Öncekiler Sonrakiler

YARGIÇ VE SAVCILAR NÖBET ÜCRETİ İÇİN DAVA YOLUNDA

Yargıç ve savcı mesai bitimi ve hafta sonları tutulan nöbetler sonrasında ara vermeden görevin sürdürülmesi nedeniyle, gerek bedeni gerekse mesleki verim anlamında yaşanan sıkıntılarımız bugüne kadar dile getirildiği ve çözümüne yasal olanak bulunduğu halde, hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın dinlenme hakkından yararlandırılması yönünde idari bir tasarrufta bulunulmamıştır.

18 Mayıs 2011 Çarşamba 13:43
Yargıç ve Savcılar Nöbet Ücreti İçin Dava Yolunda


Yargıç ve savcı mesai bitimi ve hafta sonları tutulan nöbetler sonrasında ara vermeden görevin sürdürülmesi nedeniyle, gerek bedeni gerekse mesleki verim anlamında yaşanan sıkıntılarımız bugüne kadar dile getirildiği ve çözümüne yasal olanak bulunduğu halde, hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın dinlenme hakkından yararlandırılması yönünde idari bir tasarrufta bulunulmamıştır.
Konuya ilişkin yasal düzenlemelerin yer aldığı ve dinlenme hakkının verilmesi yönünde yapılacak idari başvuruya esas olmak üzere hazırlanan dilekçe örneği aşağıdadır.
Yargıçlar ve Savcılar tarafından bu konuda idari başvuru süreci başlatılmıştır.  Başvurular üzerine verilecek red yazıları üzerine idari davaya konu edileceği açıklanmaktadır.
 
 
ADLİ YARGI KOMİSYON BAŞKANLIĞINA/CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
.........................................
 
TARİH.....................
 
 
Halen ……………. hâkimi/Cumhuriyet savcısı olarak görev yapmaktayım.
Görev yaptığım dönem içerisinde tebliğ olunan nöbet görevlerinin ifası nedeniyle bugüne kadar tarafıma nöbet ücreti ödenmediği gibi yasal dinlenme hakkım da kullandırılmamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2.bölümünde “Kişinin Hakları ve Ödevleri” başlığı altında düzenlenen “Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı” alt başlıklı 17.maddesinde; “Herkesin, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu, kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı; ayrıca hiç kimsenin insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamayacağı”,
“Zorla çalıştırma yasağı” alt başlıklı 18.maddesinde; “Hiç kimsenin zorla çalıştırılamayacağı ve angaryanın yasak olduğu”,
“Temel hak ve hürriyetlerin korunması” alt başlıklı 40.maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkesin, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahip olduğu ve kişinin, resmî görevliler tarafından vâki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edileceği, devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkının saklı bulunduğu”,
Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.” alt başlıklı değişik 49.maddesinde; “Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alması gerektiği”,
Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” alt başlıklı 50.maddesinde; “Kimsenin, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamayacağı, küçükler ve kadınlar ile bedenî ve ruhî yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunacakları, dinlenmenin, çalışanların hakkı olduğu”,
Hâkimlik ve savcılık teminatı” alt başlıklı 139.maddesinde; “Hâkimler ve savcılar azlolunamayacağı, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılmayacağı; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamayacağı” ifade edilmiştir.
Yine konuyla ilgili 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 4.kısmında “Çalışma Saatleri, İzinler” başlığı altında yer alan “Çalışma Saatleri” alt başlıklı değişik 54.maddesinde; “Hâkim ve savcılar, haftalık çalışma süresi ve günlük çalışma saatleri yönünden Devlet Memurları Kanunundaki hükümlere tâbi oldukları; ancak, hizmetin gerekleri ile görevin özelliklerinden doğan hâllerde mesai saatleri dışında ve tatil günlerinde nöbet tutacakları, nöbet gün ve saatleri ile nöbet tutanların dinlenme hakları, iş ve kadro durumlarına göre Cumhuriyet savcıları için Cumhuriyet başsavcıları, hâkimler için adlî yargı adalet komisyonu başkanları tarafından, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenecek esaslara göre tespit edileceği”,
5536 sayılı kanunla mülga 2802 sayılı Kanunun 54.maddesinin son fıkrasında; “Mesai saatleri dışında, genel tatil günlerinde veya hafta sonu tatillerinde bu madde kapsamında nöbet tutan adlî yargı Hâkim, Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet Başsavcı vekili ve Cumhuriyet Savcılarına, karşılığında izin kullanılmasına müsaade edilmeyen ve kesintisiz sekiz saatten az olmamak üzere tutulan her nöbet günü için, il merkezleri ile en son yapılan resmî nüfus sayımına göre nüfusu yüzbinden fazla olan ilçe merkezlerinde 1000, diğer yerlerde 500 gösterge rakamının, adlî yargıda bunlarla birlikte nöbet tutan adlî personele ise bu gösterge rakamlarının yarısının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda nöbet ücreti ödenir. Bir kişiye bu şekilde ücret ödenebilecek nöbet sayısı ayda yedi günü geçemez. Nöbet ücreti ödenen günler için adlî personele ayrıca fazla çalışma ücreti ödenmez. Bu ücret damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulamaz” denilmiş, ancak bu madde yürürlükten kaldırıldığı halde nöbet tutan yargı mensuplarına bugüne kadar yasal dinlenme hakkı tanınmamıştır.
Yukarıya aynen aktarıldığı üzere Türkiye Cumhuriyeti Anayasanın 18.maddesi gereğince açıkça “Angarya Yasak” olduğu halde, dönüşümlü nöbet tutan Hakim ve C.Savcıları ile adli personele ödenen nöbet ücreti kaldırılmış, 2802 S.Y.’nın 54.maddesindeki düzenleme karşısında nöbet tutan yargı mensuplarına dinlenme hakkı tanınması yönündeki yasal zorunluluk gereği bugüne kadar yerine getirilmemiştir. Ayrıca nöbet tutan Hakim ve C.Savcıları ile adli personel çoğu zaman geç saatlerde evlerine giderek ve çok kısa sürelerle dinlenerek ertesi gün yine mesaiye uymakla sorumlu tutulmaktadır.
Yargı mensuplarının adalet hizmeti görevleri özveri ve fedakarlık gerektirse de mesai saatleri dışında çalışmaya devam eden ve bunun yanında ayrıca nöbet tutan Hakim ve C.Savcılarının yasal dinlenme haklarının kullandırılması zorunludur.
15/7/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5536 sayılı yasanın 7.maddesi gereğince yürürlük tarihinden itibaren yargı mensupları ile adliye personeline nöbet ücreti ödenmediği halde aradan yaklaşık 5 YIL geçmiş olmasına rağmen nöbet sonrası dinlenme hakkı da kullandırılmaması Anayasa ve yasal düzenlemelere aykırı, MOBİNG kapsamında kalabilecek bir uygulamadır.
Mevcut Anayasal ve yasal düzenlemeler ile açıklamalar ışığında halen tutmakta olduğum nöbet sonrası 2802 sayılı yasanın 54.maddesi gereğince dinlenme hakkının tanınması ve talebimin Sayın Başkanlığınızca/Başsavcılığınızca değerlendirilerek verilecek kararın tarafıma bildirilmesini saygılarımla talep ederim.
 
İSİM
SİCİL
 
 
 
İş Adresi: ……………………………………………..
………………………………………………………...
 
 
 

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET