunun belirlenmesidir. Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre, Türkiye’de 1923 yılında 560 sağlık teknisyeni olduğu bildirilmektedir. Sağlık hizmetlerinin sunumunda ara insan gücü eğitiminin 1845 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nde 2 yıllık ders ve kurslarla başlatıldığı, küçük cerrah adıyla yetiştirildiği ve bu kişilere sağlık teknisyeni unvanı verildiği bildirilmektedir. Daha sonra, Dr. Besim Ömer Paşa tarafından başlangıçta 1 yıllık, daha sonra 2 yıllık, ağırlıklı olarak çiçek aşısı ve bulaşıcı hastalıklar alanında eğitim veren ve küçük sağlık memuru yetiştiren bir okulun 1910 yılında açılmış, 1920’de kapatıldığı, 1924 yılında ise tekrar açılmıştır. 1961 yılında yapılan reorganizasyonla Sağlık Bakanlığı bünyesinde Ankara Yenişehir Sağlık Kolejinde Tıbbi Laboratuar, Radyoloji ve Çevre Sağlığı olmak üzere 3 branşta yeni bir okul açılmış ve sayıları giderek arttırılmıştır. 1980’li yıllara kadar Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü’nün planlamasını yaptığı ve eğitimini düzenlediği bu okullar Sağlık Meslek Lisesi olarak yürütülmüş, bu tarihten sonra üniversiteler bünyesinde 2 yıllık programlar oluşturulmaya başlanmıştır. Sağlık Meslek Liselerinden sağlık teknisyeni unvanı ile mezun veren bu okullar 2005 yılında bir protokolle, 2006 yılında da kanunla Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştır. (Akyüz Y,1997, Şimşek Z 2007).


Sağlıkta ara insan gücünün niteliğini iyileştirmek ve sayısını arttırmak üzere 1983 yılından itibaren üniversiteler bünyesinde ön lisans düzeyinde meslek yüksek okullarında çeşitli programlar (ambulans ve acil bakım teknikerliği, tıbbi dokümantasyon ve sekreterlik, tıbbi laboratuar, anestezi, radyoloji, radyoterapi, hemodializ, vb.) başlatılmıştır. (Hacettepe Üniv 1997,Şimşek Z 2007).


3. Sağlık Meslek Yüksekokullarında Eğitim


Eğitimin niteliği açısından değerlendirildiğinde; üniversitelerin alt yapısına bağlı olarak, farklı derecelerde öğretim elemanı, laboratuar ve uygulama alanlarının yetersizliği gibi sorunlar yaşanmaktadır. Bunların yanı sıra gelişmiş ülkelerde meslek eğitimi, 18 yaşını doldurduktan sonraki devreye rastlayan dönemlerde verilecek şekilde, eğitim sistemi düzenlenmiştir. Oysa ülkemizde hala sağlık meslek lisesi düzeyinde eğitimle sağlık insan gücü yetiştirilmektedir. Henüz kendi gelişim süreçlerini tamamlamamış olan adölesan çağındaki gençlere meslek sorumluluğu yüklenilmeye çalışılmaktadır. Bu gençler sınavsız geçişle yüksekokullara gelmekte ve SHMYO mezunlarının niteliğinin iyileştirilmesi ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunulması açısından; nitelikli bir temel eğitim sonrasında (11 ya da 12 yıllık) yüksekokullara gelmeleri, yüksekokul eğitim programlarının meslek tanımlarına uygun ve mezunların alanda yaşadıkları sorunlara dayalı olarak geliştirilmesi, eğitim programına uygun öğretim elemanı kadrosunun sağlanması, teorik ve uygulamalı öğrenme ortamlarının ve laboratuar alt yapılarının geliştirilmesi gerekmektedir.


1. Sağlık meslek yüksek okulu mezunlarının meslek tanımları yoktur,

2. Yetki ve sorumlulukları belirlenmemiştir,

3. Kadroları yoktur,

4.Eğitim aşamalarında çeşitli sorunları vardır: Kısa sürede çok yoğun bir eğitim almaktadırlar,


Eğitimli ara elemanlar yetiştiren Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulları sağlık alanında büyük bir iş yükünü karşılamaktadır. Bu okulların kalitesini artırmak amacıyla eğitim ve öğretimde karşılaştıkları sorunlar ve bunların çözülmesinin yanı sıra, bu önlisans programları için uygulanan Sınavsız Geçiş Sistemi’nin de bazı eksikleri bulunmaktadır. Özellikle insan sağlığı ile ilgili ara eleman yetiştiren bu okulların sorunlarının çözümlenmesi hayati önem arz etmektedir.


Meslek Yüksekokulları’nın hedefi kaliteli üretimi gerçekleştirebilecek, bilimsel ve teknolojik gelişmeye uyum sağlayabilecek, iş hayatına yüksek nitelikli ve performanslı ara kademe insan gücü yetiştirmektir (Uluslararası Mesleki ve Teknik Eğitim Konferansı). Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulları; eğitimli ara elemanlar yetiştirerek ülke çapında, sağlık alanında büyük bir iş yükünü karşılamaktadırlar. Sağlık hizmetlerinin multidisipliner yapısı içerisinde oldukça önemli bir insan kaynağı yetiştiren bu okulların kalitesini artırmak amacıyla eğitim ve öğretimde karşılaştıkları sorunlar ve bunların çözülmesi giderek daha fazla önem kazanmaktadır.


Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu programlarının da teorik ve uygulama dersleri, öncelikle öğrencilerin pratik becerilerini geliştirmeli ve bunun için gerekli olan mesleki bilgiyi kazandırmayı hedeflemelidir (Uluslararası Mesleki ve Teknik Eğitim Konferansı) .


Meslek Yüksekokulu programlarının müfredatlarının; değişen ihtiyaçlara cevap verebilmesi ve çağdaş gelişmeler ile paralel yürütülebilmesi için ayrıca ilgili lisans öğretim programları ile koordineli olarak yeniden ele alınması ve güncellenmesi gerekmektedir.


Öğrencilerin mesleki bilgi ve becerilerini artıracak uygulama alanlarının bulunmasında yetersizlikler vardır. Uygulama alanı gözeticilerinin sık aralar ile hizmet içi eğitimlere tabi tutulması gerekmektedir.


Sınavsız Geçiş Sisteminin uygulanmasının yerine Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) ya da yine Yükseköğretim Kurumu tarafından uygulanacak bir başka sınav ile öğrencilerin seçilerek, sağlık ile ilgili bu programlara yerleştirilmeleri öğrenim ve meslek kalitesini artırmada oldukça önemlidir. (YILMAZ Suna Tokgöz, KÖKSAL Aysel 2007)

4. Sağlık Meslek Yüksekokullarının Öğretim Elamanlarının Durumu


Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulları(SHMYO), sağlık sektörünün farklı çalışma alanlarına yönelik eleman yetiştiren, ön lisans düzeyinde eğitim veren yüksek öğretim kurumlarıdır. Bu kurumlarda verilen eğitim kalitesi, sunulacak sağlık hizmetinin kalitesini direkt etkilemektedir. Türkiye de henüz bu okullara öğretim elemanı veya eğitici yetiştirecek yükseköğrenim kurumu yoktur. Bu okullarda farklı akademik unvanlı/unvansız, sektör deneyimli/deneyimsiz eğiticilerin bulunması sorunlara yol açmaktadır. Buna eğitici sayısı yetersizliği de eklenince sorun büyümektedir. Bunun için bir an önce nicelik ve nitelik olarak yeterli eğiticilerin eğitilebileceği yapılanma sağlanmalıdır.


Üniversite evrensel kavramına uyacak şekilde, eğiticileri bilim insanı olmalıdır. Bir yaşam biçimi olarak bilim insanı geçim ile ilgili her türlü problemi çözmüş, hoşgörülü, alçak gönüllü, kendini denetleyebilen, sabırlı, paylaşımcı yapısı ile tezlerine karşı yapılan bütün eleştirilerden ders çıkaran ve bildikleri ile değil, bilmedikleri ile kendisini özeleştiriye tabi tutan Evrenselleşmiş kişidir. Ülke, din, dil coğrafi bölge sınırlarını aşan, yer yüzünün her noktasında meydana gelen olayların kendisini de ilgilendirdiği konusunda, herkesten fazla sorumluluk duyan ve düşünen kişidir.


Üniversite eğiticilerinin üç temel görevi bulunmaktadır;


1) Eğitim ve öğretim: Burada en önemli nokta eğiticinin bilimsel yeterliliğidir. SHMYO ları eğiticileri bu anlamda en az kendi alanlarında yüksek lisans veya doktora sahibi olmalı. Kendi alanındaki bilimsel yenilikleri takip etmeli, kendi alanında eğitimi iyileştirme amacında olmalı. Bu doğrultuda çeşitli öğretim stratejilerini kullanma bilgi ve becerisine sahip olmalı, pedagojik becerilerini geliştirmeli. Öğrencilerin ait oldukları sosyal kesimden beslenen bilgi, yetenek ve eğilimlerinin farkında olmalı, ona göre öğretim yöntem stratejileri geliştirmeli. Öğrenenler ile iyi ilişki kurabilmeli, gereğinde onlara rehberlik yapmalı, eğitimde misyonu öğrencilerin bilişsel kapasitesini geliştirmenin ötesinde, öğrencilerine birey olabilme, insan olabilme bilincini vermek olmalı. SHMYO için bilimsel yeterlilik yanı sıra kendi hizmet sektöründe deneyim sahibi olmalı. Bilimsel Disipline sahip bulunmayanlar için eğitici eğitimine katılmış, uzmanlaşmış uygulama içerisinden gelen kişiler olmalıdır.


2) Bilimsel araştırma; Eğitici kendi alanında ulusal ve uluslar arası bilimsel kongre, sempozyum, projelere aktif olarak katılmalı, bunların sonuçlarını diğer meslektaşları, öğrenciler ile paylaşarak hizmet sektörüne duyurmalı. Kendi bilimsel yeterliliğini güncellemeli. Bunun içinde en az bir yabancı dili okuduğunu anlayacak düzeyde bilmeli, bilgisayarı ileri düzeyde kullanmalı.


3) Eğitici kendi alanında veya bilgi sahibi olduğu konularda iletişim araçları yolu ile makale ve kitap yazmalı, halka, hizmet sektörüne konferans vermeli, TV ve radyoda sorumluluk bilinci içerisinde toplumu aydınlatmaya çalışmalı. Meslek dernekleri ile kamusal özel ve gönüllü oluşumlara hizmet sunmalı. Yeni ortaya çıkan, alanda kabul görmüş konularda kendisini geliştirmelidir. Disiplinler arası geçişlerde öncülük yapılabilmelidir.


Türkiye de SHMYO larında eğiticilerin bu özelliklere ne derece sahip oldukları yönünde her hangi araştırma bulunmamaktadır. SHMYO larında kadrolu eğiticilerin bir kısmı eğitim yaptıkları alanda lisans mezunudur. Bunun da en büyük nedeni sağlık bilimleri enstitülerinde eğiticilerin kendi alanları ile birebir örtüşen yüksek lisans veya doktora programlarının olmamasıdır. Bir başka nokta yüksek lisans /doktora mezunu eğiticilerin sektörde deneyimsiz olmasıdır. SHMYO da eğiticilerin ne düzeyde bilimsel yeterliliği ve sektör deneyimi olması konularının acilen standardize edilmesi gerekmektedir.


5. Sağlık Meslek Yüksekokulu Öğrencileri


Eğitim süreci içerisinde sürecin çıktısı, ürünü öğrencinin eğitimidir. Öğrencinin kendisi ürünün üretimine ve şekillenmesine bizzat aktif olarak katılmalıdır. Ancak 2002 yılından itibaren uygulanan sınavsız geçiş uygulamasının öğrencinin eğitim-öğretimi açısından olumsuz etkisi devam etmektedir. Yerleştirmeleri yapılan öğrencilerin önemli bir kısmının, üniversite eğitiminin önemini algılayamaması ve istihdam edilebilirlik kriterleri açısından mesleki yeterliliğe ve mesleki vakara sahip olmaması en büyük sorun olarak karşımızda durmaktadır. En kısa zamanda 4702 Sayılı Kanun kapsamında olan sınavsız geçiş ile ilgili hükümler yürürlükten kaldırılmalı veya uygulanabilir başka bir formül bulunmalıdır. Aynı zamanda öğrencinin meslek yüksekokulundaki eğitimine daha iyi motive olması adına diğer rahatlatıcı önlemler de hızla yürürlüğe konmalıdır (yeterli burs ve barınma olanakları, erkek öğrenciler için askerlik statüsü, dikey geçiş kontenjanlarının arttırılması gibi). Memur öğrencilerin dikey ilerlemelerinin sağlanması için çalışmalar yapılmalı, kariyerlerini geliştirme olanağı sağlanmalıdır.


6. Akademik Gelişim


Eğitim-öğretim seviyesinin yükseltilmesi için öğretim elemanlarının kendilerini geliştirmeleri ve yenilemeleri şarttır. Bu noktada yaşanan en büyük sorun, öğretim elemanlarının yüksek lisans ve doktora çalışmalarını yapmalarının önünde yasal engellerin bulunmasıdır. Konuyla ilgili 2547 Sayılı Yasa’nın ilgili maddeleri ve YÖK Yürütme Kurulu’nun almış olduğu kararların gözden geçirilmesi gerekmektedir. İlgili lisansüstü eğitim programı bulunmaması nedeni ile kendi üniversitelerinde yüksek lisans ve doktora yapmaları mümkün olmayan öğretim görevlilerine, eğitim öğretim programlarını aksatmayacak şekilde diğer üniversitelerde yüksek lisans ve doktora yapabilme olanağı sağlanmalıdır.


Öğretim elemanlarının yürütmekte oldukları derslerde daha etkili ve verimli olabilmeleri ve deneyimlerini arttırabilmeleri için yurtiçi ve yurtdışı görevlendirmeleri desteklenmelidir. Özellikle yurt dışı görevlendirmelerinde meslek yüksekokulları yurt dışı ödeneğinin bulunmaması nedeni ile akademik personel görevlendirmelerinde sıkıntı yaşanmaktadır.


Meslek yüksekokullarında görev yapan öğretim elemanlarınca önerilen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi teşvik edilmelidir. Meslek Yüksekokulu Projelerine sağlanan mali destek arttırılmalıdır.


7. Sağlık Meslek Liselerinin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarına Dönüşümü


Sağlık Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu arasında yapılan bir protokolle bazı sağlık meslek lisesi binaları Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) ve Sağlık Yüksekokulu (SYO) olarak kurulmak üzere üniversitelere devredilmiştir. Bunların bir bölümü faaliyete geçirilmiş fakat özellikle 4 yıllık lisans programlarında ebe, hemşire, sağlık memuru yetiştirilmek üzere çalışılması planlanan Sağlık Yüksekokulları eğitim-öğretime başlayamamıştır. Eğitim-öğretim başlanamamasının en büyük nedeni ise kadro yokluğu nedeniyle, bu okullara öğretim elemanı temin edilememesidir. Bu konuya bir çözüm bulabilmek amacıyla, Yükseköğretim Kurulu’nda çalışmalar başlatılmış olup bunlardan eğitim-öğretime açılabilecek olanlar en kısa zamanda faal duruma getirilerek hizmete sunularak, kalanları ise Sağlık Bakanlığı ile koordine edilmek suretiyle diğer eğitim amaçları için kullanılmıştır. Bunun mümkün olmayanları ise Sağlık Bakanlığına devredilmiştir.

Akademik eğitime; çeşitli araştırmalar paneller, oturumlar aracılığı ile öğrencinin de katılımı sağlanarak meslek bilincine erişmeleri ve mezun oldukları dallardan toplum sağlığına katkıda bulunurken mesleki tatminde almaları hedeflenmektedir. Programların toplam eğitim süresi lise sonrası iki yıl olarak belirlenmiştir. Ancak idealize edilen, toplumun sürekli değişim gösteren sağlık ihtiyaçlarına cevap verebilecek, çağdaş bilimsel teknoloji ile donanımlı, bilimsel yenilikleri takip edebilecek, ileri görüşlü sağlık alanındaki yenilikleri izleyen ve uyum sağlayabilen meslek grubunun yetiştirilmesi için bu sürenin yeterli değildir. Bu nedenle sağlık hizmetleri meslek yüksekokulları bünyesinde yer alan bazı programların 4 yıla uzatılması için girişimlerde bulunmaktadırlar.


Sağlık hizmetlerinde verimliliği artırmak amacıyla, 23-27 Mart 1992 tarihinde I inci Ulusal Sağlık Kongresi toplanmıştır. Bu toplantıda hedeflenen; ebe, hemşire ve sağlık memurluğu eğitiminin Avrupa Birliği ülkeleri paralelinde lisans düzeyinde yüksek okullarda yürütülmesi ve bu sistemin ülke modeli haline getirilmesiydi. Bu hedef doğrultusunda “ Sağlık Eğitimi Yeniden Yapılandırma Projesi” başlatılmış ve 31.5.1995 tarih ve 3987 sayılı yazı ile Sağlık Bakanlığı tarafından uygulamaya konulmuştur. 23.5.1995 tarih ve 185/1 sayılı Yüksek Sağlık Şurası Kararlarının 2 inci maddesi gereği Sağlık Bakanlığı ile Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı arasında 22.11.1996 tarihinde imzalanan protokol ile Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık meslek lisesi binaları YÖK Başkanlığına devredilmiştir. Bugün ülkemizde 110 tanesi Sağlık Bakanlığından devredilen ve 22 tanesi YÖK Başkanlığı tarafından kurulmuş olan toplam 132 adet Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu bulunmaktadır. Başlatılan Sağlık Eğitimi Yeniden Yapılandırma Projesi, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinde önemli bir adım olarak kabul edilmeli ve sadece hemşirelik bölümünde değil diğer sağlık hizmetleri meslek dallarında da 4 yıllık eğitimin teşvik edilmesi gerekmektedir. Gelişen tıp teknolojisi buna duyulan ihtiyacı artırmaktadır. Meslek yüksek okulu eğitiminin bir üniversite eğitimi olduğu daima dikkate alınmalıdır.


8. Sağlık Bakanlığı Ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun İle yapılan değişiklik


Melek Yüksekokullarının Kaynağını Oluşturan Meslek Liselerinin Eğitim “Sağlık Bakanlığı Ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ” olan 6514 sayılı kanunun 24 ve 29 üncü maddelerinde yapılan değişiklikle meslek lisesi eğitimde önemli bir değişikliğe gidilmiştir. Buna göre;


MADDE 24 –1219 sayılı Kanunun ek 13 üncü maddesinin (e), (g), (ğ), (h), (ı), (i), (j), (k), (l), (m), (n), (o), (p), (r)¸ (ş)¸ (t) ve (u) bentlerinde geçen “meslek yüksekokullarının” ibareleri “ön lisans seviyesindeki” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki bentler eklenmiştir.

“ü) Acil tıp teknikeri; ön lisans seviyesindeki acil tıp bölümünden mezun, acil tıbbi yardım ve bakım ile sınırlı kalmak kaydıyla hastaya müdahale ve bu hususta lazım gelen iş ve eylemleri yapan sağlık teknikeridir.

v) Hemşire yardımcısı; sağlık meslek liselerinin hemşire yardımcılığı programından mezun olup hemşire nezaretinde yardımcı olarak çalışan, ayrıca hastaların günlük yaşam aktivitelerinin yerine getirilmesi, beslenme programının uygulanması, kişisel bakım ve temizliği ile sağlık hizmetlerine ulaşımında yardımcı olan ve refakat eden sağlık teknisyenidir.

y) Ebe yardımcısı; sağlık meslek liselerinin ebe yardımcılığı programından mezun olup ebelerin nezaretinde yardımcı olarak çalışan, ayrıca hastaların günlük yaşam aktivitelerinin yerine getirilmesi, beslenme programının uygulanması, kişisel bakım ve temizliği ile sağlık hizmetlerine ulaşımında yardımcı olan ve refakat eden sağlık teknisyenidir.

z) Sağlık bakım teknisyeni; sağlık meslek liselerinin sağlık bakım teknisyenliği programından mezun olup en az tekniker düzeyindeki sağlık meslek mensuplarının nezaretinde yardımcı olarak çalışan, ayrıca hastaların günlük yaşam aktivitelerinin yerine getirilmesi, beslenme programının uygulanması, kişisel bakım ve temizliği ile sağlık hizmetlerine ulaşımında yardımcı olan ve refakat eden sağlık meslek mensubudur.

MADDE 29 – 1219 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 11 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, sağlık meslek liselerinin hemşire yardımcılığı, ebe yardımcılığı ve sağlık bakım teknisyenliği haricindeki programlarına öğrenci kaydedilmez. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 25.2.1954 tarihli ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında sağlık meslek liselerinin hemşirelik programına da öğrenci kaydı yapılmaz. Bu tarihe kadar kaydı yapılmış olan öğrenciler eğitimlerini kayıtları yapılan programlarda tamamlarlar ve bitirdikleri programların meslek unvanını kullanırlar. Sağlık meslek liselerinin kapatılan programlarından bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar mezun olanlar da meslek unvanlarını kullanmaya devam ederler.”

Sağlık liselerinde hemşirelik ve teknisyenlik bölümlerine öğrenci kaydı yapılmayacak. Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) yaptığı düzenlemeyle sayıları gittikçe artan sağlık meslek liselerinin hemşirelik ve teknisyenlik bölümlerinde düzenleme yapmıştır. Sağlık meslek liselerinin bölümlerine 2014-2015 yılından itibaren kademeli olarak öğrenci alınmayacaktır.

Liselerde bulunan hemşirelik, ebelik, laboratuar, anestezi ve radyoloji teknisyenliği, acil tıp teknisyenliği gibi alanlar kapatılacak. Okullarda sadece hemşire yardımcılığı, ebe yardımcılığı ve sağlık bakım teknisyenliği olacak.

Bu yapılan değişiklik sonrası Sağlık Meslek Liselerinin, Anestezi, Ebe, Tıbbi Laboratuar, Tıbbi Görüntüleme, İlk ve Acil Yardım,  vb. programları kapatılarak sadece hasra bakımı eğitimi verecek. Yani sadece, hasta bakıcısı yetiştirecek.

9. Sağlık Personeline Yönelik Lisans Tamamlama

Meclise sunulan yasa tasarısında, “sağlık personeline yönelik Lisans tamamlama programları” tasarısı da yer aldı.

Tasarıda yer alan ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa eklenen madde şu şekildedir:

"GEÇİCİ MADDE 68- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla sağlık bilimleri alanında önlisans diploması almış olanlara, Yükseköğretim Kurulunun belirleyeceği ilişkili alanlarda, Sağlık Bakanlığında çalışanlara öncelik tanınarak lisans tamamlama eğitimi yaptırılır. Bu eğitimler, Yükseköğretim Kurulunun belirleyeceği alanlarda uzaktan eğitim metotları ile verilebilir. Uygulama eğitimleri için Sağlık Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu işbirliği yapar. Bu eğitimlerin usul ve esasları Yükseköğretim Kurulunca belirlenir."


Bu maddeye göre,

1- Tamamlama eğitimi verilecek alanlar YÖK tarafından belirlenecek.

2- Sağlık Bakanlığı çalışanlarına öncelik verilecek.

3- Eğitim, uzaktan eğitim yoluyla verilebilecek.

4- Usul ve esasları YÖK belirleyecek

Yök’ün hazırladığı ve meclise sunduğu tasarının yasalaşması hakinde. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarının eğitim öğretim süresi dört yıla yükselecektir. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulları eğitim öğretim programlarını dört yıllık olarak hazırlamaları gerekecektir.

Ayrıca, Sağlık Bakanlığı Ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile meslek liseleri için yapılan Liselerde bulunan hemşirelik, ebelik, laboratuar, anestezi ve radyoloji teknisyenliği, acil tıp teknisyenliği gibi alanlar kapatılacak. Okullarda sadece hemşire yardımcılığı, ebe yardımcılığı ve sağlık bakım teknisyenliği olacak. Buna göre sağlık hizmetleri meslek yüksekokuluna liseden 4 yıl eğitim almış alt yapısı olan öğrenciler olmayacak. Alt yapısı olmayan bu öğrencilere iki yıl gibi bir zaman içinde gerekli donanım verilemeyeceğinden. Sağlık hizmetleri meslek yüksekokullarının eğitim programları ve eğitim süreleri değiştirilmesi kaçınılmaz bir duruma gelmiştir.


10. Yeni Sağlık üniversitesi Kurulması

İstanbul'da kurulacak Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde Tıp Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ile Sağlık Bilimleri Enstitüsü olacak.

Üniversitenin yönetim organları, Yükseköğretim Kanunu'nda öngörülen organlar ile mütevelli heyetinden oluşacak. Mütevelli heyeti, Sağlık Bakanı, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı, rektör, bakanın seçeceği bir üye ile Yükseköğretim Kurulu tarafından seçilen profesör unvanına sahip bir üye olmak üzere, toplam 5 üyeden oluşacak.

Yeni kurulacak olan Sağlık Bilimleri üniversitesinin içinde sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu yer almamıştır. Onun yerine Sağlık Bilimleri Fakültesi yer almıştır. Sağlık bakanlığının kurucusu olduğu bir üniversitede, Sağlık Bakanlığına Bağlı hastanelerin ihtiyacı olan sağlık teknikerlerini yetiştirmemesi gibi bir durum söz konusu olmadığından, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarının durumunun ne olacağı belirsiz bir durum içerdiği değerlendirilmektedir.


11. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarının, Lisans Eğitim Vermesinde Yasal Engel Var mı?


Üniversitelerde Akademik Teşkilât Yönetmeliği’nin (Resmi Gazete Tarihi: 18.02.1982 Resmi Gazete Sayısı: 176) 3. Maddesi, Üniversiteyi; “bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan ve fakülte, enstitü, yüksekokul, bölüm, anabilim dalı, anasanat dalı, bilim dalı, sanat dalı, araştırma ve uygulama merkezlerinden oluşan bir yükseköğretim kurumu” olarak tanımlamış ve mezkûr yönetmeliğin 12. Maddesinde de Yüksekokullar “önlisans ve lisans düzeyinde belirli bir mesleğe yönelik eğitim-öğretime ağırlık veren yükseköğretim kurumlarıdır. Yüksekokullar, her biri ayrı bir eğitim-öğretim programı yürüten bölümlerden veya anabilim veya anasanat dallarından oluşur ve kanunla kurulurlar” şeklinde ifade edilmiştir.


Bilindiği üzere, 28/03/1983 tarih ve 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununun “Esaslar” başlıklı 3 üncü maddesinde “Üniversite; fakülte, enstitü, yüksekokul, konservatuar, meslek yüksekokulu, araştırma ve uygulama merkezi ve benzeri birimlerden oluşur. Bir üniversitede; (…) d) belirli bir meslek alanında, önlisans ve lisans düzeyinde eleman yetiştiren yüksekokullar (…) bulunabilir…” hükmü, 4633 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile değişik Ek–30 uncu maddesinde ise “Bakanlar Kurulu, Yükseköğretim Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığının önerisi ile üniversitelere bağlı olarak fakülte, enstitü ve yüksekokul kurmaya; bu birimlerle ilgili olarak birleştirmeye, kapatmaya, bağlantı ve isim değişikliği yapmaya yetkilidir…” hükmü yer almaktadır.


Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nun önlisans programlarının bazıları tasfiye edilerek, bazıları dört yıllık eğitim verecek şekilde düzenlenerek, “yükseköğretimin yurt düzeyinde dengeli bir şekilde dağılımının sağlanması için öğretim elemanı ve fiziki imkânları elverişli ve yeterli olan üniversiteler bünyesinde yeni birimlerin kurulması ilkesi” ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarının Lisans eğitimi veren okullara dönüştürülmelerinde yasal bir engel bulunmamaktadır.  Aksine tasarı halindeki sağlıkta lisans tamamlama ve Sağlık üniversitesi modeli incelendiğinde, tıpkı Hemşirelik ve Fizik Tedavi okullarının 4 yıllık lisans eğitimi veren oklularla dönüşmesi gibi artık sağlık hizmetleri meslek yüksekokullarının da lisans eğitimi vermesi kaçınılmaz olmuştur.

12. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarının Lisans Eğitimi Verme Gerekçesi


Dünyada yaşanan yapısal değişme ve gelişmeler gün geçtikçe istihdam edilecek personelin alanı ile ilgili eğitim görmüş nitelikli elemanlar olarak yetiştirilmesini zorunlu hale getirmiştir. Bu çerçevede iki yıllık önlisans okullarının mevcut yapısı ve eğitim-öğretim süresi özellikle bazı alanların ihtiyacı olan, bilgili, teori ile uygulamayı bütünleştiren, karşılaştığı sorunlara çözüm bulma yeteneğine sahip elemanlar yetiştirilmesine imkân vermemektedir. Özellikle Beslenme, Hastane Yönetimi, Bio Medikal Mühendisliği, ilk ve acil yardım, Radyoloji, Fizyoloji, Biyokimya, Odyoloji, Nükleer Tıp, Bölümlerinin yetiştireceği mezunların istihdam edilecekleri sektör ve faaliyet dallarında en az bir yabancı dil bilme zorunluluğu da bulunmaktadır.


Gelişmiş ülkelerde, son yıllarda Sağlıkçıların tedavi edici rollerine, koruyucu ve halk sağlığı yaklaşımlarıyla hastalıkları önleyici rolleri de eklenmiştir. Bu durum ise alanda deneyimli sağlıkçıların istihdamına olan gereksinimiyle sonuçlanmaktadır. 4 yıllık lisans eğitim verilmesi mesleki yönden uluslararası nitelikte öğrenciler yetiştirilebilecek olup, yukarıda sözü edilen sağlıkçıya olan ihtiyacın karşılanmasına da katkı sağlanacaktır. Yetiştirilecek öğrenciler teorik ve klinik beceri bakımından donanımlı, araştırmacı eğitim anlayışını benimseyen, etik değerlere saygılı ve bilimsel gelişmeleri sürekli izleyen niteliklere sahip olacaklardır.


Son on yıldır Türkiye’de üniversitelerde Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarının bölümlerinin sayısı hızla artmaktadır. Artan bölüm sayısına rağmen nitelikli akademisyen sayısı yeterli değildir. Sağlık Hizmetleri Yüksekokulunun Lisans eğitimi veren yüksekokula dönüşmesi ile nitelikli akademisyen dolayısıyla Sağlıkçı yetiştirilmesine ve alanında uzmanlaşmış akademisyenlerin yetiştirilmesine ve akademik yayın sayısı ve kalitesinde artış sağlanmasına katkı sağlayacaktır.


Türkiye’de Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 1996 yılında 132 adet bulunduğu bildirilmektedir (Hızel S, Kumbasar H, 2000). Son zamanlarda SHMYO’ları iki yıllıktan dört yıllık olarak Sağlık Bilimleri Fakültesi kurulmaya başlanmıştır. Türkiye’de bulunan toplam 169 üniversitenin 27’sinde Sağlık Bilimleri Fakültesi vardır ve 7’si etkin durumda değildir. Türkiye’de bu dönüşümün başladığını söyleyebiliriz.


Sonuç ve Değerlendirme


Sağlık meslek liseleri ile ilgili yapılan son yasal düzenleme sonrasında sağlık meslek yüksekokullarına 4 yıl lise eğitimi almış altyapısı olan öğrencilerin sınavsız olarak meslek yüksekokullarına gelmeleri artık mümkün olamayacaktır. Sağlık meslek liselerinde hasta bakımının dışında bir eğitim verilmeyecek ve mezun olanlar hastanede hasta bakıcı olarak istihdam edileceklerdir.


Sağlık Meslek Yüksekokullarının öğrenci kaynağı olan öğrencilerin eğitimlerinde yapılan bu değişiklikten sonra sağlık meslek yüksekokullarında öğrencilerini sağlık sektörünün istediği donanımlı insanı 2 yıl içinde yetiştirebilecekler mi? Bunu sorgulamaları gerekmektedir.


Programların toplam eğitim süresi lise sonrası iki yıl olarak belirlenmiştir. Ancak idealize ettiğimiz, toplumun sürekli değişim gösteren sağlık ihtiyaçlarına cevap verebilecek, çağdaş bilimsel teknoloji ile donanımlı, bilimsel yenilikleri takip edebilecek, ileri görüşlü sağlık alanındaki yenilikleri izleyen ve uyum sağlayabilen meslek grubunun yetiştirilmesi için bu sürenin yeterli olmadığı düşünülmektedir. Bu nedenle yer alan programların 4 yıla uzatılması için girişimlerde bulunulması gerekmektedir.

Yök’ün hazırladığı ve meclise sunduğu sağlıkta lisans tamamlama tasarının yasalaşması hakinde, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokullarının eğitim öğretim süresi dört yıla yükselecektir.  Yasalaşması durumunda, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulları eğitim öğretim programlarını dört yıllık olarak hazırlamaları gerekecektir.


KAYNAKÇA

DEÜ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu “II. ULUSAL SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU SEMPOZYUMU SUNUM VE POSTER BİLDİRİ ÖZETLERİ” 2 – 4 EYLÜL 2007 İZMİR


Doç. Dr. Zeynep ŞİMŞEK Harran Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Şanlıurfa “SAĞLIK HİZMETLERİNDE EĞİTİMİN DÜNÜ, BUGÜNÜ, YARINI” başlıklı bildirisi


Prof.Dr.Fulya Çakalağaoğlu Marmara Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu

Patoloji Laboratuar Programı-İstanbul  “EĞİTİCİLERDE OLMASI BEKLENEN ÖZELLİKLER” başlıklı bildirisi


Suna Tokgöz YILMAZ, Aysel KÖKSAL Ankara Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Ankara. “SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULLARI’ NIN DURUMU VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ” başlıklı bildirisi


(https://www.yok.gov.tr/documents/10279/30217/turkiyede_saglik_egitimi/3eef8efe-9fbe-4e66-bc05-15262a6ec747 erişim 24.06.2014).


(http://www.sgb.saglik.gov.tr/content/files/stratejikplan20132017/files/15.02.2012%20stratejik%20plan.pdf erişim 24.06.2014) .


(http://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=3&ved=0CCoQFjAC&url=http%3A%2F%2Fwww3.kalkinma.gov.tr%2FDocObjects%2FDownload%2F3273%2Foik668.pdf&ei=YTSpU4iUGfKB7QbgtIDICw&usg=AFQjCNHv2ggeh-tXxeqwpLpb6lSA4qwr6A&sig2=9mmdc6r9qzAioL3onBI8Bw&bvm=bv.69620078,d.bGQ erişim 24.06.2014) ..


http://e-gazete.anadolu.edu.tr/ayrinti.php?no=11655 ERİŞİM 24.06.2014


Ayhan GÖKDEMİR                                            Öğr. Gör. Ali Erkan BALCI                            Prof.Dr. Tonay İNCEBOZ

Dokuz Eylül üniversitesi                                 Dokuz Eylül Üniversitesi                                    Dokuz Eylül Üniversitesi

SHMYO Yüksekokul Sekreteri                          SHMYO Öğretim Görevlisi                                  Tıp Fak. Öğretim Üyesi

ayhan.gokdemir@deu.edu.tr



ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET