Öncekiler Sonrakiler

ÜNİVERSİTE VAKIFLARI VE BANKA PROMOSYONLARI

Öğrencilerinin harçlarını bankalara aracılığıyla tahsil eden üniversiteler; bu bankalardan promosyon ve bağış adı altında menfaat temin edebilirler mi? Bunları üniversite vakıflarına aktarabilirler mi?

01 Şubat 2011 Salı 21:45
Üniversite Vakıfları ve Banka Promosyonları

ÜNİVERSİTE VAKIFLARINA AKTARILAN BANKA PROMOSYONLARI

I- Giriş

Günümüzde bankacılık sisteminin gelişip yaygınlaşması pek tabidir ki kişileri olduğu gibi kurumları da bu sistemin içerisine almıştır. Kapsama almada sistemin kişi ve kurumlara sağladığı kolaylıkların yanı sıra aynı zamanda güvenliği ve hızı kadar işlemlerin koordine edilebilmesi de büyük bir etken olmuştur.

Tüm bunların doğal bir sonucu olarak kurumlar giderlerini bankalar aracılığıyla ödeyebilirlerken gelirlerini de yine bankalar vasıtasıyla tahsil edebilmektedirler. Gelirlerin bankacılık sistemi içerisinde toplanmasına örnek olarak verilebilecek olan, öğrenci harçlarının üniversiteler adına ve hesabına bankalar tarafından tahsili uygulamada yaygın olarak görülen bir durumdur.

Harçların bankalar kanalıyla tahsili durumunda bankaların ilgili üniversitelere promosyon, bağış ya da benzeri adlarla menfaatler temin ettikleri de bilinmektedir. Üniversitelerin bu şekilde herhangi bir menfaat temin edip edemeyecekleri ve temin ettikleri menfaatleri üniversite vakıflarına aktarıp aktaramayacakları bu çalışmanın özünü oluşturmaktadır.

II- Gelirlerin Bankalar Aracılığıyla Tahsili

Cari hizmet maliyetine öğrenci katkısı olan üniversite harçlarının bankalar vasıtasıyla tahsil edilebileceği 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun 46. maddesinde; “Cari hizmet maliyetine öğrenci katkısı gelirler(i), üniversite (…) adına milli bankalardan birinde açılacak hesaba yatırılır. Bu miktarlar rektörlükçe en geç ilgili ayın sonuna kadar Bütçe Dairesi Başkanlığı hesabına bir yandan gelir, diğer yandan özel ödenek kaydolunmak üzere aktarılır.” hükmü ile ifade edilmektedir.

1998 yılından itibaren yılı bütçe kanunlarına konulan ve 21.09.2004 tarihinden itibaren 5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la ayrı bir düzenlemeye tabi tutulan Kamu Haznedarlığı uygulamasına göre, üniversiteler kendi bütçeleri veya tasarrufları altında bulunan bütün kaynaklarını T.C. Merkez Bankası veya muhabiri olan T.C. Ziraat Bankası nezdinde kendi adlarına açtıracakları Türk Lirası cinsinden hesaplarda toplayacaklardır.

1998/1 ve 2003/1 sayılı Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğ'lerinde de olduğu gibi 5234 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan 2004/1 sıra no'lu Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği'nde bankaların yaptıkları tahsilatları, ilgili kurum hesaplarına aktarmalarında 2547 sayılı Kanunun 46. maddesinde farklı süreler tespit edilmiştir.

2004/1 sıra no'lu Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği'nin; 5. maddesinde; “ Kamu kurum ve kuruluşları, özel kanunların verdiği izne dayanılarak veya uygulamadan doğan zorunluluklar nedeniyle diğer bankalardan bankacılık hizmeti alabilecek, ancak bu kurum, kurul ve kuruluş adına yapılan tahsilat en geç 7 gün içinde belirtilen kamu bankalarına aktarılacaktır.”

Aynı Genel Tebliğin 7. maddesinde de; “ Madde kapsamında yer alan tüm kurum, kurul ve kuruluşlar yukarıda açıklanan esaslara uymak zorundadırlar. Bu Tebliğ esaslarının yerine getirilmesinden şahsen ve müteselsilen sorumlu olduklarından, ilgili kamu kurum, kurul ve kuruluş yetkilileri ile saymanların uygulamayı yakından takip etmeleri gerekmektedir. “ denilmektedir.

Hem 2547 sayılı Kanunda hem de Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğlerinde gelirlerin bankalar vasıtasıyla tahsil edilebileceği ve tahsil edilen tutarların ilgili üniversite (kurum) hesaplarına aktarılacağı düzenlenmiş bulunmaktadır.

III- Gelirlerin Bankalar Aracılığıyla Tahsili Karşılığı Bankalardan Promosyon Alınması

1998/1 sayılı Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği'nde; “ Özel kanunların verdiği izne dayanılarak veya uygulamadan doğan zorunluluklar nedeniyle diğer bankalar aracılığıyla bu kurum ve kuruluşlar adına yapılan tahsilatın T.C. Merkez Bankası veya T.C. Ziraat Bankası nezdindeki hesaba aktarılmasında yapılan protokollerde belirlenen sürelere uyulacak, ancak yapılmış ve yapılacak olan protokollerdeki belirlenen süreler hiçbir şekilde bir haftayı geçmeyecek ve bu süre içerisinde herhangi bir nema elde edilmeyecektir.” ifadesi yer almaktadır. Buna göre bankalar yaptıkları tahsilatları bir hafta içerisinde ilgili kurumların hesaplarına aktaracak ve bu süre içerisinde herhangi bir nema elde edilmeyecektir.

1998/1 sayılı Genel Tebliğ, 2003/1 sayılı Genel Tebliğin uygulanmaya başlandığı tarihine kadar yürürlükte olduğundan 12.02.1998 ile 08.01.2003 tarihleri arasında geçerlidir. Buna göre 12.02.1998 ile 08.01.2003 tarihleri arasında üniversiteler adına bankalar tarafından yapılan tahsilatlar nedeniyle tahsilat yapan bankalardan üniversiteler herhangi bir nema isteyemeyeceklerdir.

Ancak, hem Yüksek Öğretim Kanunu'nda hem de 2003/1 ve 2004/1 sıra no'lu Kamu Haznedarlığı Tebliğlerinde kamu kurum ve kuruluşları adına bankalar tarafından yapılan tahsilatlar karşılığında kamu kurum ve kuruluşlarının bankalardan herhangi bir nema alabilecekleri veya alamayacaklarına dair açık bir düzenleme bulunmamaktadır.

IV- Bankaların Mevduat Hesaplarına Menfaat Sağlamaları

23.06.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile 01.11.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunları ile bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulanacak azamî faiz oranlarını, katılma hesaplarında kâr ve zarara katılma oranlarını, özel cari hesaplar dâhil bu maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile azamî miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya Bakanlar Kurulu yetkili kılınmış ve Bakanlar Kurulu'nun bu yetkilerini TCMB' ye devredebileceği hükme bağlanmıştır.

Bu kanunlara göre çıkarılan 2002/3707 ve 2006/11188 sayılı Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Özel Cari Hesaplar Dahil Bu İşlemlerde Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Kararlar ile bankaların mevduata faiz dışında menfaat temin edemeyecekleri kararlaştırılmıştır.

Adı geçen Bakanlar Kurulu Kararları gereği bankalar tahsil ettikleri gelirleri vadeli mevduat hesaplarında tutmadıkları sürece tahsilatların mevduat hesabında olması karşılığı üniversitelere herhangi bir menfaat temin edemeyeceklerdir.

Mevduat hesabına faiz dışında herhangi bir menfaat temin edilemeyeceği ile ilgili olarak, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu 20.06.2005 tarihinde Türkiye Bankalar Birliği'ne (TBB) gönderdiği 5498 sayılı yazısında; “ Bazı bankaların kurumsal nitelikli olanlar da dahil olmak üzere mevduat hesabı sahiplerine, bilgisayar ve ekipmanları, internet aboneliği ve telefon hattı giderleri ile kırtasiye malzemesi ve reklam harcamalarının ödenmesi gibi bazı ek menfaatler sağladıkları tespit edilmiş…” olduğundan TBB'den bilgi edinilmesini ve “bahse konu uygulamaların sona erdirilmesi(ni)” Bakanlar Kurulu'nun 2002/3707 sayılı Kararı'na istinaden istemektedir.

V- Tahsilatlar Karşılığı Alınan Promosyonların Niteliği

Bankacılık mevzuatına göre mevduat hesabına faiz haricinde herhangi bir menfaat temin edilemeyecek olmasına rağmen bankalar adına öğrenci harcı tahsil ettikleri üniversitelere menfaat (promosyon) sağlamaktadırlar.

Bahsi geçen Genel Tebliğlerde de üniversitelerin (kurumların) öğrenci harçlarının bankalar vasıtasıyla tahsili karşılığı herhangi bir nema elde etmeleri veya etmemeleri açıkça düzenlenmediğinden üniversitelerin elde ettikleri bu nemaların niteliğinin tespit edilmesi bakımından öğrenci harçlarının üniversiteler için ne anlama gediğine bakılması yeterli olacaktır.

2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun; 46. maddesinde, “Cari hizmet maliyetine öğrenci katkısı … gelirler”,

Aynı Kanunun gelir kaynakları başlıklı 55. maddesinde de, “Yükseköğretim üst kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve bunlara bağlı birimlerin gelir kaynakları; (…) (c) Alınacak harç ve ücretler,” denilerek cari hizmetler maliyetine öğrenci katkısı olan harçların üniversitelerin gelirleri olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.

Bu maddelerden hareketle, üniversitelerin gelirlerinin, öğrenci harçlarının tahsiline aracılık edilmesi nedeniyle elde edilecek menfaatlerde üniversitelerin geliridir ve bunlar üniversitelerin bütçelerine gelir kaydedilmelidir.

Borçlar Kanunu'nun 234'üncü maddesinde hibe; “hayatta olan kimseler arasında bir tasarrufturki onunla bir kimse, mukabilinde bir ıvaz taahhüt edilmeksizin malının tamamını veya bir kısmını diğer bir kimseye temlik eder.” şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanımdan hareketle, bankaların öğrenci harçlarının tahsili nedeniyle üniversitelere verdiği promosyonların değerlendirilmesinde herhangi bir karşılığın olup olmadığına bakılması gerekmektedir.

Üniversitelerin bankalarla yaptıkları gelirlerin tahsilatı protokolleri incelendiğinde promosyonların harç ve öğrenci yurt ücretleri tahsilatları karşılığında verildiği görüldüğünden her ne kadar bağış adı altında olsa da bu promosyonlar karşılıklı olduğu için bağış olarak düşünülemeyecektir.

VI- Tahsilatlar Karşılığı Alınan Promosyonların Üniversite Vakıflarına Aktarılması

Türk Medenî Kanununa göre kurulan vakıfların kamu kurum ve kuruluşları ile ilişkilerini düzenleyen 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları İle İlişkilerine Dair Kanun'un Temel İlkeler başlıklı 2. maddesi (b) fıkrasında;

“(…) vakıflar kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmetlerle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret, bağış, katkı payı ve benzeri adlar altında herhangi bir karşılık alamaz.” denilmektedir.

Bu kanun hükmüne istinaden, üniversitelerin sundukları eğitim hizmetleri karşılığı öğrencilerden alınan cari hizmet maliyetine öğrenci katkısı olan harçların bankalar vasıtasıyla tahsilatı sonucunda bankaların üniversiteye sağladıkları menfaatler üniversite vakıflarına aktarılamaz.

Kanun'un 2. maddesinde belirtilen ilkelere aykırı hareket edenler, eylemleri başka bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca dernek ve vakıf yöneticileri hakkında görevden alma işlemi uygulanır.

Bankalar tarafından sağlanan bu menfaatlerin üniversite vakıflarına aktarılarak üniversitenin ihtiyaçlarının giderilmesinde kullanılacağı yaklaşımları yersizdir. Elde edilen menfaatler üniversite bütçesine gelir kaydedilerek yasal düzenlemeler çerçevesinde üniversite ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılabilir.

VII- Sonuç

Öğrenci harçları üniversite geliri olduğundan bunların bankalar aracılığıyla tahsil edilmesi karşılığı olarak bankalar tarafından üniversitelere sağlanan her türlü menfaat üniversite bütçelerine gelir kaydedilmelidir.

Üniversiteler kaynakların şeffaf kullanımı bakımından söz konusu menfaatleri, yasa gereği olarak da bütçelerine gelir yazmalıdırlar.

Vakıfların kamu kurumlarıyla ilişkilerini düzenleyen 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları İle İlişkilerine Dair Kanun hükümleri gereği olarak da, kamu hizmeti olan eğitim karşılığı öğrencilerden alınan harçların bankalar aracılığıyla tahsil edilmesi nedeniyle bankaların sağladıkları menfaatler üniversitelerin vakıflarına aktarılamayacaktır. Yasa hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında yasada yer alan yaptırımların uygulanması gereklidir.

Kurumlara kendi adlarına yapılan tahsilatlar karşılığı herhangi bir nema elde edebilecekleri veya edemeyecekleri, bankaların bu gibi durumlarda menfaat sağlayabilecekleri ve sağlanan menfaatlerin kaydedilmesi ve kullanımı hakkında yasal düzenleme yapılmasının gerekli olduğu düşünülmektedir.

B. Eren AYDIN

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET