Öncekiler Sonrakiler

TÜRKİYE'DE KÖKLÜ DEĞİŞİM

Türkiye'de ordu yönetimi, subayları darbecilikle suçlayan hükûmetin tutumuna tepki olarak istifa etti. Muhabir Reinhard Baumgarten, bu gelişmeleri "inanılmaz" olarak değerlendiriyor. Ne de olsa ordu, uzun yıllar siyasete etki etti, birçok sefer de hükûmetleri görevden aldı.

04 Ağustos 2011 Perşembe 10:01
TÜRKİYE'DE KÖKLÜ DEĞİŞİM

 

--Radyo Muhabiri Reinhard Baumgarten, Ordu Yönetiminin İstifasını "Çığır Açıcı" Olarak Nitelendirdi--

Türkiye'de ordu yönetimi, subayları darbecilikle suçlayan hükûmetin tutumuna tepki olarak istifa etti. Muhabir Reinhard Baumgarten, bu gelişmeleri "inanılmaz" olarak değerlendiriyor. Ne de olsa ordu, uzun yıllar siyasete etki etti, birçok sefer de hükûmetleri görevden aldı.

FRIEDBERT MEURER: Türkiye'de hafta sonu neredeyse ordu yönetiminin tümü istifa etti. Bu, askerî boyutu fazlasıyla aşan bir öneme sahip. Çünkü ordu Türkiye'de dizginleri yıllarca elinde tuttu. Hiçbir önemli karar, ordunun onayı olmadan hayata geçemezdi. Birileri saymış: Ordu, Türkiye’de 1960 ile 1998 yılları arasında dört kez sivil hükûmetleri görevden almış. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte yükselen AKP ile bu artık değişmişe benziyor. Hafta sonunda son olarak tüm ordu yönetiminin istifasıyla ordu, Türkiye'de iktidarı kaybetmiş gibi görünüyor.

İstanbul’da bulunan Reinhard Baumgarten'i selamlıyorum. Sayın Baumgarten, ordu üst kademesindeki bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

REINHARD BAUMGARTEN: Şöyle ki, abartmamakla birlikte Türkiye'de yaşanan gelişmeleri çığır açıcı bulduğumu söyleyebilirim. Zaten siz de sözünü ettiniz: Ordu dört kez hükûmetleri görevden aldı, üç defa da somut darbeler gerçekleştirdi. Bir defasında ise Erdoğan'ın dostu Erbakan'ı, "İtaat etmezsen tanklar harekete geçer." şeklindeki apaçık tehditlerle görevden ayrılmaya zorladı. Hafta sonu yaşananlar ise inanılmaz gelişmeler. Bunu fevkalade ve çığır açıcı buluyorum!

MEURER: Ordu üst kademesi neden gitti?

BAUMGARTEN: Ordu birkaç yıldır yaşanan gelişmelerden hoşnut değildi. NATO'nun ikinci büyük ordusu olan Türk ordusunda 250 subay hapiste ve tutuklu. Bu kişiler, hükûmete karşı darbe planları yapmakla veya en azından bu tür planlamalar içerisinde bulunmakla suçlanıyor. Bu 250 subay -aralarında 43 general var ki, bu sayı Türk Silahlı Kuvvetlerin toplam general sayısının yüzde 10'una tekabül ediyor- şimdilerde sivil mahkemelerde hesap vermek zorunda. Böyle bir olay Erbakan öncesi -Erbakan, Erdoğan’ın fikir babasıdır-, pardon Erdoğan öncesi hiç yaşanmadı. Erdoğan cesaret etti, yüreklilik gösterdi ve "yeter artık" diyerek bunları, askerî mahkemeler yerine sivil mahkemelere sevk etme cesareti gösterdi.

MEURER: Türkiye'de İslamcı ve Kemalistler olarak niteleyebileceğimiz kesimler arasında, adeta bir medeniyetler savaşı yaşanıyor. Ordunun artık akıbeti ne olacak? Subay sınıfı, henüz Kemalistlerin kontrolünde.

BAUMGARTEN: Evet, ama bu değişiyor. Daha birkaç yıl öncesine kadar, herhangi bir biçimde Müslüman tavırlar gösteren subaylar, özellikle yüksek rütbeli subaylar, ordudan ya onur kırıcı biçimde atılır ya da kurala uygun biçimde işine son verilirdi. Bu değişti hatta rüzgâr tersine bile döndü. Şu anda vuku bulan ise aşırı Kemalist eğilimler gösteren ve elit sınıfı oluşturanların iplerinin çekildiği ve Abdullah Gül veya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gibi düşünen ordu mensuplarının ise daha ziyade terfi ettirildiğidir. Burada ekonomiyi, toplumu ve orduyu kapsayan toplumsal bir dönüşüm söz konusu.

MEURER: Erdoğan ve AKP'ye karşı çıkanların korkusu, İslamcıların olması gerekenden daha çok güçlendiğidir. Bunlar aynı zamanda imtiyazlarını kaybetmekten de endişe ediyorlar. Bugünlerde, ordunun koruyucu güç olarak devre dışı kalmasına yönelik tepkiler neler?

BAUMGARTEN: Öncelikle "koruyucu güç" tabirini kendi bağlamında masaya yatırmak gerek. Ordunun başlıca görevi, ülkeyi korumak ve askerî bakımdan dış tehditlerden korumak olmalıdır. İçteki düşmanlar için ise demokratik ülkelerde olduğu gibi, polis ve başka unsurlar vardır. Ordunun Türkiye'de 80 yıldır yaptığı, yetkilerini fazlasıyla kötüye kullanmaktı. Yani namlular sadece dışa değil -az önce de değindiğimiz gibi- içeriye de doğrultuluyordu. Şimdi ise Kemalist kesim, "Aman Tanrım! Erdoğan'ın insafına kalmış bir din devletine dönüşüyoruz." diyor. Bunları, dokuz yıllık Erdoğan hükûmetinin başarılarını göz önünde tutarsak çok abartılı buluyorum. Örneğin kişi başına düşen gelir iki katına çıktı, ekonomi büyüyor. Öte yandan da uyarılar yükseliyor; bunlar ne hikmetse daha çok şu günlerde nüfuzunu kaybedenlerin ve iktidarı Anadolululara devretmek zorunda kalanların tarafından yükseliyor.

MAURER: Reinhard Baumgarten, İstanbul'a teşekkürlerimizi iletiyoruz.

Yayın Organı : Deutschlandradio
Yayın Tarihi : 01 Ağustos 2011
Kayıt Tarihi : 03 Ağustos 2011
Ülke : Almanya
Çıkış : İstanbul
Çeviri Yeri : Ankara
Çeviri Şekli : Tam Metin
Çeviri Dili : Almanca
Detay : Ulusal Radyonun İnternet Sayfası-Radyo Muhabiri Reinhard Baumgarten, Deutschlandradio Muhabiri Freidbert Meurer ile Türkiye Üzerine Görüşüyor

Kaynak: http://www.byegm.gov.tr/dis-basinda-turkiye.aspx?d=03.08.2011&act=1&ahid=27718#

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET