Öncekiler Sonrakiler

YÖNETİM EĞİTİLMEDEN EĞİTİM YÖNETİLEMEZ

Eğitim yönetimi konusunda Mümin Ünlükaçar, son dönemde ışık tutacak makalesinde, "yönetici eğitilsin ki eğitim ideal istenen noktalara ulaştırılsın" bakışını okuyucularımızla paylaşıyor. KamudanHaberler olarak bu türlü yazılarınızı paylaşmak bizleri sevindirecektir.

28 Ocak 2015 Çarşamba 02:08
YÖNETİM EĞİTİLMEDEN EĞİTİM YÖNETİLEMEZ

Öncelikle yazıma eğitim yönetimi tez danışman hocamın bu söylemiyle başlamak istedim. Yönetimin eğitilmesi birinci önceliktir. Yönetim - yönetici eğitilsin ki eğitim ideal istenen noktalara ulaştırılsın. Burada önemli olan eğitilebilen yönetim - yönetici noktasına dikkat çekmek istiyorum. Geçmişte gördüğümüz yönetici profilini göz önüne alacak olursak hocamın bu söyleminin ne kadar yerinde bir söylem olduğunu görürüz. 

Eğitimsiz yöneticilerin yöneticilik yaptığı okullara bakarak yöneticilerin eğitilmesi, eğitimli yöneticilerin yapacağı ilk iş ve bu yöneticilerin seçilirken konulacak kıstaslardan da bahsetmek istiyorum. Hepimiz biliriz enkaz edebiyatının ne demek olduğunu. Bir yönetici görevine başlayınca enkaz devraldığını söyler. Bunların bazıları gerçekten doğrudur fakat bazıları abartıdan ibarettir. Eğitimsiz yöneticilerin görev yaptığı okullardan sonra gelen eğitimli müdürlerin gerçekten enkaz devraldığı aşikardır. Okulun ve burada görev yapan öğretmenlerin durumunu gören eğitim aşkıyla yanan bir eğitimli bir yönetici en baştan kolları sıvayıp aldığı eğitim bilgisiyle kurumunu, öğrenen bir örgüt durumuna getirmek için çok çaba sarf edecektir. Öğrenen örgüt, üyelerin hedeflenen sonuçları elde etmek için kapasitelerini durmadan artırdıkları, yeni ve coşkun düşünme tarzlarının teşvik edildiği, ortak özlemlerinin sınırlandırılmadığı ve birlikte öğrenmenin sürekli olarak öğrenildiği örgüttür. Öğrenen örgüt haline getirilen okul, yenileşmeye açık, oradaki bulunan bütün personel birbiriyle istişareli, karşılaşılan sorunlarda mevcut çözümlerden başka alternatif çözümler üretebilen devamlı öğrenmeye açık kurumdur. Eğitimli yöneticilerin ilk amacı çalıştığı kurumunu öğrenen örgüt haline getirmek olmalıdır. Eğer bir yönetici kurumunu öğrenen bir örgüt haline getirdiği zaman artık o kurumda bütün sorunlara ortadan kalkacaktır. Eğer bir sorun olursa da o sorun bu öğrenen kurum tarafından kendi kendine ortadan kalkacaktır. 
Eğitimli ve başarılı müdür görev yaptığı kurumda iz bırakandır. Gittiğinde, göreve ilk geldiği zaman olmayıp ta, gidince arkasından güzel işler yaptığı söylenilen yöneticidir.Peki, bu eğitim kurumlarına müdür seçilirken kıstaslarımız ne olmalıdır? Burada açıklayacağım kıstaslar benim olmasını önerdiğim kıstaslardır. Birinci öncelik olarak bir eğitim kurumuna müdür olarak seçilecek eğitimcilerin eğitim kariyerine yani doktorası olanlara birinci öncelik, eğitim yönetimi üzerine yüksek lisans yapanlara ikinci öncelik, diğer alanlarda yüksek lisans yapanlara üçüncü öncelik sonra da lisans mezunlarına öncelik verilmelidir. Bir önerim de bu öncelikler verilirken, hiç idarecilik yapmamış eğitimciler kesinlikle hemen müdür yapılmamalıdır. Zamanımızda da gördüğümüz gibi hiç idarecilik yapmamış bazı müdürlerin bocaladıklarını gözlemlemiş oluyoruz. 
Yönetici olmak için çekirdekten yetişmek gerekir. Yani ilk önce müdür yardımcılığı yapılmalı sonra aşağıda bahsedeceğim ve önerilerde bulunacağım bazı durumlardan geçirilerek başarılı olanların müdür olarak görevlendirilmesi yapılmalıdır. Şimdi de idareci seçiminde olmasını önerdiğim, görevinde başarılı öğretmenler öncelikli olmak üzere idareci olmak isteyenler yapılmalıdır. “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” vecizesi bunu doğrulamaktadır. Çünkü başarılı öğretmenler işini büyük bir şevkle yaptığı görülmektedir. İdareciliği de büyük bir şevkle yapacağı kaçınılmaz olarak görülecektir. Tabi ki şu da düşünülebilir, her başarılı öğretmen iyi bir yönetici olabilir mi? Buradaki kıstasımız ve önerimiz başarılı öğretmenlere öncelik verilmesidir. Başarılı öğretmen olup ta iyi bir yönetici olamayanlar nadiren çıkacaktır. Başarılı öğretmenden seçilen müdür yardımcısı öncelikle, başarı profili üst düzeyde olan, çalışkan, seçilmiş koordinatör bir müdür yanında staja başlatılmalıdır. Yöneticiliğe ilk adım atan başarılı öğretmen müdürü gözlemleyerek bir takım kazanımlar elde edecektir. Bir yıl süre ile staj yapan öğretmen, müdürün vereceği rapor doğrultusunda idareciliğe başlatılacak ya da öğretmenliğe devam ettirilecektir.
Gelelim müdür seçme aşamalarının nasıl yapılacağına. Önerim en az 3 yıl müdür yardımcılığı yapmış olan idarecilerden seçilmesidir. Müdür olabilmek için Milli Eğitim Bakanlığı’ nın yapacağı 70 baraj sınırı olan mevzuat, genel kültür ve Türkçe-dil bilgisi, resmi yazışma kuralları, hakla ilişkiler ve iletişim becerileri, okul yönetimi yönetimde insan ilişkileri, okul geliştirme, eğitim ve öğretimde etik, Türk idare sistemi, ve protokol kuralları üzerine yapacağı yazılı sınavın %50, Ek-2 formu (eğitim, ödül, ceza ve hizmet) % 35, mülakatın % 15 etkisi olmalıdır. Bütün bu yapılanların ardından toplam puan üstünlüğüne göre sıralama yapılarak, müdür adaylarına 15 okul tercihi yaptırılarak atama yapılması kanaatimce uygun olması gerekendir. Şayet müdürlük için 4 yıllık görevlendirilme olacaksa değerlendirme puanı 75 sınırı ve değerlendirme ağırlığı okul öğretmenleri ile okul aile birliklerinin % 60, ilçe MEM'lerin % 40 etkisi olmalıdır. Yine kanaatimce müdürlük ve müdür yardımcılığı kadrolu olunması daha uygun olduğunu düşünüyorum. Kadrolu olunca görevini tam olarak yerine getirmeyen müdürler ile ilgili yasa ve yönetmeliğe ek madde eklenerek görevden alınmaları bir takım değerlendirilmeden geçtikten sonra olmalıdır.
Yazımı iki güzel sözle bitirmek istiyorum. Biri Ziya Paşa’ dan “ Eşek ölür kalır semeri, İnsan ölür kalır eseri”. Diğeri de Hz. Mevlana’ dan '' Kamil odur ki koya dünyada bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser''. Bu iki güzel sözlerden de anlaşılacağı gibi eğer görev yaptığımız yerden gidince ya da ölünce arkamızda bir eser bırakmak istiyorsak başarılı, iz bırakacak yöneticilik ve işler yapmalıyız. Başarı zirvede durur, yorulmadan koşan, gidip oturur. Herkes koşup yarışa katılırsa başarı artar, ülkemiz bilginin zirvesine oturur. Bilgi sevgiyle paylaşılırsa barış, huzur, mutluluk ve refah olur. İz bırakan başarılı yöneticilerin çoğalması ve ülkemizin eğitim açısından dünyada birinci ülke olması dileğiyle… 
Mümin ÜNLÜKAÇAR Eğitim Yöneticisi, 26.01.2015

olmaz

mehmet
29 Ocak 2015 Perşembe 10:12

15-20 günlük hizmetiçi seminerle ancak Milli Eğitim Bakanlığı yönetici(!) yetiştirir.Yöneticilik tecrübe-bilgi-feraset işidir.ama şimdi malum senli olmak yeterli başka şarta luzum yok.

1 Beğendim
0 Beğenmedim
 
Yanıtla

bravo

M Ali
28 Ocak 2015 Çarşamba 17:16

Sayin kardeşiSizin yazınızı okudum okudukca aayasim veldkSizin gorusleriniz cok farklı her halde siz Türkiye de yapmıyorsunuz .bunu bizim baknimiza idadeci atamalarini yapmadan bir okutsaydiniz. Tabi bunlar okusalarda anlamaz lar emirleri ya kandilden yada birrinden irlar Llah samet versin.

0 Beğendim
0 Beğenmedim
 
Yanıtla

idareci

hasan
28 Ocak 2015 Çarşamba 15:31

meb. idareci yetiştiremiyor.var olanları da tırpanladı.okulları gezin yeni atanan idarecileri görün.evlere şenlik.ama meb. in böyle bir derdi olduğunu sanmıyorum.ilçe mem. görev verildi eğitimi bitirme noktasına getirdiler.sağlık olsun.

2 Beğendim
0 Beğenmedim
 
Yanıtla

MEB NASIL İSTİYOR PEKİ?

Yuksel AKDENİZ
28 Ocak 2015 Çarşamba 12:18

MEB, başarılı okul müdürlerini, belli sendikaya üye olmadığı için başarısız bularak çizdiği bir ülkede, EYTPE de tek dokt****ı müdürü, malum nedenle başarısız bulduğu bir ülkede hangi eğitimden söz ediyorsunuz? Alanda bir çok çalışmam var. Ama ****.

1 Beğendim
0 Beğenmedim
 
Yanıtla

Gelişmiş Ülke

osman
28 Ocak 2015 Çarşamba 09:15

olabilmek lazım öncelikle,toplumun okul öncesi yaptırımlı eğitimle geliştirilmesi ve kaliteli olması sağlanmalıdır.Avrupalı bunu yapıyor.Kaliteli toplum,kaliteli oy ve kaliteli yöneticiler ortaya çıkıyor.Bugünkü sözde sistemde bu işe lütfen en tavandan başlanmalı.

0 Beğendim
0 Beğenmedim
 
Yanıtla
TÜM YORUMLARI GÖRÜNTÜLE

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET