Öncekiler Sonrakiler

YURTDIŞINDAKİ TÜRKLERİN SORUNLARI

Eğitim, istihdam, siyasi haklar, yabancılara yönelik ayrımcılık ve önyargılar, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın başlıca sorunlarıdır.

28 Mart 2012 Çarşamba 20:06

 Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlarımızın Başlıca Sorunları

 

Eğitim, istihdam, siyasi haklar, yabancılara yönelik ayrımcılık ve önyargılar, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın başlıca sorunlarıdır.

Bununla birlikte, entegrasyon çabaları, vatandaşlarımızın artık misafir olmadıklarının göç alan ülkelerce geç kabul edilmiş olmasından dolayı yeni fakat öne çıkan bir gelişme olmuştur.

Uyum açısından, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, Türk çocuklarına anadili, kültür ve tarih eğitimi verilmesi büyük önem taşımaktadır. Vatandaşlarımızın küreselleşen dünyada donanımlı olmaları için, hem Türkçeye hem yaşadıkları ülkenin diline aynı derecede hakim olmaları arzu edilmektedir. Türkçe anadili eğitimi, vatandaşlarımızın aynı zamanda bulundukları ülkelerin dillerini de daha iyi öğrenmelerine yardımcı olacaktır. Bu amaçla, Türkiye, ilgili ülke makamlarıyla işbirliği çerçevesinde göç alan ülkelerdeki okullarda eğitim vermek üzere Türkçe anadili ve Türk kültürü öğretmenleri göndermektedir. Ayrıca, yurtdışındaki vatandaşlarımızın dini ihtiyaçlarını karşılaması amacıyla ülkemizden gönderilen din görevlileri de bulunmaktadır.

 

5 Temmuz 2011 itibariyle yurtdışında bulunan

                   

Türkiye’den gönderilen öğretmen sayısı              1.479

Türkiye’den gönderilen din görevlisi sayısı          1.293

Türkiye’den gönderilen okutman sayısı                99

Türk üniversite öğrencisi sayısı 130.000

İlköğretim-ortaöğretim öğrencisi sayısı                 838.000

Türk dernek sayısı                          3.900

Düşük istihdam oranı, Türk vatandaşları için önemli bir sorundur. İşsizlik yabancıların, göç alan ülkelerin ekonomik hayatına katkıda bulunmalarına ve saygın birer birey olarak toplumun sosyal yaşamında yer edinmelerine engel teşkil etmektedir. Ayrıca, aile içinde huzursuzluklara yol açarak, sosyal uyumu da engelleyebilmektedir.

 

Türkiye, Türk göçmenlerin yaşadıkları ülkelerin vatandaşlığını almalarını ve siyasi hayata aktif olarak katılmalarını teşvik etmektedir.

Yurtdışında yaşayan Türklere yönelik ayrımcılıkla ve önyargılarla mücadele, göç alan ülkede daimi olarak ikamet etmekte olanlara, toplumun diğer fertleriyle eşit muamele edilmesini ve göçmenlerin yaşadıkları ülkelerde toplumun aktif bir üyesi olmasını engelleyen ayrımcı politikaların ve uygulamaların ortadan kaldırılmasını gerektirmektedir.

Uyumun, siyasal ve ekonomik koşulların yanı sıra, psikolojik koşulları da bulunmaktadır. Bu itibarla, göçmenlerin algılamalarının, uyum çabalarının başarısı açısından belirleyici bir unsur olduğu söylenebilir. Göçmenlerin toplum tarafından dışlandıklarını hissetmeleri, onların uyum isteklerini olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle, bu tür algılamaları besleyecek ayrımcı uygulamalardan kaçınılmalıdır.

Uyum süreci, çift taraflı bir süreç olarak değerlendirilmelidir. Bu süreçte göçmenlere düşen sorumlulukların yanında, göç alan ülkelerin de göçmenlerin yaşadıkları topluma kendi kültürlerinden kopmadan daha iyi entegre olmaları için gerekli düzenlemeleri yapma yükümlülüğü vardır. Göçmenlerin sağladığı kültürel çeşitlilik, bulundukları toplumların kültürel zenginliğini artıran bir unsurdur.

Tüm bu sorunların aşılabilmesi için göç alan ülkeler, tek taraflı müdahalelerden kaçınmalı ve bu sorunlar göçmenlerin ve gönderen ülke temsilcilerinin de yer alacağı bir üçlü diyalog içerisinde ele alınmalıdır.Dışişleri Bakanlığı

 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET