Öncekiler Sonrakiler

BAŞBAKAN DERSHANE KAPATMA GEREKÇELERİNİ ANLATTI

Başbakan Tayyip Erdoğan Trabzon Valiliğince Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi'nde düzenlenen Öğretmenler Günü Kutlama Programı'na katıldı.

25 Kasım 2013 Pazartesi 07:37
BAŞBAKAN DERSHANE KAPATMA GEREKÇELERİNİ ANLATTI

Erdoğan konuşmasında;

"Büyük Türkiye'yi biz böyle bir eğitim sistemiyle inşa edemeyiz"

Bu alanda daha fazlasının yapılmasının gerekliliğini de bildiklerine dikkati çeken Başbakan Erdoğan, "Büyük Türkiye'yi biz böyle bir eğitim sistemiyle inşa edemeyiz. 2023 hedeflerine mevcut sistemin aksaklıklarını muhafaza ederek ulaşamayız. Çocukların anaokulundan başlayarak adeta bir yarış atına dönüştürüldüğü, üniversite bitinceye kadar hayattan koptukları bir sistem sağlıklı bir sistem değildir" dedi.

Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çocuklarımız oyun oynayamıyor, sohbet edemiyor, spor yapamıyor, sanata vakit ayıramıyor. Hafta içi beş gün git-gel okul, hafta sonu iki gün git-gel dershane. Bana Anadolu'da anneler şunu söylüyor, 'Okullar varsa dershane niye var, dershaneler varsa okullar niye var.' Bana anneler şunu söylüyor, babalar şunu söylüyor, 'Ben ahırımda davarımı sattım dershane ücreti ödedim.' Bir tarafta da bana diyor ki 'Aldığım maaş ortada.' Kimisi asgari ücret, kimisi bin lira, bin 250 lira. 'En düşük dershane ücreti yılda yaklaşık 2 bin lira, bu civarda. Ayda ortalama 250 lira. Ben her ay ayda ortalama 250 lirayı buna ödüyorum. Evimin kirası, neyle geçineceğim. Ama vermek zorundayım. Böyle bir durumla karşı karşıyayım' diyorlar. Biz zannediyoruz ki maalesef her taraf rahat çok kolay, herkes rahat rahat bu parayı veriyor? Böyle bir şey yok. Şu anda 22 bin liraya kadar yıllık bu çıkıyor."

"Eğer eğitim öğretimde bir katkınız olsun istiyorsanız ey dershane sahipleri... " 

Etkinlik kapsamında fen lisesi öğrencilerinin da sahne aldığını dile getiren Erdoğan, "İnanın, soralım bu yavrularımızın birçoğu dershaneye gidiyordur. Okudukları yer neresi? Fen lisesi" dedi.

Yaptıkları araştırmalara göre fen lisesi ve sosyal bilimler lisesi öğrencilerinin yüzde 95'inin dershaneye gittiğini ifade edern Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Fen lisesi bu ya, sosyal bilimler lisesi. Bu benim oradaki hocalarıma saygısızlık değil mi? 800 bini aşkın öğretmenimiz yok farz ediliyor. İlkokulda, ortaokul, lisede bu yavrularımızı hazırlayan, yetiştiren öğretmenlerimize bana göre saygısızlık yapılıyor. Adeta sanki bu öğretmenlerimizin bu yavrular üzerinde hiç emeği yok, dershaneye git, üniversite imtihanlarında netice al ondan sonra sırtına bir tane şöyle tişört giydir, 'Bak bizim dershanenin başarılı öğrencisi.' Senin dershanenin başarılı öğrencisi değil, okulunun başarılı öğrencisi. Bunu görmemiz lazım. Yani demek ki bu devletin okulları bu yavrularımıza hiçbir şey verememiş orada, 6 ay 9 ay kursa gitmiş, öğrendiği sadece, test tekniği.. Yoksa 11 yılın veya 12 yıl şimdi zorunluğu eğitim bir de bunun okul öncesi var, 13 yılın özetini hemen orada 9 ayda mı veriyor? Böyle bir şey yok.

'Birbirimizi lütfen aldatmayalım' diyorum. Birbirimizi kandırmayalım. Biz şunu söylüyoruz, diyoruz ki, eğer eğitim öğretimde bir katkınız olsun istiyorsanız ey dershane sahipleri, bir araya mı gelirsiniz, kendiniz mi, size teşvik verelim, gidin o size teşvik verdiğimiz yerlerde okullarınızı kurun. Sizlere ucuz kredi verelim. Sizlere vergide belli oranda muafiyet getirelim. Enerji harcamalarında muafiyet getirelim. Gidin oralarda çocuklarımızı, yavrularımızı alın. Size sınıflarında öğrenci garantisi verelim. Limitimiz bizim 30 öğrenci. Kaç öğrenci buldun 15, ne kadar açığın var 15. O açığı, 15 öğrencinin bedelini biz size maliyet bize neyse biz o maliyet üzerinden biz ödeyelim."

"Hiç bize bahane uydurmayın"

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Hadi gelin samimiyseniz bunu yapalım. Daha ne diyeceğiz, daha ne yapacağız? 'Efendim benim elimde birikmiş öğretmenler var.' Bugün bir gazetede onu okudum. '40 yaşın üzerindekiler ne yapacak' diyor. Biz 40 yaşın üzerindekini de alacağız. Hiç bize bahane uydurmayın. 40 yaşın üstündekini de alacağız. Mülakatla alacağız, devletin okullarına koyacağız. Mesele bu ülkede bir fitne, bir nifak oluşmasın. Birbirimize farklı nazarlarla bakmayalım. Ben çamurun içinde büyüdüm, toprakla ben oynaştım, kokuştum ama istiyorum ki bizim çocuklarımız da hafta sonlarında, spordu, sanattı, sokaklarında bahçelerinde yeşilde yuvarlansın, koşsun bir şöyle çocukluğunu yaşasın. Çocuklar çocukluğunu yaşamıyor. Bunları kurtarmamız lazım.

Bunları, benim öğretmenlerim sizler benden çok daha iyi biliyorsunuz. Bir çocuğun psikolojik, pedagojik yapısını sizler benden çok daha iyi biliyorsunuz. 'Bunların üzerinde durmak bizim görevimizdir' diye düşünüyorum. Çocukluğunu gençliğini sağlıklı yaşayamayan bir toplum huzurlu bir toplum olamaz. Bizim artık bunu aşmamız gerekiyor. Bu sorunu geride bırakmamız gerekiyor. Onun için şunu untmayalım; eğitim bir süreçtir. Eğitimle ilgili her reform da süreç içinde gerçekleşir. 'Bıçakla keser gibi ben yaptım oldu' mantığıyla gerçekleşen reform eğitime fayda değil zarar getirir."

Herkesin hayatında odak noktası olan öğretmenleri yeniden merkeze taşıyacaklarını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

''9 ayda öğrenciye test çözme tekniği öğreten öğretmen kadar, 13 yıl boyunca öğrenciyi adeta bir elmas gibi sabırla işleyen öğretmenlerimize de vefa borcumuzu ödeyeceğiz. Öğretmenlerimiz inşallah bize destek verirse inanın bu reform süreçleri daha sağlıklı, daha hızlı işleyecek. Hedeflere daha kısa sürede ulaşacağız. Hiç endişe etmeyin, Türkiye'de güzel şeyler oluyor. 11 yıl önce bir kar tanesi olarak başlayan reformlar, şu anda bir kar topu olarak ilerliyor ve ilerledikçe büyüyor. Dünün sorunları artık çözüm yolunda, inşallah bugünün sorunları da yarın çözüm yoluna girecektir.''

Kendisinin 3 çocuk tavsiyesi olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Şimdi hocamın 3 tane çocuğu var. Bir de okullarda çocukları var. Çocuk sayısı maşallah bayağı fazla. Öğretmenimin 2 var. Eksik var demek ki ama okullardakilerle telafi ediyor ve tabii bir güzelliği daha var bugün bu işin. İşte bakın bir başörtülü öğretmen, başı açık öğretmen. Sorun var mı? Sorun falan yok. Ne ezalar, cefalar çektirildi. Özgürlük adına neler yaptılar. Özgürlüklerdimizi alıp götürdüler. Onun için biz, özgür bir dünyada inşallah yavrularımızı daha iyi yetiştireceğiz, geleceğe çok daha güçlü hazırlayacağız. Ben emeklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum. İnanın vaktim olsa yavrularla beraber evde çayınızı içerdim."

ÇOK OKUNANLAR

KAMU PERSONELİ SINAV İLANLARI

YAZARLAR

ANKET